Stalin'i Anlamak

0,0/10  (0 Oy) · 
4 okunma  · 
0 beğeni  · 
497 gösterim
Dünyanın en çok tartışılan siyasetçilerinden biri olan Stalin'in aynı zamanda bugünün Rusyası'nda hâlâ en çok sevilen lider olması birçok kişiyi şaşırtıyor. Kimileri bu sevgiyi "güçlü devlet adamı" arayışıyla, kimileri ise sosyalizme duyulan özlemle açıklıyor. Ancak kim ne derse desin, hakkında yayınlanan sayısız olumsuz kitap ve makaleye, batılı ülkelerde aleyhine hazırlanan yüzlerce belgesele karşın yalnız Rusya'da değil, dünyanın birçok ülkesinde Stalin'e toz kondurmayanların var olduğu açık.

2000'lerin Moskovası'nda iki kişinin mezarından kırmızı karanfil hiç eksik olmaz. Bunlardan biri Nazım Hikmet, diğeri Yosif Visaryanoviç Stalin'dir. Üzerine çok konuşulan ama anlaşılması bir o kadar zor bir kişidir Stalin.

Kemal Okuyan, daha önce iki baskısı yapılan kitabın gözden geçirilmiş yeni baskısına yazdığı önsözde "aradan geçen sürede okuduğum yeni kaynaklar, Stalin'i anlamak için doğru bir yöntem seçtiğime dair inancımı pekiştirdi" diyor. "Hedefim yeni buluşlar peşinde koşmak değil, Stalin'in yaşadığı ve sorumluluk aldığı kesitteki önemli dönemeçler ve olaylar arasındaki bağlantıyı mümkün olduğunca sağlıklı bir biçimde kurmaktı" diyen yazarın bunu ne ölçüde başardığına karar verecek olan elbette okurlar.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2008
  • Sayfa Sayısı:
    220
  • ISBN:
    9786055892081
  • Yayınevi:
    Yazılama Yayınları
  • Kitabın Türü:
Arda Çolakoğlu 
23 May 12:48 · Kitabı okudu · 15 günde · Puan vermedi

Bu kitabı okuduğum zaman şunu farkettim ki Stalin üzerine yazılan ve genellikle araştırma, tarih içerikli kitaplardan kesinlikle çok farklı. Bu kitapta Stalin'in şahsından çok ideolojik bir bakış açısı var. Bu ideolojik bakış açısıyla tüm Stalin dönemi Sovyetler Birliği'ne ışık tutuluyor. Atılan adımların ideolojik pozisyonu tartışılıyor. Tabi bundan dolayı asla "tarafsız" bir kitap olmuyor ve hatta tarafsızlıktan kaçınmaya çalışılıyor. Çünkü deniyor ki siz tarih önünde Stalin'i haklı çıkarabilirsiniz ama önemli olan onu anlamaktır. Onu anlayabilmek için de marksist özü kavramak gerekir. Bu da daha çok ideolojik bir bakış açısıyla olur. Stalin'in yönetimde olduğu zamanlar attığı adımları da ancak bu şekilde sorgulayabiliriz. Bunun için de öznel idealist nitelikteki tarafsızlık değil, bilimsel sosyalist ve tarihsel materyalist açıdan değerlendirme yapılabilir. Nitekim gerçekten de bilimsel olan aslında bu bakış açısıdır. Kişiler yaşadıkları çevreden bağımsız değerlendirilemez ve sebep oldukları olaylar da yine çevresine bağlıdır. Kişiler hiç bir zaman iyi kötü diye sağa sola çekiştirilemezler. İyi yanı kötü yanı neyse o ortaya konulur ve bir diyalektik bütün olarak değerlendirilir. İşte Kemal Okuyan da Stalin'i bu şekilde değerlendirmiştir.