Stefan Zweig'in Son Günleri

9,0/10  (2 Oy) · 
10 okunma  · 
1 beğeni  · 
551 gösterim
Stefan Zweig, ta Brezilyaya gitse de, geride bıraktığı, yıkılmakta olan bir dünyayı içinde taşıyordu. Bazen aralık kalan pencereden esen ılık rüzgâra kapılıp geçip giden yılları unuttuğu oluyordu. Utanç duygusunun bir huzur hissiyle aynı anda benliğini kapladığı zamanlar, bir umut ışığı olarak Lotteye bakıyordu. Buralara aşinaydı sanki... İnsana yaşadıklarını unutturacak bir yer. Ama bir gazete haberi bile yıkıp geçiyordu içini: Viyana Belediyesi Yahudilerin oturduğu dairelerde gazı kesme kararı aldı. Bu konutlarda gazla intihar edenlerin artması, vatandaşın rahatını kaçırdığından, gazla intihar etme, bundan böyle kamu düzenini bozmak olarak kabul edilecek. Demek kitaplarını yakan, yasaklayan ülkesinde, insanları öldürme hakkı olduğunu düşünenler, ölme hakkına bile el koyuyordu. Ama o, hakkını saklı tutmakta kararlıydı. Nerede olursa olsun...rnrnLaurent Seksik, Stefan Zweig ve karısı Lottenin ölüme doğru çıktıkları yolculuğun son altı ayında onlara eşlik ediyor. İçine düştükleri o derin bunalımı, mücadeleyi değil de kaçmayı seçmiş olmalarının o dayanılmaz vicdan azabını her sayfasında hissettiriyor, o kederli günleri onlarla birlikte yaşıyor, yaşatıyor. rnİnsanın yüreğini burkan bir öykü. Gerçek olduğunu bilerek okumak, bir dönemin, bir dünyanın yok oluşuna tanık olmak daha da hüzünlü...rn(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    2012
  • Sayfa Sayısı:
    170
  • ISBN:
    9789750715136
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Bizimmahalleninkitapcisi 
18 Ağu 20:20 · Kitabı okudu · 4 günde · 9/10 puan

Şüphesiz ki Stefan Zweig, bir dönemin eritip yitirmeye zorladığı, dünya edebiyatının en önemli değerlerinden biriydi. İçinde yaşadığı dönem ve Hitler'in hunharca uyguladığı siyonist baskılar büyük ustanın ruhunda sarılması zor yaralar açtı; saramadı, kaderinden kaçtıkça kederine boyun eğmek zorunda kaldı. Avrupa'nın hızla değişimine tanık oldukça, kaçmanın vicdan azabı yakasını bırakmadı. Ülkesinde insanları öldürme hakkını kendinde bulanlara inat Zweig, ölüm hakkını kendine saklamaya kararlıydı ve bu kararında ne kadar ciddi olduğunu da kanıtlamayı başardı...

Avusturyalı Yahudi bir yazar olan Stefan Zweig, 1934 yılında Nazi baskılarının artmasıyla olacakları öngörerek Avusturya'dan ayrılıp, İngiltere'ye gider ve böylelikle sürgün hayatı başlamış olur. Londra'da geçirdiği süre Stefan Zweig'ın hayatında bir başka dönemin başlamasına vesile olur. Zira üzerinde çalışmakta olduğu kitap vesilesiyle ikinci eşi Lotte ile tanışır ve ilk eşinden ayrılarak Lotte ile evlenir. Artık Zweig, kendine sakladığı ölüm yolculuğunda kendisine eşlik edecek yol arkadaşını bulmuştur. Çiftin sürgün yolculuklarındaki ikinci durakları Amerika olacak, nitekim orada da barınmayı başaramayacaklardır. Laurent Seksik, 'Stefan Zweig'ın Son Günleri' isimli eserinde Stefan Zweig ve eşi Lotte'nin intihar etmeden önce Brezilya'da geçirdikleri 6 aylık süreci, aylara bölerek (Eylül-Şubat) kaleme alıyor. Ölüme doğru çıkılan yolculuğun kaleme alındığı eserin her bir sayfası Zweig çiftinin (fakat özellikle Stefan Zweig'ın) ruhlarındaki sarılmaz yaraları, içinde bulundukları bunalımı gözler önüne seriyor. Stefan Zweig, daha olaylar yeterince etkisini göstermeden ülkesinden kaçtığı için kendini bir korkak olarak görüyor ve birçokları gibi ülkesinde kalmamış ve mücadele etmemiş olmanın vicdan azabını bir kambur gibi gittiği her yere sırtında taşıyor. Bu nedenledir ki, kitabın genelinde vicdan azabının hakim olduğunu görüyoruz. Her bir ay belli ya da yazar ve eşinin son 6 ayında hayatlarındaki belirgin olayları okura aktarıyor diyebilirim. Bu nedenle daha çok son 6 ayda yazar ve eşinin hayatındaki belli kesitlere konuk oluyor fakat, bütünde içinde bulunulan buhranlı dönemi net bir biçimde yüreğinizin derinliklerinde hissedebiliyorsunuz.

Her bir satırda gerçek bir hayatın izlerini bulabileceğiniz, Stefan Zweig ve işinin son günlerinde onlara eşlik edebileceğiniz, okurken yazara dair yeni bilgiler edinmeyi de ihmal etmeyeceğiniz bu güzel esere şans vermenizi tavsiye ediyorum. Kitabınız bol, keyfiniz daim olsun. Güzel yüreğiniz bu usta kalemin değerli satırlarıyla dolsun :)

Kitaptan 23 Alıntı

Dila. 
12 Haz 16:02 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

"...Bu yıllar Clarissa için ölü yıllardı. Sahip olduğu tek şey yalnızca çocuğuydu."
İşte Büyük Romanı! Bir Kadının Yaşamından 24 Saat 'i anlatmak için elli bin kelimeye ihtiyaç duyan o, on yıllık yaşam dilimini tek bir cümleyle özetleyecek hale düşmüştü. Kendine acıyordu.

Stefan Zweig'in Son Günleri, Laurent Seksik (Sayfa 110 - can yayınları)Stefan Zweig'in Son Günleri, Laurent Seksik (Sayfa 110 - can yayınları)
Dila. 
07 Haz 09:09 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Şu zamanda kim bir romana girişebilir, yazılmakta olanınkinden daha güçlü ve dramatik bir yapı kurabilirdi ki? Hitler eşi benzeri olmayan milyonlarca trajedinin yazarıydı. Edebiyat, ustasını bulmuştu.

Stefan Zweig'in Son Günleri, Laurent Seksik (Sayfa 22)Stefan Zweig'in Son Günleri, Laurent Seksik (Sayfa 22)
ŞENAY İNCİ 
16 Kas 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Önce ben gideceğim, diyor. Sen arkamdan gelirsin... arzu edersen...

Stefan Zweig'in Son Günleri, Laurent Seksik (Sayfa 162)Stefan Zweig'in Son Günleri, Laurent Seksik (Sayfa 162)
ŞENAY İNCİ 
10 Kas 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Aidiyet hissetmediği bir kimlik uğruna yeterince bedel ödememiş miydi?

Stefan Zweig'in Son Günleri, Laurent Seksik (Sayfa 38)Stefan Zweig'in Son Günleri, Laurent Seksik (Sayfa 38)
Dila. 
07 Haz 09:02 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

...Gençliğinde Denemeler (Montaigne) 'i okumuştu, ama insan yirmi yaşındayken stoacılığın, bilgeliğin, kendini kontrolün ne önemi olurdu ki?

Stefan Zweig'in Son Günleri, Laurent Seksik (Sayfa 78)Stefan Zweig'in Son Günleri, Laurent Seksik (Sayfa 78)
Dila. 
12 Haz 16:55 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Okumakla işi bitmişti, kitap sayfalarını bir daha hiç açıp bakamayacaktı, başka alemlere bir daha hiç çeviremeyecekti gözlerini. Yazarla kurulan o tuhaf ve zihin açıcı yakınlık, bir dünyanın içine çekildiği hissi, o muhayyel yolculuk, zamanın bükülmesi bir daha hiç yaşanamayacaktı.

Stefan Zweig'in Son Günleri, Laurent Seksik (Sayfa 158 - (Son Günü))Stefan Zweig'in Son Günleri, Laurent Seksik (Sayfa 158 - (Son Günü))
3 /