Stratejik Derinlik (Türkiye'nin Uluslararası Konumu)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.784
Gösterim
Adı:
Stratejik Derinlik
Alt başlık:
Türkiye'nin Uluslararası Konumu
Baskı tarihi:
Ağustos 2009
Sayfa sayısı:
584
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756614518
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Küre Yayınları
İsminden de anlaşılacağı gibi Türkiye'nin Dış Politikasını ilgilendiren son derece düzeyli bir kitap. Bu alanda yetişmiş en değerli siyaset adamlarından biri olan Ahmet Davutoğlu, gerçekten olayların perde arkasını aralaması, göreceliliğin ötesinde görülmeyenlere işaret etmesi yönüyle Türk insanına yeni ufuklar açmakta.

Bizim ne yapıp yapmadığımızdan ziyade "ötekilerin", yani Batı'nın neler yaptığını, neler düşündüğünü ve özellikle yapılmakta olanların nasıl çok önceden planlanıp uygulamaya konduğunu bu kitapta bulacaksınız. Yani gerçekleştirdikleri olayların tesadüfen ve günü birlik politikalarla olmadığını; bunun ötesinde gelip giden politikacılardan dolayı değer yargılarının değişmediğini bu kitapta hissedeceksiniz.

Tüm buna rağmen gerek maziden getirdiğimiz derin kültürel birikimimiz, gerek üzerinde bulunduğumuz coğrafyamızdan dolayı son derece önemli bir konuma ait olduğumuzu bilmemiz gerektiğini çünkü; Balkanlar, Ortadoğu, Kafkaslar bu bölgelerin her üçüyle de derin bağların bulunduğunu dikkate alacak olursak yapılması gereken işin önemi de ortaya çıkmaktadır.

Ortadoğu'yla dini, Kafkaslar'la dini ve ırkı, Balkanlar'la tarihi bağlarımızı ülkemiz siyasetinin normları haline getirebiliriz.

Türkiye, içinde bulunduğu şartlar gereği bu olasılıkların ötesinde Avrupa'ya kapı aralamaya çalışan bir görünüm arzetmekte. İnsan, imkanlarla yetinmeyi bilmezse, mümkünleri elde edemeyebilir. Maalesef bu durum, bizim Ortadoğu'yu aşağılamayı, Balkanlar'ın husumetliği, Kafkaslar'la da ilgisizliğimizi artırdı.

Gözüken o ki, artık küreselleşen dünyada, dinden de, ırktan da öteye, menfaat ön plana çıkmakta. Hal böyle olunca istikrarlı bir dış politikayla, kalıcı bir iç ve dış siyasetle yapılabilecek çok işimiz var.

Bunun için de çok güzel stratejiler belirlemeliyiz. İşte bu kitap bize bunu kazandıracak. Özel bir üniversitede öğretim üyesi olan yazar Ahmet Davutoğlu, bu mücadeleyi vermekte. Umarım bu gibi insanlar değerlendirilir.

Bizlere düşen de bunları takip etmek olmalı.
(Tanıtım Bülteninden)
Kitap fazlasıyla teknik. NATO gibi uluslar arası kurumları ve nasıl işlediklerini, bu kurumlara dahil olmanın faydalarını anlatıyor. Çok fazla teknik olması beni yordu.
584 syf.
·Puan vermedi
Kitabı okuduğumda ülkemizin yapabileceklerini ve gücünü yanlış değerlendirmiş ve hayal dünyasında yaşıyor demiştim.
Şansıma başbakan oldu. Ve hala hayal dünyasında yaşıyor demeye devam etmiştim. Ve parti de baya değişik gözle bakılmıştım.
Zaman ne yazıkki beni haklı çıkarttı. Çevrem bilir bu kitap ve hoca hakkındaki fikirlerimi yani şimdi makamı kaybetti diye sallamıyorum
İşin gırgırı bir yana hocamız dış politika danışmanıyken gayet iyiydi ama politika akademisyenlerin rahatlıkla başarı sağlayabileceği bir alan değil.
Ve bir siyasal danışmanın asla politikaya girmemesi gerektiğinin canlı kanıtıdır kendisi. Aynı hataya düşmeyen İbrahim Kalın da alkışı hak ediyor.
Hocamızı politikaya girmesi konusunda gömdükten sonra hayal dünyası konusuna gelirsek.
Dış politikada bir ülkenin ilgi alanı ve etki alanı doktrinini bir kenara bırakıp ülkemizin şuan için gücü yetmeyeceği alanlara sürüklenmesi gerektiğini baya baya samimiyetle inanarak yazmış. İşin kötü tarafı hocamıza icradan bir makam verilince bunun peşinden koşturdu.
Elbette geçmişe nazaran bir hayli güçlendik ama kitapta hocamızın hayal ettiği dünyayı ancak Muhteşem Süleyman kurabilirdi. O ayrıntıyı es geçmiş.
Ez cümle: Uluslararası ilişkiler 1. sınıf öğrencisinin daima aklında olan ilgi alanı etki alanı kuralını hocamız unutmuş tedavülden kaldırmış.
Yeni parti vs kuracakmış yolu açık olsun Davutoğlu harikalar diyarını kurmak için baya bir yolu var
584 syf.
·54 günde·Beğendi·6/10
Bilal'e anlatır gibi anlatsaydın da bende anlasaydım şu derinlik meselesini be Ahmet beyciğim. Yani bir şeyler oldu da ben farkedemedim

Tek anladığım bu devlet işleri satranç oyununa benziyor. Akıllı olup iyi strateji yapmak lazım. Yoksa diğer ülkeler ya seni sömürür ya sömürür.

Gerçi diğer ülkelere gerek kalmadan başımızdakiler yetiyor zaten.

Atatürk gibi biri gelse de tutsa elimizden kaldırsa ayağa.. Yoksa halimiz harap..
Eski Başbakan ve Dışişleri bakanı Ahmet Davutoğlunun bu eserine bir büyüğümün tavsiyesi ve onun hediyesi üzerine kitaba başladım. Görelim inşallah ne olup bitecek.
584 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Metinden anlaşıldığı kadarıyla giriş kısmında önce içe dönük gelişimin sonra da dışa dönük kalkınmanın önemi hem de siyasi açıdan ele alınıyor. Siyasetin sadece parti rejimi olmadığını biliyorsanız bu size mantıklı gelecektir. Kullanılan cümleler hem akılda kalıcı hem de güzel ve hakaret içermeyen cümleler olunca az çok yazarın bulunduğu konum ve eğitim düzeyi de akıllarda kalıyor tabi ki.
Kitabımız 3 ana kısma ayrılıyor. Bu 3 ana kısımda Alt Bölüm denilen yerler mevcut. Mesela bunlardan şöyle bahsedebiliriz sanırım.
1. Kısımda (hatta kitabın genelinde) Strateji üzerinde duruluyor. Güç ve Önemi diyebileceğimiz kısım olsun, Stratejik Planlama olsun, Stratejinin Yetersizliği dediğimiz kısım olsun. Tamamen Strateji odaklı ve Türkiye'nin Uluslararası Konumunu içeren oldukça detaylı kısımlar mevcut.
2. Kısımda Stratejinin ne olduğuna ve ülkemizin gelişimine -dış gelişimlerle ve dış ülkelerin konumlarıyla bağlantılı olarak- değinilmiş. Sadece komşu ülkeler yerine 'Kıtalar' değerlendirmeye tutulmuş ki bu da oldukça farklı bir bakış açısı. Aynı şekilde bu işlem sadece karalara değil de Denizler de baz alınmış.
3. Bölüm ise ülkemizin Stratejik Bağlantılarını ve Dış Politikada neleri kullanabildiği, neleri kullanabileceğini anlatıyor desek yanlış olmaz. 'Bölge' odaklı politikalardan, Balkanlara, oradan Ortadoğu denilen Dünyanın belki de en karışık bölgesine ve birçok alana giriş yapılarak ayrıntılı ama oldukça sade anlaşılabilir bir dil kullanılmış.
Bunun haricinde mesela kitapta bir ülkenin stratejik konumunu belirleyen güvenliğin denklemini kurması, sözelcileri çileden çıkartabilir. [Simge] Şaka bir yana bilimsel olarak ‘Eğlenmek’ çok önemli.
Kitabın tamamen odak noktası Türkiye ve Türkiyenin hem bölgesel hem ulusal nitelikte yaptıkları ve yapamadıkları (yani mutlaka yapması gerekenleri yoksa Doğu-Batı blokunda dışlanacağı) işleniyor. Tamamen faydalı, bilimsel ve tarih kokan bir kitap desek yeridir.
Kitabı alışılmışın dışında bitirmem de uzun zaman aldı çünkü hem ağır (ağır derken sıkıcı değil) hem de vizeler ve iş güç derken vakit bulamadık. Lakin okuduğuma pişman olmadığım gibi bazı şeyleri görmek açısından da çok faydalı oldu. Kendisine teşekkür ediyor, sizlere de keyifli okumalar diliyorum..
584 syf.
·7/10
Modernizm ve gelenekselciliğin arasında sıkışan Türkiyenin ortadoğu politikalarını ve değişkenlerini anlatan hem realist hem
de ütopik bir tarih ile günümüz arasında gidip gelen çıkarımları içeren eserdir tek sorun Davutoğlunun hamleleri gün yüzüne çıktıği için adımlar önceden hesaplanmış oldu
584 syf.
·Beğendi·8/10
Sayın Davutoğlu hocanın siyasi kimliğine bakmadan yorumlayacak olursak, çok önemli bilgi ve tespitlere sahip bir kitaptır. 11 eylül saldırılarından önce yazılmış olduğu için 2001 Afganistan ve 2003 Irak işgalleri kitapta bulunmuyor. Kitap, 2002-2015 türk dis politikasının adeta kaynağı olmuştur. Neo-Osmanlıcı bir bakış açısına sahip olan bu eser, biraz duygusal şekilde kaleme alınmıştır.
584 syf.
·10/10
İnsanda tıpkı santranç taşına benzer.Santrançtaki taş mı yoksa santrancı yöneten oyuncu mu olmak istersin.?
584 syf.
·Beğendi·10/10
İyi bir stratejist ve taktisyen olan Ahmet Davutoğlu, yazmış olduğu “Stratejik Derinlik: Türkiye’nin Uluslararası Konumu” adlı teorik ve pratik referanslı kitabı ile kendi alanında büyük bir boşluğu dolduruyor. Zira Türkiye’de Siyaset, Uluslararası İlişkiler ve Stratejik Dünya Politikaları konusunda yazılmış, hemen hemen hiç bir stratejik teori kitabı bulunmamaktadır.
584 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
2014 yalında okuduğum bir kitap. Davutoğlu hocanın fikir dünyasının ne denli geniş olduğumu ve dönemin Türk dış politikasına bu geniş fikir dünyası ile nasıl ışık tuttuğuna şahitlik ediyorsun. Çok güzel bir kitap
bir ülkenin tarihi, dış politikasındaki genel ağırlığı nisbetinde savunma sanayiinin gelişme seyrini ve yönünü de doğrudan belirler.
Türkiye'nin bölgesel ve küresel etkinliğini kıtasal etkinliğe dönüştürebilecek diğer iki önemli deniz havzası ise Basra Körfezi ve bu körfezin Kızıldeniz üzerinden Akdeniz'e, Hürmüz Boğazı üzerinden Hint Okyanusuna açılan bağlantı alanı ve havzasıdır. Türkiye'nin dünyanın en önemli enerji kaynaklarına sahip olan Körfez'e bu kadar yakın olmakla birlikte bölge üzerinde bu derece etkisiz olması dış politika geçmişinin en önemli zaaflarından birisidir.
Çarpıcı bir kıyas ile ortaya koymak gerekirse, şu anda geçerli olan Türkiye-İran sınırının tarihi (1639 Kasr-ı Şirin) bile ABD'nin tarihinden (1774) ve Alman birliğinin sağlanmasından (1871) daha eskidir.
Kimlik bunalımı yaşayan ve bunalımı bir kültür buhranı haline dönüştüren toplumlar psikolojik, sosyolojik, siyasi ve ekonomik dalgaların kıskacında bir stratejik açmaz içine düşerler.
Balkanlarda yıkılan her cami, eksilen her islami müessese, kültürel anlamda yok olan her Osmanlı gelenek unsuru Türkiye'nin bu bölgedeki sınır ötesi etkinliğiden sökülen birer temel taşıdır.
Toplumların kendi tarih/mekan boyutu ile yabancılaşması,kişinin kendi vücudu ile yabancılaşarak sahte bir benlik içine girmesi gibidir. İtiraf edelim ki,ilkokuldan itibaren verilen yoğun tarih ve coğrafya bilgisine rağmen bir tür tarihsizleşme sürecinin içinde yaşayageliyoruz. Kutladığımız yıldönümleri ve bayramlar bizdeki tarih bilincini güçlendirmek yerine tarih-ötesi alanlara yönelmemize yol açıyor.
Kıtaların ve kıta-eksenli havzaların stratejik açıdan yeni anlamlar kazanması özellikle iki grup ülke için özel bir önem ifade etmektedir. Birinci grup, küresel strateji uygulama kabiliyeti olduğu için birçok kıta-eksenli havzadaki dengeleri aynı anda gözetmek zorunda olan ülkelerden oluşur. Mesela başta ABD ve Almanya olmak üzere Çin, Fransa, İngiltere, Japonya ve Rusya gibi ülkeler aynı anda birçok kıtadaki dengeleri gözeterek küresel ölçekli politika geliştirirler.
Bunlardan kimisi ABD gibi bütün havzaları bütün yönleriyle gözetme zorunluluğu hissederken, kimileri bir alanı, kimileri ise bir havzayı öne alarak politika geliştirirler.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Stratejik Derinlik
Alt başlık:
Türkiye'nin Uluslararası Konumu
Baskı tarihi:
Ağustos 2009
Sayfa sayısı:
584
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756614518
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Küre Yayınları
İsminden de anlaşılacağı gibi Türkiye'nin Dış Politikasını ilgilendiren son derece düzeyli bir kitap. Bu alanda yetişmiş en değerli siyaset adamlarından biri olan Ahmet Davutoğlu, gerçekten olayların perde arkasını aralaması, göreceliliğin ötesinde görülmeyenlere işaret etmesi yönüyle Türk insanına yeni ufuklar açmakta.

Bizim ne yapıp yapmadığımızdan ziyade "ötekilerin", yani Batı'nın neler yaptığını, neler düşündüğünü ve özellikle yapılmakta olanların nasıl çok önceden planlanıp uygulamaya konduğunu bu kitapta bulacaksınız. Yani gerçekleştirdikleri olayların tesadüfen ve günü birlik politikalarla olmadığını; bunun ötesinde gelip giden politikacılardan dolayı değer yargılarının değişmediğini bu kitapta hissedeceksiniz.

Tüm buna rağmen gerek maziden getirdiğimiz derin kültürel birikimimiz, gerek üzerinde bulunduğumuz coğrafyamızdan dolayı son derece önemli bir konuma ait olduğumuzu bilmemiz gerektiğini çünkü; Balkanlar, Ortadoğu, Kafkaslar bu bölgelerin her üçüyle de derin bağların bulunduğunu dikkate alacak olursak yapılması gereken işin önemi de ortaya çıkmaktadır.

Ortadoğu'yla dini, Kafkaslar'la dini ve ırkı, Balkanlar'la tarihi bağlarımızı ülkemiz siyasetinin normları haline getirebiliriz.

Türkiye, içinde bulunduğu şartlar gereği bu olasılıkların ötesinde Avrupa'ya kapı aralamaya çalışan bir görünüm arzetmekte. İnsan, imkanlarla yetinmeyi bilmezse, mümkünleri elde edemeyebilir. Maalesef bu durum, bizim Ortadoğu'yu aşağılamayı, Balkanlar'ın husumetliği, Kafkaslar'la da ilgisizliğimizi artırdı.

Gözüken o ki, artık küreselleşen dünyada, dinden de, ırktan da öteye, menfaat ön plana çıkmakta. Hal böyle olunca istikrarlı bir dış politikayla, kalıcı bir iç ve dış siyasetle yapılabilecek çok işimiz var.

Bunun için de çok güzel stratejiler belirlemeliyiz. İşte bu kitap bize bunu kazandıracak. Özel bir üniversitede öğretim üyesi olan yazar Ahmet Davutoğlu, bu mücadeleyi vermekte. Umarım bu gibi insanlar değerlendirilir.

Bizlere düşen de bunları takip etmek olmalı.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 142 okur

  • Şükrü Şatır
  • Fuat Kömürcü
  • Siyah Bir Adam
  • Mkymurat
  • Ali Buyankara
  • Mustafa Doğan
  • klon
  • Semih Ökten
  • Mert
  • elifimmm

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.1
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%15.4
25-34 Yaş
%41
35-44 Yaş
%20.5
45-54 Yaş
%12.8
55-64 Yaş
%2.6
65+ Yaş
%2.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%20
Erkek
%80

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%18 (9)
9
%18 (9)
8
%24 (12)
7
%20 (10)
6
%6 (3)
5
%6 (3)
4
%4 (2)
3
%0
2
%0
1
%4 (2)

Kitabın sıralamaları