·
Okunma
·
Beğeni
·
3596
Gösterim
Adı:
Stuck-Up Suit
Baskı tarihi:
11 Nisan 2016
Sayfa sayısı:
328
Format:
Karton kapak
ISBN:
9781682304129
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Stuck-Up Suit
Dil:
İngilizce
Ülke:
United States of America
Yayınevi:
Everafter Romance
Baskılar:
Narsist
Stuck-Up Suit
Four consecutive weeks on the New York Times and #1 in Romance.

It started out like any other morning on the train.
Until I became mesmerized by the guy sitting across the aisle.
He was barking at someone on his phone like he ruled the world.
Who did the stuck-up suit think he was...God?
Actually, he looked like a God. That was about it.
When his stop came, he got up suddenly and left. So suddenly, he dropped his phone on the way out.
I might have picked it up.
I might have gone through all of his photos and called some of the numbers.
I might have held onto the mystery man's phone for days―until I finally conjured up the courage to return it.
When I traipsed my ass across town to his fancy company, he refused to see me.
So, I left the phone on the empty desk outside the arrogant jerk's office.
I might have also left behind a dirty picture on it first though.
I didn't expect him to text back.
I didn't expect our exchanges to be hot as hell.
I didn't expect to fall for him―all before we even met.
The two of us couldn't have been any more different.
Yet, you know what they say about opposites.
When we finally came face to face, we found out opposites sometimes do more than attract―we consumed each other.
Nothing could have prepared me for the ride he took me on. And I certainly wasn't prepared for where I'd wind up when the ride was over.
All good things must come to an end, right?
Except our ending was one I didn't see coming.
304 syf.
·Beğendi·6/10
Kitap yine yazarların daha önce yazdıkları kitaplar gibi başlıyor. Ve yine ortada bir çocuk ve onun gıcık annesi var ve yine aldatma var. Yazdıkları kitapların teması genel olarak bu üçü etrafında gelişiyor.Telefon bulma olayını ben biraz Sophie Kinsella'nın Numaran Bende Var kitabına benzettim. İşte mesajlaşmaları olsun telefonu hemen vermemesi olsun erkek karakterin aksi olması olsun. Bunun dışında eğlenceli bir kitaptı başlarda çok eğlenerek okudum ama üzüldüğüm yerlerde oldu. Güzel kafa dağıtmak için gayet okuyabileceğiniz bir kitap.
304 syf.
Beğenerek okuduğum bir kitaptı, komik, eğlenceli ve aşk, yazarın akıcı dili, kitabın konusu, kitabı 1 günde bitirmeme sebep oldu. Yazarın diğer kitaplarınıda okudum. Onlarda bu katagoride, kısacası tavsiye ederim.;)
304 syf.
·10/10
Çok beğenerek okuduğum bi kitap oldu. Tek kelimeyle bayıldım. Kahramanlarımızn hikayesi tren de esas oğlanın telefonunu düşürmesi ve bizim kızın telefonu bulup ona vermeye çalışması ile başlıyor. Soraya gerçektn çok hoş ve renkli bir karakterdi. Saçlarınn ucunu ruh haline göre boyuyordu. Graham ise takım elbiseli yakışıklı esasın dibi bi adamdı. Hiç kendini beğenmiş ukala fln diyemem gerçektn kıza bağlı çok düşkün tatliş bi adamdı :) kitapta beklemediğim şeyler de oldu ve Graham bi kez daha gözüme girdi. Onun için diebilcğm şey çok güzel sevdiğiydi :) neysm okuyun okutun ;)
304 syf.
·2 günde·7/10
Vi Keeland, Penelope Ward'ın birlikte kaleme aldığı Narsist, Graham ve  Soraya'nın trende başlayan ilişkileri yer alıyor. Kitabın ilk yarısı tatlı atışmalar, komik anlar yaşanırken, diğer yarısında birazcık duygusallık, şok edici bir haber, biraz da dram yaşanmakta. Ani bir duygu geçişi olmuş. Muhtemelen iki yazarın yazmasından dolayı.

Graham ve Soraya'nın mesajları ve aralarında diyaloglar çok eğlenceliydi. İki karakteri de sevdim. 

Genel olarak eğlenceli, keyifli bir okuma oldu. İki tarafın bakış akışıyla okumak da güzeldi. 

Hoşuma gitmeyen noktalar ise, kitabın ismi. Orjinal ismi Stuck-Up Suit'i Türkçe'de tam olarak karşılığı ne olur bilemem ama Graham kesinlikle narsist değil. Diğeri ise, Graham ve Soraya'nın geçmiş hayatındaki gizemin ilk bölümde gözler önüne serilmesi. Çok çabuk oldu. Gizem biraz daha sürdürülenebilinirdi.

Çoğu okuyucunun favorisi Patron olmasına rağmen benim favorim hala Egomanyak. 
304 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10
Kitabı okumaya başlamadan önce açıkçası yayınlanan alıntılar beni kitaba çeken tek etkendi. Beğeneni çok olduğu kadar begenmeueni de mevcut ve ben hangi kisimdayim hala çözemedim. Böyle kitaplarda, Alfa diye tabir edilen adamların aşık olup, kitabın sonlarına doğru "cicegimmmm" denilecek kıvama gelmelerine uyuz oluyorum. Graham ile Soraya'nin ilişkileri kitabın ortalarına kadar, tatlı atışmaları ve mesajlasmalariyla gayet yerindeyken araya giren assiri duygusallık sinirlerimi bozdu. Hayır, ne gerek vardı yani? Bunu da kitabın iki ayri yazar tarafından yazılmasına bağlıyorum. Son sayfalar hariç benim icin güzel bir kitaptı. Tam bir çıtır çerezlik arkadaşlar
304 syf.
·Puan vermedi
Çok sıkıcıydı. Ayrıca bu adamın neresi narsistti? Melek gibi karakterdi. Çok erken aşık oldular. Neredeyse hiç gerilim yaşamadılar. Finalde uyduruktan bir bahaneyle ayrılıp sonra da kavuştular. Kötüydü.
328 syf.
·11 günde·1/10
Sene bitmeden ve yazarların ortalığı karıştıran yeni kitabı da bu ay çıkmışken şu kitaba da kısa bir yorum yazayım dedim. Stuck - Up Suit, bu yıl içinde kendime koyduğum hedefime yaklaşabildiğim tek kitap oldu. Hedefim, basit bir dille yazılmış İngilizce kitaplar okuyarak biraz kendimi geliştirmek ve Türkçe edisyonu olmayan ve yıllardır beklediğim kitapları orijinal diliyle okuyabilmek. Şunu söyleyebilirim ki gerçekten dili basit olduğu için sıkılmadım ve bitirmeyi başarabildim. Çünkü içerik ne olursa olsun benim için bir kitabı elimde bile tutmadan, arada sözlüğe bakarak okumak çok sıkıcı ve sabır gerektiren bir eylem.

Kitabın türü yetişkin, haliyle herkese hitap etmiyor. Ne yazık ki bana da hitap etmiyor. Yetişkin kategorisinde yazılan kitapları okuduğumda hep şunu fark ediyorum: Sanki otuz yaş ve üzeri insanlarda duygu namına bir şey yokmuş, hayatları basit ve materyalist eylemlerle çevriliymiş gibi yazıyor çoğu yazar. Okurken en ufak bir şey hissettirmez mi yahu bir kitap size? Bunlar nasıl aşk anlayışları böyle? Neyse. Ama bu kitap bana bir şeyler hissettirdi. Öfke. Bolca öfke.

Graham diye bir adam var. Kendisine "narsist" deniyor. Ben öyle diyemedim mesela. Adamın ne kendini beğenmişliğini gördük? Öz güven sahibi, çünkü başarılı bir iş adamı. Bu narsistlikse yandık. Bir gün telefonunu metroda düşürüyor, telefonu alan Soraya isimli güzel ama bir teneke kadar boş bir kafaya sahip olan kadına âşık oluyor. Kitap boyunca da bu tenekenin tıngırtısını okuyoruz zaten. Graham'ı ne yazık ki sevmedim çünkü ağzı bozuk, aklı karışık ve berbat kadınlara aşık olmaya meyilli bir adam. Ama en azından kendisinden nefret etmedim çünkü yaptığı her şey karakterine uygundu ve kendince mantıklıydı diyebildim. (Zorla sebep arıyoruz işte, ne yapalım.) Ama Soraya? Yahu bir kadın karakter bu kadar mı itici yazılır? Başta her şey iyiydi. Sanki öz güven sahibi, akıllı ama biraz çatlak bir kadın okuyormuşuz gibiydi. Babasıyla ilgili bir travması var, o yüzden ilişkiler yönünden biraz mesafeli ve yüzeysel gibiydi. Ama "di". Hep "di" oluyor zaten. Bu kadın kitabın üçte birinden itibaren ciddi anlamda akla zarar davranışlar sergiledi. Arada o renkli saçlarını tutup çekmek ve kendine gel diye bağırmak istedim ama heyhat, ellerim bomboş.

Toparlamam gerekirse hiç sevmedim, okurken ciddi anlamda sinirlerim bozuldu ve sırf onca emek verip yüz sayfa okumuşum, en iyisi bitireyim diye bitirebildiğim bir kitaptı. Tavsiye etmiyorum.
304 syf.
·3 günde·Puan vermedi
"Meraklanarak diğer zarfı açtım. Bir kutu, yeşil Betty'nin Aşağı Takım boyasıydı, üzerinde de bir not vardı. Halıyı perdelerle uyduruyor musun emin olamadım.
Kocaman gülümserken, eğer böyle devam edersen yakında bizzat öğreneceksin diye düşündüm."

"Hayatımda hiç böylesi bir güzellik görmemiştim. Tam bir dakika orada durup görüntüsünü içime çektim. En sonunda konuştum.
'Koyu pembe ne anlama geliyor?'
Gözlerimin içine baktı.
'Aşk. Aşığım demek oluyor.'
Gözlerim kapandı. Bir saniye için kapının eşiğinde hanım evladı gibi davranıp ağlayabileceğimi düşündüm. Öyle mutluydum ki duygularımın bir yerden çıkması gerekiyordu.

Vi Keeland ve Penelope Ward işte bu ikili harika bir aşk hikayesi yazmışlar. Uzun zamandan beri çevrilir umudu içinde beklerken hele ki orjinal kapağı ile görmek harikaydı. Evet vi keeland'in diğer iki kitabını okudum ama nedense ben bunu daha da çok sevdim(kapakla kesinlikle ilgisi yok..) Graham'ın ne istediğini bilmesi inanılmaz güzeldi, Soraya biraz duygusaldı bazı noktalarda ama düşününce belki aynı şeyi yapardım demedim de değil.
Patron ve Egomanyak kitaplarından sonra Narsist bambaşka bir yere taşımış olayı ve inanılmaz keyifliydi. Digerlerini okuyanlar bilirler neyden bahsettiğimi, ilk kez okuyacaklarda başlamak için tereddüt etmeyin bu ikili hepsinden de iyi... Ve kapak görsellerini özenle seçmeleri pek cezbedici..
304 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Kitabı okumaya başlamadan önce hakkında yapılan yorumları okuduğum için başta tereddüt ederek başladım kitaba açıkçası. Kitabı seven olduğu kadar sevmeyende var ve ben de ikinci gruba gireceğimden endişeliydim. Ama iyi ki olumsuz yorumların etkisine girip kitabı kenarı koymamışım. Çok beğendim ve eğlendim. Özellikle de Soraya ile Graham’ın yazışmaları çok hoşuma gitti. Tesadüfi karşılaşmalarından itibaren olayların gelişimini, ilişkilerinin başındayken ortaya çıkan bir sırrı Graham’ın Soraya’yı kaybetmemek için ele alış biçimini okurken keyif aldım.
304 syf.
·8/10
Yazarın diğer kitapları çok yetişkin içerikliydi. Bundaki aşkı daha çok hissedebildim ve daha çok sevdiğim diğer kitaplarına göre. Hem aşk hem de tutkulu.. Tarzı sevenler için kesinlikle önerilebilir bi kitap.
"...Kadere güvenmen gerek. Her şey yazılmış. Bugün ya da iki yıl sonra olması önemli değil, eğer olacağı varsa, öyle ya da böyle olacaktır."
"Her şeyi kontrol etmek için öyle çok uğraşıyorsun ki, bence incinmemek için kasten yanlış insanları seçiyorsun. Şimdi de hiçbir şeyi yapma becerin olmadığına inanmaya başlıyorsun. Kendi yalanlarına inanmaya başlıyorsun."
Nedense içimden bir ses onun her zaman kızgın olduğunu söyledi. Bir aslan gibiydi; uzaktan hayranlık duymanın daha iyi olduğu, gerçekten temas ettiğiniz anda tarifi imkânsız zararlar verebilecek türlerden biri.
"Acı çekmekten korkma. Hiç dünyanı sarsan bir şeyi tecrübe etmemek daha iyidir. Geçici neşe bile hiçbir şey olmamasından iyidir. Sen de incinmekten benim ölmekten korktuğum gibi korkuyorsun. Ancak bu her günü dolu dolu yaşamayacağım anlamına gelmiyor."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Stuck-Up Suit
Baskı tarihi:
11 Nisan 2016
Sayfa sayısı:
328
Format:
Karton kapak
ISBN:
9781682304129
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Stuck-Up Suit
Dil:
İngilizce
Ülke:
United States of America
Yayınevi:
Everafter Romance
Baskılar:
Narsist
Stuck-Up Suit
Four consecutive weeks on the New York Times and #1 in Romance.

It started out like any other morning on the train.
Until I became mesmerized by the guy sitting across the aisle.
He was barking at someone on his phone like he ruled the world.
Who did the stuck-up suit think he was...God?
Actually, he looked like a God. That was about it.
When his stop came, he got up suddenly and left. So suddenly, he dropped his phone on the way out.
I might have picked it up.
I might have gone through all of his photos and called some of the numbers.
I might have held onto the mystery man's phone for days―until I finally conjured up the courage to return it.
When I traipsed my ass across town to his fancy company, he refused to see me.
So, I left the phone on the empty desk outside the arrogant jerk's office.
I might have also left behind a dirty picture on it first though.
I didn't expect him to text back.
I didn't expect our exchanges to be hot as hell.
I didn't expect to fall for him―all before we even met.
The two of us couldn't have been any more different.
Yet, you know what they say about opposites.
When we finally came face to face, we found out opposites sometimes do more than attract―we consumed each other.
Nothing could have prepared me for the ride he took me on. And I certainly wasn't prepared for where I'd wind up when the ride was over.
All good things must come to an end, right?
Except our ending was one I didn't see coming.

Kitabı okuyanlar 167 okur

  • Funda
  • Melike Bal
  • BK.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.3 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%1.3 (1)