Şu Yağmur Bir Yağsa

·
Okunma
·
Beğeni
·
1051
Gösterim
Adı:
Şu Yağmur Bir Yağsa
Baskı tarihi:
Ekim 2016
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755708171
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Kâmil Erdem zamansız öyküler anlatıyor. Dün yaşanmış, bugünü anlatan, yarına dair olan, uzak bir kasabadan ya da şehrin göbeğinden, bütün bir ömürden birikerek süzülenleri... Fark edilmezliği, önemsiz görünen hayati meseleleri, iki kelime arasındaki boşluktan türeyen tarifsiz oluş hallerini fısıldıyor. Kulak kabartmak gerekiyor duymak için.

Şu Yağmur Bir Yağsa tam da umutsuzluğun, iç hesaplaşmanın, bocalamanın ya da tökezlemenin içinde yeşeren umudu resmediyor. Eksiğini, olumsuzunu, kötüsünü görmeye aşina gözlerin tam zıddıyla karşılaşma ihtimallerini nüktedanlıkla sezdiriyor. Gözümüze sokmadan, bağırmadan yapıyor her şeyi. Tıpkı kendiliğinden yağan yağmur gibi. Öylesine, aniden. Bereketli, ferah.
(Tanıtım Bülteninden)
144 syf.
·4 günde·Beğendi·7/10
Son yıllarda yayımlanan en iyi öykü kitaplarından olan Şu Yağmur Bir Yağsa içimizde kalan, kaybolmaya yüz tutan değerleri anlatıyor. Bir umut, bir ümit deriz ya hep, o tür duygularımıza da ışık tutuyor. Okumaktan pişman olmayacağınız değerde bir eser.
144 syf.
·3 günde·9/10
Şu Yağmur Bir Yağsa - Kamil Erdem

Yıllarca dergilerde öyküleri yayımlanan ama ilk kez kitabı yayımlanıp basılan 1945 doğumlu Kamil Erdem'in ilk kitabıdır.

Kitap da 11 öykü bulunuyor. "Şu Yağmur Bir Yağsa" adını kitap da bulunan ilk öykü olan Yağmur'dan alıyor. Fakat kitaptaki bütün öykülerinde yağmur geçiyor, yağması isteniyor, hikayelerindeki kahramanlarca arınmak , temizlenmek, tekrar yeni temiz bir sayfa açmak adına.

Yazarın okuduğum öyküleri bu yaşadığımız coğrafyanın içinde vücut bulmuş ruhların fay hatlarına dokunup geçiyor. Bunu yaparken de naif bir anlatım, kolay anlaşılır bir üslup ile kullanıyor. Yazarın okuduğum bu kitabında benim en sevdiğim ve beğendiğim özelliği de bu oldu.

Kitabın içinde en sevdiğim, kendimi yakın bulduğum için "Bakkal" hikayesi ile anlattığı Semih'in hikayesi oldu. Edebiyatın asıl etkilerinden ve büyücü özelliklerinden biri, bir yazarın hiç kimselerin beklemediği bir anda, üstelik şaşırtıcı derecede gecikmiş bir kitapla ortaya çıkmasıdır. Kesinlikle herkese tavsiye ederim.

" Dünyanın dört bucağı varmış, öyle bilinirmiş eskiden diye sürdürdüm, buralara varmak, görmek zormuş, birilerine kızılınca dünyanın dört bucağını gösteririm denirmiş. Dört büyük melek varmış, toprağı, göğü, ateşi, suyu tutarlarmış ellerinde. Dört duvar arasında, arada bunalsa da insan kendini güvende hissedermiş, kimileri dört duvar ile yetinmeyip, ne kadar dört duvarım olursa, o kadar gür bıyıklı olurum düşüncesine kapılıp, daha çok duvar için diğer insanları dövmeye çalışırmış. Bir şey aranırken dört dönülürmuş, şu insana pek görünmeyen nedircik yavrularını bulmak için tandır damlarına, mereklere, yüklük içlerine, tıkrıç arkalarına, kavak dallarına, kar öbeklerine bakılır dört dönülürmüş. Kimi insanlar da kitapların, şiirlerin, öykülerin içinde dört dönerlermiş..."
144 syf.
·7 günde·9/10
Kamil Erdem

ŞU YAĞMUR BİR YAĞSA

TÜYAP kitap fuarında ben kitapları seçerken eşim beğenip almış,Sel yayınevinde yönlendirmişler bu kitabıda alın diye.Daha önce duymuştum ama almak için önceliği olan bir kitap değildi.Zaten yazarında ilk kitabı olması sebebiyle çokta tanınmıyordu en azından ben tanımıyordum.Bunları niye mi anlatıyorum.Ön yargının ne kadar kötü,ne kadar hastalıklı duygu durumu olduğunu anlatmak için.Evet ön yargılıydım ilk kitap dili basit,kurgusu yavan,karakterler zayıftır dedim.Ama daha kitabın ilk sayfalarından itibaren kalakaldım,hiçte hafife alınacak gibi bir kitap değildi.

Ayrıca ses sanatçıları sahneye çıkınca dinleyiciler bir daha,bir daha diye bağırıyorlar ya,ben de bir daha kitap çıkarsa,bir daha,öykü böyleyse bir de roman okusak diye tempo tuttum.

Zamanı olmayan,dünü,bugünü ve belki de yarını anlatmış.Yağmur yağması isteğiyle başlamış,yağmurun,dinginliği,temizliği ve ferahlığıyla belki de düzelmesini istediği,iç hesaplaşmaları,bocalamalar,görünenleri,gizli kalmış yoksunlukları,büyüttüğü tüm umutları,bu yağmurla ortaya çıkartmak istemiş.

Onbir tane birbirinden bağımsız öykü var,karakterlerinin kokuları var,mürdüm eriği,limon kokuları,hanımeli kokusu,tarçın,nane kokuları var.Derdi var yazarın,okuyucuya bunu o kadar sessiz o kadar içten anlatmış.Bağırmadan,kör parmağım gözüne demeden,bıktırmadan anlatmış.

Kitap içinde yolculuğu çok severim,başka yazarlara başka kitaplara,başka şehirlere,başka müziklere...Şu Yağmur Bir Yağsa’da bu anlamda iyi bir yolculuk yaptırıp,hafızayı da diri tutuyor. Kendini merkezin söylediği her şeyde vardır bir hikmet rahatlığına teslim etmiş,bu teslimiyet bilgilerini kilitli bir çekmecede unutmuş,havadaki esrar ve ulvilikle mest olmuş cezaevinden tanıdığım Hasan’la göz göze geldik.Ey menzil!Varıncaya kadar keşke Hasan olsaydım.
Bir kura ulaşmalıyım,diye düşündüm evden çıkarken.
Başakların aynı yöne yattığı kıra.Sayfa 70
Oturduğumuz ev,düşünmeye elverişli bir evdi,biriktirmeye,konuşmaya,sevmeye,birbirimizin içinde sevinç uyandırmaya,kendimizi tasarlamaya,arada,bir şiirin sesini duymaya elverişli bir ev.Zorbalığa ve yasaları ve yasadışılığın grisini dışarıda bırakan bir ev.Sayfa,124
144 syf.
·38 günde·Beğendi·9/10
1945 doğumlu yazarın bu yaşına kadar nasıl saklı kaldığını bilmiyorum. Tamamen özgün bir üslup, bambaşka öyküler... Daha fazlasını okumak istiyorum açıkçası. Son zamanlarda okuduğum en iyi öykü kitabı diyebilirim.
144 syf.
·8/10
İşler iyice sarpa sardı, içinden çıkamayacağın hallerle boğuştuğunda acaba hangi duygu dokunur omzuna ? Kim kalk diyebilir ? Belki bir anda değişir her şey, yağmur gibi iner aniden rahmet.. Okunacaksa şayet böyle bir öykü , https://youtu.be/itNR1duv-Gk eşlik etmeli..
144 syf.
“Kimi insanlar da kitapların, şiirlerin , öykülerin içinde dört dönermiş...”

Kâmil Erdem

Kitabı çok zevk alarak okuyamadım açıkcası, “şu kitap bir bitse” diyerek okudum.

Kitaplarla ve okuyucularla ilgili altı çizilesi hoş sözler dışında, beni etkileyen cümleler yoktu kitapta.

Hikayeler de çok çarpıcı değildi. Hikayelerin çok içine giremedim açıkcası. Karakterlerin hislerini çok kendime dert edinemedim.

Sanki yazılmak için yazılan bir kitap olmuş. Benim için de okunmak için okunan bir kitap oldu ne yazık ki...
144 syf.
·Beğendi·10/10
Yazar ile de tanıştığım için kitabın etkisi iki kat arttı, okurken. Kâmil Erdem oldukça mütevazı ve çok samimi, babacan bir insan. Çok hoş sohbet.
Bu kitabı da 1 yılda yazdığı öyküleri ile donatmış. Keşke çok daha önce kalemi ile tanışma fırsatım olsaydı ve keşke daha önce yazmaya başlasaydı Kamil Erdem.
Kitap birbirinden ilginç ve deneyimsel 11 öyküden oluşuyor. “Bakkal” öyküsü dışında bütün öyküler isimsiz. Diğer öykülerin isimlerini okuyucu düşünebilir ve kendinden bir parça koyabilir kitaba.
Yazara göre yağmur kendini gösterdiğinde koşuşturmacaya sebep olan ve planları aksatan bir varlık değil aksine düzensizliği düzene kavuşturan bir gerçeklik. Eskiye dair özlemlerini ve geleceğe dair umutlarını hem birey hem de iktidar eleştirisi yaparak okura yansıtıyor.
Şimdi bir yağmur yağsa... Ortalık temizlense, arınsak. Pencerelerimizden başka dünyalar görsek, görsek de başka kimlikler ile uyansak o yeni dünyaya...
Hikayelerin, öykülerin de kendine has müzikleri varmış. Kâmil Erdem bana bunu gösterdi. Devamı olan öyküler var kitapta. Bir öyküde yan rolde olan karakter başka bir öyküde başrolde. Kopuk değil öyküler tam tersine bütünlük halinde...
Diyor ki usta kalem;
“Köprülerin altından hiç su akmadı.
Yağmurlar, karlar yağdı. Yazlar geçti, kışlar geçti.
Zaten belki köprü de yoktu. Her şey bir masaldı.”
Herkese keyifli okumalar kitapsever güzel insanlar
144 syf.
·Puan vermedi
#kamilerdem #şuyağmurbiryağsa Kamil Erdem ile tanısma kitabım oldu kendisi. Baslarda diline yabancı kaldıgımı hissettim, ama öyküler ilerledikce beni kendine cekmeyi basardı diyebilirim. Ozellikle Kurum isimli bir işsizi anlatan öyküsü beni benden aldı. Bir dönem işsizlik yasamıs birisi olarak🦢 Bazi öyküleri siyasi ögeler barındırıyor söylemeden gecmeyim. Böyle...
.
.
.
Elimde bir kırık segah kitabı da var, gecen sene fuardan almıstım, bakalım onu okumak ne zamana kısmet olacak. Yazar Datca’nın bir köyünde yasamaktaymıs. Keske bize de nasip olsa. .
.
.
Artık sayfa sayısı da verecegim ; 143 sayfa kitap
.
. .
#bookie #hygge #bookish
#okudumbitti #hyggestyle #bookworm #bookstagram #bookstagrammer #books #book #neokudum #kitap #kitapkolik #kitapsever #kitapaski #neokusam #kitapseverler #kitapsevgisi #kitapkurdu #kitap #read #reading #oku #okudumokuyorum #okudumoku #okudumbitti #okudumokuyun #sendeoku #okumak #kitaponerileri
144 syf.
·5/10
Kamil Erdem'in ilk olarak Kırık Segah kitabını okudum. Orada yer alan katmerli dil ile hikayeler iç içe geçmiş, okuma eylemini zorlaştırsa da keyifli bir tat bırakıyordu. Fakat Şu Yağmur Bir Yağsa kitabında ise bunu bulamadım. İsmi çok güzel. Sadece bir cümle ile bile öykü kitabı tamamlanabilir. İç sıkıntılarını, geleceğe dair umutları, hayıflanmaları ve bütün sorunları götürecek beklenti. "Yağmur bir yağsa".
Dili olarak yine şiirsel ve katmerli bir yapı var. Cümlelerin uzunluğu nedeniyle hikayeden çok rahat kopabiliyorsunuz. Ne alaka şimdi buna niye girdik derken hikayeye dönüyor, yine kopuyor yine dönüyorsunuz.
Okuyucuyu çok yoran bir anlatımı var Kamil Erdem'in.
Edebiyatına bir şey söylemek bize düşmez. Ama okuyucu olarak mutlaka tatildeyken sessiz bir zaman okumanız lazım. Yoksa hayatın keşmekeşinde okunacak bir kitap değil. Mesajları sevsem de bana göre bir anlatım tarzına sahip değil kitap.
Bunun dışında iktidar eleştirileri yerli yerinde.
Hikayelerin genelinde, yazarlık, sol görüş, tükenmişliğe rağmen umut sezinleniyor. Bunun haricinde öyküler paramparça. Kendi içinde bile dağılıp gitmiş. Geri gelmesi de zor.

1-Yağmur : Solcu eylemlerde yer alıp işsizlik belası ile uğraşmasına rağmen umudunu koruyan bir adamın hikayesi. Ama şu yağmur bir yağsa...
2- Komşu : Müslümanlığını yaşarken sıkıntı çeken, buna rağmen komşularıyla alakalı umutlarını anlatan kadının hikayesi. Sıkışmış, farkında değil.
3- Bakkal : Bakkal dükkanının içinden tüm insanlığa olan ümitlerini aktaran esnafın öyküsü. (Kafkaesk bir öykü)
4- Ev : Bir ev kurma üzerine umutlarını aktaran kişiyi anlatıyor (çok kopuktu, anlam veremedim)
5- Kır : Örgütlenmeye çalışan işçi takımı gözünden dünya meselelerine bakış (kopuktu yine)
6 - Forum : Yine sol görüşlü bir topluluğun kendi içlerinde anlaşamaması üzerine bitmek bilmeyen bir mücadeleyi tekrar tekrar sağlama çabası.
7- Kurum : Yine bir işsizlik hikayesi, iktidara yanaşmayan bir mali müşavirin iş arama çabalarında kuruma ziyaretini konu alıyor. Bu hikayeyi sevdim.
8- Dağ : Yine aşırı kopuk hikaye. Dağ bir metafor hikayemizde, kahramanımızın çocukluğundan bu yana geçen günlere şahit olmaktayız. Yazma hevesinin yanında, hayallerini de anlarız. Finalinde ise buruk bir duygu oluşur. Fakat bu denli parça parça anlatmaya gerek var mı bilemiyorum.
9- Seyrek Yolcu : Köyden geçmekte olan yolcumuz, doğayı tasvir etmektedir.
10- Kiracı : Kiralık ev felsefesi ile başlayıp darmadağın olan bir hikaye daha. Hayatta kiracı olduğumuzu mu anlamamız lazım paramparça olan hikayeden?
11- Usta : Bir mobilya ustasının gözünden geçip gitmekte olan hayat. Son cümlesi, yazarın, babasını kaleme aldığını düşündürttü.
Zaman herşeye iyi gelir derler ya, iyi gelir mi gerçekten? Kayıpların, kahırların, yaraların üstünü örter, tozlandırır sadece...
Şimdi korkuyorum abi, bir gün ya kaybedersem diye. Hep öyle oluyormuş ya. Korkma dedim ona. Aşk içinde doğruları da barındıran bir yanlışlıktır.
Alaturka müziği seviyorum. Gözlerimi nasıl insanlara küstürmüşsem, buluta da, ağaca da, martıya da küstürmüşsem, bunların içlerine, derinlerine bakmayı terketmişsem, kulaklarımı da sadece basit kelama, doğaçlama feryada, gizli iç çekmelerine açık tutuyorum.
evet, bir arzu ile kamber veya yusuf ile züleyha değildik belki ama her türlü mutluluğu işlevsiz kılmakla görevli iktidara başkaldırmış, neredeyse mutlu olduğumuzu ilan edecek kadar yol almıştık.
Aşk içinde doğruları da barındıran bir yanlışlıktır, insanın dalına böğrüne gelip konar, yanlışlığın ürpertisi sizi yani seni ve onu diri tutuyorsa korkma.
Alışkanlık her şeyi örtüp saklıyor. Şair de söylemiş üstelik, " Kötü bir alışkanlıktan başka nedir ki bir insan."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Şu Yağmur Bir Yağsa
Baskı tarihi:
Ekim 2016
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755708171
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Kâmil Erdem zamansız öyküler anlatıyor. Dün yaşanmış, bugünü anlatan, yarına dair olan, uzak bir kasabadan ya da şehrin göbeğinden, bütün bir ömürden birikerek süzülenleri... Fark edilmezliği, önemsiz görünen hayati meseleleri, iki kelime arasındaki boşluktan türeyen tarifsiz oluş hallerini fısıldıyor. Kulak kabartmak gerekiyor duymak için.

Şu Yağmur Bir Yağsa tam da umutsuzluğun, iç hesaplaşmanın, bocalamanın ya da tökezlemenin içinde yeşeren umudu resmediyor. Eksiğini, olumsuzunu, kötüsünü görmeye aşina gözlerin tam zıddıyla karşılaşma ihtimallerini nüktedanlıkla sezdiriyor. Gözümüze sokmadan, bağırmadan yapıyor her şeyi. Tıpkı kendiliğinden yağan yağmur gibi. Öylesine, aniden. Bereketli, ferah.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 69 okur

  • Ferhad G.
  • beyzânna
  • Şükran Köksal
  • Kitapkolikburda
  • Melahat
  • hülya parlak
  • Yüsra Şağban
  • Dileda Arslan Takipçisi
  • Yeşim Irmak
  • ZelihaTe

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%17.2 (5)
9
%17.2 (5)
8
%17.2 (5)
7
%13.8 (4)
6
%6.9 (2)
5
%20.7 (6)
4
%6.9 (2)
3
%0
2
%0
1
%0