Suçlamalara Karşı Gerçeklerİlker Başbuğ

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.209
Gösterim
Adı:
Suçlamalara Karşı Gerçekler
Baskı tarihi:
Aralık 2013
Sayfa sayısı:
312
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753438278
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kaynak Yayınları
Türkiye Cumhuriyeti 26. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde savunma yapmayı reddetmiştir.

Çünkü Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir Genelkurmay Başkanı görevi başında iken terör örgütü yönetmekle suçlanmıştır.

Bu tarihi süreçte yargı, aldığı kararlarla sınıfta kaldı.
Siyaset, sadece konuşarak ve seyrederek sınıfta kaldı.
Medya, gerçeklere dokunmaktan çekinerek sınıfta kaldı.
Türk silahlı kuvvetleri, muvazzafı ve emeklisiyle silah arkadaşlığına vefasızlık göstererek sınıfta kaldı.
Cezaevlerinde bulunanlar ise aileleri ve sevenleriyle hep dimdik ayakta kaldılar.
Ne eğildiler ne de büküldüler.

İlker Başbuğ, bu kitapta iki yıldır şahsına ve Türk silahlı kuvvetlerine yöneltilen suçlamalara yanıt vererek savunmasını Türk milletinin takdirine sunuyor.
(Tanıtım Bülteninden)
''Türkiye Cumhuriyetinin 26. Genelkurmay Başkanı terör örgütü kurmak ve yönetmekle suçlanmıştır. Takdir yüce Türk Milletinindir” diyor İlker Başbuğ. Mahkemede, silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmekle suçlanmasının trajikomik olduğunu belirterek “Bu iddianın bu şekilde dile getirilmesi bile benim için en ağır cezadır, bundan sonra ne ceza verilirse bu beni daha fazla üzmez. Kötü amacım olsa 700 bin kişilik gücü elinde tutan bir komutan olarak başka yolları denerdim.'' Okunmalı, bir kez değil, tekrar tekrar okunmalı..
İlker Başbuğ u çok severim sakinliğine her zaman hayran kalmışımdır. Bu kitapta da yaşadığı haksızlıkları çok sakin ve yalın bir dille anlatmış. Kitabı okuduktan sonra ülkemizde yaşananların medya da okuduklarımızdan ne kadar farklı olduğu, ne pislik işler döndüğünü çok iyi anlayabilirsiniz.
Bu ülkede bir Genelkurmay Başkanı tutuklanmış belirli suçlamalara maruz kalmıştır. Bu kimilerine göre doğru kimilerine göre yanlıştır ve elbette ki her fikre saygı duyulmalıdır ama benim kanaatimce bu fikirleri oluştururken, bütün bunları yaşamış olan birinci ağız dinlenmelidir. Bence İlker Başbuğ kendini çok güzel ifade etmiş, yazdıkları bir yana yazımını da çok beğendim belki konudan dolayıdır bilemiyorum ama kitabı gayet akıcı buldum bu yüzden, fırsatım olursa diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum ve bu kitabı hepinize tavsiye ediyorum..
Kitap üslup ve akıcıkık anlamında başarılı ve samimi geldi bana. Türkiye Cumhuriyetinin 26. Genel Kurmay Başkanı terör örgütü kurmak ve devleti yıkmak suçlamasıyla iki yıl boyunca cezaevinde hapsolmuştur. Gerekçe ise bir panel, iki kişinin konuşmalarında adının geçmesi ve tabi 2 sayfalık kıytırık internet andıcı. Adalet geç de olsa yerini bulmuş olsada yaşanmaması gereken olaylar. Allah bi daha yaşatmasın...
Dikkat spoiler içerir.
Eski genelkurmay başkanı olan yazarın, emekli olduktan sonra İnternet Andıcı dosyası ile Ergenekon davasına dahil edilmesi, tutuklanması ve Silivri Cezaevi'nde 2 sene tutuklu kalması ile ilgili olarak yazılmış bir araştırma kitabı. Kitabın içerisinde İnternet Andıcı metni ve bu metnin neden hukuka uygun olduğu, Tayyip Erdoğan ve bazı hukuk adamları başta olmak üzere kendisinin tutuklu olması ile ilgili yorumları, Andıç olayı ile ilgili olarak kapattırdığı siteler, PKK elemanının hem gizli tanık hem açık tanık hem de sanık olarak dinlenmesi, Dreyfus ve Sokrates davaları, kendi davası, Balyoz ve diğer davalardaki garip noktalar başta olmak üzere pek çok konuya temas ediliyor. Ayrıca TSK'nın bu davalar kapsamında böyle bir hale düşürülmesini gerektirecek olayların yaşanış sırasını da kitabında anlatıyor ve kendisinin darbe karşıtlığını askerlikteki ilk yıllarından bahsederek bize aktarıyor. O dönemi merak eden kişilerin bir seferde bitireceği bir kitap olmuş.
sinirden okuyamadığım kitaplardan birisi daha. ilker başbuğ’a imzalattığım için kitaplığımda güzel bir yerde her zaman durur. türkiye hakkında doğru bilgilere ulaşmak isterseniz ilker başbuğ’un kitaplarını okumalısınız.
Türkiye'de hukukun felce uğradığının somut göstergesi olarak okuyabileceğimiz bir kitap. Bir Genelkurmay Başkanının "terör örgütü kurma" iftirası üzerine tutuklanması, dikkat edin "suç"u demiyorum, iftirası! Türkiye'de hukuk sistemi ne zamandan beri iftiraları gerçek suçlar gibi kabul etmeye başladı? İlker Başbuğ'un haksız yere çalınan iki senesi ve daha nicelerinin, çalınan seneleri, hayalleri ve hayatları...
Evet gelelim şimdi ince konulara ergenekon balyoz vb günlerinde bu insanların bilerek oralara atıldığını. Bunun tsk ya kumpas olduğunu söyledik zira o gün biz vatan haini idik. Doğru söylediğimiz 15 Temmuz gibi acı bir olayla ortaya çıktı ama hala bu işin asıl sorumluları ortaya çıkmadı biz gene vatan hainiyiz umarım kötü tecrübeler yaşanmaz yine ve umarım herkes suçunun cezasını çeker çünkü çok suçlu var çok. Neyse kitaba gelirsek öyle edebi bir metin değil zira komutanın mahkeme konuşmaları tutanaklar iddianameler vb var ha asıl önemli nokta bu o gün delil denen şeylerin ne olduğunu orduya nasıl bir kumpas kurulduğunu bu örgütün insanları nasıl parmağında oynatıp tsk ya zarar verdiğini anlıyırsunuz. Şahsi kanaatim bu örgüt şu an hala faal Türkiyede ileride bunu göreceğiz. Kolu kesilmiş olabilir ama daha içine inilmedi yada bilerek inilmiyor
Kitap; İlker Başbuğ’un tutuklanma , hapishane ve mahkeme sürecini anlattığı , özellikle de mahkemedeki savunma tutanaklarının da yer aldığı, 2 yıl boyunca yaşadıklarını anlattığı kitabı. Aynı konulardan çok fazla bahsedilmesi , savunma yaptığı konu belli olduğu için bu normal , kitabı kasvetli yapmış. Edebi bir beklenti içinde olmak pek de doğru olmaz zaten.
Kitap Sayın Emekli Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ tarafından kendisine yönetilmiş suçlara karşı yapılan savunmaların bütünüdür. Kendisi emekli olduğu nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerini yıpratmak isteyen kişilerin hedefi olmuştur. Amaç milletin orduya olan güvenini kırmaktır. İlker Başbuğ kitabında suçlamalara savunmasını yapmıştır. Ayrıca tutuklanma sonrası olanlar ve dava sürecinde hukukta olan açıkları da dile getirmiştir. Bence herkesin okuması gereken kitaplardan biridir. Sonuçta çok yüksek mevkideki kişiler bile kumpas ile içeriye alındıysa kimsenin güvencesi yoktur. Bu kitabı okumak bazı konularda bilinç kazandıracaktır.
Türk Ordusu üzerine oynanmış oyunu net bir şekilde anlatıyor. Adalet sisteminin ne durumda oldugu gün yüzüne çıkıyor. Allah bu millete acısın. Allah Türk'ü korusun..
vicdan sahibi olanlar için, vicdan onların içindeki Allah tır, peygamberdir...Ya vicdan sahibi olmayanlar!Onların ne Allah ları ne de peygamberleri vardır.
İlker Başbuğ
Sayfa 131 - kaynak yayınları
Bir iki basın açıklaması ve bir iki internet sitesi haberi ile hükümeti yıkmakla itham ediliyorsam bu çok acıdır. Benim böyle kötü bir amacım olsa 700 bin kişilik gücü elinde tutan bir komutan olarak bunu yapmanın başka yolları da olabilirdi. Ben görev hayatım boyunca her zaman kanunların ve anayasanın çizgisinde oldum. Son olarak bir Genelkurmay Başkanı`nın bir terör örgütü kurmak ve yönetmekle suçlanması, bu bana verilecek en büyük cezadır. Bunun bu şekilde söylenmesi bile verilecek en büyük cezadır. Bundan daha büyük cezanın olabileceğini düşünmüyorum.
Takdir mahkemenizindir, bizler gelip geçiciyiz ancak sizler tarihe not düşeceksiniz.
Pek çoğumuz terörle mücadelede gösterdiğimiz başarılar nedeniyle, devlet tarafından "Türk Silahlı Kuvvetleri Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası" ile ödüllendirildik. Bugün ise mahkemenin aldığı kararlarla aynı dava kapsamında, dün mücadele ettiğimiz teröristler ile aynı yerde beraber bulunuyoruz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Suçlamalara Karşı Gerçekler
Baskı tarihi:
Aralık 2013
Sayfa sayısı:
312
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753438278
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kaynak Yayınları
Türkiye Cumhuriyeti 26. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde savunma yapmayı reddetmiştir.

Çünkü Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir Genelkurmay Başkanı görevi başında iken terör örgütü yönetmekle suçlanmıştır.

Bu tarihi süreçte yargı, aldığı kararlarla sınıfta kaldı.
Siyaset, sadece konuşarak ve seyrederek sınıfta kaldı.
Medya, gerçeklere dokunmaktan çekinerek sınıfta kaldı.
Türk silahlı kuvvetleri, muvazzafı ve emeklisiyle silah arkadaşlığına vefasızlık göstererek sınıfta kaldı.
Cezaevlerinde bulunanlar ise aileleri ve sevenleriyle hep dimdik ayakta kaldılar.
Ne eğildiler ne de büküldüler.

İlker Başbuğ, bu kitapta iki yıldır şahsına ve Türk silahlı kuvvetlerine yöneltilen suçlamalara yanıt vererek savunmasını Türk milletinin takdirine sunuyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 71 okur

  • Damla Çepel
  • Bahadır Özel
  • Kubilay TÜRKER
  • Olcay Toğrul
  • Ertuğ
  • H.Sert
  • Emre Aygören
  • Ertan Uzun
  • mahmut ferhat alptekin
  • Caner Işılar

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.7
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%20
25-34 Yaş
%37.1
35-44 Yaş
%28.6
45-54 Yaş
%2.9
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%5.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%30.6
Erkek
%69.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20.7 (6)
9
%17.2 (5)
8
%48.3 (14)
7
%3.4 (1)
6
%3.4 (1)
5
%3.4 (1)
4
%3.4 (1)
3
%0
2
%0
1
%0