Sufi İtikadı (Tasavvuf Serisi 2)

·
Okunma
·
Beğeni
·
3
Gösterim
Adı:
Sufi İtikadı
Alt başlık:
Tasavvuf Serisi 2
Baskı tarihi:
1 Aralık 2016
Sayfa sayısı:
206
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051592640
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nizamiye Akademi
Sûfîler, hem inançlarını topluma anlatmak hem ana çizgi dışındakilerden kendilerini ayrıştırmak hem de kendilerine yapılan eleştirilere cevap vermek için kitaplar yazmaya 
başlamışlardır.  Hatta  bu  kitaplar  içerisinde  doğrudan  Sûfîlerin  inançlarını  savunan müstakil eserler bile olmuştur. Genel anlamda eser yazanlar ise, kitaplarının başına mutlaka inanç konularını ihtiva eden bölümler koymaya özen göstermişlerdir. Prof. Dr. Cağfer Karadaş’ın kaleme aldığı bu çalışmada, tarihi süreç içerisinde sûfî düşüncenin geçirdiği  safhalar,  Sûfî  düşüncenin  ortaya  çıkışı  ortaya  konmuştur.  Kendi  zamanını temsil eden sûfiler seçilerek itikadî görüşleri açıklanmaya çalışılmıştır.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
İmâm-ı Rabbanî, ulûhiyyet konusunda temelde Hanefî-Matürîdî çizgide yer alır. Mektuplarında İmam Ebu Hanîfe’nin adını zikrederek atıfta bulunması bunun en açık göstergesidir.
Gazzâlî, sûfîliğin İslâm toplumu içerisinde meşruiyet kazanmasında ve tasavvufun sünnî düşünce ile bağdaşır hale gelmesinde etkin bir şahsiyet olmuştur.
Gazzâlî, bütün ilimlere tasavvufî arka plan oluşturmaya çalışmakta bir diğer deyişle tasavvufu bütün ilimlerin ahlâkî ve derûnî boyutu olarak görmektedir.
O zaten mektuplarında dinin üç yönüne özellikle vurgu yapar: inanç, ibadet ve zühd. Aslında bu anlayış, İslâm coğrafyasında özellikle Sünnî sûfî kesiminin geleneksel yaklaşımıdır.
İbnü’l-Arabî’ye göre Allah’ın zatı veya “zat makamında Allah” kesinlikle bilinemez. Bu sebeple O’nu bilmemiz hatta bilmeyi düşünmemiz şer’an yasaklanmıştır. Allah ancak ulûhiyet makamında yani isim ve sıfat nispet edildiği makamda bilinebilir.
Yaratma konusunda İbnü’l-Arabî nevi şahsına münhasır bir çizgi ortaya koyar. Kelâmcıların özenle üzerinde durdukları yaratmanın “yoktan var etme” şeklindeki anlayışlarını İbnü’l-Arabî kabul etmez. “Bizim varlığımız yokluktan değildir” ifadesinde olduğu gibi ne yoktan var etmeyi ne de bunun aksi olan var olanın yok edilmesi durumunu kabul eder. Ona göre her şey bir halden diğer hale intikal eder, ne yoktan var olur ne de varken tamamen yok olur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sufi İtikadı
Alt başlık:
Tasavvuf Serisi 2
Baskı tarihi:
1 Aralık 2016
Sayfa sayısı:
206
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051592640
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nizamiye Akademi
Sûfîler, hem inançlarını topluma anlatmak hem ana çizgi dışındakilerden kendilerini ayrıştırmak hem de kendilerine yapılan eleştirilere cevap vermek için kitaplar yazmaya 
başlamışlardır.  Hatta  bu  kitaplar  içerisinde  doğrudan  Sûfîlerin  inançlarını  savunan müstakil eserler bile olmuştur. Genel anlamda eser yazanlar ise, kitaplarının başına mutlaka inanç konularını ihtiva eden bölümler koymaya özen göstermişlerdir. Prof. Dr. Cağfer Karadaş’ın kaleme aldığı bu çalışmada, tarihi süreç içerisinde sûfî düşüncenin geçirdiği  safhalar,  Sûfî  düşüncenin  ortaya  çıkışı  ortaya  konmuştur.  Kendi  zamanını temsil eden sûfiler seçilerek itikadî görüşleri açıklanmaya çalışılmıştır.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Şeyma Aydın

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0