Osmanlı Tasavvuf Şiirinin Poetikası

Sufi ve Şiir

Mahmud Erol Kılıç

Quotes

See All
Osmanlı Döneminde Şair: Hayatın Bir Şâhidi, Cemiyetin Timsali
... tasavvufî dünya görüşüne göre ”ilim irtibat kurmak demektir". Aynıymış gibi duran nesneler arasındaki alâkayı bulabilmektir. Arka plânında tasavvufî dünya görüşünün yattığı Osmanlı şiirinin sosyal bünye içerisindeki tesirler ağını çok güzel keşfetmiş olan Yahya Kemal'in izahı gözümüzün önünde sanki bir tablo gibi belirir. Der ki; “Şair
Sayfa 136 - İnsan, 11. BaskıKitabı okudu
Emir Devletşâh'ın Tezkire'sinden
"Bütün şâirler şiir söylemek hususunda söz meclisinde [elest bezmi] bir kadehten sarhoş oldular. Lakin bazılarının şarabına sâkinin nazarının tesiri de karışmıştır. Mâ'nâ âleminin dili ile konuşan bu şâirlerin ağızları, şiir söyledikleri zaman, sûret âlemine karşı kapalıdırlar. Bunlar hakikat denizine ağ atmış olgunluk deryâsı dalgıçlarıdır. Sen bunları öteki zümre ile bir tutma. Zira bunların şiirlerinde şâirlikten başka senin anlamadığın bir şey daha vardır".
Sayfa 31 - İnsan, 11. BaskıKitabı okudu
Reklam
İbnülemin Mahmud Kemal’in söylediği ”Şâir olmak için âşık almak îcâb ettiğini anladım” sözünü hem ilâhî ve hem de beşerî aşkı da kapsayan bir şekilde anlamamız mümkündür. İbn Arabî'nin aşk aşktır, hakikati aynıdır sadece objesi değişir sözleri Câmi”nin şu şiirinde tekrarlanır: Dünyevî de olsa aşktan yüz çevirme Çünkü Hakk’a yükselmene hizmet edebilir Elif bâyı iyice öğrenmeden Kur’an’ın sahîfelerini nasıl anlayabilirsin? Eğer adımların aşk yollarının yabancısıysa Git aşkı öğren de gel Gene de uyanık ol! Sûret geciktirmesin seni Bütün hızınla köprüyü geçmeğe çalış”
Sayfa 99 - İnsan, 11. BaskıKitabı okudu
Osmanlı şâirleri üzerindeki büyük süfî pirlerin tesirleri konusunda İbn Arabî’nin tesirinin tamamıyla fikrî yönden, Mevlânâ'nın tesirinin esasta fikrî yönden olmakla beraber kısmen de şekli yönden fakat Yunus’un tesirinin hem fikrî hem de şekli yönden olduğunu söyleyebiliriz. Hiç şüphesiz Osmanlı şâirini tesiri altına alan mutasavvıf üstadlar sadece bu üç şahsiyet ile sınırlı değildir ama en başta gelenlerinin bu üçü olduğu bir ortak kabuldür.
Sayfa 83 - İnsan, 11. BaskıKitabı okudu
Osmanlı şairleri üzerinde önemli tesirleri olmuş bir diğer sufi şahsiyet ise hiç şüphesi “hâtem-i lisan-i Türk” olarak kabul edilen Yunus Emre’dir. (İsmail Hakkı Bursevî bu lakabı Yunus Emre için, Tuhfe-i Aliye isimli eserinin 202. Sayfasında kullanmıştır. )
Reklam
100 öğeden 11 ile 20 arasındakiler gösteriliyor.