Adı:
Suikast Bürosu
Baskı tarihi:
Haziran 2015
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750725098
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Assasination Bureau Ltd.
Çeviri:
Ahmet Bora Pekiner
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Suikast Bürosu
Cinayet Şirketi
Suikast Bürosu
Cinayet Şirketi
Suikast Bürosu
Cinayet Şirketi
New York Times kitap ekinde, "Bu kitap büyük bir keyifle okunmasının yanı sıra yıllardır yazılmış en büyük gerilim romanıdır," diye tanıtılan Suikast Bürosu, 20. yüzyılın en önemli yazarlarından Jack London'ın siyaset dünyasına göndermeler yaptığı ironik bir yapıtıdır. 

"London'ın romanı tamamlamadan bırakmasının nedeni, belki de anlatısının ABD imparatorluğunun yöntemleriyle suç ortaklığı içinde olmasından dolayı gittikçe içine saplandığı duygusal ikilemden kaynaklanır.

Robert L. Fish'in 1963'te tamamladığı macera romanı Suikast Bürosu, London'ın ölümünden sonra yayımlanan elyazmalarından biriydi. Kitabın Kennedy suikastının yaşandığı yıl ortaya çıkması, işlenen temayla ulusal güvenlik adına gizli faaliyetlerde bulunan ve seçimle belirlenmemiş yetkililerden oluşan gölge bir hükümetin varlığı birleşince ortaya atılan birçok komplo teorisine tuhaf bir inanılırlık havası katmıştı.

Eğer London, on beş yıl daha yaşamış olsaydı, dayanamaz ve 22 Kasım 1963'te Teksas'ın Dallas kentinde gerçekleşen ve hakkında halen komplo teorileri üretilen bu suikastla ilgili muhakkak bir şeyler yazardı."
(Tanıtım Bülteninden)
224 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Rutin bir d&r alışverişi için mağazaya giriyorum. Tam karşımda bir stand. Üzerindeki "Can Yayınları kitap kampanyası - 7TL" yazısı çarpıyor gözüme. Bir sevinç, bir mutluluk ki sormayın gitsin. (Gözüm dönüyor tabi :D) Tahsin Yücel, Jack London, Mathias Énard ve daha nice yazarların güzide eserleriyle dolu masa. İşte "Suikast Bürosu" da bu eserlerden biri.

"Suikast Bürosu", Jack London'ın 11 Mart 1910'da aldığı 14 öykü taslağından biri. Eseri yazmaya başlıyor ancak mantıklı bir son bulamadığı gerekçesiyle yarım bırakıyor. Ve eseri 1963'te Robert Fish tamamlıyor. Yani "Suikast Bürosu" ortak bir çalışmanın ürünü.

Gelelim konuya. Ivan Dragomiloff, Suikast Bürosu adlı bir örgütün kurucusudur. Örgütün faaliyetleri ise; yasaların serbest bıraktığı ve halka canavarca davranan siyasetçi, polis, yargıç ve daha nicelerine gereken dersi vermektir. Hem de kanlı bir ders. Ancak Büro'nun etikleri ve kuralları vardır. İnfazın, toplumsal açıdan haklı görülmesi durumunda gerçekleşmesi en önemli kurallarıdır. İnfaz toplumsal açıdan yararlı bulunmazsa gerçekleşmez ve ödenen ücretin yüzde onu iade edilir. Yani, gizlilikle faaliyet gösteren ve ahlaki kurallara uygun bir örgüttür Suikast Bürosu. Örgüte üye olan ve cinayetleri işleyenler toplumun aydın kesiminden insanlardır. İnfaz kararı bir kez verilince geri dönüş yoktur. (Bunun gibi birçok kural daha var tabi ki...)
Ve bir gün Winter Hall adlı bir adam çıkagelir. Belirli bir ücret karşılığında birini öldürmek için anlaşma yapmak üzere Ivan ile konuşmaya başlar. Ancak bu kez öldürülecek olan kişi her şeyin anahtarı olacaktır.

Daha fazlası ipucuna, kitapla ilgili geniş bilgilere girecektir dostlarım. Bu nedenle burada kesmem gerekiyor konuyu. Okuduklarınız kitabın ilk birkaç sayfasından yapılan çıkarımlar olmakla birlikte kitap hakkında merak uyandıracaktır diye düşünüyorum. Kitap hem dünya düzenini, hem siyasilerin dönem içindeki durumlarını hem de halka karşı yapılanları göz önünde bulundurarak yazılmış.

En başta da bahsettiğim gibi eser Jack London ve Robert Fish ortak ürünü. Kitap sonunda Jack London tarafından yazılan "Kitabın tamamlanması için notlar" ve London'ın eşinin yazdığı "Kitabın sonu için tasarlanan taslak" ile karşılaşıyoruz. Bununla birlikte Jack London'ın hangi sayfanın hangi cümlesinde yazmayı bıraktığını da okuyoruz bir not olarak kitap sonunda. Peki okurken bunu farketmiyor muyuz? Ben London'ın tarzını bilen okuyucuların bu ayrıntıyı gözden kaçırmayacağını düşünüyorum.

Soluksuz okuduğum, beni gerçekten etkileyen ve elimden bırakamadığım bir kitap oldu "Suikast Bürosu". Robert Fish kendi tarzını ortaya koyarak bitirmiş kitabı. Ayrıca, okuma oranının düşük olmasına şaşırdığım bir eserdi. Daha fazlasını hak ettiğini düşünüyorum kitabın. Okuyanlar ne demek istediğimi anlayacaktır. Tavsiyemdir! :)
224 syf.
·9 günde·Beğendi·9/10
Toplumun çıkarları için para karşılığı insanları öldüren bir büro kuruluyor. Bir suikast bürosu.. Suikast bürosunun sizin için birini öldürmesi için birkaç şartı var. Mesela ölmesini istediğiniz kişinin bir suç işlemesi gerekir. Suçsuz insanlara suikast yapılmaz. Suikastçılarımız ise kafayı etik ve felsefeyle bozmuş akıllı-delilerdir. Uzun süredir faliyet gösteren büro, Hall'ın büroya gidip suikast bürosunun şefine kendinin öldürülmesini isteyene ve şefi buna ikna edene kadar gayet iyi işler. Sonraysa işler çıkılmaz bir medcezire sürüklenir.

"Adaletin ortak bir sorumluluk olduğunu tüm dünyanın fark etmesi gerekiyordu."
Dragomiloff'un mektubundan bir kesit.
224 syf.
·4 günde·Beğendi
'Suikast Bürosu' adı üstünde suikast düzenleyen ve daima kesin sonuç elde edilen bir kuruluştur. Yönetici şefi, bir çok şehirde bulunan şubeler kurmuş ve elemanları bizzat kendisi eğitmiş ve testten geçirmiştir. Bu çalışanlar her biri yüksek eğitimli ve felsefe yapmayı seven ve etik düşkünü kişilerdir. Büronun prensibi daima; etik anlayış, doğruluk ve dürüstlüktür. Ayrıca öldürülecek kişi suçu araştırılıp büro tarafından onaylandığı takdirde, bu kişi kim olursa olsun, geri dönüşü yoktur. Kendilerince her cinayeti haklı gösteren, büronun doğruluğunu kanıtlayan düşünceleri vardır. Ta ki düşüncelerini alt üst edecek biri, şefin karşısına çıkana kadar...

Jack London'ın 'Suikast Bürosu' eseri böyle bir büronun varlığı ve tanıtımıyla başlayıp, çok farklı bir kurguyla, sürükleyici ve merak uyandırıcı bir anlatımla devam ediyor.
Dönemin en büyük gerilim romanı olarak tasvir edilen eseri maalesef Jack London yarım bırakmış. Yazarın kitabı tamamlamak için aldığı notlardan ve eşinin sonu için hazırladığı taslaktan yararlanarak; 1963 yılında Robert L. Fish 'Suikast Bürosu' nu tamamlamış.
Konu çok ilginç ve yaratıcı fakat büyük ölçüde yazar değişikliğinden kaynaklı, sonlara yaklaştıkça yetersizlik hissettiriyor. Devamı yazılmasa olduğu gibi, gizemli kalsa belki daha etkileyici olabilirdi.
200 syf.
·2 günde
Jack London'un okuduğum dördüncü kitabı. Öyle gözüküyor ki en çok okuduğum yazar olacak.
Yazar bu kitabında da muhteşem bir kurgu ortaya koymuş. Çok fazla spoiler vermeden en azından kitaba dair fikir vermesi açısından kısaca bir şeyler anlatabilirim herhalde. Kitabın ismi de zaten yeterince spoiler içeriyor. Ivan Dragomiloff adlı bir adamın kurduğu Süikast Bürosu'ndan bahsediyoruz. Bu büronun elemanları sıra dışı katillerden oluşuyor. Kimisi bilim adamı, kimisi felsefeci, kimisi sosyolog... Hemen her şehirde görev yapıyor bu adamlar. Her birine ayrıca filozof diyebileceğimiz bu adamların ortak özellikleri ise hepsinin etik, ahlak düşkünü olması. Yaptıkları işler kesinlikle ahlaka uygun olmalı. Kendi etik anlayışları ile asla çelişmemeliler.
Örneğin bir insanın öldürülmesi için büroya başvurulmuşsa, yok edilecek bireyin kesinlikle topluma zarar vermiş, ölmeyi hak eden birisi olması gerekiyor. Bu kişi bir bürokrat, başkan, ya da zengin bir şirket patronu olsun hiç fark etmez. Büro bu başvuruyu inceliyor ve gerçekten o adamın öldürülmesi gerektiği kanısına varırsa belli bir ücret karşılığında ve belli bir zaman içinde(bir yıl) o kişiyi öldürüyor. Eğer zaman dolduğunda başarısız olurlarsa alınan paranın daha fazlasını o müşteriye geri ödeyeceklerini söylüyorlar. Ama daha önce başarısız oldukları hiçbir operasyon yok. Ta ki Süikast Bürosu'na, onların ahlak anlayışlarını sarsan, muhteşem tartışmalara konu olacak bir ölüm isteği gelene kadar. Acaba katillik kariyerlerinin bu en önemli dönemecini de geçebilecekler mi?

Özellikle filozofların kendi aralarındaki etik tartışmaları benim için kitabın en güzel kısımlarıydı diyebilirim. Yazar adeta kendi kendine satranç oynayıp kendini mat etmeye çalışıyor. Böyle kitapların hastasıyızzz.
190 syf.
·9/10
''The Assassination Bureau'' Jack London'ın 1904 senesinde yazdığı bu gerilim-macera romanının orjinal ismi böyledir. Bunu dilimize çevirdiğimizde en yakın başlık 'Suikast Bürosu' oluyor. Fakat ülkemizde muhtelif yayinevleri bu roman için 'Cinayet Şirketi' başlığını kulanmak istemişler, sadece Can Yayınları, 'Suikast Bürosu' başlığını kullanmış.
Ben 'naçizane' profesyonel bir edebiyat eleştirmeni değilim, kendimce bu romanı 'kara roman' denilen kategoriye koymak istiyorum. Hikaye içerisinde yığınla cinayet sahnelerine tanık olmamıza rağmen diğer taraftan son derece başarılı sosyolojik analizler okuyoruz, sonra hikâyedeki katilleri çok seveceğinize de garanti veriyorum. Oldukça kapsamlı bu romanın yazarı da Jack London; daha ne olsun.
Keyifli okumalar...
190 syf.
·3 günde·9/10
Jack London'ın bitiremediği ancak notlarından yola çıkarak Robert Fish tarafından tamamlanan alegorik eseri.
Suikast Bürosu şeklinde de çevrilmiştir bazı yayınevleri tarafından, ki doğrusu da odur aslında.

Etik kurallar üzerine kurulmuş olan cinayet şirketi, toplumsal fayda sağlayacak suikastler düzenlemektedir. Şirketin en temel ilkesi budur.
Bir gün şirkete Winter Hall adında biri gelir.
Yine etik kurallar çerçevesinde şirket şefini ikna ederek, şirket şefine suikast düzenlemesi konusunda şirket şefiyle anlaşır.
Kitabın ilerleyişi ve macera bu noktadan itibaren başlar. Felsefecilerden, sosyologlardan, profesörlerden oluşan şirket elemanları(suikastçılar) sık sık felsefi ve etik tartışmalar içine de girer bu kovalamaca esnasında.

London'ın akıcı dili sayesinde kolaylıkla okunuyor.
Ağır bir kitabın yanında nefes almak adına okunacak ikinci bir kitap da olabilir. Bir şekilde okunmalı.
Kitabın güzel bir filmi de yapılabilir, Quentin Tarantino'ya uygun.
224 syf.
·6/10
Jack London 1910 yılında 14 hikaye taslağı alır, bunlar arasında suikast bürosunu romanlaştırmaya karar verir. Romanı yazdıktan sonra, mantıklı bir son bulamadığı gerekçesiyle yarım bırakır. Kitabı tamamlayan isim ise Robert Fish’dir.
Güzel ve akıcı bir polisiye gerilim romanı.
224 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10
Jack LONDON, macera kitabı okurken genel kültür anlamında bu kadar bilgi katan başka yazar var mıdır bilmiyorum. Ademden Önce kitabı dışında beni benden alan bir başka eseri. Okuyun keyif alacaksınız :))
190 syf.
·3 günde·8/10
Tak tak tak! Hayır, hayır Cinayet Şirketi silah kullanmaz! Gürültü yapmak filozof delikanlılarımızı tehlikeye sokar. Evet, evet onlar birer filozoflardır. Hem de ne esaslı filozoflar! Bir adam mı temizlenecek? Öyle parayla pulla olmaz bu işler. Adamı soruştururlar ve adam toplum adına yararlı mı yoksa zararlı bir kişi mi diye bilgi edinirler. Yararlı bir kişiyse reddedilir. Zararlı ise prosedür bellidir. Başarısız cinayet girişimi olmaz. Tak tak tak değil zehirle vs. iş hallolur. Anarşist misiniz? Eyleminiz ses mi getirsin istiyorsunuz? O zaman silahlıysa eylem fiyatı yükselir tabi. Feylesof cellatlarımız kendini öyle riske atmaz.

Jack nasıl bir kurgu, Jack! Cellatlarımızı nasıl da şirin göstermiş öyle. Tanısanız seversiniz. Katı ahlakçı ve dürüstler en önemlisi. Tolstoyculuk, Kropotkincilik gibi akımları tartışır Turgenyev, Gonçarov okurlar. Ne de kültürlü cellatlar böyle. Değişik bir tat barındırıyor Cinayet Şirketi. Neden mi 8 verdim? Ah, keşke Martin Eden'i en son okusaydım.
190 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Ünlü yazar Jack London'ın fazla bilinmeyen güzel romanlarından Cinayet Şirketi güzel bir kurgu ve eleştiriye sahip. Yazarın alışık olmadığımız bir tarzda yazdığı kitap korkutucu bir isme sahip olsa da keyifli aslında. Dışarıda dolanırken uygun bir fiyata edindiğim kitap beni memnun etti. Ucuza alınan şeylerden fayda sağlamak güzel gerçekten. İktisadı bırakıp kitaba geçelim. Okunması son derece rahat ve sade bir dile sahip eser. Cümleler orta uzunlukta ve detayı yeterli. Başka baskılarda Suikast Bürosu olarak geçiyor. Çevirisi iyiydi benimkinin bu da önemli. Sıkmayan, zevk veren ve sürükleyici olduğunu söyleyebilirim. Konusu oldukça ilginç. Sergey Constantine adıyla bilinen ama esasında Ivan Dragomilov kimliğine sahip Rus asıllı eski bir ajanın sahip olduğu Cinayet Şirketi, uzun zamandır ülkede para karşılığı adam öldürmektedir. Şirketin özelliği cinayetleri ahlak ölçülerine göre inceledikten sonra yapması ve müşterilere 1 yıllık garanti sunmasıdır. Dragomilov'un kızı Grunya'nın sevgilisi olan Winter Hall adında bir müşteri bir gün şirkete gelir. Kızın babası olduğunu sonradan öğrenecek olan bu arkadaş şirketi bitirmek için ilginç bir teklif yapar. Para karşılığında şirketin sahibi Dragomilov'un ölmesini ister ve bu kabul edilir. Şirketin başına geçici olarak kendisi geçer ve katilleri patronun üzerine salar. Kiralık katiller oldukça işini bilen, profesyonel, tahsil sahibi ve ahlaklı kişilerdir. Parayla cinayet organize eden bir grup var ve bunu ahlak sınırları içinde yapıyor. Şirket şefini öldürmek hiç kolay değildir, kendisi oldukça zeki ve tecrübelidir. Genel olarak okuduğumuz şefin katillerden kaçışı ve şirketin onu öldürme çabaları. Bunlar esnasında birçok felsefik eleştiri karşımıza çıkıyor. Kötü işler yapan kişiler gerçekten öldürülerek mi cezalandırılmalı, devletin adaleti sağlayamadığı yerde devreye şirketler girebilir mi, öldürmek ne kadar ahlaki gibi. Kitap hepimizin kötü olarak nitelendirdiği şeyler üzerinde bizi düşünmeye itiyor. Pek tarzı olmasa da Jack London polisiyeyi iyi kotarmış görünüyor. Değişik öldürme tekniklerinden bahseden eser Şibumi'yi akla getirebilir. Zaten kaliteli bir yazar olan London güzel bir eser ortaya çıkarmış, önceleri yarım bıraktığını duydum ama iyi ki tamamlamış dediğim bir kitaptı. Cinayet romanlarına farklı bir tarzda bakmak adına okunacak güzel bir eser. Olaylar ABD'de geçmekte, oranın adaleti iyi ama şöyle bir şirket bizim ülkede olsa fena olmazmış. Mevcut olan çeteler ahlaksız hareket ediyor, nezih bir cinayet şirketi istiyoruz.
224 syf.
·8/10
Topluma karşı suç işleyen aristokratları ve bürokratları sipariş üzerine öldüren ve ardında hiçbir delil bırakmayan bir yapılanmayı ele alır. Bu yapılanmanın temelini oluşturan etik kavramının, yine bu yapılanmayı yıkıma sürüklemesi ise etik kavramının içinde barındırdığı ironiyi bizlere sunar.
190 syf.
·Puan vermedi
Zekice kurgulanmış bir roman. Elinize alınca bitirmeden bırakmayacağınız bir akıcılığa sahip.

Beni bu kitabı okumaya teşvik eden şeylerden biri de Jack London'ın ömrünün kitabı bitirmeye yetmemiş olması oldu. Kitabın son kısmını yazarın notlarından hareketle Robert L. Fish yazmış.

Bize bu güzel kitabı armağan ettikleri için ikisine de teşekkür ederim. Okumanızı tavsiye ederim :)
"İnsanı umutlandırmıyor mu? Bir düşünün! Geleceğin bize ait olduğunun kanıtı bu"
Jack London
Sayfa 130 - Can yayınları
...bir toplumun tüm bireylerinin kurtuluşa ulaşmak için hep beraber mücadele edecekleri zaman geldiğinde, işte o zaman toplumsal bir evrim söz konusu olabilirdi.
Jack London
Sayfa 57 - Can Sanat Yayınları
Hepimizin içinde hayatı korumak adına dövüşme içgüdüsü vardır. Fakat aynı zamanda her birimizin yüreğinde, haklılığını kanıtlayabilmek için bir sürü bahaneye başvuran ölüm arzusu da yatar.
Jack London
Sayfa 171 - Can Sanat Yayınları
Söyle bana, ne olursun söyle, sen de mi bu fantezinin, hastalığa tutulmuş bu beynin yarattığı bir hayaletsin?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Suikast Bürosu
Baskı tarihi:
Haziran 2015
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750725098
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Assasination Bureau Ltd.
Çeviri:
Ahmet Bora Pekiner
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Suikast Bürosu
Cinayet Şirketi
Suikast Bürosu
Cinayet Şirketi
Suikast Bürosu
Cinayet Şirketi
New York Times kitap ekinde, "Bu kitap büyük bir keyifle okunmasının yanı sıra yıllardır yazılmış en büyük gerilim romanıdır," diye tanıtılan Suikast Bürosu, 20. yüzyılın en önemli yazarlarından Jack London'ın siyaset dünyasına göndermeler yaptığı ironik bir yapıtıdır. 

"London'ın romanı tamamlamadan bırakmasının nedeni, belki de anlatısının ABD imparatorluğunun yöntemleriyle suç ortaklığı içinde olmasından dolayı gittikçe içine saplandığı duygusal ikilemden kaynaklanır.

Robert L. Fish'in 1963'te tamamladığı macera romanı Suikast Bürosu, London'ın ölümünden sonra yayımlanan elyazmalarından biriydi. Kitabın Kennedy suikastının yaşandığı yıl ortaya çıkması, işlenen temayla ulusal güvenlik adına gizli faaliyetlerde bulunan ve seçimle belirlenmemiş yetkililerden oluşan gölge bir hükümetin varlığı birleşince ortaya atılan birçok komplo teorisine tuhaf bir inanılırlık havası katmıştı.

Eğer London, on beş yıl daha yaşamış olsaydı, dayanamaz ve 22 Kasım 1963'te Teksas'ın Dallas kentinde gerçekleşen ve hakkında halen komplo teorileri üretilen bu suikastla ilgili muhakkak bir şeyler yazardı."
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 296 okur

  • Ceren Çiçek
  • aydan atlayan kedi
  • Rumeysa Atmaca
  • Şevval Altuncu
  • Ene'l Haq
  • sude
  • Tenar Tenar
  • Sercan
  • Muhammed Bayram
  • seda

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%8.1
14-17 Yaş
%2.7
18-24 Yaş
%24.3
25-34 Yaş
%32.4
35-44 Yaş
%27
45-54 Yaş
%5.4
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%37.7
Erkek
%60.7

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%9.5 (11)
9
%14.7 (17)
8
%12.9 (15)
7
%6 (7)
6
%3.4 (4)
5
%0
4
%0
3
%1.7 (2)
2
%0.9 (1)
1
%0.9 (1)