Sükut-i Harf İlahi Bir Mecazdır Aşk

7,0/10  (2 Oy) · 
2 okunma  · 
1 beğeni  · 
39 gösterim
Üç harftir Fazlullah, Nesîmî ve Lazarus bu romanda, Âdem’in üç harfine denk düşen... Ta ki harf sükût edene, kalü belâ’da başladıkları noktaya dönene kadar: “Bu daire üzerinde hareket edersen her zaman başladığın noktaya dönersin. Başladığın nokta, arayışın sonundaki hakikattir. Keramet baştadır. Pervane olanın başı döner ki başa dönsün. Bu sebeple hiç yoktan kanat çırpsın. Dönerken kanat çırpar pervane. Hakikati kanat çırpmak zanneder. Aslolan ışığa gark olmaktır. Sonrasında ışığa konar ve de yanar kül olur. Küllerinden yeniden doğar Zümrüd-i Anka gibi. İşte doğmak, başladığın noktaya dönmektir.
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2015
  • Sayfa Sayısı:
    216
  • ISBN:
    9786055147136
  • Yayınevi:
    Kapı Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 2 Alıntı

Ben erimedimki
"Minarenin şerefesinden haykırmak değildir marifet. Minare bu vücûd, şerefe ağız. Minare, mim'in narıdır. Mim'den seda verseydi, hakkıyle " Allah-u Ekber," diye çağırsaydı, nardan erimesi icap ederdi Minarenin,"

Sükut-i Harf, Hüseyin Albayrak (Sayfa 141 - DHARMA)Sükut-i Harf, Hüseyin Albayrak (Sayfa 141 - DHARMA)

Yıldız Tozu
Fazl saygıyla hocasının elini öptü. Tam kapıdan çıkıp gidiyordu ki, hocasının sesini duydu. Yüzündeki naif ve çocuksu tebessüm hemen dikkatini çekmişti Fazl'ın.
"Evlat gitmeden sana bir bedduada bulunacağım. Bilirsin ben senin manevi baban yerindeyim ve babaların ettiği beddua da çoğunlukla da tutar."
Fazl şaşkınlık içerisinde bir yandan bu sözlerin nereye varacağını kestirmeye çalışıyor, bir yandan da hocasının beddua edeceğim derken neden gülümsediğini merak ediyordu.
"Bedduam o ki, sükût-u aşka uğrayasın," dedi hocası. Fazl kapıda öylece kalakalmıştı. Hayatında duyduğu en güzel beddua buydu.

Sükut-i Harf, Hüseyin Albayrak (Sayfa 15 - DHARMA)Sükut-i Harf, Hüseyin Albayrak (Sayfa 15 - DHARMA)