Sultan Abdülhamid'in Hatıra Defteri (Son Osmanlı Padişahımız)

·
Okunma
·
Beğeni
·
754
Gösterim
Adı:
Sultan Abdülhamid'in Hatıra Defteri
Alt başlık:
Son Osmanlı Padişahımız
Baskı tarihi:
Şubat 2010
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944212755
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Truva Yayınları
Baskılar:
Sultan Abdülhamid'in Hatıra Defteri
Abdülhamid
... Dün yaptığım bu yorum, bugün beni biraz düşündürdü. Şimdiye kadar sigara dumanları arasında düşünceyle geçen günlerimin bazı hatıralarını yazmaktaki ihmalime neredeyse pişman oldum ve üzüldüm. Uzun bir hayat ve uzun bir hükümdarlık çağı geçirdim. Hatıralarım, yalnız benim değil, biraz tarihin ve özellikle tarihindir...

... Ah!.. Beni edebiyata düşman sanır ve böyle gösterirlerdi. Hayır!.. Ben edebiyatın değil, edepsizliğin, edebiyatçıların değil, edepsizlerin düşmanı idim...

... Ben, sayıp döktüğüm bu küçük hizmetlerimle iftihar etmeye de kendimde hak bulmuyorum; çünkü hepsi vazifemdi. Bugün üzgün ve pişman olarak görüyorum ve yaşarsam ileride kendi kalemimle enine boyuna itiraf edeceğim ki, benim de birçok kusurlarım vardır...

... Ben, hangi şartlar içinde ve nasıl bir zamanda padişah oldum?.. Bunu hatırlatmak isterim!..
(Tanıtım Bülteninden)
Yazar bu kitabında,Abdülhamid ki ,belki de Osmanlı padişahları içinde en çok tartışma konusu olan padişahlardan biri.
Onun tuttuğu hatıra defterinden notlardan bahsederken,ayrıca bu belgelere nasıl ulaştığını anlatıyor...
Kızıl Sultan mı ?
Ulu Hakan mı !
Sorumluluk makamında bulunan şahsın hatıra notları..
Bir dönemi bir nebzede olsun aydınlatacak bu kitabı tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
Kitap, kendisi de bir İttihatçı olan Süleyman Nazif’in İttihatçılara öfke ile kaleme aldığı II. Abdulhamid’in asılsız hatıra defterine dayanmaktadır.
Hatırat, 1919'da 2. Abdülhamit'in ölümünden hemen sonra haftalık Utarit dergisinde yayınlanır ve asılsız olduğunun anlaşılması üzerine vaat edilenden çok önce kesilir.
Utarit'te yayımlanan kısım üç yıl sonra 1922'de “Hâtırât-ı Abdülhamit Han-ı Sâni” başlığı altında basılır.
Kitap yeni harflerle ilk defa 1946'da İsmet Bozdağ'ın sahibi olduğu Bozdağ Kitapevi tarafından Bursa'da yayınlanır.
Daha sonra 1960'ta tarihçi ve gazeteci Sabahattin Selek tarafından Selek Yayınevi'nde, 1964'te de Osman Yüksel Serdengeçti tarafından “Abdülhamit Anlatıyor” adıyla basılır.
İsmet Bozdağ tarafından Abdülhamit hatıratının tam metni Almanya'daki Leibzig kentinde bulunduğu ilan edilir ve Tercüman'da yazı dizisi yapılarak yine gazetenin yayınevi olan Kervan Yayınları etiketiyle 1975 yılında bir kez daha piyasaya çıkar.
İsmet Bozdağ, hatıratı bulma serüvenini ilgili kitaplarda anlatır ama onlarca tartışma ve söyleşi teklifini kesinlikle kabul etmez.
Nasıl olsa halk cahil, tarih bilmiyor, okumuyor ya, böylelikle hanedanlık, krallık özentili, demokrasi, insan haklarından korkan siyasetçilere zemin hazırlanmış, üstelik bu yalandan arka arkaya para da kazanılmış, maksat hâsıl olmuştur.
Olmayan hatırat, siyaset kürsülerinde, minberlerde, tekkelerde, tarikatlarda ve tarihini güvenilir tarihçilerin kitaplarından öğrenmek yerine, dizilenlerden, politikacılardan öğrenen kesimlerin ağzındadır artık.
Öyle ki, bu yalanlar çok tutulunca, aynı yalanlardan oluşan bir kitapta “Ulu Hakan Abdulhamid Han” adıyla N. F. Kısakürek çıkardı ve tarihini bilmeyen kesimlerce o da çok tutuldu.
Oysa bayındırlık ve eğitim hizmetleri inkâr edilemez olmasına rağmen II. Abdulhamid, korkuları, vehimleri nedeniyle devletin kurumlarını, yetişmiş aydın ve askerlerini dışlayıp ülkeyi yeteneksiz bir kadro ile yönetmeye kalkmış, döneminde bu günkü Türkiye’nin iki katı kadar toprak kaybedilmiştir.
Kendisine kayıtsız şartsız biat etmeyen okur, yazar, düşünürlere karşı tahammülsüzlük, korku ve düşmanlığından dolayı “İttihatçı” denen beceriksiz hayalperestleri “Hürriyet Kahramanı” mertebesine çıkartan II. Abdulhamid’in kendisidir.
Ve o İttihatçı kafanın iktidarında, 600 yıllık imparatorluğu, yüzbinlerce insanımızı ve kendilerini, emperyalistlerin sözüne güvenerek, kaybedileceği daha baştan belli olan bir kumar masasına sürmeleri ve kaybetmelerinde II. Abdulhamid’in sorumluluğu inkâr edilemez.
Anayasayı geçersiz sayması, meclisi kapatması ve kendi parasını, imparatoru olduğu devletin bankaları yerine, Avrupa bankalarına yatırması bile II. Abdulhamid’in hain olmasa bile “Ulu Hakan” olmadığının delilidir aslında.
Gerçek tarihi bilmek şartıyla, vaktiniz de varsa, gerçeklerin nasıl ahlaksızca ters yüz edilebildiğini öğrenmek ve sahtekârları tanımak için bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.
Neyi, ne kadar biliyoruz acaba ? Farklı kaynakları okumadan araştırmadan öğrenmenin imkanı yok. Kulaktan duyduklarımızda bir kanıya varmak kanımca sakıncalı. 2. Abdülhamit' de bunlardan biri; Kızıl Sultan&Ulu Hakan?
Okuyun belki sizin cevabınıza katlı sağlar. Sevgilerimle.
dün­ya da hiçbir ihtilalci görülmemiştir ki, yıkmakta gösterdiği başarıyı, yapmakta da gösterebilmiş olsun.
Bir şey daha ortaya çıktı ki : DÜNYADA YALNIZIZ. Düşman vardır, fakat dost yoktur! Salip, her zaman müttefik bulabilmekte, fakat Hilâl, her zaman yalnız kalmaktadır
"Mademki millet, kendi mukadderatını bir de kendisi idare etmek tecrübesinde bulunmak istiyor, milletin istediği olsun" dedim. Ve eldeki layihalar arasında Mithat Paşanınkini küçük bir düzeltme ile onaylayarak bilinen hatt-ı hümayun'u çıkarttım.
İsmet Bozdağ
Sayfa 22 - Kervan yayınları, 1975 yılı baskısı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sultan Abdülhamid'in Hatıra Defteri
Alt başlık:
Son Osmanlı Padişahımız
Baskı tarihi:
Şubat 2010
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944212755
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Truva Yayınları
Baskılar:
Sultan Abdülhamid'in Hatıra Defteri
Abdülhamid
... Dün yaptığım bu yorum, bugün beni biraz düşündürdü. Şimdiye kadar sigara dumanları arasında düşünceyle geçen günlerimin bazı hatıralarını yazmaktaki ihmalime neredeyse pişman oldum ve üzüldüm. Uzun bir hayat ve uzun bir hükümdarlık çağı geçirdim. Hatıralarım, yalnız benim değil, biraz tarihin ve özellikle tarihindir...

... Ah!.. Beni edebiyata düşman sanır ve böyle gösterirlerdi. Hayır!.. Ben edebiyatın değil, edepsizliğin, edebiyatçıların değil, edepsizlerin düşmanı idim...

... Ben, sayıp döktüğüm bu küçük hizmetlerimle iftihar etmeye de kendimde hak bulmuyorum; çünkü hepsi vazifemdi. Bugün üzgün ve pişman olarak görüyorum ve yaşarsam ileride kendi kalemimle enine boyuna itiraf edeceğim ki, benim de birçok kusurlarım vardır...

... Ben, hangi şartlar içinde ve nasıl bir zamanda padişah oldum?.. Bunu hatırlatmak isterim!..
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 26 okur

  • Tunahan BAL
  • Çakya- Muni
  • Zehra çelik
  • Yusuf İslam
  • Seda
  • Barış AKDEMİR
  • IRMAKK70
  • Halil Korkmaz
  • sevda akkurt
  • Ekrem Özkara

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%25 (2)
8
%12.5 (1)
7
%37.5 (3)
6
%12.5 (1)
5
%0
4
%12.5 (1)
3
%0
2
%0
1
%0