Sultan II. Abdülhamid Han (Bir Mazlum Padişah)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1582
Gösterim
Adı:
Sultan II. Abdülhamid Han
Alt başlık:
Bir Mazlum Padişah
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
656
Format:
Karton kapak
ISBN:
9755800318
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sebil Yayınevi
Baskılar:
Sultan II. Abdülhamid Han
Sultan II. Abdülhamid Han
Tarihte az çok uğraşanlar çok iyi takdir ederler ki, bu ülkede iki şahıs hakkıda gerçekleri söylemek, tasavvurun fevkinde bir derecede güçtür.

Sultan II.Abdülhamid ve M. Kemal Paşa’dır. Zira her ikisi hakkında da yazılmış olanların kaahir ekseriyeti yalandır. Bu yalanlar, bunlardan birincisinin aleyhinde, ikincisinin ise, lehinde vaki olmuştur. Sultan II. Abdülhamid hakkında gerçeği söylemek için kaanuni bir mani yoksa da, yalanların kesafeti sebebiyle fiili gerçeklerin tam manasıyla ortaya konulması, imkansıza yakın bir derecede güçtür. Bununla beraber uzun bir çalışmanın mahsulü olan bu eserde, merhum hakkındaki yalan ve yanlışlarla gerçeklerin çarpıtılmasına aid belli başlı iftiraları cevaplandırmaya çalıştığımız görülecektir.
656 syf.
·Puan vermedi
'Sultan Abdülhamid'i anlamak herşeyi anlamak olacaktır' diyen Üstad Necip Fazıl ne kadar isabetli söylemiş... Ah koca padişah ah.. Kızıl Sultan deyip de bu milleti sana düşman edenler tarihin affetmeyeceğini hesaba katmadı.. Bu kitap bana sadece Hamid Han'ın hayatını değil aynı zamanda siyonizm vb batılın askerlerini de tanıttı.. Tarihimizi bilmek adına herkesin okuması gereken okunduğunda günümüzde cereyan eden olaylara bakış açımızı değiştirecek çok kapsamlı bir eser..
1800’de Malta’yı, 1878’de ise Kıbrıs’ı ele geçirmiş İngiltere, Akdeniz’e yerleşmiş oluyordu. Esâsen 1850'lerde Hindistan’ı ele geçirmiş olan İngilizler, Hindistan yolunun emniyeti için Mısır ve Süveyş’i ele geçirmeyi artık zarûrî addediyordu. Bunun zeminini hazırlamak üzere Hidiv İsmail Paşa ’yı aşın derecede borçlandırdılar. Bunun karşılığında Hidiv’den bir çok imtiyaz kopardılar ve pek çok ingilizi “iş adamı” sıfatı ile Mısır’a yerleştirdiler. Aslında bunların çoğu istihbaratçı idi.
Bu sebeple halkla temas imkanı bulan askerler, İttihad Terakki idaresinin gerçek yüzünü görmek imkanını elde ettiler. Albay Hüsameddin Ertürk bu duruma parmak basarak:
"...Başlarındaki subaylar, Beyoğlu alemlerine dalınca etrafa dağılan halkla temas eden ve ittihatçıların zulümlerini öğrenen bu askerler, bu sûretle korumaya nemur oldukları kimselerin aleyhine dönmüşlerdi."
Herhangi bir devri veya tarihî şahsiyeti doğru olarak değerlendirmenin ilk şartı, o zamanda mevcud imkân ve icapları lâyıkıyla dikkate almaktır. Lâkin devirleri, köklü bir içtimâî değişikliğin evveline denk gelenler, ölçüsüz bir sûrette tenkid edilmekten kurtulamazlar. Tarih boyunca bütün inkılâb ve ihtilâlci kadrolar, devirdikleri idâre ve onun kadrolarını kötülem ek mecburiyetinde kalmışlardır. Bu tavrı, kendilerini geniş halk kitlelerine haklı telâkkî ettirerek kabul ettirmenin
vazgeçilmez bir şartı saymışlardır.
Batılı Devletlerde Sanayî İnkılâbı’ndan sonra uyanan emperyalist iştihaların ilk hedeflerinden biri zengin Nil Deltası'nı ihtiva eden Mısır olmuştur. Bu hususta ilk hamle Fransızlar’dan gelmiş ve meşhur Napolyon Bonapart, 2 Temmuz 1798’de İskenderiyye’ye asker çıkarmış, sonra da bu işgali Suriye bölgesine teşmil etmeye kalkmıştı. Fakat Akka Kalesi Kumandanı Cezzar Ahmed Paşa'dan yediği tokat neticesinde güçlükle Kahire'ye ric’at etmiş ve tebdil-i kıyafet (kadın kıyafeti giyerek) bir tüccar gemisi ile kaçıp Fransa'ya dönebilmişti.
(22 Ağustos 1799)
II. Jön Türk Kongresi kararları
"Türkiye'de icra-i faaliyet eden furük-ı muhtelife tarafından 27-28-29 Aralık ayına müsadif(rastlayan) günler zarfında mün'akıd(bağlanan) kongre, Devleti Osmaniye'yi teşkil eden milletler beyninde ittihada(birliğe) muvaffakiyet hazır olduğunu resmen ilan eder, o milletler ki Padişah-ı Lahık Abdulham-i Sani'nin cinayat-ı gaddaranesi(cinayetvari gaddarlığı) sebebiyle memleketi musallat olup bütün cihana bir manzara-i nefret istikrah arz eden idare-i müstebideden(esir eden) müştereken azab çekiyor.
.... bugün biraz mülahazaya iktidarı olanların hepsi hükümet-i hazıranın tebdiline müsaraatla(acil değişiklik) izmihlalden(yok olmak) ve mahv-ü taksimden kurtarmak mümkün olduğunu pekala görüyor. Bu kadar felaketleri sebebiyet veren bir usul-i idareyi derhal ve her ne vasıtayla olursa olsun yıkmak elzemdir. Bunun için matlubumuzun:
1. Sultan Abdülhamid'i tahttan feragata icbar.
2. İdare-i hazıranın esasen tebdili.
3. Usul-i meşveret ve meşrutiyetin tesisi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sultan II. Abdülhamid Han
Alt başlık:
Bir Mazlum Padişah
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
656
Format:
Karton kapak
ISBN:
9755800318
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sebil Yayınevi
Baskılar:
Sultan II. Abdülhamid Han
Sultan II. Abdülhamid Han
Tarihte az çok uğraşanlar çok iyi takdir ederler ki, bu ülkede iki şahıs hakkıda gerçekleri söylemek, tasavvurun fevkinde bir derecede güçtür.

Sultan II.Abdülhamid ve M. Kemal Paşa’dır. Zira her ikisi hakkında da yazılmış olanların kaahir ekseriyeti yalandır. Bu yalanlar, bunlardan birincisinin aleyhinde, ikincisinin ise, lehinde vaki olmuştur. Sultan II. Abdülhamid hakkında gerçeği söylemek için kaanuni bir mani yoksa da, yalanların kesafeti sebebiyle fiili gerçeklerin tam manasıyla ortaya konulması, imkansıza yakın bir derecede güçtür. Bununla beraber uzun bir çalışmanın mahsulü olan bu eserde, merhum hakkındaki yalan ve yanlışlarla gerçeklerin çarpıtılmasına aid belli başlı iftiraları cevaplandırmaya çalıştığımız görülecektir.

Kitabı okuyanlar 58 okur

  • Arda Yıldız
  • Cihad Gürel
  • Furkan Dal
  • Ebû Bekr Dokumacı
  • PassengeR
  • Muhammed Ali AYAZ
  • Emine Köse
  • Selim Bülent Bingöl
  • yûsuf
  • Yasemince

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%41.4 (12)
9
%13.8 (4)
8
%6.9 (2)
7
%3.4 (1)
6
%0
5
%3.4 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%20.7 (6)