Sünnet Pedagojisinde Ergenlik

·
Okunma
·
Beğeni
·
473
Gösterim
Adı:
Sünnet Pedagojisinde Ergenlik
Baskı tarihi:
Nisan 2014
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051621968
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nesil Yayınları
Ergenlik nedir? Peygamberler ergenlik bunalımı yaşamış mı?
Allah Resûlünde ergenlik sıkıntıları olmuş mu?
Onun (aleyhissalâtu vesselam) yanındaki ergenler bunalıma düşmüş mü?
Huyları farklı insanlar aynı eğitim metoduyla terbiye edilebilir mi?
Kişiye özel eğitim metodu var mı?
Eğitimde hangi esmalar yansır?
Kişiyi terbiye eden esma hangisi?
Çocuklarımızı hangi pedagojiye göre eğitiyoruz? Sünnet pedagojisini ne kadar biliyoruz?
Eğitimde ebeveyn perde olur mu?
Ergenlik biyolojik bir hal midir? Neden herkeste aynı durum gözlenmiyor?
Ergenlik döneminin yakıcı ve yıkıcı geçmesinin temeli ergenin ilk günahla karşılaşması mıdır?
Bilim ergenlik dönemini sorunlu kabul ederken, Allah Resûlü bu yaşlardaki ergenlere nasıl en büyük sorumlulukları vermişti?

Sünnet Pedagojisinde Ergenlik bu ve daha pek çok sorunun cevabını veriyor. Çocuklarımızın eğitiminde sorun yaşamamak için sünnet pedagojisini hayatımıza dahil ediyor.
208 syf.
·6 günde·10/10
Nuriye çeleğen'in okuduğum ikinci kitabı. Dili gayet sadeydi. Yazarın, bilimin ergen anlayışıyla peygamberimizin (sav) ergenlere yaklaşımını karşılaştırarak anlatması çok hoşuma gitti. Ayrıca o zamanlarda ergen denebilecek yaştaki sahabelerin hayatlarına değinerek günümüz gençlerine ışık tutması da güzel bir yöntemdi. Okudukça aslında yaptığımız yanlışları daha çok farkediyoruz. Velhasıl kitabı beğendim. Ebeveynler ve öğretmenler başta olmak üzere herkesin okumasını tavsiye ederim.
208 syf.
·5 günde·Puan vermedi
“Onun yanında hep ergenler vardı, ama ergenlik sorunları yoktu.
Allah ondan ve onun yanındaki ergenlerden razı olsun...”

Kitap incelememe son sayfadaki yukarıdaki alıntı ile başlamak istedim. Bu kitap, alemlere rahmet olarak gönderilen sevgili peygamberimizin (SAV) ergenlere nasıl davrandığını ve nasıl davranılması gerektiğini anlatan en güzel eserlerden biri. O kutlu nebinin bu güzel dini insanlara tebliğ ederken yaşadığı zorluklarda hep yanında ergenler vardı ve bu ergen kişileri de en güzel şekilde anladı ve onları yönlendirdi.
208 syf.
·10/10
Eğitim üzerine yazılmış okuduğum çok kitap sayarım bir çırpıda. Her kitabın elbette bende etkileri de olmuştur. Ama bugünlerde okuyup bitirdiğim bu son kitap, gençlere olan bakış açımı külliyen değiştirecek gibi duruyor. Kitap; Ahmet bin Hanbel hazretlerinin, her insanın rızkı farklı olduğu gibi huyu da farklı olduğu konusundaki düşüncesiyle başlıyor. Herkesi her konuda eşitlemenin mümkün olmadığını, kiminde hırsın, kiminde şefkat ve merhametin fazla olduğu belirtiliyor. “Tek tip eğitim; sınıftaki bütün bireyleri eşitliyor, farklılıkları göz ardı ediyor. Sorunlar da işte bu noktada başlıyor.” diyor.

Nuriye Çeleğen, “Her insanın eğitimi özel kılınmıştır.” diyor. Allah’ın bireyleri ayrı ayrı esmasıyla terbiye ettiğini, kişiye özel eğitimin Rabbâni bir eğitim olduğunu, Hazreti peygamberin sünnetinin de bu eğitimin kılavuzu olduğunu söylüyor. Bunun için de Sünnet Pedegojisi kavramını kullanıyor.

Küçük yaşta annesi ve babasını kaybeden Peygamberimiz diyor ki “Rabbim beni terbiye etti. Edeplendirdi.” İşte Rabbimiz, tıpkı peygamberimizin eğitiminde olduğu gibi, kulun terbiyesini de ana babayı sebep yaparak aslında kendisi üstleniyor. Kitabıyla bunu yapıyor. Yürüyen Kitab Hazreti Peygamberin sünnetiyle bunu yapıyor. Şimdilerde anne babalar bırakın sebep olmayı, çocuklarına Allah’ın terbiye edici anlamındaki Rab isminin yansımasına dahi perde oluyorlar. Çocuklarının eğitiminde Rab isminden yardım istemiyorlar.

Bir davranış eğer sünnet olarak yapılırsa, niyetler böyle kurulursa; biz aslında diyoruz ki, “Ey Rabbim bu davranışımda yansıyan esman neyse, ben onu imdadıma çağırıyorum. Davranışımı o esmanla, o esmanın en güzel yansıtıcısı Resulünle ve seninle bağlıyorum.” Davranışımız da Allah Resulü ile bağlandığı için ibadet oluyor, bir kıymet kazanıyor.

Yazarımız ayrıca, “Bütün bunların ötesinde her sünnette Peygamber Efendimiz aleyhisselâtü vesselamın yansıması vardır. Bu yansımanın manevi etkisi vardır. Eğitim, manevi terbiye metodudur. Eğitim ruhun eğitilmesidir. Eğitim, görülenin ötesinde görülmeyeni terbiye etmektir. Onun için eğitimin özü madde değil, manadır. Manevi içerikten yoksun eğitim metodlarının netice alması zordur.” diyor.

Bu kitapla asrı saadetin ergenlerini de okuduğumu söyleyebilirim. 17 yaşında ayakkabısı Hadramut'tan, elbiseleri Bizans'tan gelen; ama bütün bunları elinin tersiyle itip, Allah'ın Resulunü ailesine tercih eden Mus'ab bin Umeyr’i okudum. 15 yaşındaki delikanlının "İzâcâe nasrullâhi" ayeti indiğinde hazreti peygamberin artık son zamanlarının geldiğini herkeslerden önce anlayıp, bir köşede için için ağlamasını okudum. İçki içen gencin arkasından peygamberimizin beddua ettirmeyip sahabilerin yanında "Yârab, onu affeyle, yârab, ona hidayet eyle!" diye dua etmesini okudum. Daha ne hikayeler okudum. Her bir genç sahabinin öyküsünde öğretmenliğe dair inanışlarımın, ebeynliğime dair davranışlarımın bir çoğunun ne kadar da yanlış olduğunu öğrenerek okudum.

Bu kitapta altını çizdiğim çok yer var ama ben birkaç tanesini buraya alayım. Gerisini kitabın kendisine bırakayım:

“Dünya, ergene, "olmaz ise olmaz" olarak gösterilince, ergen bunalıma giriyor. Şu an tüm ergenlere birinci sırada dünyayı kazanması tavsiye ediliyor. Dindar ailelerde bile durum bu minval üzre. Dünyanın fani olduğu, asıl olanın ahiret olduğu bilinci verilmeden, dünya hırsı ergeni yıpratıyor. İnsanın kaybetme konusunda en çok feveran ettiği, kaybetmeyi kabul etmediği dönem ergenliktir. Dünyevî yükleme yaptığımız ergenin buna tepkisine de bir isim veriyoruz. Ergenlik bunalımı.”
**
“Allah resulü yanındaki gençlere dünyanın faniliğini öğretti. Hayalleri yalnız bu dünyaya değil, ebede uzattı. Hayali yalnız bu dünya olan ergen, hayal kırıklığı karşısında bunalıma girer. Sabretmez. "Bu da geçer!" diye düşünmez. Kendince tek hayaline odaklanır. O biricik sandığı hayali gerçekleşmediğinde de boşluğa düşer. Ergenin hayalleri beka ile muhkem edilmek gerektir.”
**
“Modern eğitim; Allah sevgisinin yanında Allah korkusunun verilmemesini tavsiye der. Oysa, korkma ve sevme duygusu insanın yaratılışından getirdiği duygulardır. Bu duygular Allah ile tatmin edilmezse, Allah'tan korkutmadığımız çocuk, Allah dışında her şeyden korkar.”
**
“İnsanın çocukluk döneminde ruhu gayb âlemlerine daha açıktır. Görülenden ziyade görülmeyeni merak eder. Gerçekten ziayade hayali dinler. Hakikatten ziyade masalı sever. Olağan değil, olağanüstülüklerle ilgilenir. Âlem-i ervahtan gelen insan madde kabuğunu pek kabul etmez. Bunun içindir ki bizlerin bunalım yaşı olarak gördüğümüz dönemde Allah mükellefiyet yükler. Çocuklukta bu geçiş iyi sağlanmazsa, çocuğun ruhu madde ile çevrilirse, acısı ilk ergenlikte yaşanır. Ruh bunalır.”
**
"O’nun yanında hiçbir ergen, ergenlik sorunu yaşamadı. Kendini küçük görmedi. Hayata karşı endişe duymadı. Ümitsizliğe düşmedi. Depresyona girmedi. Ana babası ile kavga etmedi. Çevresine küsmedi. İçine kapanmadı. Kendini çirkin bulmadı. Fizikî endişelerle komplekse girmedi. İntihar hiç etmedi. O’nun yanında hep ergenler vardı ama ergenlik sorunları yoktu."

Nuriye Çeleğen'in Sünnet Pedegojisinde Ergenlik kitabını her anne baba ve her öğretmen satır aralarına varıncaya kadar anlayarak okumalıdır, diyorum.
208 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10
Çok fazla bir giriş cümlesine gerek duymuyorum. Kitabı bütün ebebeyinlerin en kısa zamanda okuyup uygulamalarını tavsiye ediyorum. Ayrıca ergenlik dönemine hitap eden eğitimcilerin de okuyup çıkarırlarda bulunmalarını tavsiye ediyorum. okurken nasıl bittiğini fark etmedim ben. iyi okumalar dilerim.
“Osmanlı’da 4 yaş, 4 ay, 4 günlük olunca törenle ilim öğretmeye başlatıp çocuğun kemâlâtla tanıştırıldığı yaşta bizler çocukları oyun için anaokullarına gönderiyoruz. Manevî âlemin kapısını onlara aralatmıyoruz. Elbette 4 yaşında eğitime başlayan ve manevî eğitimin kapısını aralayan bir çocuk on iki, on üç yaşında olgun bir döneme gelir ve ergenlik sorunu kalmaz.”
“Savaş bitti...
Uhud yüreklere kor olup düştü.
Peygamberimiz, Mus’ab’ının başındaydı. Sevgili Peygamberini korurken dört parçaya ayrılmış kolları dört bir yandan ona ulaşmak istercesine etrafa uzanmıştı.
Uhud’un haberi Medine’ye ulaştı. Hırçın bir yalım gibi tutuştu yürekler. Medine Uhud’a aktı. Uhud yanarken Medine’nin ciğeri yandı.”
“Ey Allah’ın Resûlü!
Kur’ân Sana indirildiği halde ben mi Sana okuyacağım?”
Peygamberimiz buyurdu: “Evet, başkasından dinlemek benim hoşuma gider.”
O (aleyhissalâtu vesselam) biliyordu...
“Bu iflah olmaz” veya “Bundan birşey çıkmaz” diye bir damganın olamayacağını...
Herkeste kurtulacak bir yön, tutulacak bir taraf, ulaşılacak bir kapı olduğunu...
Ammar, ilklerin ilklerindendi. İlk işi anne ve babasını da Ona (aleyhissalâtu vesselam) götürmek oldu.
İlk Müslümanlardan olmanın çetin sınavını yaşamaya başladı. Gözü önünde anne babası şehit oldu.
Ammar, bunda da ilki yaşadı.
Peygamberimiz yaşa değil, gayrete önem verirdi. Kim daha çok çalışırsa, kim daha çok öğrenirse onu öne geçirirdi. Yaşlının yaşla olan imtiyazı saygı ve hürmet için geçerliydi; fakat görev almakta geçerli değildi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sünnet Pedagojisinde Ergenlik
Baskı tarihi:
Nisan 2014
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051621968
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nesil Yayınları
Ergenlik nedir? Peygamberler ergenlik bunalımı yaşamış mı?
Allah Resûlünde ergenlik sıkıntıları olmuş mu?
Onun (aleyhissalâtu vesselam) yanındaki ergenler bunalıma düşmüş mü?
Huyları farklı insanlar aynı eğitim metoduyla terbiye edilebilir mi?
Kişiye özel eğitim metodu var mı?
Eğitimde hangi esmalar yansır?
Kişiyi terbiye eden esma hangisi?
Çocuklarımızı hangi pedagojiye göre eğitiyoruz? Sünnet pedagojisini ne kadar biliyoruz?
Eğitimde ebeveyn perde olur mu?
Ergenlik biyolojik bir hal midir? Neden herkeste aynı durum gözlenmiyor?
Ergenlik döneminin yakıcı ve yıkıcı geçmesinin temeli ergenin ilk günahla karşılaşması mıdır?
Bilim ergenlik dönemini sorunlu kabul ederken, Allah Resûlü bu yaşlardaki ergenlere nasıl en büyük sorumlulukları vermişti?

Sünnet Pedagojisinde Ergenlik bu ve daha pek çok sorunun cevabını veriyor. Çocuklarımızın eğitiminde sorun yaşamamak için sünnet pedagojisini hayatımıza dahil ediyor.

Kitabı okuyanlar 20 okur

  • Zühre korkmaz
  • Zehratü-l Haliç
  • Siyah Lale
  • Sait Köşk
  • Selcan Akdağ
  • Büş..
  • Zeynep mutlu
  • Cetmir
  • Cebrail Gözen
  • Mihriban

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40 (4)
9
%20 (2)
8
%20 (2)
7
%20 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0