Sünuhat - Tuluat - İşarat

·
Okunma
·
Beğeni
·
122
Gösterim
Adı:
Sünuhat - Tuluat - İşarat
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759900670
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Envâr Neşriyat
Nev-i beşere rahmet olan Kur’an ancak umumun, laakal ekseriyetin saadetini tazammun eden bir medeniyeti kabul eder.

Çare bulunan şeyde acze, çaresi bulunmayan şeyde cez’a iltica etmemek elzemdir.
120 syf.
İfade-i meram
Bazı âyâtı düşünürken bazı nükteler kalbime hutur ederek nota suretinde kaydettim.
Elfazca zengin değilim, israfı da (sevmem), teşrifatçı elfazı (beğenmem), îcazımdan darılma.
خُذْ مِنْ كُلِّ شَيْءٍ اَحْسَنَهُ
kaidesiyle sana hoş gelen şeyleri al, sana hoş görünmeyeni bana bırak, ilişme!..
Said


(Sünuhat/İfade-i Meram)
Sünuhat - 4
Derecat-ı hararet gibi, her musibette bir derece-i nimet vardır. Daha büyüğünü düşünüp, küçükteki derece-i nimeti görüp, Allah'a şükretmeli. Yoksa isti'zam ile üflense şişer, merak edilse ikileşir. Kalbdeki misali, hakikata inkılab eder.

(Sünuhat Tüluhat İşârat 119.sh - Risale-i Nur)
Dünyaca havas tanınan insanlardaki meziyet, sebeb-i tevazu ve mahviyet iken, tahakküm ve tekebbüre sebeb olmuştur. Fukara aczi, avamın fakrı; sebeb-i merhamet ve ihsan iken esarete, mahkumiyetlerine müncer olmuştur
Ey birader! Âlem-i Hıristiyanın rüçhanına sebebiyet veren ihtiyarlaşmış olan esbaba tekabül edecek, genç, dinç esbab bizde inkişafa başlamıştır. Başka kitapta tafsil etmişim. Bir hikâye: (HAŞİYE)

Bundan on sene evvel Tiflis'e gittim. Şeyh Sanan Tepesine çıktım, dikkatle temaşa ediyordum. Bir Rus yanıma geldi. Dedi:

"Niye böyle dikkat ediyorsun?

Dedim: "Medresemin plânını yapıyorum."

Dedi: "Nerelisin?"

"Bitlisliyim" dedim.

Dedi: "Bu Tiflis'tir."

Dedim: "Bitlis, Tiflis, birbirinin kardeşidir."

Dedi: "Ne demek?"

Dedim: "Asya'da, âlem-i İslâmda üç nur, birbiri arkası sıra inkişafa başlıyor. Sizde birbiri üstünde üç zulmet inkişafa başlayacaktır.

Şu perde-i müstebidane yırtılacak, takallüs edecek. Ben de gelip burada medresemi yapacağım."

Dedi: "Heyhat! Şaşarım senin ümidine."

Dedim: "Ben de şaşarım senin aklına. Bu kışın devamına ihtimal verebilir misin? Her kışın bir baharı, her gecenin bir neharı vardır."

Dedi: "İslâm parça parça olmuş."

Dedim: "Tahsile gitmişler.

İşte Hindistan, İslâmın müstaid bir veledidir; İngiliz mekteb-i idadîsinde çalışıyor. Mısır, İslâmın zeki bir mahdumudur; İngiliz mekteb-i mülkiyesinden ders alıyor. Kafkas ve Türkistan, İslâmın iki bahadır oğullarıdır; Rus mekteb-i harbiyesinde talim alıyor, ilâ âhir."

Yahu, şu asılzade evlât, şehadetnamelerini aldıktan sonra, her biri bir kıt'a başına geçecek, muhteşem âdil pederleri olan İslâmiyetin bayrağını âfâk-ı kemâlâtta temevvüc ettirmekle, kader-i Ezelînin nazarında, feleğin inadına, nev-i beşerdeki hikmet-i ezeliyenin sırrını ilân edecektir."

İşte hikâyemin yarısı bu kadar.

HAŞİYE: Bu kitabın birinci tab'ından yedi sene geçmiştir. Demek, on sene evvel, yani Rûmî 1326 (1910) senesinde.
İhya-yı din, ihya-yı millettir.
Hayat-ı din, nur-u hayattır.
Ümmet şeriata temessükü nisbetinde terakki, tesahülü nisbetinde tedennisi hakaik-i tarihiyedendir.

(Sünuhat Tüluhat İşârat 120.sh - Risale-i Nur)
Âlim-i mürşid koyun olmalı, kuş olmamalı. Şu kuzusuna süt, bu yavrusuna kay verir.
Bediüzzaman Said Nursî
Sayfa 118 - ÂLİM-İ MÜRŞİD : İrşâd eden âlim./KAY : Kusma, istifrağ. Hastalıktan dolayı ağızdan çıkan hazmolmamış gıdâ maddesi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sünuhat - Tuluat - İşarat
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759900670
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Envâr Neşriyat
Nev-i beşere rahmet olan Kur’an ancak umumun, laakal ekseriyetin saadetini tazammun eden bir medeniyeti kabul eder.

Çare bulunan şeyde acze, çaresi bulunmayan şeyde cez’a iltica etmemek elzemdir.

Kitabı okuyanlar 29 okur

  • @plant/ykp
  • Amine
  • Melihe Yazgan
  • Hâribî
  • Katre
  • Alyadua Tanrıverdi
  • E. Said Coşkun
  • ☁  S ق  ☁
  • Nuh Keskin
  • Ruknettin

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (18)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0