Sürgün Gezegeni

7,5/10  (23 Oy) · 
40 okunma  · 
11 beğeni  · 
662 gösterim
"Otorite kişinin kendisinden mi kaynaklanır, yoksa etrafındakilerden mi?"

Ursula K. Le Guin, bilimkurgu ve fantazi edebiyatına damga vurmuş en büyük yazarlardan; türün kraliçesi. Kitapları ve fikirleriyle hem okurlara hem de yazarlara ilham veren Le Guin, erken dönem eserlerinden Sürgün Gezegeni'nde bizi ötekilik, önyargı, varoluş ve yuva özlemi gibi olgular üzerine derin bir yolculuğa çıkarıyor.

Galaksinin karanlık tarafındaki Sürgün Gezegeni'nde iki büyük halkın mücadelesi hep süregelmiştir: Alterralılar ve Tevarlılar. Gezegenin yabancıları ve "ötekileri" olan Alterralılar -diğer adıyla yabansoylular eski güçlerini kaybetmiş, nüfusu gittikçe azalan bir halktır.

Tevarlılar diğer adıyla izcanlılar "ötekiler"den hoşlanmayan, muhafazakâr, geri kalmış, ilerlemeye kapalı bir topluluktur.

Güney Göçü başlayıp Gaallar güneye doğru ilerleyince büyük savaş kapıya dayanır. Alterralılar ve Tevarlılar bir araya gelip ortak düşmana karşı savaşacak ya da yaklaşan uzun kışla birlikte felakete sürükleneceklerdir. Rolery ve Agat'ın sıradışı hikâyesi de işte bu süreçte başlar.

Mülksüzler ve Karanlığın Sol Eli'nin de dahil olduğu Hainish Cycle'ın bir parçası olan Sürgün Gezegeni, toplumsal ve düşünsel yargılara etkileyici bir dokunuş.
-Ursula K. Le Guin'in önsözüyle-
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2016
  • Sayfa Sayısı:
    144
  • ISBN:
    9786053755678
  • Orijinal Adı:
    Planet of Exile
  • Çeviri:
    Ekin Odabaş
  • Yayınevi:
    İthaki Yayınları
  • Kitabın Türü:
Rogojin 
 08 Oca 11:50 · Kitabı okudu · 8 günde · 10/10 puan

Ursula K. Le Guin'in her zaman kendine özgü dünyasından bu kadar güzel bir kitap daha çıkmasını beklemiyordum. Biraz isteksizce başlamıştım kitaba. Ancak karşımda dört dörtlük bir eser var. Yazarın en azından benim okuduğum bütün eserlerindeki ana temalardan olan yabancı olmak, aynı kökten olmamak, kendi benzerlerinle bir arada yaşamamanın getirdiği gerilimler, sorular, yaşama ve anlama uğraşı, bütün çatışmaların hep bu yönde olması gibi meseleler, bu eserde de kendini gösteriyor: bir gezegene sürgün gelmiş Alterralılarla gezegenin yerlileri olan Tevarlılar her iki türün de şehirlerini kışla beraber istilâ etmeye karar vermiş Gaallere karşı ya bir araya gelecekler ya da yok olup gidecekler. Bir araya gelmek kolay görünüyor, ancak başkasını benimsemek, onu yabancılamamak hiç de kolay değil. Bu yüzden çok büyük bedeller ödeyebilecekleri bir kış mevsimine giriyorlar beraber.

Le Guin'in eserlerinde ilk dikkatimizi çeken şeylerden biri, mekânlar, şehirler, isimler ve kültürel gelenekler. Yazar isim konusunda gösterdiği titizlikle bizi başka bir yerde yaşadığımıza, bizi oraya götürdüğüne ikna ediyor. Çok ayrıntılı olmasa da genel resmi çok güzel çizen bilgiler, karakterlerin isimlerinin farklılığı; zamanlar, dönümler, gezegenin zaman kavrayışı, kültürel farklıların tespiti, bunların hepsi bir antropolog titizliği ile veriliyor belki de, ve bu bilgiler, bu detayların akış eserin özgünlüğüne katkıda bulunuyor. Yazarın en ilginç ve herhalde dünyada örneği kolay kolay bulunamayacak eserlerinden Dünyanın Doğum Günü'nü bir kez daha okumayı düşünüyorum. Mülksüzler adlı eseri de hepimizin okuması gereken eserlerinden kesinlikle. Başka hikâyelerini de okuduğum için hepsini bir arada düşündüğümde; yazarın insana, insan psikolojisine olan düşkünlüğünü, onu yabancı gezegenlere, mekânlara, kültürlere yerleştirerek, bu kültürlerdeki insanların birbirleriyle ve kendileriyle olan çelişkilerini, gerilimlerini anlatarak ifade ettiğini ve bilimkurguyu sadece bir gelecek tasavvuru olarak değil, insan psikolojisi üzerinde irdeleyerek hikâyeleştirdiği bir kültür psikolojisi olarak da ortaya koyduğunu düşünüyorum. Bu eserlerde karakterlerin hepsinin ortak şekilde hisseden, duyguları olan, anlamaya çalışan karakterler olduğu ve hepsinin üzerinden insanın dünya üzerinde kültür farklılıkları içerisindeki hikâyesinin yani dünyalı olmak ve insan olmak hikâyesinin anlatıldığını görüyoruz. Bu anlamda Sürgün Gezegeni, yazarın ana temalarını ve dertlerini çok güzel hikâye eden, sade ve güzel, karakterlerin psikolojilerinin şeffaf bir şekilde sayfalara aktığı oldukça iyi bir eser.

Okuduğum ilk Le Guin kitabıydı ve beklediğim etkiyi alamadım maalesef. Alterralıların sahip oldukları bilimsel birikimin yer aldığı bölümler ilgimi çekti. Onun dışında genel olarak övgüden çok yergide bulunacağım. Ya da yergiye başlamadan bir şeyden daha bahsedeyim, kitabın kapağı ve yayınevinin aynı formatta yayınladığı diğer kitapların kapakları çok hoşuma gitti. Gelelim eksilere... Böylesi bir bilinmeyen gezegen hikayesine ve bu kadar farklı terime az da olsa aşina olabilmek adına, kitapta bir mini sözlük ve bir harita olması gerekti bence. Hiç olmazsa dipnotlar düşülebilirdi yazar tarafından. Bu da hikayede geçen bitki ve hayvan türlerini, mekanları tahayyül etmeyi kolaylaştırırdı. Bunun dışında savaş atmosferinin de sönük kaldığını, aksiyon dozunu pek artıramadığını söyleyebilirim. Karyabaniler daha etkili sahne alabilirdi mesela. Bilimkurgu olarak bundan daha iyi seçenekler var piyasada tabii ama ben yazarı direk silip atmayı düşünmüyorum. Bir de "Mülksüzler"i okumam gerek en azından.

Mustafa izmirli 
22 Nis 22:21 · Kitabı okudu · 2 günde · 9/10 puan

Yazarın okuduğum 5. Kitabı ve genel olarak bahsetmem gereken bir mevzu olduğuna inanıyorum. Bu mevzu yazar eserlerinde bir çatışma halinde olduğunu hissettirmesi. Bu çatışması yazılması gereken ve yazılmasını istediği arasındaki çatışma ve bu çatışmada eserinde bir belirip bir kayboluyor. Ne tam olarak bir taraf kazanıyor ne de kaybediyor... Belki de eserlerindeki o güzel tad bursan geliyor ki okuyucuda diğer yazdıklarını okuma isteği uyandırıyor. Neyse eser hakkında bahsetmek gerkirse bir çırpıda okunan ve savaş sahneleri de yuzuklerinin efendisindeki elfler ile insanların orglara karşı verdiği sahneleri anımsatıyor. Karanlığın sol eli, mülksüzler de bu serinin içindeki eserlerden ve okunma listeme ekledigim eserlerdi. Şimdi bir az daha one çekildiler:) Keyifli okumalar...

Bayram Ergün 
11 Haz 17:05 · Kitabı okudu · 2 günde · 6/10 puan

Yazarın okuduğum ilk romanı oldu bu kitap. Beklediğimi aldığımı söyleyemem ama okunabilecek bir kitap. Okunacak bir kitabınız yoksa okunabilir. Bazı konularda daha açıklayıcı olabilirdi. Kitap kısa, biraz daha uzun tutup kafada oluşturduğu soru işaretlerini kaldirabilirdi. Bazı konular havada kaldı. Sürükleyici bir romandı ama olayları takip etmekte biraz zorlandım.

Yaprak Onur 
 22 Ara 2016 · Kitabı okudu · 11 günde · Beğendi · 9/10 puan

İncelemenin aslı ve tamamı --> https://yaprakonur.wordpress.com/...e-guin/?preview=true

Ursula Le Guin'in erken dönem eserlerinden biri olan Sürgün Gezegeni, aynı zamanda Hainish Cycle serisinin bir parçası. Serinin her kitabı kendi içinde bütünlüğü olan ayrı ayrı okunabilecek kitaplar. Ben serinin diğer kitaplarını henüz okumadım ama bu kitap bende diğerlerini de öne alma isteği uyandırdı.

Sürgün Gezegeni hakkında konuşmaya nereden başlayacağımı bilemediğim eserlerden. En baştan başlayayım o zaman.

Kitap Ursula Le Guin'in erkek karakterler hakkında yazmanın feminizmle ne kadar bağdaştığıyla ilgili biraz özeleştiri, biraz toplum eleştirisi içeren sunuşuyla açılıyor. Yazara duyduğum saygının daha da artmasına neden olan bu sunuş bize spoiler olacak kadar çok bilgi vermese de kitabın başkahramanlarını tanıtıyor ve hikayenin gidişhatından bahsediyor.

Ursula Le Guin kendisiyle yeni yeni tanışmaya başladığım bir yazar, hala okuma listemde sıra bekleyen çok eseri var. Kendisini çok iyi tanımasam da bu kitaptaki kalemi beni şaşırtmadı. İncelemenin asılda (linki yukarıda) bahsettiğim alt metinlerin tamamı yalın ve durağan bir yazım diliyle ince ince işlenmişti. Ortaya hareketli ve okuyucuyu ters köşeye yatıran bir eser değil, sakin kafayla okunması ve üzerinde düşünülerek farklı anlamlar çıkartılması gereken bir eser çıkmıştı. Le Guin konusunda benden daha deneyimli kişilerin bu kitabın yazarla tanışmak için çok doğru olmadığını söylediğini de dile getirmeden geçmek istemiyorum.

Çevirisi Ekin Odabaş'ın ellerine emanet edilmiş. Kendisi daha önce Çocukluğun Sonu çevirisini okuduğum ve çok beğendiğim, 'Ben, Robotu' onun çevirdiğini duyduğumda havalara uçtuğum bir çevirmen. Bu kitapta da kelime seçimleriyle harikalar yaratmıştı fakat bu sefer cümle sıralamalarıyla ilgili beni biraz zorladı. Elbette bu, düzelti sürecinden ya da benim cümle kuruş tarzımdan da kaynaklanıyor olabilir ama ikinci kez okumam gereken birçok cümleyle karşılaştım.

Kısacası okunması ve üzerinde bolca düşünülmesi gereken kısacık ama dolu dolu bir kitap Sürgün Gezegeni. Böyle bir kitap arayanlara kesinlikle tavsiye ederim.

Okuyup farklı alt metinler bulmuş, farklı çıkarımlar yapmış kişilerle uzun uzun tartışmak isterim...

Mehmet Kızılırmak 
03 Tem 02:21 · Kitabı okudu · 3 günde · 8/10 puan

Ursula Le Guinin okuduğum dördüncü kitabi oldugundan dolayi beklentim çok yükseklerdeydi yine çünkü ilk üç kitabiyla çıtayı cok yükseklere koymuştu Le Guin.Kitap bana Game of Thrones dizisini animsatti yer yer lakin kitap üzerine küçük bir araştırma yaptigimda yazıldığı tarihe baktim bir de ne göreyim 1966 ve ben yine şaşkıni oynuyorum.O zaman ne Game Of Thrones u :) Şimdi Acaba Game Of Thrones mu esinlendi kitaptan diyorum kendi kendime.
Kitapta yine bolca Taoculuga,köksuzluge,öteki olmaya ve önyargılara değinilmiş tabii bunları bulmak analiz etmek yine okuyucuya bırakılmış.
Kitapla kalın.

Littlefinger 
17 Nis 13:38 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Oldukça hızlı başlıyor ve aynı hızla devam edip bitiyor; ama bir sorunu var ki, o da birçok konuda temsili bir kitap olması. Güzel fikirler ortaya koyuyor; fakat onları açıklamıyor, gerisini getirmeyi okuyucuya bırakarak bitiriyor. Bunun haricinde; ilkel toplumlar için bilimin, sihir gibi gelmesi... En sevdiğim bilim kurgu fikirlerinden biri ve bunu başarıyla işliyor.

NeverMore 
13 Oca 23:34 · Kitabı okudu · 3 günde · 8/10 puan

Ursula K. Le Guin her zaman benim sevdiğim yazarlardan olacaktır. hem yazdığı roman ve öyküleriyle hem de yazdığı denemeleriyle. Sürgün Gezegeni Ursula K. Le Guin'in okunması gereken romanlarındandır. sevsenizde sevmesenizde....

Nazlıcan Yazıcı 
05 Oca 02:48 · Kitabı okudu · 7 günde · 3/10 puan

Alterralılar ve Tevarlılar adında iki büyük halkın mücadelesini anlatan ve gaalar adında düşmana karşı birlikte verdikleri mücadeleyi anlatan bilim-kurgu, distopya kitabı. Distopya en sevdiğim konu olmasına rağmen bu kitapta istediğim etkiyi hiç alamadım. Olay örgüsü basit fakat çok çabuk çözülen bir anda nolduğunu anlamadığınız şekilde olayların bittiğini görüyorsunuz. Kitabı okurken açıkçası sıkıldım. Yeni tanıştığım bir yazar ve bu kitabı ilk dönemlerinde yazmış. Yazara bir şans daha vereceğim ama bu kitaba çok nazik olamayacağım. 2016'da okuduğum en kötü kitaplardan birisiydi.

Kitaptan 6 Alıntı

Littlefinger 
16 Nis 00:53 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

"Oterite, kişinin kendisinden mi kaynaklanır yoksa etrafındakilerden mi?"

Sürgün Gezegeni, Ursula K. Le Guin (Sayfa 42)Sürgün Gezegeni, Ursula K. Le Guin (Sayfa 42)
Eslem Büyükarslan 
31 Tem 12:35 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Kar
Ve hayatta en nefret ettiği şey, kontrolsüz tutkunun inat dolu saçmalığıydı.

Sürgün Gezegeni, Ursula K. Le Guin (Sayfa 65 - ithaki)Sürgün Gezegeni, Ursula K. Le Guin (Sayfa 65 - ithaki)
Littlefinger 
 16 Nis 01:11 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

"Tutku ve planlamanın nasıl her defasında boşa gittiğini, yaşamlarının arzu ve korku arasında nasıl da heba olduğunu deneyimlememiş bütün gençlerin haline üzülürdü."

Sürgün Gezegeni, Ursula K. Le Guin (Sayfa 35)Sürgün Gezegeni, Ursula K. Le Guin (Sayfa 35)
Eslem Büyükarslan 
01 Ağu 22:03 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Bozgun Günü
Genelde iletişim kuramayanların sorunu, savunmalarının kusursuz olmasıdır.

Sürgün Gezegeni, Ursula K. Le Guin (Sayfa 128 - ithaki)Sürgün Gezegeni, Ursula K. Le Guin (Sayfa 128 - ithaki)
Littlefinger 
 14 Nis 19:00 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

"Git hadi, rüzgar gibi özgür ve her zamanki gibi cahilsin."

Sürgün Gezegeni, Ursula K. Le Guin (Sayfa 23)Sürgün Gezegeni, Ursula K. Le Guin (Sayfa 23)
Eslem Büyükarslan 
01 Ağu 20:59 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Gerillalar
İzcanlılar zamanı da, mekânı da kendi ırkının çizgisel, emperyalist mantığıyla değerlendirmezdi. Onlar için zaman demek, bir adım sonrası ile bir adım öncesini aydınlatan bir lamba demekti; geri kalanı zifirî karanlıktı.

Sürgün Gezegeni, Ursula K. Le Guin (Sayfa 90 - ithaki)Sürgün Gezegeni, Ursula K. Le Guin (Sayfa 90 - ithaki)