·
Okunma
·
Beğeni
·
8,2bin
Gösterim
Adı:
Sürgün Gezegeni
Baskı tarihi:
Haziran 2016
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053755678
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Planet of Exile
Çeviri:
Ekin Odabaş
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
"Otorite kişinin kendisinden mi kaynaklanır, yoksa etrafındakilerden mi?"

Ursula K. Le Guin, bilimkurgu ve fantazi edebiyatına damga vurmuş en büyük yazarlardan; türün kraliçesi. Kitapları ve fikirleriyle hem okurlara hem de yazarlara ilham veren Le Guin, erken dönem eserlerinden Sürgün Gezegeni'nde bizi ötekilik, önyargı, varoluş ve yuva özlemi gibi olgular üzerine derin bir yolculuğa çıkarıyor.

Galaksinin karanlık tarafındaki Sürgün Gezegeni'nde iki büyük halkın mücadelesi hep süregelmiştir: Alterralılar ve Tevarlılar. Gezegenin yabancıları ve "ötekileri" olan Alterralılar -diğer adıyla yabansoylular eski güçlerini kaybetmiş, nüfusu gittikçe azalan bir halktır.

Tevarlılar diğer adıyla izcanlılar "ötekiler"den hoşlanmayan, muhafazakâr, geri kalmış, ilerlemeye kapalı bir topluluktur.

Güney Göçü başlayıp Gaallar güneye doğru ilerleyince büyük savaş kapıya dayanır. Alterralılar ve Tevarlılar bir araya gelip ortak düşmana karşı savaşacak ya da yaklaşan uzun kışla birlikte felakete sürükleneceklerdir. Rolery ve Agat'ın sıradışı hikâyesi de işte bu süreçte başlar.

Mülksüzler ve Karanlığın Sol Eli'nin de dahil olduğu Hainish Cycle'ın bir parçası olan Sürgün Gezegeni, toplumsal ve düşünsel yargılara etkileyici bir dokunuş.
-Ursula K. Le Guin'in önsözüyle-
144 syf.
·8 günde·10/10 puan
Ursula K. Le Guin'in her zaman kendine özgü dünyasından bu kadar güzel bir kitap daha çıkmasını beklemiyordum. Biraz isteksizce başlamıştım kitaba. Ancak karşımda dört dörtlük bir eser var. Yazarın en azından benim okuduğum bütün eserlerindeki ana temalardan olan yabancı olmak, aynı kökten olmamak, kendi benzerlerinle bir arada yaşamamanın getirdiği gerilimler, sorular, yaşama ve anlama uğraşı, bütün çatışmaların hep bu yönde olması gibi meseleler, bu eserde de kendini gösteriyor: bir gezegene sürgün gelmiş Alterralılarla gezegenin yerlileri olan Tevarlılar her iki türün de şehirlerini kışla beraber istilâ etmeye karar vermiş Gaallere karşı ya bir araya gelecekler ya da yok olup gidecekler. Bir araya gelmek kolay görünüyor, ancak başkasını benimsemek, onu yabancılamamak hiç de kolay değil. Bu yüzden çok büyük bedeller ödeyebilecekleri bir kış mevsimine giriyorlar beraber.

Le Guin'in eserlerinde ilk dikkatimizi çeken şeylerden biri, mekânlar, şehirler, isimler ve kültürel gelenekler. Yazar isim konusunda gösterdiği titizlikle bizi başka bir yerde yaşadığımıza, bizi oraya götürdüğüne ikna ediyor. Çok ayrıntılı olmasa da genel resmi çok güzel çizen bilgiler, karakterlerin isimlerinin farklılığı; zamanlar, dönümler, gezegenin zaman kavrayışı, kültürel farklıların tespiti, bunların hepsi bir antropolog titizliği ile veriliyor belki de, ve bu bilgiler, bu detayların akış eserin özgünlüğüne katkıda bulunuyor. Yazarın en ilginç ve herhalde dünyada örneği kolay kolay bulunamayacak eserlerinden Dünyanın Doğum Günü'nü bir kez daha okumayı düşünüyorum. Mülksüzler adlı eseri de hepimizin okuması gereken eserlerinden kesinlikle. Başka hikâyelerini de okuduğum için hepsini bir arada düşündüğümde; yazarın insana, insan psikolojisine olan düşkünlüğünü, onu yabancı gezegenlere, mekânlara, kültürlere yerleştirerek, bu kültürlerdeki insanların birbirleriyle ve kendileriyle olan çelişkilerini, gerilimlerini anlatarak ifade ettiğini ve bilimkurguyu sadece bir gelecek tasavvuru olarak değil, insan psikolojisi üzerinde irdeleyerek hikâyeleştirdiği bir kültür psikolojisi olarak da ortaya koyduğunu düşünüyorum. Bu eserlerde karakterlerin hepsinin ortak şekilde hisseden, duyguları olan, anlamaya çalışan karakterler olduğu ve hepsinin üzerinden insanın dünya üzerinde kültür farklılıkları içerisindeki hikâyesinin yani dünyalı olmak ve insan olmak hikâyesinin anlatıldığını görüyoruz. Bu anlamda Sürgün Gezegeni, yazarın ana temalarını ve dertlerini çok güzel hikâye eden, sade ve güzel, karakterlerin psikolojilerinin şeffaf bir şekilde sayfalara aktığı oldukça iyi bir eser.
144 syf.
·1 günde·8/10 puan
The New York Times tarafından Amerika'nın yaşayan en büyük bilimkurgu yazarı olarak tanımlanmış Ursula K. Le Guin'in feminizm izlerini derinden taşıyan ve olgunlaşma evresi yapıtlarından biri.

Okuduğum diğer kitaplarında olduğu gibi bu kitabında da iki büyük halk arasındaki çatışma ve görüş ayrılıkları ön plana çıkarılmış. Bu halklar Aterralılar ve Tevarlılar. Gezegenin yabancıları ve ötekileri olan Aterralılar eski güçlerini kaybetmiş, nüfusu sürekli azalan bir halk. Tevarlılar ise, muhafazakar ve Aterralılar'dan hoşlanmayan, içine kapanık bir halk.

Güney göçü nedeniyle güneye doğru inen Gaallar ismindeki bir ortak düşmana karşı Aterralılar'ın ve Tevarlıları'ın mücadelesi anlatılıyor kitapta genel itibarıyla. Aynı zamanda bastıran kışla da mücadele etmeleri gerekmekte... Bu konu benim gibi size de çok tanıdık gelmiş olmalı. Zira günümüzün en meşhur dizisi olan Game Of Thrones gibi bir konuya sahip gerçekten. Hatta zaman zaman Game Of Thrones mu okuyorum diye düşündürtüyor. Sonuç olarak, okunmaya değer bir Ursula K. Le Guin kitabıdır.
144 syf.
·7 günde·7/10 puan
Ortak bir düşman uğruna birlik olmak gerçekten mümkün mü? Yoksa otorite, kendi halkın da dahil her şeyi feda etmeye değer mi?

Kitapta iki büyük halk arasında çatışmaları anlatıyor. Alterralılar ve Tevarlılar. Gezegenin yabancıları ve ötekileri olan Alterralılar eski güçlerini kaybetmiş, nüfusu gittikçe azalan bir halktır. Tevarlılar ise muhafazakar ve ötekilerden hoşlanmayan, ilerlemeye kapalı bir topluluktur.
Güney Göçü başlayıp Gaallar güneye doğru ilerleyince büyük savaş kapıya dayanır. Alterralılar ve Tevarlılar bir araya gelip ortak düşmana karşı savaşacak ya da yaklaşan uzun kışla birlikte felakete sürükleneceklerdir.

Yazarın dili çok dikkat çekici geldi bana. Betimlemeleri ve akıcılığı oldukça iyi olmasına rağmen çok ani olay değişikliği benim okurken rahatsız olduğum bir nokta. Bir paragrafta çok hızlı bir şekilde olaylar değişebiliyor. Ancak yalınlık ve akıcılık konusunda hakkı yenemez. Kitapta verilmek istenenlerin de çok net aktarıldığını düşünüyorum. Ötekileşmek, yabancılaşmak, ortak bir amaç doğrultusunda farklılıkların bir araya gelmesi... Bilimkurgu klasikleri içinde elbette mutlaka okunması gerekenler arasındadır.
144 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Ursula'yla da tanışmış bulunuyoruz, alkışşş ;)
Canım arkadaşım, Ursula rehberim Ged başlamak için bu kitabını tavsiye etti, iyiki de bu kitapla başlamışım..
Yazıldığı yıl göz önüne alınırsa(1966); kitabın kurgusu, işlenişi, bazı terimler oldukça çağının ötesine geçmiş.. Birçok yazara da nasıl ilham olduğunu, kitabı okurken çok net anlıyorsunuz.
Game of thrones, bu kitaptan etkilenilerek yazılmış diye bir inceleme okumuştum. Evet, kısmen haklılar, hikayenin geçtiği yer Kışyarını anımsatıyor.. Fakat kurgusu çok birbirinden bağımsız.
Şimdi, bu kitabı incelerken, kitap ve yazar hakkında bilgileriniz yetersiz ise yanlış hüküm verebilirsiniz.
İthaki Bilim kurgu klasiklerinden Ekin Odabaş çevirisi ile okudum. Çeviriden mi kaynaklı bilmiyorum ama kitap sanki bir üçleme serinin özet haline getirilmiş şekli gibiydi. Bir paragrafta olaylar anında değişebiliyor, konular arası geçişte kopukluklar göze çarpıyor.
Bir anda oldu bittiye gelmiş. Daha uzun olmasını isterdim şahsen.

Ursula'nın dili çok enteresan geldi bana, beğendim :)
Ölüm kapısından çıkıp bu kitaba başladığım için bana biraz hafif gelmiş olabilir, ama epik fantastiğe başlayanlar için gözü kapalı öneririm.
(İnceden feminizm de içeriyor, ayrı bi sevdim ;))


Sürgün Gezegeni Ursula K. Le Guin
144 syf.
·1 günde·8/10 puan
Kır zincirleri birlik ve beraberliği yakala demiş Ursula K. Le Guin.Parçalanma aksine bir bütün ol ne fayda varsa bunda var demiş.Bunu çok güzel bir bilim kurgu romanıyla mesajlamış.İthaki yayınlarının bu serisini çok seviyorum,vakit kaybı olmayan bir kitaptı.
144 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Yazarın ön sunuşunu okumakla beraber kitabın çok sürükleyici olacağından hiç kuşkum olmadı. Akıcı dili ve sadeliğiyle bir solukta okunabilecek bir kitaptı. Günümüz sorunlarını içinde barındıran ötekileştirmenin, sınırların, çizgilerin olduğu, hayata tutunmak için kendinden ödün vermenin hikaye içinde usulca aktarıldığı görülmektedir. Yine bu saydıklarım birlik ve beraberlik söz konusu olduğunda hepsi önemsiz birer kelime olarak kalması çarpıcıydı. Edebi dili pek olmasa da altında vermek istediği mesaj gayet açıktı. Yaş farketmeksizin herkesin okuyabileceği türden bir eser.
144 syf.
Okuduğum ilk Le Guin kitabıydı ve beklediğim etkiyi alamadım maalesef. Alterralıların sahip oldukları bilimsel birikimin yer aldığı bölümler ilgimi çekti. Onun dışında genel olarak övgüden çok yergide bulunacağım. Ya da yergiye başlamadan bir şeyden daha bahsedeyim, kitabın kapağı ve yayınevinin aynı formatta yayınladığı diğer kitapların kapakları çok hoşuma gitti. Gelelim eksilere... Böylesi bir bilinmeyen gezegen hikayesine ve bu kadar farklı terime az da olsa aşina olabilmek adına, kitapta bir mini sözlük ve bir harita olması gerekti bence. Hiç olmazsa dipnotlar düşülebilirdi yazar tarafından. Bu da hikayede geçen bitki ve hayvan türlerini, mekanları tahayyül etmeyi kolaylaştırırdı. Bunun dışında savaş atmosferinin de sönük kaldığını, aksiyon dozunu pek artıramadığını söyleyebilirim. Karyabaniler daha etkili sahne alabilirdi mesela. Bilimkurgu olarak bundan daha iyi seçenekler var piyasada tabii ama ben yazarı direk silip atmayı düşünmüyorum. Bir de "Mülksüzler"i okumam gerek en azından.
144 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10 puan
1966 yılında yayınlanan bilim kurgu kitabı olan Sürgün Gezegeni, Ursula K. Le Guin'in Hainish Döngüsü adını verdiği bir evrende geçiyor. Evrende toplam sekiz kitap bulunmakla birlikte kitapları tek tek okuma sırası olmadan da okuyabilirsiniz.
Mülksüzler ve Karanlığın Sol Eli bu döngünün Sürgün Gezegeni ile birlikte en ünlü kitapları.
Kitapta zamanında gezegenler arası bir savaş döneminde gezegenin yerlilerini yani Tevarlıları da kendi saflarına çekmek için gelen Alterralıların, onları getiren uzay gemisinin gitmesinin ardından koydukları kurallar doğrultusunda gezegende yaşamaları (bir çeşit sürgün) ve iki ırkın birbirleriyle olan etkileşimlerinden söz edilmektedir.
Kuzenden gelmekte olan Gaallara karşı birlikte olma kararı alıyorlar ama bir yasak aşk bu birlikteliği bozuyor.
Jakob Agat Alterra ve Rolery'nin bu hiç olmaması gereken aşkı tam da ölüm çağında başladığı için iki taraftan da tepkiler alıyor.
Kitapla alakalı en önemli not ise mevsimler. Bu dünyada bir yıl bizdeki 60 yıla denk gelmekte yani bir mevsim 15 yıl kadar sürüyor.
Gaalların gelişi de tam olarak bu kış başlangıcında yani bir nevi 'Winter is coming.' durumu söz konusu.
Oldukça beğenmeme rağmen özellikle 142 sayfada bitmiş olması kitabın belki de tek üzücü tarafı.
144 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
İthaki Yayınları’nın Bilimkurgu Klasikleri serisinden okuduğum dördüncü kitabım Ursula K. Le Guin’in “Sürgün Gezegeni” adlı eseri olmakla beraber Ursula K. Le Guin’in okuduğum ilk kitabı oldu. Yazarın bu kitapta kullandığı dili oldukça yalın buldum.
Le Guin eserinde kullanmış olduğu şehirler, isimler ve kurmuş olduğu dünya ile bizi hem alıp uzaklara farklı bir galaksiyi götürüp bu eser bu dünyada geçmiyor diyor hem bir bakıma içinde bulunduğumuz dünyayı yansıtıyor. Le Guin eserinde başka gezenden gelen yabansoylular ile o gezegende yaşayan izcanlılar arasındaki birbirini kabul etmeme, dışlamaya çalışmak yani kısaca yabancı olmak kavramını işliyor. Yazar her ne kadar bu konu üzerine eserini kurgulamış olsada yabansoylular ile izcanlıların birlikte hareket etmeye mecbur kalması ve bu mecburiyetin dış etkenlere karşı yapılan direnişte birlikten kuvvet doğurmasını vurgulayarak iki yabancı toplumun/ırkın farklılıklarına rağmen birlikte yaşayabileceğine de güzel bir dokundurma yapmış. Kısacası Sürgün Gezegeni kafanızı dağıtabilecek aynı zamanda sizi farklı diyarla götürecek çok iyi kurgulanmış güzel bir eser.
144 syf.
·2 günde
''Kitaplarla nasıl anlaşıyorsunuz? Sesleri çıkmıyor. Benimle konuşurken kullandığın zihindili gibi bir şey mi?''

Mülksüzler kitabından sonra Ursula'dan okuduğum ve bayıla bayıla sonlandırdığım bir kitap oldu ve son olmayacağı da kesinleşti. Kısacık ama dolu doluydu. Bana kitap inanılmaz kısa geldi ama o kadar güzel bir dille ve zihinle yazılmış bir kitaptı ki... çok beğendim. Konu olarak uzun uzun yazılabilecek bir seri haline getirilebilirmiş. Agata ve Rolery karakterlerini daha çok okumak isterdim tam kavuştular derken kitap bitti tam olarak doyamadım kitaba...

Aynı zamanda Game of Thrones'un yazarı George R. R. Martin, bu kitaptan ilham almış olmalı. Çok fazla görünür benzerlik vardı. Kış şehri, Winter is coming, aksoylular buz kaplı bir yerde insanlığı bitirmeye çalışacak bir lider... Ben çok fazla benzettim.

Taoizm'in, Modern Feminizm'in yanı sıra ötekiliği, ön yargıyı, yurtsuzluğu da satır arasındaki uyumla birleştiren bu müthiş kitabı okumanız gerektiğini düşünüyorum.
144 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
Merhabalar!

“Ortak hiçbir yanları yoktu; ama buna rağmen kendisiyle tanışmış, aralarındaki büyük uçuruma karşın ona sonuna kadar destek olmuştu. Tanışmaları, birliktelik kurmalarını sağlayan, onları özgürleştiren şey, aralarındaki o fark, o yabancılıktı sanki.”

Yazardan okuduğum ilk kitap ve son kitap da olmayacak kesinlikle. Le Guin’in önsözüyle başladı Sürgün Gezegeni. Önsözden itibarende ilgimi çekmeye devam etti okuma boyunca. İlk sayfalarda bir karmaşa vardı, ama sonra yerli yerine oturdu her şey kafamda.

İki farklı topluluk ve birbirinden farklı yaşama biçimleri, gelenekleri, kuralları kitabımızın ana temasını oluşturuyor. Alterralılar bu gezegene farklı bir yerden gelmiş ve yabancı bir topluluk. Sayıca azlar ve güçlerini günden güne kaybetmeye de mahkumlar. Kitapları ve teknolojiyi her şeyden üstün tutuyorlar. Tevarlılar ise sayıca çok ve muhafazakâr bir topluluk. O gezegene aitler ve geleneklerine, törelerine çok bağlılar. İlerlemeye açık değiller ve çoğu konuda geri kalmış bir şekilde yaşamlarını sürdürüyorlar.

İki topluluk hem kendi aralarında hem de karşı karşıya birçok sorun ve problemle baş etmek zorunda. Le Guin, toplumlar arasında kuşak çatışmasına, yaşama ve benlik sorularına, erilliğe, feminizmin doğuşuna, kuralları yıkmaya gibi birçok toplumsal meseleye değinmiş. İnsan ve insanın insanla iletişimi, ne kadar farklı bir gezegen olsa da hep karşımıza çıkan bir unsur aslında.

İki toplumdan da birbirini seven kadın ve erkek, bu iki toplumu için tehdit faktörü olan Gaallar ortak bir sorun. Ya birlik olup Gaallar ile savaşacaklar ya da yok olacaklar? Çünkü kış kapıda, gece uzun ve sert... Game of Thrones gibi bir sahne yaşanması an meselesi! Ak gezenler her an Güneye göç edebilir?

Bilimkurgu klasiklerinin yeri bende ayrı ve bu kitapla beraber daha da sevdim. Mutlaka okuyun ve okutun...
144 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
Ursula K.Le Guin, neredeyse her bilim kurgu kitabının arkasında kitap hakkındaki yorumunu gördüğümüz yazar. Kim bu kadın ya sürekli eserler hakkında yorum yapmış diyordum.

Benim şöyle bir huyum var. Bir yazara başladığım zaman ince eserlerinden kalın eserlerine doğru giderim. Ursula ablamızın bu eseriyle başlamak istedim. İncecik bir eser Sürgün Gezegeni lakin sizi alıp götüren çok büyük bir hayal dünyasına sahip.

Yazar artık benim sevdiğim modern yazarlar arasında yerini büyük ölçüde garantiledi. Çünkü vermek istediği mesajları bambaşka bir sahneyle aktarmış. Sürükleyen ve bir klasik kadar faydalı eserler okumak mı istiyorsunuz? Buyurun Ursula teyzeniz sizin için yazmış. Kitapta bilmediğimiz bir yer bilmediğimiz bir halk ve bildiğimiz ötekileştirme yanılgısı var.

Şu an bulunduğumuz dünyanın her yeri tam bir sürgün yeri. Ötekileştiriyoruz birbirimizi resmen. Din, mezhep, millet, ırk, ten rengi ve cinsiyet. Bunlar bizi ötekileştiren kavramlar.

Ayrıca bir tabu var şu dünyada o da şudur ki; Bir insan bir yere mensupsa oranın kurallarına göre yaşamalı oranın adetlerini benimsemeli ve en kötüsü ise dış dünyaya kendini kapatıp sadece oraya bağlı kalmalı. Böyle saçma bir tabu yok.
Günümüzde yan ilçeye geçseniz dâhi bir ötekileştirme bir dışlanma söz konusu. Oysa insanlar birdir. Aldığımız hava bir üstümüzde doğan batan güneş hepimizin ve yağmur hepimizin üstüne yağıyor.

Zincirlerimizi kırdığımız zaman ve bir bütün olmayı öğrendiğimiz zaman ötekileştirme yapabiliriz. O ötekileştirme de iki unsur arasındadır... İyi ve kötü...
Tanışmalarını, birliktelik kurmalarını sağlayan, onları özgürleştiren şey, aralarındaki o fark, o yabancılıktı sanki.
Ursula K. Le Guin
Sayfa 97 - İthaki Yayınları.
Ortak hiçbir yanları yoktu; ama buna rağmen kendisiyle tanışmış, aralarındaki büyük uçuruma karşın ona sonuna kadar destek olmuştu. Tanışmaları, birliktelik kurmalarını sağlayan, onları özgürleştiren şey, aralarındaki o fark, o yabancılıktı sanki.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sürgün Gezegeni
Baskı tarihi:
Haziran 2016
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053755678
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Planet of Exile
Çeviri:
Ekin Odabaş
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
"Otorite kişinin kendisinden mi kaynaklanır, yoksa etrafındakilerden mi?"

Ursula K. Le Guin, bilimkurgu ve fantazi edebiyatına damga vurmuş en büyük yazarlardan; türün kraliçesi. Kitapları ve fikirleriyle hem okurlara hem de yazarlara ilham veren Le Guin, erken dönem eserlerinden Sürgün Gezegeni'nde bizi ötekilik, önyargı, varoluş ve yuva özlemi gibi olgular üzerine derin bir yolculuğa çıkarıyor.

Galaksinin karanlık tarafındaki Sürgün Gezegeni'nde iki büyük halkın mücadelesi hep süregelmiştir: Alterralılar ve Tevarlılar. Gezegenin yabancıları ve "ötekileri" olan Alterralılar -diğer adıyla yabansoylular eski güçlerini kaybetmiş, nüfusu gittikçe azalan bir halktır.

Tevarlılar diğer adıyla izcanlılar "ötekiler"den hoşlanmayan, muhafazakâr, geri kalmış, ilerlemeye kapalı bir topluluktur.

Güney Göçü başlayıp Gaallar güneye doğru ilerleyince büyük savaş kapıya dayanır. Alterralılar ve Tevarlılar bir araya gelip ortak düşmana karşı savaşacak ya da yaklaşan uzun kışla birlikte felakete sürükleneceklerdir. Rolery ve Agat'ın sıradışı hikâyesi de işte bu süreçte başlar.

Mülksüzler ve Karanlığın Sol Eli'nin de dahil olduğu Hainish Cycle'ın bir parçası olan Sürgün Gezegeni, toplumsal ve düşünsel yargılara etkileyici bir dokunuş.
-Ursula K. Le Guin'in önsözüyle-

Kitabı okuyanlar 1.830 okur

  • A. Haşim Eşrefoğlu
  • Derida
  • brkykrs
  • Mehmet Pir
  • Rabia Nur Dağ
  • Fatma Zehra Aksoy
  • Mustafa Oğlak
  • Özge özler
  • efe gönül
  • dilara

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%9.5
13-17 Yaş
%6.8
18-24 Yaş
%31.1
25-34 Yaş
%25.7
35-44 Yaş
%16.2
45-54 Yaş
%6.8
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%4.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%54.4
Erkek
%45.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.2 (127)
9
%12.7 (100)
8
%26.6 (209)
7
%25.8 (203)
6
%11.6 (91)
5
%3.8 (30)
4
%1.4 (11)
3
%1 (8)
2
%0.5 (4)
1
%0.4 (3)

Kitabın sıralamaları