Suriye (Rejim ve Dış Politika)

·
Okunma
·
Beğeni
·
21
Gösterim
Adı:
Suriye
Alt başlık:
Rejim ve Dış Politika
Baskı tarihi:
Eylül 2012
Sayfa sayısı:
216
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944105323
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Açılım Kitap Yayınları
Modern Orta Doğu tarihinin en önemli aktörlerinden olan Suriye, gerek bağımsızlık öncesi verdiği mücadele gerekse 1946 yılında kazandığı bağımsızlık sonrası yüzleştiiği sorunlar nedeniyle bölgenin en hareketli ülkelerinden birisi olmuştur.1963 Mart'ında Baslı kadroların yönetime el koyması ile ülke tarihinin seyrinde yaşanan kırılma önce 1966'daki Baas'ın askeri kadrosunun ardından da 1970'de Hafız Esed'in iktidarı ele geçirmesiyle nihai biçimini aldı. Rejimin güvenliğini ve sürekliliğini esas alan Esed, ülke içinde baskı mekanizmaları ile halkı sindirmeye çalışırken dış politikada ise farklı kartlara sahip ve mümkün olduğunca açık bir siyaset izlemeye çalıştı. 2000 yılında gerçekleşen ölümün ardından yerine geçen oğul beşşar Esed ise babasının geleneksel siyaset anlayışından büyük sapmalar yapmadan iç ve dış siyasette çeşitli açılımlar gerçekleştirmeye çalıştı. Suriye rejiminin çıkarları doğrultusunda gerçekleştirilen bu politikalar belirli düzeyde rahatlık sağlamış olsa da ülkenin siyasal yapısı ve kurumlarında yapısal değişimlere yol açacak düzeyde olmadı. Nitekim Arap Baharı olarak adlandırılan hakların rejimlerine karşı verdikleri bağımsızlık mücadelesinde Suriye'de yaşanan krizin boyutları hem rejimin ülke içinde nasıl bir baskı politikası uyguladığının hem de dış politakada benimsediği anmayış nedeniyle uluslar arası güçler tarafından nasıl desteklendiğine önemli bir örneklik teşkil etmektedir. Bu çerçevede elinizdeki eser, Suriye'de rejimin nasıl bir siyasal mekanizma inşa ettiğini ortaya koymaya çalışmaktadır. Ayrıca örnek olaylar yoluyla Suriye'de çıkar algısının ne tür değişimler gösterdiiği ya da ne tür temellere sahip olduğu sorusu da rejimin dış politika anlayışı çerçevesinde eser içinde cevaplandırılmaya çalışılan sorular arasındadır.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
İktidarını tesis etmeye çalışan Esed rejimine bir başka yardım da Libya lideri Muammer Kaddafi'den geldi. Kaddafi, Şam'a gelerek yeni bir istikrar arayışı içindeki ülkeye 110 milyon doları hibe ve 38 milyon doları geri ödemeli olmak üzere toplam 148 milyon dolarlık yardım konusunda söz verdi. Esed, ülkesinin yeniden yapılanma sürecinde ve gerçekten ihtiyaç duyulan dönemde gelen bu yardımı yiyecek fiyatlarının düşürülmesi için kullandı ve bu durum halkın yaşam düzeyinin biraz da olsa iyileşmesi yönünde katkı sağladı.
M. Hüseyin Mercan
Sayfa 80 - Açılım Kitap
Hariri'nin izlediği siyasetle Lübnan'daki nüfuzu zarar görmeye başlayan Suriye için önemli bir sorun da 2 Eylül 2004 tarihinde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Lübnan ile ilgili kararı oldu. Güvenlik Konseyi'nin 1559 sayılı kararında Lübnan'daki tüm yabancı güçlerin ülkeyi terk etmesi, Lübnan Hükümeti'nin ülkenin kontrolünü tamamen ele alması ve ülkede serbest ve açık bir seçim sürecinin sağlanması yönünde talepler ifade edilmekteydi. Güvenlik Konseyi'nin bu kararıyla köşeye daha çok sıkışan Beşşar Esed uluslararası toplumu Lübnan konusunda karşısına alarak Refik Hariri ve Velid Canbolat'ın muhalefetine rağmen Emil Lahud'un başkanlık süresinin uzatılması yönünde bir tavır sergiledi. Bu durum sonucunda Lahud'un görevinin üç yıl daha uzatması Suriye'nin tüm muhalefete ve değişen yapıya rağmen Lübnan siyasetinde hâlâ etkin olduğunun da en önemli göstergelerinden biri oldu.
M. Hüseyin Mercan
Sayfa 157 - Açılım Kitap
Hama'da Müslüman Kardeşler'i ortadan kaldıran Esed, 1 Mart 1982 tarihli konuşmasında İslami muhalefete karşı öfke kustuğu konuşmasında şunları söyledi:
Yoldaşlarım, kardeşlerim: İslamiyet için, Müslüman rolü yaparken, dinin anlamını, kavramlarını çarpıtmaktan daha büyük tehlike yoktur. Katil Kardeşler'in yaptığı da bu: İslam adına öldürüyorlar. İslam adına suikastlar düzenliyorlar. İslam adına çocukları, kadınları, yaşlıları katlediyorlar. İslam adına aileleri yok ediyorlar...
Kardeşler, yoldaşlar, bu ülkenin kasaba ve köylerindeki halk, bu vatanı ve gönderildiği şekli ile İslam'ı, Muhammed'in (sav) İslam'ını savunacaktır. Evlatlarım, bağışlandığı şekli ile biz İslam'ı koruyacağız. Peygamberin izinden gidenlerin İslam'ını; Ömer ve Ali'nin İslam'ını; adaletin İslam'ını; eşitliğin İslam'ını; sevginin İslam'ını; vatanseverliğin İslam'ını; devrimin İslam'ını; gelişimin İslam'ını; gericiliğe ve feodalizme karşı mücadelenin İslam'ını...
Kardeşlerim, vatanın düşmanları ile işbirliği yapan, emperyalist, Siyonist ve gerici düşmanların uşağı Müslüman Kardeşler'e bin kere ölüm! Müslüman Kardeşler'e, katil Kardeşler'e, ahlaksız Kardeşler'e bin kere ölüm.
M. Hüseyin Mercan
Sayfa 73 - Açılım Kitap
Dini ve etnik farklılıkların önemli ölçüde belirgin olduğu Suriye'de Fransızlar, bu farklıkları körükleyerek ve özellikle de Alevi ve Dürzîlere özerklik statüsü vererek Suriyelilerin Fransızlara karşı birleşmesini engellemeye çalışmaktaydı.
M. Hüseyin Mercan
Sayfa 52 - Açılım Kitap
Suriye'yi Lübnan'a müdahale etmeye iten sebeplerden bir diğer önemli husus stratejik kaygılardı. Bölgenin en hayati alanlarından biri olan Güney Lübnan'daki Bekaa Vadisi'nin Suriye'nin güvenliği açısından sahip olduğu konum Suriye'nin Lübnan'daki varlığının önemli dayanaklarından birisidir. Suriye iktidarları İsrail'in kuruluşundan itibaren Bekaa Vadisi yoluyla İsrail güçlerinin topraklarına ulaşması ve saldırmasından endişe duymuşlardır. Aynı zamanda bir başka tedirginlik de böyle bir saldırının gerçekleşmesi durumunda Lübnan'ın yeterli direnişi gösterememesi ve Suriye'nin stratejik noktaları ile Bekaa arasındaki hattın İsrail kontrolüne girmesiydi. Bu nedenle Suriye, Lübnan müdahalesi dahilinde Bekaa'nın konumunu muhafaza etmek için çeşitli güvenlik politikaları gerçekleştirmiştir. Nitekim 1982 yılında İsrail tarafından Lübnan'a yönelik işgal girişimi sırasında Bekaa vadisinin denetimi altına alınması, Şam yönetiminde büyük bir tedirginlik meydana getirdi. Böylesine stratejik bir bölgenin İsrail denetimine girmesi Suriye için bir tehdit oluşturmaktaydı. Bu nedenle Suriye yönetimi, Lübnan'daki nüfuzunu kendi ulusal çıkarları açısından hayati bir unsur olarak gördü ve Lübnan'daki askeri varlığını devam ettirmek için de tüm bölge devletleri nezdinde de önemli bir meşruiyet kazanmış oldu. Aynı zamanda Esed, Güney Lübnan'a yönelik politikasında da burada etkin olan Hizbullah örgütüne destek sağlayarak İsrail'in Lübnan içinde ilerlemesini engelleyerek bir cephe oluşturmaya çalıştı.
M. Hüseyin Mercan
Sayfa 86 - Açılım Kitap
Müslüman Kardeşler teşkilatının 26 Haziran 1980'de Şam'da düzenlediği suikast girişiminden Esed'in son anda kurtulması rejimin Müslüman Kardeşler'e yönelik saldırgan tavrını artırdı. Bu olayın ardından kısa bir süre sonra 7 Temmuz 1980 yılında Suriye Halk Meclisi'nden Müslüman Kardeşler teşkilatı ile ilgili 49 sayılı kanun kabul edildi. 8 Temmuz 1980'de Hafız Esed'in onayladığı kanunun ilk maddesi "İhvan-ı Müslimin (Müslüman Kardeşler) örgütüne üye her kimse suçludur ve idam cezası ile cezalandırılır şeklindeydi.
M. Hüseyin Mercan
Sayfa 72 - Açılım Kitap
Babası gibi Beşşar Esad da en büyük başarısını dış politikada elde etti. Siyasi kariyerinin başından itibaren Beşşar'ın Amerika'ya karşı uzlaşmaz bir tavır sergilediğini ve Washington'ın bölgedeki tüm çalışma ve programlarını sabote etmeye çalıştığını belirtelim. Beşşar Arap dünyasındaki radikal kanadın lideri oldu, İran'la bağlantı kurdu, Hizbullah ve Hamas'la beraber İsrail ve Amerika karşıtı cephede faal rol oynadı. Beşşar'ın siyasi yönelimi hem ifadelerinde hem de eylemlerinde ifade buldu. 2000'deki Filistin intifadasından başlayarak, sonrasında 2003 kışında Amerika'nın Irak'a girişinde, 2006 yazında ikinci Lübnan Savaşı'nda ve 2009 Gazze Kurşun Dökme Operasyonu'nda eylemlilik sergilemiştir.
M. Hüseyin Mercan
Sayfa 16 - Açılım Kitap

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Suriye
Alt başlık:
Rejim ve Dış Politika
Baskı tarihi:
Eylül 2012
Sayfa sayısı:
216
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944105323
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Açılım Kitap Yayınları
Modern Orta Doğu tarihinin en önemli aktörlerinden olan Suriye, gerek bağımsızlık öncesi verdiği mücadele gerekse 1946 yılında kazandığı bağımsızlık sonrası yüzleştiiği sorunlar nedeniyle bölgenin en hareketli ülkelerinden birisi olmuştur.1963 Mart'ında Baslı kadroların yönetime el koyması ile ülke tarihinin seyrinde yaşanan kırılma önce 1966'daki Baas'ın askeri kadrosunun ardından da 1970'de Hafız Esed'in iktidarı ele geçirmesiyle nihai biçimini aldı. Rejimin güvenliğini ve sürekliliğini esas alan Esed, ülke içinde baskı mekanizmaları ile halkı sindirmeye çalışırken dış politikada ise farklı kartlara sahip ve mümkün olduğunca açık bir siyaset izlemeye çalıştı. 2000 yılında gerçekleşen ölümün ardından yerine geçen oğul beşşar Esed ise babasının geleneksel siyaset anlayışından büyük sapmalar yapmadan iç ve dış siyasette çeşitli açılımlar gerçekleştirmeye çalıştı. Suriye rejiminin çıkarları doğrultusunda gerçekleştirilen bu politikalar belirli düzeyde rahatlık sağlamış olsa da ülkenin siyasal yapısı ve kurumlarında yapısal değişimlere yol açacak düzeyde olmadı. Nitekim Arap Baharı olarak adlandırılan hakların rejimlerine karşı verdikleri bağımsızlık mücadelesinde Suriye'de yaşanan krizin boyutları hem rejimin ülke içinde nasıl bir baskı politikası uyguladığının hem de dış politakada benimsediği anmayış nedeniyle uluslar arası güçler tarafından nasıl desteklendiğine önemli bir örneklik teşkil etmektedir. Bu çerçevede elinizdeki eser, Suriye'de rejimin nasıl bir siyasal mekanizma inşa ettiğini ortaya koymaya çalışmaktadır. Ayrıca örnek olaylar yoluyla Suriye'de çıkar algısının ne tür değişimler gösterdiiği ya da ne tür temellere sahip olduğu sorusu da rejimin dış politika anlayışı çerçevesinde eser içinde cevaplandırılmaya çalışılan sorular arasındadır.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Jrs Borjgali

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%100 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0