Sürüne Sürüne Erkek Olmak

·
Okunma
·
Beğeni
·
563
Gösterim
Adı:
Sürüne Sürüne Erkek Olmak
Baskı tarihi:
Kasım 2008
Sayfa sayısı:
218
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750506215
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
"Teslim olduğum ilk gece ağladım. Özlemden, endişeden! Ama askerlik gerçekten erkekliği pekiştiriyor. Çocukluk durumunu atıyorsun, kendine olan güvenini şey yapıyor. Silahtır milahtır, Allah'tır, vatandır; Allah, Allah nidalarıyla tatbikata çıkıyorsun, Allah Allah ile taarruz veriyorlar. Kendini yere atıyorsun sürünüyorsun. 20 gün sürdü tatbikatımız. 15 gün boyunca üstümüzde kar. Kalkmazdık, yatardık. Bize uyku tulumları verdiler, onların içinde yatardık. O tulumun içinde bir gün kalkacağım ama kalkamıyorum. Yırtılmıyor da. Bağırıyorum koğuş nöbetçisi uyumuş. Zaten altında yatsak, bittin abi sen orda, bittin. Orda paket banyolar kurdular, benzinli sobalarla ısınıyor. Açık olsa banyo yapacaksın. Donarsın, donmazsın... Öyle bir şey yok askerde. Dışarıda banyo yaparsın, yaptık yani daha doğrusu, arabayı devirdik, öyle derlerdi ya, yani şey yapardık banyo yapardık, hiç kesinlikle hasta falan olmazdık. Sonra koğuş nöbetçisini kaldırıncaya kadar fermuar altıma gelmiş. Döne döne fermuar altıma gelmiş. Nöbetçi geldi fermuarı açtı. Tuvalete çıktım. İndik, koğuşçuyu duvara yapıştırdım. Gebertecektim. Dedim sen niye uyuyorsun. Dövecektim, millet araya girdi. Sen burada niye duruyorsun. Biri hasta olur, bir durum olur!"

Askerlik: bir "erkeklik laboratuarı"... "Erkek olarak pişme"nin zorunlu durağı... Her vesileyle kanıtlanması, savunulması, teşhir edilmesi gereken erkek kimliğinin bütün boyutlarıyla sınandığı ve bilendiği bir deneyim... Pınar Selek, farklı sosyal koşullardan çok sayıda erkeğin askerlik deneyimleri hakkındaki anlatımlarına dayanan araştırmasında, bu deneyimin erkek kimliğini inşa edici işlevini yorumluyor.
(Tanıtım Bülteninden)
218 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
Ders gereği okuduğum bir kitaptı ama bu toplumdaki herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. Toplumumuzda erkeklerin birer yetişkin olana kadar başından geçenler, toplumsal cinsiyet kalıp yargılarının temellerinin nasıl atıldığı akıcı bir dille anlatılıyor. Sünnet ve özellikle askerliğin erkeklerin üzerindeki etkisi, onlarda oluşturduğu değişim ve bu değişimin sonuçları... Ataerkil bir toplumda erkeklerin kendilerini 'üstün' olarak görmesinin altında neler olduğunu öğrenmek istiyorsanız mutlaka okumalısınız.
218 syf.
·434 günde·Beğendi·9/10
Özellikle erkekler olmak üzere toplumumuzdaki her bireyin kitabı okuduktan sonra kendini sorguya çekeceği bir kitap. Çünkü acı tablo bize gösteriyor ki günümüzde hala tartışmak zorunda kaldığımız kadın ve erkek mücadelesinde maalesef sadece erkeğin değil her iki tarafında payı söz konusudur.
Her gün aynı saatte kalk, git. Çalış et... Ölmeye bile zamanımız yoktu bizim. Ölüm gelse kovardık biz...
Ne mutlu ki hayat düz bir hatta ilerlemiyor. Erkeklerin, içine sıkıştıkları kalıbın dışına çıkabileceği, bireylerin kendi hayatlarını öngörülemez bir biçimde kurgulayabileceği de bir gerçek. Çünkü "Erkekler Ağlamaz!" talimatına rağmen, erkekler ağlıyor.
Ağlamaması, dişlerini sıkması gerektiğini çocukluğunda öğretmişlerdir ona. Sünnetinde bile gizlemiştir gözyaşlarını. Babası döverken, öğretmeninden şamar yerken, sokakta kavga ederken gözyaşlarını gemlemiştir. Aksi halde yerin dibine girmiştir. Askerlikte de akan gözyaşlarına rağmen ağlamayı unutmaya zorlanır.
- İnsan ağlamayı unutursa ne olur?
- Ağlatır.
* Peki ama erkekler gerçekten ağlamayı unutur mu?
Pınar Selek
Sayfa 212 - İletişim Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sürüne Sürüne Erkek Olmak
Baskı tarihi:
Kasım 2008
Sayfa sayısı:
218
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750506215
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
"Teslim olduğum ilk gece ağladım. Özlemden, endişeden! Ama askerlik gerçekten erkekliği pekiştiriyor. Çocukluk durumunu atıyorsun, kendine olan güvenini şey yapıyor. Silahtır milahtır, Allah'tır, vatandır; Allah, Allah nidalarıyla tatbikata çıkıyorsun, Allah Allah ile taarruz veriyorlar. Kendini yere atıyorsun sürünüyorsun. 20 gün sürdü tatbikatımız. 15 gün boyunca üstümüzde kar. Kalkmazdık, yatardık. Bize uyku tulumları verdiler, onların içinde yatardık. O tulumun içinde bir gün kalkacağım ama kalkamıyorum. Yırtılmıyor da. Bağırıyorum koğuş nöbetçisi uyumuş. Zaten altında yatsak, bittin abi sen orda, bittin. Orda paket banyolar kurdular, benzinli sobalarla ısınıyor. Açık olsa banyo yapacaksın. Donarsın, donmazsın... Öyle bir şey yok askerde. Dışarıda banyo yaparsın, yaptık yani daha doğrusu, arabayı devirdik, öyle derlerdi ya, yani şey yapardık banyo yapardık, hiç kesinlikle hasta falan olmazdık. Sonra koğuş nöbetçisini kaldırıncaya kadar fermuar altıma gelmiş. Döne döne fermuar altıma gelmiş. Nöbetçi geldi fermuarı açtı. Tuvalete çıktım. İndik, koğuşçuyu duvara yapıştırdım. Gebertecektim. Dedim sen niye uyuyorsun. Dövecektim, millet araya girdi. Sen burada niye duruyorsun. Biri hasta olur, bir durum olur!"

Askerlik: bir "erkeklik laboratuarı"... "Erkek olarak pişme"nin zorunlu durağı... Her vesileyle kanıtlanması, savunulması, teşhir edilmesi gereken erkek kimliğinin bütün boyutlarıyla sınandığı ve bilendiği bir deneyim... Pınar Selek, farklı sosyal koşullardan çok sayıda erkeğin askerlik deneyimleri hakkındaki anlatımlarına dayanan araştırmasında, bu deneyimin erkek kimliğini inşa edici işlevini yorumluyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 21 okur

  • Gamze
  • meltem parin
  • Graphomania
  • Büşra Semerci
  • fulya ardıç ekiz
  • Beyhan
  • hypatia
  • Tkonakli
  • Gamze Açıkgöz
  • AylinBahar.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%11.1 (1)
9
%44.4 (4)
8
%22.2 (2)
7
%22.2 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0