Susuz Yaz- Bütün Eserleri 3

8,1/10  (12 Oy) · 
63 okunma  · 
8 beğeni  · 
850 gösterim
Kitapta yer alan öyküler, Cumalı'nın avukatlık yıllarında edindiği vurucu gözlemlerinden kaynaklanıyor, toplumumuzun özellikle kırsal kesiminde, "Habil ile Kabil" söylencesinden beri varolan şiddet yasalarının acımasız görüntülerini sergiliyordu. Cumali kitaba adını veren "Susuz Yaz"da edebiyat alanında ilk kez suyun bölüşülmesinin önemine değinmişti.
  • Baskı Tarihi:
    2008
  • Sayfa Sayısı:
    254
  • ISBN:
    9789756747056
  • Yayınevi:
    Cumhuriyet Kitapları
  • Kitabın Türü:
Zagor 
 16 May 00:09 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · Puan vermedi

Öyküler ve film hakkında içerik bilgisi olabilitesi bulunabilir. Pek emin değilim yine de...
Susuz Yaz, Necati Cumalı'nın üçüncü öykü kitabıdır. Benimse okuduğum ilk Necati Cumalı eseri. Genelde bir yazarı tanımaya başlarken ilk önce yazarın öykü ya da şiir kitaplarını okumayı kendime alışkanlık ediniyorum. Büyük eserlerini okurken yazarın diline, kurgusuna ve karakterlerine daha kolay adapte oluyor, güzel bir bağ oluşturuyorum. Keza Orhan Kemal, Aziz Nesin, Kemal Tahir'e de bu şekilde başlamıştım.

Neyse efenim, kitabın içeriğine gelecek olursak, kitap toplam 8 öyküden oluşuyor. Tabii daha sonraki baskılarda eklemeler olmuş fakat ben orijinaline sadık kalarak ilk çıktığı baskılı şekliyle okudum. (Eklemesiz-8li) Bende ki 1983 baskılı.

İçinde bulunan öyküler şöyle: "Esma ile İsmail", "Dağlı ile Muharrem", "Öç", "Selim'i Anarken", "Kaatil", "Bıçak", Gülsüm Kıza Ağıt" ve kitaba da ismini veren "Susuz Yaz" Bütün öyküler güzel olmakla beraber, favorilerim "Susuz Yaz" ve "Selim'i Anarken oldu.

Bölgenin(Ege) suyunu içip, ekmeğini yiyen Necati Cumalı'nın müthiş gözlem gücünün yazıya dökümüdür Susuz Yaz. Toplumsal gerçekçi edebiyatın Ege şubesidir Cumalı. (Çukurova şubeleri Orhan Kemal ve Yaşar Kemal, İç Anadolu şubesi Kemal Tahir bittabi.)

Hikayelerde genel olarak Ege köylüsünün çektiği sıkıntılar, intikam, kadınların aşağılanıp hor görülmeleri, kıskançlık, köy insanın bastırılmış cinselliği, çalışkanlık, üretkenlik, haksız kazanç gibi birbirinden tamamen uzak konular üzerinde yoğunlaşılmış.

Selim'i Anarken ve Susuz Yaz ile ilgili bir şeyler söylemem gerekecek olursa:
Selim'i Anarken'de Selim'in çalışkanlığı, üretkenliği öyküde avukat karakteri gözünden dile getirilmiştir. Cumalı'nın mesleği yazarlık dışında avukat olduğu için belki de Selim'i anlatan bize Cumalı'nın ta kendisidir, ha ne dersiniz? Selim çalışkandır, çok çalışır, sürekli bir şeyler üretir. Ona atasından, dedesinden hazır mal kalmamış, çalışarak meydana getirmiştir. Selim çok çalıştığı için adı deliye çıkmıştır, deli derler, gülerler Selim'e. Milletin ağzı torba değil ki büzesin. Varsın deli desinler, varsın gülsünler. Kimsenin yüzüne bakmadığı, beğenmediği, yanından geçmeye tenezzül ettiği yerleri Selim çalışarak cennete çevirir. Huyudur, çalışmadan edemez, para da pul da gözü de yoktur ha. Selim aynı zamanda zarif adamdır, incedir, çiçek sevdalısıdır. Ortanca, katmer, şebboy, aslanağzı, gül gibi farklı farklı çiçek türleri de yetiştirir. Avukata da <<Bir adam çiçek, hayvan sevmedi mi at öylesini... Çok denenmiştir bu bizde... Sen çiçek seversin belli...>> diyerekten mesajını da iletir. Yurdumuzda Selim gibi yurttaşlardan fazla olsa. Öyküler de romanlarda olduğu kadar reelde de olsa keşke! #17323124

Susuz Yaz'da ise Cumalı, iki kardeşin hikayesini sunar bizlere. Hasan ile Osman, birbirinin zıttı iki kardeş. Birisi iyiliği, diğeri kötülüğün temsilcisi. Öykünün teması su olsa da arka planda kardeşler üzerinden kıskançlık ve köy insanının üzerindeki bastırılmış cinsellik işlenir. Hasan ile Osman, Habil ile Kabil... Zaten öykünün ilk adı da Susuz Yaz değil, Habil ile Kabil'dir. Cumalı'ya dönelim:
"Ayhan Işık'la iyi arkadaşlığımız vardı. Bir akşam Koço'da içerken 'Susuz Yaz'ın konusunu anlattım. O zaman adı 'Susuz Yaz' değil, 'Habil ile Kabil' idi. Tevrat'taki gibi iki kardeşin çekişmesinin hikayesi. Susuz Yaz'ın konusu Tevrat'taki 'Habil ile Kabil'den beri devam eden bir konu. Kardeş çekememezliği, su problemi. "Susuz Yaz' 1956'da yazıldı ama sit problemini 1950'den beri Urla'da görüyorum."

Susuz Yaz öyküsü filme de uyarlanır, Metin Erksan tarafından. Hülya Koçyiğit'in Türk sinemasında ilk filmidir, Koçyiğit 15-16 yaşlarında henüz..Ve Erol Taş'ın da karakter oyunculuğundan çıkıp ilk başrol oynadığı filmdir. Film, 1964 Berlin Film Festivali'nde Altın Ayı ödülünü kazanır ve bu ödül Türkiye'nin sinema sektöründe aldığı ilk uluslararası ödülü olur. Filmin ödül hikayesi de ilginçtir. Türkiye'yi temsil etmek niteliğinden yoksun gerekçesi ile veto yer, festivale katılamaz. Bir şekilde yurtdışına kaçırılır ve Berlin'de ödülün sahibi olur. Filmi ben de beğendim, hele Erol Taş'ın oyunculuğuna. Her filmin, kitaplara sadık kalarak çekilmediği, bütünselliği bozduğunun farkında olmamıza rağmen biz izleyiciler, yazarı kadar sorun etmiyoruz. Belki de işimize geliyor! Necati Cumalı'da filmi izlemeyenlerden. Hatta ateş püskürüyor, öykülere sadık kalınmadığı için. Cumalı'nın veryansınıyla bitiriyorum:
"Ses dergisini aldım elime, filmden 60 kadar kare var orta sayfada. Karelerin bir tanesinde korkuluklar var. Kadın(Hülya Koçyiğit) gidiyor, korkulukların önünde, kaynının saldırısından korusun diye 'Beni koru yarabbim' diyor. Korkuluk belki bir imaj ama işlevi başka. Şimdi 20. yüzyılda bir insan korkuluğun önünde diz çöküp Tanrı'ya yakarması anlamsız ve gülünç. Realitenin ne olduğunu bilenlere gösterdiğinizde, yaptığınız şeyin itibarı düşer. Başka bir yerde kadının bacağını yılan sokuyor. Onu öğrenmiş rejisör. Ağzında yara olmayan biri yılanın ya da akrebin soktuğu yeri kanatıp emerse, o kişi zehirlenmez, iyileşir. Erol Taş'ta emiyor.
Şaşıracaksınız ama ben Susuz Yaz'ı hiç görmedim, çünkü üzüntüden verem olmaya niyetim yok! Dergide gördüğüm bu kareler yetti bana. Emiyor, kadın da teslim oluyor. Burada Bahar'ın karakterinin hiçbir değeri kalmıyor. Eğer baldırına dokunana verecekse kendini, o benim çizdiğim, benim anlattığım Bahar değil.
Kendi kendime, "Allah Allah" dedim, 'Ben bu filme nasıl tahammül edeceğim."

Zeynep Öztemel 
24 Nis 17:48 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Bir günde soluksuz okuyup bitirdim ve içindeki her bir öyküyü çook beğendim..Genel itibariyle köy yaşamı,kan davası,toprak-su kavgası,öc almalar,kız kaçırma,harac alma gibi konular işlenmiş öykülerde..Tavsiyemdir okumayanınız varsa mutlaka okuyun..Kitaba adını veren "Susuz Yaz" öyküsünün 1963 ve 1973 yıllarında çekilmiş filmleri de var.. İlk fırsatta izliycem..

Beytullah Ömer DUMLU 
25 Ara 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

Susuz yazı türk sinemasından biliyordum.Türk sinemasında kendine yer bulmuş kitapları okumayı çok seviyorum.(Toprak ana,selvi boylum al yazmalım vb.)Bu tür kitaplar okuyucu da kendi kültürümüzden izler bırakıyor. Öncelikle kitabın ana fikrine değinmek istiyorum.Gözünü hırs bürümüş bir insanın yapamayacağı şey yoktur.Necati Cumalı bunu kitapta öyle güzel işlemiş ki okurken bu duygu oluşuyor.Anadolu köylüsünün çektiği sıkıntılar olsun,o dönemin getirdiği yaşam tarzı olsun kitabı gerçekliğe yaklaştırmış.Okurken aklımdan su ne büyük bir nimet diye de düşündüm durdum.Su için kavgalar yaşanıyor,cinayetler işleniyor.Aslında yazar suyun dünyadaki önemini de bize aktarmaya çalışıyor.Susuz hayatın olmadığı su için kardeşin kardeşe düşeceğini güzelce anlatma içerisindedir.Sadece dönemini değil günümüze de ışık tutan bir eser.Güzel bir kitap dili oldukça akıcı.Herkesin okumasını tavsiye ederim.

elif dinç 
08 Nis 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

sinemaya da uyarlanmış olan çok değerli bir eser....Necati Cumalı kitaplarını çok seven bir okur olarak susuz yaz en sevdiklerimdendir diyorum.

yusuf taş 
16 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Eser, edebi yönden çok zengin bir içeriğe sahip.Yazar ustalığını kitabın her sayfasında sergiliyor.Belli ki yazar her şeyden önce had safhada iyi bir gözlemci.Doğup büyüdüğü yerdeki insanları çok iyi tahlil etmiş ve genel anlamda toplumsal sorunlara değinmiş.Edebi yönü ağır basan kitaplardan hoşlananlar için kolay bulunmaz bir kitap.

Kitaptan 6 Alıntı

Zagor 
09 May 14:08 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Bahar'a en küçük bir hınç, en küçük bir kırgınlık yoktu içinde. Bahar'ın elinde para yoktu ki göndersin! Bahar'ın okuması yazması yoktu ki mektup yazsın! Bahar'ın gideceği yeri yoktu ki kaçsın, ağasının elinden kurtulsun!

Susuz Yaz- Bütün Eserleri 3, Necati Cumalı (Sayfa 62 - Tekin Yayınevi 8.Basım Aralık 1983 İstanbul / Susuz Yaz adlı öyküden)Susuz Yaz- Bütün Eserleri 3, Necati Cumalı (Sayfa 62 - Tekin Yayınevi 8.Basım Aralık 1983 İstanbul / Susuz Yaz adlı öyküden)
Zagor 
 09 May 19:53 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Çoban Mahmut
— Hep okur, garibim! Hep okur! Hep kitap ister! Katığını, erzağını her sefer götürüşümüzde öğretmene selam edin bana kitap göndersin, der. Öğretmenin yolladıklarını geri verir, götürdüklerimizi alır. Köyde, kimde ne kitap varsa, babası, ben toplar ya götürür, ya da göndeririz hep. Hep okur.

Susuz Yaz- Bütün Eserleri 3, Necati Cumalı (Sayfa 95 - Tekin Yayınevi 8.Basım Aralık 1983 İstanbul / Öç adlı öyküden)Susuz Yaz- Bütün Eserleri 3, Necati Cumalı (Sayfa 95 - Tekin Yayınevi 8.Basım Aralık 1983 İstanbul / Öç adlı öyküden)
Zagor 
12 May 19:29 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Her ayak bastığı yere güller, asmalar diken, her dost bildiğine katmerler, ortancalar götüren Selim! Yurdumuzun neresinde işlenmemiş bir parça toprak, gen bir tarla görsem seni anarım! <<Selim olsa, derim, bu tarla Selim'in eline geçse!...>>

Susuz Yaz- Bütün Eserleri 3, Necati Cumalı (Sayfa 161 - Tekin Yayınevi 8.Basım Aralık 1983 İstanbul / Selim'i Anarım adlı öyküden)Susuz Yaz- Bütün Eserleri 3, Necati Cumalı (Sayfa 161 - Tekin Yayınevi 8.Basım Aralık 1983 İstanbul / Selim'i Anarım adlı öyküden)
Zagor 
 12 May 15:13 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Gülsüm Kadın
— İnsanın ar, namus denilen şeyden azıcık nasibi olmadıktan sonra! O kazık kadar herif, yetmiş yaşında babasının eline bakmaktan utanmaz mı? İnsan erkek olur da, bu yaşta alnının teriyle ekmeğini kazanacağı bir iş tutmaz mı?

Susuz Yaz- Bütün Eserleri 3, Necati Cumalı (Sayfa 74 - Tekin Yayınevi 8.Basım Aralık 1983 İstanbul / Öç adlı öyküden)Susuz Yaz- Bütün Eserleri 3, Necati Cumalı (Sayfa 74 - Tekin Yayınevi 8.Basım Aralık 1983 İstanbul / Öç adlı öyküden)
Zagor 
09 May 23:18 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Muharrem'in İsyanı
— Benim gezdiğim dolaştığım bedava a Dağlı, bilmen mi? İdamlıktım, otuz yıla tedbil ettiler. On yedi yıl yattım. Af çıkardılar. Ben on yedi yıl bir öfkenin ceremesini çektim. Sen dışarda mal üstüne mal koydun. Dışarda kim varsa mal üstüne mal koydu. Ev bark edindi. Ben içerde gençliğimi tükettim. Çıktım çıkalı iki yıldır kime haber saldımsa yüz, iki yüz, ses etmedi gönderdi. Parası kıymetli bir sen mi kaldın a kart teke?

Susuz Yaz- Bütün Eserleri 3, Necati Cumalı (Sayfa 123 - Tekin Yayınevi 8.Basım Aralık 1983 İstanbul / Dağlı ile Muharrem adlı öyküden)Susuz Yaz- Bütün Eserleri 3, Necati Cumalı (Sayfa 123 - Tekin Yayınevi 8.Basım Aralık 1983 İstanbul / Dağlı ile Muharrem adlı öyküden)
Şeyma Köse 
03 May 18:35 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir adam çiçek, hayvan sevmedi mi at öylesini. Çok denenmiştir bu bizde. Sen çiçek seversin belli..

Susuz Yaz- Bütün Eserleri 3, Necati Cumalı (Sayfa 280)Susuz Yaz- Bütün Eserleri 3, Necati Cumalı (Sayfa 280)

Kitapla ilgili 2 Haber

Yerli Edebiyat Uyarlamalarından, Kitabın Namına Gölge Düşürmeyecek Kadar Başarılı 15 Film
Yerli Edebiyat Uyarlamalarından, Kitabın Namına Gölge Düşürmeyecek Kadar Başarılı 15 Film Sinemanın bir çok önemli yapıtının edebiyat uyarlamaları arasından çıkması pek şaşırtıcı olmasa gerek. Zaten kitleler tarafından beğenilmiş olan bir eseri uyarlamak, eğer film aşamasında bir “kazaya” uğramazsa, başarısı biraz daha garanti bir tercih. IMDB’nin top filmleri arsında da çok sayıda edebiyat uyarlaması olması tesadüf değil. Edebiyat uyarlamaları bizim sinemamız içinde de çok önemli yer tutuyor. Toplumsal gerçekçi bir bakış açısıyla işlenen bir çok filmimizin önemli romancılarımızın eserlerinden uyarlanmış olmasının yanında komediden tarihi yapımlara kadar bir çok filmimiz de başarısını öncüsü olan kitaplara borçlular.
Aaa, Bu Filmin Kitabı mı Varmış?
Aaa, Bu Filmin Kitabı mı Varmış? Tüm sanat dallarını içinde barındıran sinemanın en kadim dostu -çalkantılı ilişkilerine rağmen- edebiyattır. İlginizi çekebilecek, yeniden ele almak isteyebileceğiniz sinemanın ve edebiyatın mihenk taşı olmuş 20 kitap ve filmlik listenin ilk 10’u…