Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat

·
Okunma
·
Beğeni
·
9.508
Gösterim
Adı:
Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
Baskı tarihi:
13 Aralık 2016
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059350754
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Halk Kitabevi
Romanın kahramanı Mansur, yüzyıllar boyunca Cezayir'de yaşamış bir Osmanlı ailesinin oğludur. Cezayir, Fransız sömürgesi haline geldiğinde Fransa'ya tıp öğrenimini yapmaya yollanmıştır. Roman, Mansur'un öğrenimini tamamlayıp İstanbul'a ayak basmasıyla başlar. Mansur, İstanbul'da amcası Şeyh Salih Efendi'yi bulur ve orada kalır. Daha sonar Mansur, bir devlet dairesinde doktor ve tercüman olarak işe başlar. Mansur'un amcası Şeyh Salih Efendi'nin iki karısı ve iki çocuğu vardır. "Çocuk" dediğimiz yirmi beş yaşında evli ve oğlu İsmail Rüştü Bey ile on dokuz yaşını tamamlamış kızı Sabiha Hanım'dır.

İkinci karısının hain bir kardeşi vardır. Adı Raşid'dir. Raşid Efendi, bütün mirasçıları aradan çıkarıp servetin tamamını kız kardeşi yoluyla almak için uğraşır ancak Mansur, Sabiha'nın oyunlarına gelmez. Çünkü Mansur, her şeyden önce kendini devlete adamıştır. Eğer evlenecek olsa bu kişi Sabiha değil, Zehra olacaktır.
Hani lisede okurken öğrenmiştik: "Batılı anlamda kaleme alınan ilk Türk Romanı'nın adı Taaşşuk-i Talat ve Fitnat, yazarı ise Şemsettin Sami'dir diye."
Sonra üniversite sınavlarında ve tabii ki KPSS'de çıkar diye aklımızda tutmuştuk!

Peki kimler bu romanı okudu?

Bu kadar kısa, süssüz , sade ama bir o kadar da edebi bir roman yoktur sanırım.
Bahsi geçen yakışıklı Talat ve güzeller güzeli Fitnat'ın imkansız aşkı ise yürek burkan cinsten...
Kitabı okurken dikkatimi çeken bir ayrıntı da
anlatılan aşkların nasıl "derinden ve gerçek "
olduğu idi.
Aşk ile ilgili hitaplar ve kelimeler öyle özenle seçilmişti ki,
o iki gencin sonunu kitap boyunca merak edip durdum! Kitabın içine girip, o ikisini bizzat ben evlendirmek istedim!
Peki sizce bu iki sevdalı nasıl buluşacak ve kavuşacak?
Ya da kavuşabilecek mi?
Kitabın sonunda şok edici bir olay oluyor ki ben çok şaşırdım!

Bence Şemsettin Sami,bu alanda yazdığı ilk ve tek kitabında; aşkı ve dönemin toplum yapısını kendine has bir anlatımla ele alıp
bu unutulmaz eserini bizlere bırakmış.
Okuyanın kalbine , eşsiz anlatımı ile, nasıl ulaşacağını çok iyi bilen yazar, aynı zamanda bu hikaye ile toplumsal bir mesaj vermiş sanki...

"Sevenleri ayırmayın!"
Yıllardır duyarım Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat kitabını.İlkokulda,lisede,üniversitede...Derler ki Türk edebiyatında Batı tarzında yazılan ilk romanımız imiş.Yazarı da Şemseddin Sami imiş.Kader kitabın ismi ve namıyla beni defalarca karşı karşıya getirdi.İçindeki yaşanmışlıkları,karakterleri,o dönemdeki aşkları hiç bilemeden sadece ismini,kapağını sınav ve türlü saçmalıklar için defalarca ezberledim zamanında.Kader bu ya yıllar sonra bu kitap tekrar çıktı karşıma.Ama bu defa akıllandım tabi.Kapakla değil yaşanmışlıkla ilgilendim ve karşıma Yeşilçam filmlerini aratmayacak bir aşk hikayesinde buldum kendimi.Ama sonunda Yeşilçam filmlerinden ayrılan bir final ile son buldu.Süpriz dolu bir eser.Talat ve Fitnat'ın kâh ağlatan kâh düşündüren hikayesi okunmaya değer bana sorarsanız.
  • Sergüzeşt
    7.7/10 (1.150 Oy)907 beğeni6.184 okunma603 alıntı17.169 gösterim
  • İntibah
    7.6/10 (845 Oy)697 beğeni4.462 okunma815 alıntı15.402 gösterim
  • Eylül
    7.6/10 (1.068 Oy)924 beğeni5.381 okunma664 alıntı21.649 gösterim
  • Fatih Harbiye
    7.7/10 (1.261 Oy)1.074 beğeni6.463 okunma412 alıntı18.509 gösterim
  • Yaban
    8.2/10 (1.287 Oy)1.147 beğeni6.142 okunma568 alıntı17.761 gösterim
  • Felatun Bey ile Rakım Efendi
    7.3/10 (508 Oy)371 beğeni2.457 okunma199 alıntı8.492 gösterim
  • Yaprak Dökümü
    8.0/10 (918 Oy)792 beğeni5.638 okunma240 alıntı15.474 gösterim
  • Beyaz Gemi
    8.3/10 (1.924 Oy)1.765 beğeni6.809 okunma772 alıntı27.903 gösterim
  • Mai ve Siyah
    7.9/10 (631 Oy)609 beğeni2.958 okunma309 alıntı15.785 gösterim
  • Od
    8.5/10 (2.007 Oy)1.985 beğeni7.665 okunma1.244 alıntı31.777 gösterim
Sizi kah güldürecek kah ağlama raddesine getirecek aynı zamanda yazınımızda Batılı yöntemle yazılmış roman türünün ilk örneği kabul edilen, bir solukta okuyacağınız yoğun duygularla yüklü bir eser.
Öncelikle neden şimdiye kadar okumadım diye çok pişmalık duydum.Kitaplığımda uzun zamandır duruyordu.O bana bakıyor,ben ona bakıyordum ama bi türlü okumayı düşünmemiştim,çünkü beni etkilememişti.Sonra birkaç gün öncesine kadar okuyacağım kitabı almak için kitaplığa yöneldim.Kitaplığımda okunmamış bir kitabın olması canımı sıkıyordu.Kitabı aldım ve okumaya başladım.Beni etkileyeceğini düşünmüyordum,çünkü herkes bilir 9.sınıfta yazılıda sorarlardı bize;batılı biçimde yazılan ilk roman diye.Yazılıdan beri nefret ederim bu kitaptan.Neyse kitabı aldım.Okudum....İnanın bana gözyaşlarım kurumadı.Ya ben duygusalım ya da hakikaten kitap muhteşem.Bir solukta kitabı bitirdim birsürü alıntı yaptım şimdi de incelemedini yapıyorum.Bir kitabı asla okumayacam demeyinBelki bir gün bu kitap karşınıza çıkar ve pişman olursunuz.
Yıllar önce okuduğum, konusunu ayrıntıları ile bilmeme rağmen görünce elime alıp tekrar okudum ve hiç sıkılmadım. Tek romanı olmasına rağmen Türk edebiyatının batılı anlamda ilk romanı olmasına şaşırmamak lazım:)
Eski dönemde aşkı güzel bir şekilde anlatan yazarımız Şemseddin Sami sonunu büyük bir tesadüfi olayla bitirmiş ve mutlu sona yer vermemiş. Lisede okumuştum bunu sonunda aglamistim her zamanki gibi (:
Bu kitabın öncelikle Türk Edebiyatının ilk yerli romanı olması hasebiyle okunması gerektiğini düşündüm. Hazin ve derin bir aşk hikayesini konu almışır. Ayrıca "siz evlenemezsiniz çünkü kardeşsiniz " gibi repliklerin ve Türk filmlerindeki o makus olay örgülerinin nereden geldiği araştırılsa bu roman ciddi bir örnek oluşturabilir.
Neden derslerde öğrendiğimiz ya da duyduğumuz şeyler bize itici gelir. Özellikle o ders edebiyatsa, hele ki bahsedilen kendi edebiyatımızsa. Bizde hemen bir önyargı oluşur. O artık okunması gereken kitaplar arasında sonlardadır.
Fakat bilinmelidir ki biz ne kadar kendimizden olanı beğenmesek de, onlar değerinden bir şey kaybetmez. Tamam, belki dünya klasikleri kadar kaliteli olmayabilir ama onlar o zamanlar bunları yazmış olmasalardı, biz şu an ki ilerlemişlik ve gelişmişlik durumunda olmayabilirdik.
Velhasıl kelam, sade bir biçimde, kelime oyunu olmadan, olaylar ancak ve ancak bu kadar güzel anlatılabilir ve okuyucuyu en fazla bu kadar içine çekebilirdi der, noktayı koyarım.
Ben bunu nasıl okuycam ya diyerek başlayıp bittiği için üzüldüğüm kitaplardan :) gerçek aşkın olduğuna inandıran ve edebiyat dersinin bana kattığı en güzel eserlerden..
Değeri sadece edebiyat derslerinde 'Batılı anlamda' kaleme alınan ilk Türk romanı sayılması olarak bilmem acı bir durum. Sınavlarda karşımıza çıkması muhtemel bir soru olarak, eserinin adı, yazarı ve önemi nedir gibi geçici bir ezberle kitabın içeriğini bilmemek ve önemsememek.
Kısa ve sade bir anlatımıyla fazla vaktinizi almadan kısa bir sürede bitirebileceğiniz bir eser. Eski Türkçe kelimeler içermesi anlamakta zorluk çıkarabiliyor. İçeriği ise Talat ve Fitnat'ın sıradaşı bir şekilde birbirlerine vurulmaları ve sevildiklerini bilmeden birbirlerini sevmeleri. Merak uyandırıcı bir hikaye ve olay örgüsü..
Hikayesine bayıldığım bir kitap... Hem konusu farklı, hem bilindik aşk öykülerinden uzak. Başlarda gülümsetip, sonlarda ağlatmıştı okuduğum zaman. Hala anımsadıkça aynı hisleri uyandırıyor.. Bu kitap bir çok kez insana "Hayır, olmasın bu!" dedirten cinsten bana göre. Yarısında kapatıp gerisini kendi hayal dünyanıza bırakmak isteyeceğiniz, fakat merak duygunuza yenik düşüp tamamen hayallerinize ters düşecek bir konu.. Tavsiye ediyorum.
Bu kitabı incelemek, eleştirmek haddime değil ama doğrusunu isterseniz kitabı beğendiğim söylenemez.
Lisede sıkça adını duyduğum bir kitap olduğundan sebep kütüphanede görür görmez kitabın eskiliğine, yırtılan sayfalarına aldırmayıp hemen almıştım. Ancak beklentilerimi karşılamadı. Kitabı okurken hep gözümün önünde Flaş TV oyuncularının oynadığı bir film sahneleniyordu sanki. Bunun yanında anlatımı oldukça iyi, akıcı bir dile sahip. Tahmin ettiğiniz gibi kitapta Talat ve Fitnat'ın aşkından bahsediliyor. Kitabın bir yerinde şok olacaksınız. Velhasıl okuyun ama yüksek hayallerle değil.
Kadın kılığına giren Talat,
kadınlara sokaklarda yapılan sarkıntılıkları öfkeyle karşılar.
Şöyle der kendi kendine:

''Ah biçare kadınlar, neler çekerlermiş.
Biz erkekler onları kukla mesabesinde kullanıyoruz.
Yolda serbest ve rahat yürümelerine mani oluruz.
Bu ne rezalet ve küstahlık.
Bir erkek, tanımadığı başka bir erkeğin yüzüne bakmaz, söz söylemez.
Lakin tanımadığı ve hiç görmediği bir kadına gülerek yüzüne bakmaya ve söz söylemeye başlar.''
Bu dünya rüya gibi geçiyor.
Âhiret bakî.
Biz dünyaya dalar, Nekir Münkiri unutur...
Ah, ah yârabbi!
Ne cevap vereceğiz biz sana!
Şemseddin Sami
Sayfa 25 - bordo siyah yayınları
Aşk ve sevgi, herkeste vardır;
ancak çekici bir güç olmadıkça
eyleme geçmez.
Şemseddin Sami
Sayfa 34 - bordo siyah yayınları
Bir insan için sevdiği adam tarafından sevilmek, kendisini seven adamı sevmek... Ne büyük şey!
Yaşadığım büyük umutsuzluktan sonra böyle umut verici söz iştmek, böyle bşr ümide dönmek oh! Ne büyük şey; lakin insan kedere dayanamadığı gibi, sevince de o kadar çok dayanamaz.
Şemseddin Sami
Sayfa 37 - Maviçatı yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
Baskı tarihi:
13 Aralık 2016
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059350754
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Halk Kitabevi
Romanın kahramanı Mansur, yüzyıllar boyunca Cezayir'de yaşamış bir Osmanlı ailesinin oğludur. Cezayir, Fransız sömürgesi haline geldiğinde Fransa'ya tıp öğrenimini yapmaya yollanmıştır. Roman, Mansur'un öğrenimini tamamlayıp İstanbul'a ayak basmasıyla başlar. Mansur, İstanbul'da amcası Şeyh Salih Efendi'yi bulur ve orada kalır. Daha sonar Mansur, bir devlet dairesinde doktor ve tercüman olarak işe başlar. Mansur'un amcası Şeyh Salih Efendi'nin iki karısı ve iki çocuğu vardır. "Çocuk" dediğimiz yirmi beş yaşında evli ve oğlu İsmail Rüştü Bey ile on dokuz yaşını tamamlamış kızı Sabiha Hanım'dır.

İkinci karısının hain bir kardeşi vardır. Adı Raşid'dir. Raşid Efendi, bütün mirasçıları aradan çıkarıp servetin tamamını kız kardeşi yoluyla almak için uğraşır ancak Mansur, Sabiha'nın oyunlarına gelmez. Çünkü Mansur, her şeyden önce kendini devlete adamıştır. Eğer evlenecek olsa bu kişi Sabiha değil, Zehra olacaktır.

Kitabı okuyanlar 2.497 okur

  • Aysbyk
  • Melike Yıldırım
  • Şüheda
  • Şair Ruhlu
  • Merve Uslu

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.2 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları