Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat

·
Okunma
·
Beğeni
·
24465
Gösterim
Adı:
Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
157
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057717177
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Turkuvaz Kitap
Görücü usulü evliliğin yol açtığı trajik olayları konu edinen romanda Talat, ilk görüşte âşık olduğu Fitnat’ı görebilmek için kadın kılığında İstanbul sokaklarında dolaşır. Kadının kamusal alanda karşılaştığı

zorlukları bir erkeğin gözünden görünür kılan roman, hem cinsiyet rollerine yönelik katı sınırları sarsıyor

hem de geleneksel aşk estetiğinin dışına çıkan özgün bir anlatı ortaya koyuyor.


(Tanıtım Bülteninden)
175 syf.
·Beğendi·8/10
Tanzimat edebiyatının ilk yerli romanı olarak bilinmektedir.
Şemsettin Sami, romantizm etkisinde olan yazarlar arasında ismini korumaktadır. Konusu ile de bunu beyan ediyor zaten.

Hüzünlü bir aşk hikayesi anlatılmaktadır. Osmanlı kelimeler ile yazılmış türkçe örneğidir ve ilk basımlarında çok yanlışı olan, tecrübesiz bir eseridir neticede ilk yazılan yerli romanlardan biri.
Eski romanlar mutlu sona önem vermeyip genellikle gerçek bir bakış açısı ile yazılıyor. Tanzimat döneminin bu eşsiz ve tecrübesiz eserleri kendisinden sonra geçen tür edebiyat dönemlerine rağmen yerini korumayı başarmıştır.

Fitnat, Hacı Mustafa' nın üvey kızıdır. Annesi öldükten sonra sahip çıkmıştır. Talat da küçükken babasız kalmış yetim bir gençtir. Talat, Hacı Mustafa' nın dükkanına gidip gelirken Fitnat' a aşık olur. Bunu öğrenen Hacı Mustafa üvey kızını eve hapseder. Bir süre sonra Fitnat' ı Ali Bey adında zengin ve yaşlı bir adamla evlendirmek ister. Fitnat istemez ve zorla olan evlilik sonunda Fitnat intihar eder. Fitnat' ın boynundaki muskayı açar ve okur. Sonunda deli olur çünkü Fitnat' ın öz kızı olduğunu öğrenir. Bir süre sonra o da ölür. Talat da Fitnat' ın ölümüne dayanamaz ve yatağa düşer. Bir süre sonra o da ölür.
Olay örgüsü oldukça kuvvetli ve bir o kadar da gerçekçi yazılmıştır. Bu romanı daha çok Halit Ziya Uşaklıgil' in romanı Aşk- ı Memnu' ya benzettim. İkisi de intihar sonucu biten aşkı kaleme almıştır.
136 syf.
Hani lisede okurken öğrenmiştik: "Batılı anlamda kaleme alınan ilk Türk Romanı'nın adı Taaşşuk-i Talat ve Fitnat, yazarı ise Şemsettin Sami'dir diye."
Sonra üniversite sınavlarında ve tabii ki KPSS'de çıkar diye aklımızda tutmuştuk!

Peki kimler bu romanı okudu?

Bu kadar kısa, süssüz , sade ama bir o kadar da edebi bir roman yoktur sanırım.
Bahsi geçen yakışıklı Talat ve güzeller güzeli Fitnat'ın imkansız aşkı ise yürek burkan cinsten...
Kitabı okurken dikkatimi çeken bir ayrıntı da
anlatılan aşkların nasıl "derinden ve gerçek "
olduğu idi.
Aşk ile ilgili hitaplar ve kelimeler öyle özenle seçilmişti ki,
o iki gencin sonunu kitap boyunca merak edip durdum! Kitabın içine girip, o ikisini bizzat ben evlendirmek istedim!
Peki sizce bu iki sevdalı nasıl buluşacak ve kavuşacak?
Ya da kavuşabilecek mi?
Kitabın sonunda şok edici bir olay oluyor ki ben çok şaşırdım!

Bence Şemsettin Sami,bu alanda yazdığı ilk ve tek kitabında; aşkı ve dönemin toplum yapısını kendine has bir anlatımla ele alıp
bu unutulmaz eserini bizlere bırakmış.
Okuyanın kalbine , eşsiz anlatımı ile, nasıl ulaşacağını çok iyi bilen yazar, aynı zamanda bu hikaye ile toplumsal bir mesaj vermiş sanki...

"Sevenleri ayırmayın!"
116 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Merhaba, #1edebiyat1bilim1film maratonumuz kapsamında ilk kitabımız Tanzimat Dönemi eseri olan bu kitap oldu. 281 kişi ile aynı anda okumanın mutluluğuyla yorumlarımı paylaşacağım. ️

Yorum tamamen #tatkaçıran (spoiler) içermektedir.


#tatkaçıran

Şemsettin Sami’nin çağının ötesinde fikirlere sahip olduğunu hep birlikte gözlemledik.

İlk olarak kız çocuklarının eğitimi ve kadınların toplumdaki yeri üzerine söyledikleri günümüze dahi ışık tutarken erkeklerinin kadınlar üzerinde bir “erk” olarak evde ve sokakta nasıl baskı kurduğunu böylesine kısa bir eserde etkileyici bir üslupla yansıtmış.

Sanırım kadın kılığındaki Talat’ın yolda karşı karşıya kaldığı taciz olayı sırasında hep birlikte “Yine mi... Hiç mi değişmemişiz?” dedik. Evet, aldığımız yol maalesef bir arpa boyu. Elbette insanın olduğu her yerde birincil güdülerini kontrol edemeyen “insancıklar” her zaman olacaktır. Bugün bu olaylar Batı toplumlarında da yaşanıyor. Fakat işin acı tarafı bağıra bağıra ahlak sloganları atılan ülkemizde yaşananlar ile söylenenler tam uyumsuz ve olayların sayısı epey fazla. Tabulara esir olmuş bir ahlaki değerler sisteminde böylesine sosyal trajedileri bir asır sonra da konuşacak olmamız işten bile değil.

Romanın ikinci odak noktası elbette “görücü usulü evlenme ve bunun acı sonuçları”ydı.
Şinasi’nin “Şair Evlenmesi”nde olduğu gibi... Dönem yazarlarının ilk eserlerde bu olaylara yönelmesi akla hemen şu tespiti getiriyor:
“Demek ki o dönem aydınları en çok bu meseleden rahatsız olmuş. Halkı da eğitmek amacı taşıdıkları için hemen onlarla ilgili bu sorunu eserlerine konu etmişler.”

Sorunun asıl hüzünlü tarafı ise yaş farkına bakılmaksızın kız çocuklarının “bir eşya gibi” yaşlı “adam”lara esir edilmesi. Evet, bir asır önce de bir asır sonra da... Hâlâ aynı yerdeyiz.

Romanın sonuna gelecek olursak mutsuz bir son bizi bekliyordu, evet.
Bu kaçınılmazdı. Çünkü okuyan herkesin “İşte biz buyuz, buna biz sebep olduk!” demesi gerekiyordu. Eminim bunu, bize olduğu gibi o dönem okurlarına da dedirtmiştir bu eser. Belki de o günden bugüne aldığımız o arpa boyu yolda dahi Şemsettin Sami’nin olumlu etkisi yadsınamaz. Özellikle kadınların bu konuda Tanzimat aydınlarına bir çift sözü olmalı: Teşekkür ederiz.

Eserin tamamı ve sonu bir Romeo & Juliet etkisi içeriyor. Özellikle sonu tam olarak aynı hissi yaşatıyor.

Eserin okurken en keyif veren yanı dadının şeker mi şeker konuşmaları olurken en göze batan yanı ise cümle kiplerinin zamansal bir bütünlük taşımaması oldu. Böylesine bir aydının geniş zaman kipinden sonra ansızın geçmiş zaman kipi kullanıp “dil yanlışı” yapmayacağını düşünerek bunun o dönem anlatımının bir yansıması olduğunu kabul etmek istiyorum. Üsluba “aksiyon veya dram” etkisi katmak için yapılmış da sanki günümüz anlatım dilinin yanında kusurmuş gibi algılanıyor hissine kapıldım. Bunu örnekleyerek yorumu bitirelim.

“Kızın bu gülmesine bir mana arar. (...) Talat Bey de döner oturur. Dükkânda bir ihtiyar da vardı. Bu üç kişinin arasında şöyle bir konuşma geçti:”

Bir de o mektup sonlarındaki “ah”lar yok muydu?
Ah...
110 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Türk Edebiyatı'nın ilk romanı olma özelliğini taşıyan "Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat"; 2020'de okuduğum ilk kitap oldu. Talat ve Fitnat'ın imkansıza yakın bir aşk hikayesini anlatan eser çok akıcı ve anlaşılır bir dildeydi. Kısa süre içinde okuyup bitirdim.
* * *
"1edebiyat1bilim1film" okuma etkinliğinin Ocak ayı kitaplarından biriydi. Sevdiğim bir kitap oldu. Türk Edebiyatı klasiklerini vakit buldukça okumaya devam edeceğim.
136 syf.
·2 günde·8/10
Yıllardır duyarım Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat kitabını.İlkokulda,lisede,üniversitede...Derler ki Türk edebiyatında Batı tarzında yazılan ilk romanımız imiş.Yazarı da Şemseddin Sami imiş.Kader kitabın ismi ve namıyla beni defalarca karşı karşıya getirdi.İçindeki yaşanmışlıkları,karakterleri,o dönemdeki aşkları hiç bilemeden sadece ismini,kapağını sınav ve türlü saçmalıklar için defalarca ezberledim zamanında.Kader bu ya yıllar sonra bu kitap tekrar çıktı karşıma.Ama bu defa akıllandım tabi.Kapakla değil yaşanmışlıkla ilgilendim ve karşıma Yeşilçam filmlerini aratmayacak bir aşk hikayesinde buldum kendimi.Ama sonunda Yeşilçam filmlerinden ayrılan bir final ile son buldu.Süpriz dolu bir eser.Talat ve Fitnat'ın kâh ağlatan kâh düşündüren hikayesi okunmaya değer bana sorarsanız.
144 syf.
Herkese Merhaba,
Şemseddin Sami'nin okuduğum ilk romanıydı Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat. 1800'lü yıllarda yazılan bu aşk romanınında o dönemin yaşam tarzı oldukça iyi anlatılmış. Aşıklar aşkları için neleri göze alabilirler? Aşk uğruna varılabilecek son nokta ölüm mü? Kitapta anlatılan aşk hikayesini beğendim.
Herkese keyifli okumalar.
116 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Türk Edebiyatının batılı anlamda yazılan ilk romanı olma özelliğini taşıyan bu kitap, yazarının da ilk ve tek eseri. Şemsettin Sami hayatı boyunca birçok çeviri işi yapmışsa da maalesef yazarlık yeteneğini tek bir romanla sınırlandırmış.
Kitabın ismi kelime çevirisi ile 'Talat ve Fitnat'ın karşılıklı aşkı' olarak yapılabilir.
Eser 1872-73 yılları arasında, bir gazetede bölümler halinde yayınlanmak üzere kaleme alınmış ve ilk bölümünden itibaren oldukça ilgi görmüş.
Edebiyatımız için oldukça kıymetli olan bu eser, romantizm akımının etkileri altında yazılan bir dram romanıdır ve Tanzimat Edebiyatının en önemli örneklerinden biridir.
Hikaye, babasını kaybedip annesi ile yaşayan Talat ve, babasını hiç tanımamış ve annesinin ölümünden sonra üvey babasının himayesine girmiş Fitnat'ın ilk görüşte aşklarını anlatıyor. Onların aşklarını ve fedakarlıklarını okudukça, 'Nerede şimdiki aşklarda bu bağlılık.' demeden edemiyorsunuz.
Kitap boyunca görücü usulü ile evlenme birçok yönüyle eleştirilmiş ve insanların eşlerini özgürce seçebilmesi savunulmuş. Yine evlilik birliği içinde eşlerin uyumlu olması ve ortak kararlar verebilmesi övülmüş. Bu açılardan bakıldığında çağının önünde olan bir roman olduğu söylenebilir.
Aşka bakış açınızı değiştireceğini düşündüm bu kitap, Türk Edebiyatında da işgal ettiği önemli yer sebebiyle mutlaka okumalı diye düşünüyorum.
Sevgilerimle.
136 syf.
Sizi kah güldürecek kah ağlama raddesine getirecek aynı zamanda yazınımızda Batılı yöntemle yazılmış roman türünün ilk örneği kabul edilen, bir solukta okuyacağınız yoğun duygularla yüklü bir eser.
136 syf.
·2 günde·10/10
Öncelikle neden şimdiye kadar okumadım diye çok pişmalık duydum.Kitaplığımda uzun zamandır duruyordu.O bana bakıyor,ben ona bakıyordum ama bi türlü okumayı düşünmemiştim,çünkü beni etkilememişti.Sonra birkaç gün öncesine kadar okuyacağım kitabı almak için kitaplığa yöneldim.Kitaplığımda okunmamış bir kitabın olması canımı sıkıyordu.Kitabı aldım ve okumaya başladım.Beni etkileyeceğini düşünmüyordum,çünkü herkes bilir 9.sınıfta yazılıda sorarlardı bize;batılı biçimde yazılan ilk roman diye.Yazılıdan beri nefret ederim bu kitaptan.Neyse kitabı aldım.Okudum....İnanın bana gözyaşlarım kurumadı.Ya ben duygusalım ya da hakikaten kitap muhteşem.Bir solukta kitabı bitirdim birsürü alıntı yaptım şimdi de incelemedini yapıyorum.Bir kitabı asla okumayacam demeyinBelki bir gün bu kitap karşınıza çıkar ve pişman olursunuz.
124 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
Konusu ve hikayesi sebebi ile bir nefeste okunabilecek bir kitaptı. Eskiden töre ve kültürün neye mâl olduğu gözler önüne serilmiş. İlgi çekici ve sıkılmadan okuyabileceğinizi umuyorum. İlk roman olmasıyla da edebiyatımızda önemli bir yer tutmakta. Tavsiye ederim :)
Herkese keyifli okumalar dilerim :)
136 syf.
·Puan vermedi
Eski dönemde aşkı güzel bir şekilde anlatan yazarımız Şemseddin Sami sonunu büyük bir tesadüfi olayla bitirmiş ve mutlu sona yer vermemiş. Lisede okumuştum bunu sonunda aglamistim her zamanki gibi (:
Kadın kılığına giren Talat,
kadınlara sokaklarda yapılan sarkıntılıkları öfkeyle karşılar.
Şöyle der kendi kendine:

''Ah biçare kadınlar, neler çekerlermiş.
Biz erkekler onları kukla mesabesinde kullanıyoruz.
Yolda serbest ve rahat yürümelerine mani oluruz.
Bu ne rezalet ve küstahlık.
Bir erkek, tanımadığı başka bir erkeğin yüzüne bakmaz, söz söylemez.
Lakin tanımadığı ve hiç görmediği bir kadına gülerek yüzüne bakmaya ve söz söylemeye başlar.''
Bu dünya rüya gibi geçiyor.
Âhiret bakî.
Biz dünyaya dalar, Nekir Münkiri unutur...
Ah, ah yârabbi!
Ne cevap vereceğiz biz sana!
Şemseddin Sami
Sayfa 25 - bordo siyah yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
157
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057717177
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Turkuvaz Kitap
Görücü usulü evliliğin yol açtığı trajik olayları konu edinen romanda Talat, ilk görüşte âşık olduğu Fitnat’ı görebilmek için kadın kılığında İstanbul sokaklarında dolaşır. Kadının kamusal alanda karşılaştığı

zorlukları bir erkeğin gözünden görünür kılan roman, hem cinsiyet rollerine yönelik katı sınırları sarsıyor

hem de geleneksel aşk estetiğinin dışına çıkan özgün bir anlatı ortaya koyuyor.


(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 6.551 okur

  • Eda Şahin
  • Elif Enginer
  • Eda
  • Alperen Şerefli
  • Nil Bektaş

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0.1 (1)
8
%0.1 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları