Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat

·
Okunma
·
Beğeni
·
47,6bin
Gösterim
Adı:
Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059078368
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Araf Yayınları
Şemsettin Sami (1850-1904), yazı ve konuşma dilinin ayrı olmasına karşı çıkmış Türkçe’nin kendini bulma aşamalarında önemli görevler üstlenmiş dil uzmanı ve romancımızdır.

Bu kitabımızda, yazarın aynı zamanda tiplerin canlandırılması, kişilerin kendi ağızlarından konuşturulması yönünden edebiyatımızın bu türde ilk romanı sayılan "Taaşşuk-ı Tal’at ve Fitnat" adlı eseri bulunmaktadır.
120 syf.
·4 günde·Puan vermedi
NOT : Bu kitap , itiraf sayfalarına sürekli gördüğü insanı beğendiğini yazanlar için uygun değildir.

NOT : Kitabın başındaki Ayşe kadın karakterinin konuşmaları sinirinizi bozabilir lütfen sabredip kitaba devam edin , sabrınızın karşılığını alacaksınız :)

Öncelikle kitabın başından sonuna kadar farklı aşk hikayeleri var ve bu farklılık kitabın işleyişini bozmuyor aksine çok güzel bağlantı kurmuş yazarımız. Kullanılan dil , o dönemki hava , karakterler harika anlatılmış. Benzemetler de başarılıydı. Günümüzde itiraf sayfalarına saçma sapan yazanlar var , şu kıvırcık kızı büfede gördüm , mavi gözlü tatlı çocuk çok güzel yürüyordu vs. Öncelikle Allah bu siteyi onlardan korusun... Talat ve Fitnat işte bu şekilde bakışarak aşık oldu birbirlerine. Tatlı heyecanları ve sabırlı bekleyişleri vardı. En sonunda Talat bey farklı bir yolla Fitnat hanımla görüşmeye başladı. Ve bir şekilde ilerledi olaylar. Bir yandan spoi vermemeye çalışıyorum :)) çok güzel kitaptı. Olayların yönü bir anda değişiyor ve farklı güzellik katıyor. Beklenildiği gibi bir son olmuyor onu da söyleyeyim.


Takdir ettiğim son şey ise ; yazarımız kitabın sonunda yan karakterleri de unutmamış onların da durumlarından bahsetmiş her boşluğu doldurmuş bir güzel. Bu güzel eseri lütfen okuyun pişman olmazsınız :) keyifli okumalar dilerim
175 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Tanzimat edebiyatının ilk yerli romanı olarak bilinmektedir.
Şemsettin Sami, romantizm etkisinde olan yazarlar arasında ismini korumaktadır. Konusu ile de bunu beyan ediyor zaten.

Hüzünlü bir aşk hikayesi anlatılmaktadır. Osmanlı kelimeler ile yazılmış türkçe örneğidir ve ilk basımlarında çok yanlışı olan, tecrübesiz bir eseridir neticede ilk yazılan yerli romanlardan biri.
Eski romanlar mutlu sona önem vermeyip genellikle gerçek bir bakış açısı ile yazılıyor. Tanzimat döneminin bu eşsiz ve tecrübesiz eserleri kendisinden sonra geçen tür edebiyat dönemlerine rağmen yerini korumayı başarmıştır.

Fitnat, Hacı Mustafa' nın üvey kızıdır. Annesi öldükten sonra sahip çıkmıştır. Talat da küçükken babasız kalmış yetim bir gençtir. Talat, Hacı Mustafa' nın dükkanına gidip gelirken Fitnat' a aşık olur. Bunu öğrenen Hacı Mustafa üvey kızını eve hapseder. Bir süre sonra Fitnat' ı Ali Bey adında zengin ve yaşlı bir adamla evlendirmek ister. Fitnat istemez ve zorla olan evlilik sonunda Fitnat intihar eder. Fitnat' ın boynundaki muskayı açar ve okur. Sonunda deli olur çünkü Fitnat' ın öz kızı olduğunu öğrenir. Bir süre sonra o da ölür. Talat da Fitnat' ın ölümüne dayanamaz ve yatağa düşer. Bir süre sonra o da ölür.
Olay örgüsü oldukça kuvvetli ve bir o kadar da gerçekçi yazılmıştır. Bu romanı daha çok Halit Ziya Uşaklıgil' in romanı Aşk- ı Memnu' ya benzettim. İkisi de intihar sonucu biten aşkı kaleme almıştır.
  • Felatun Bey ile Rakım Efendi
    7.6/10 (2.584 Oy)1.942 beğeni11,9bin okunma4.530 alıntı42,3bin gösterim
  • Araba Sevdası
    7.1/10 (2.428 Oy)2.006 beğeni14,3bin okunma2.910 alıntı62,4bin gösterim
  • İntibah
    7.8/10 (4.174 Oy)3.412 beğeni20,5bin okunma13,8bin alıntı79,5bin gösterim
  • Sergüzeşt
    7.7/10 (4.773 Oy)4.085 beğeni25,3bin okunma12,3bin alıntı83,7bin gösterim
  • Mai ve Siyah
    8.0/10 (2.865 Oy)2.729 beğeni13,3bin okunma10,2bin alıntı85,8bin gösterim
  • Vatan Yahut Silistre
    8.3/10 (2.447 Oy)2.054 beğeni10,5bin okunma7bin alıntı36,7bin gösterim
  • Aşk-ı Memnu
    8.0/10 (1.802 Oy)1.642 beğeni9,1bin okunma5bin alıntı53,8bin gösterim
  • Eylül
    7.6/10 (4.005 Oy)3.759 beğeni21,8bin okunma17,2bin alıntı173,8bin gösterim
  • Kiralık Konak
    7.9/10 (1.894 Oy)1.606 beğeni10,1bin okunma4.691 alıntı38,7bin gösterim
  • Dede Korkut Hikâyeleri
    8.2/10 (1.158 Oy)1.081 beğeni6,6bin okunma1.356 alıntı33bin gösterim
220 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Her dönemi ayrı ayrı seviyorum fakat Tanzimat edebiyatını farklı seviyorum galiba.. Taaşşuk-ı Talat Ve Fitnat, Tanzimat edebiyatının ilk yerli romanı olarak bilinir. Yazarımız Şemsettin Sami ise romantizm akımı etkisindedir. Okumak için birazcık geç kalsam da iyi ki okumuşum diyorum
Kitapta Talat ve Fitnat’ın aşkına şahit oluyoruz. Dönemin erkek-kadın ilişkileri, görücü usulü yapılan evliliklerin yarattığı sorunlar,aile toplumu gibi konular ele alınmış. Birazcık kitabın sonlarınıda Aşk-ı Memnu’ya benzettim. O dönemin İstanbul sokakları, insanların konuşmaları çok keyifliydi. Özellikle kılık değiştirme olayı çok hoşuma gitti.
136 syf.
Hani lisede okurken öğrenmiştik: "Batılı anlamda kaleme alınan ilk Türk Romanı'nın adı Taaşşuk-i Talat ve Fitnat, yazarı ise Şemsettin Sami'dir diye."
Sonra üniversite sınavlarında ve tabii ki KPSS'de çıkar diye aklımızda tutmuştuk!

Peki kimler bu romanı okudu?

Bu kadar kısa, süssüz , sade ama bir o kadar da edebi bir roman yoktur sanırım.
Bahsi geçen yakışıklı Talat ve güzeller güzeli Fitnat'ın imkansız aşkı ise yürek burkan cinsten...
Kitabı okurken dikkatimi çeken bir ayrıntı da
anlatılan aşkların nasıl "derinden ve gerçek "
olduğu idi.
Aşk ile ilgili hitaplar ve kelimeler öyle özenle seçilmişti ki,
o iki gencin sonunu kitap boyunca merak edip durdum! Kitabın içine girip, o ikisini bizzat ben evlendirmek istedim!
Peki sizce bu iki sevdalı nasıl buluşacak ve kavuşacak?
Ya da kavuşabilecek mi?
Kitabın sonunda şok edici bir olay oluyor ki ben çok şaşırdım!

Bence Şemsettin Sami,bu alanda yazdığı ilk ve tek kitabında; aşkı ve dönemin toplum yapısını kendine has bir anlatımla ele alıp
bu unutulmaz eserini bizlere bırakmış.
Okuyanın kalbine , eşsiz anlatımı ile, nasıl ulaşacağını çok iyi bilen yazar, aynı zamanda bu hikaye ile toplumsal bir mesaj vermiş sanki...

"Sevenleri ayırmayın!"
116 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10 puan
Merhaba, #1edebiyat1bilim1film maratonumuz kapsamında ilk kitabımız Tanzimat Dönemi eseri olan bu kitap oldu. 281 kişi ile aynı anda okumanın mutluluğuyla yorumlarımı paylaşacağım. ️

Yorum tamamen #tatkaçıran (spoiler) içermektedir.


#tatkaçıran

Şemsettin Sami’nin çağının ötesinde fikirlere sahip olduğunu hep birlikte gözlemledik.

İlk olarak kız çocuklarının eğitimi ve kadınların toplumdaki yeri üzerine söyledikleri günümüze dahi ışık tutarken erkeklerinin kadınlar üzerinde bir “erk” olarak evde ve sokakta nasıl baskı kurduğunu böylesine kısa bir eserde etkileyici bir üslupla yansıtmış.

Sanırım kadın kılığındaki Talat’ın yolda karşı karşıya kaldığı taciz olayı sırasında hep birlikte “Yine mi... Hiç mi değişmemişiz?” dedik. Evet, aldığımız yol maalesef bir arpa boyu. Elbette insanın olduğu her yerde birincil güdülerini kontrol edemeyen “insancıklar” her zaman olacaktır. Bugün bu olaylar Batı toplumlarında da yaşanıyor. Fakat işin acı tarafı bağıra bağıra ahlak sloganları atılan ülkemizde yaşananlar ile söylenenler tam uyumsuz ve olayların sayısı epey fazla. Tabulara esir olmuş bir ahlaki değerler sisteminde böylesine sosyal trajedileri bir asır sonra da konuşacak olmamız işten bile değil.

Romanın ikinci odak noktası elbette “görücü usulü evlenme ve bunun acı sonuçları”ydı.
Şinasi’nin “Şair Evlenmesi”nde olduğu gibi... Dönem yazarlarının ilk eserlerde bu olaylara yönelmesi akla hemen şu tespiti getiriyor:
“Demek ki o dönem aydınları en çok bu meseleden rahatsız olmuş. Halkı da eğitmek amacı taşıdıkları için hemen onlarla ilgili bu sorunu eserlerine konu etmişler.”

Sorunun asıl hüzünlü tarafı ise yaş farkına bakılmaksızın kız çocuklarının “bir eşya gibi” yaşlı “adam”lara esir edilmesi. Evet, bir asır önce de bir asır sonra da... Hâlâ aynı yerdeyiz.

Romanın sonuna gelecek olursak mutsuz bir son bizi bekliyordu, evet.
Bu kaçınılmazdı. Çünkü okuyan herkesin “İşte biz buyuz, buna biz sebep olduk!” demesi gerekiyordu. Eminim bunu, bize olduğu gibi o dönem okurlarına da dedirtmiştir bu eser. Belki de o günden bugüne aldığımız o arpa boyu yolda dahi Şemsettin Sami’nin olumlu etkisi yadsınamaz. Özellikle kadınların bu konuda Tanzimat aydınlarına bir çift sözü olmalı: Teşekkür ederiz.

Eserin tamamı ve sonu bir Romeo & Juliet etkisi içeriyor. Özellikle sonu tam olarak aynı hissi yaşatıyor.

Eserin okurken en keyif veren yanı dadının şeker mi şeker konuşmaları olurken en göze batan yanı ise cümle kiplerinin zamansal bir bütünlük taşımaması oldu. Böylesine bir aydının geniş zaman kipinden sonra ansızın geçmiş zaman kipi kullanıp “dil yanlışı” yapmayacağını düşünerek bunun o dönem anlatımının bir yansıması olduğunu kabul etmek istiyorum. Üsluba “aksiyon veya dram” etkisi katmak için yapılmış da sanki günümüz anlatım dilinin yanında kusurmuş gibi algılanıyor hissine kapıldım. Bunu örnekleyerek yorumu bitirelim.

“Kızın bu gülmesine bir mana arar. (...) Talat Bey de döner oturur. Dükkânda bir ihtiyar da vardı. Bu üç kişinin arasında şöyle bir konuşma geçti:”

Bir de o mektup sonlarındaki “ah”lar yok muydu?
Ah...
116 syf.
·2 günde·Ne Okusam'dan
İlk görüşte aşık olan Talat ve Fitnat’ın trajik hikayelerinin anlatıldığı roman, dönemin kadın erkek ilişkilerini, görmeden yapılan evliliklerin doğurduğu sorunları ele alır. Hemen her yaştan ve sınıftan kadının aile ve toplum içindeki konumlarına ilişkin meselelerini hikaye eden yazar, bununla da yetinmeyip Talat’ı kadın kılığında, tebdil-i kıyafet İstanbul sokaklarında dolaştırarak yaşadıklarını anlatır. Enterasan başlayan ve ilerleyen ve şaşırtıcı bir son ile biten aşk hikayesi...
250 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Sizi kâh güldürecek kâh ağlama raddesine getirecek aynı zamanda yazınımızda batılı yöntemle yazılmış roman türünün ilk örneği kabul edilen, bir solukta okuyacağınız yoğun duygularla yüklü bir eser..
Şuana kadar nasıl okuyamadığımın pişmanlığını yaşıyorum...
116 syf.
·3 günde·9/10 puan
Selamlaaar :)
Bu güzel kitap edebiyatımızın ilk romanı olarak bilinir, fakat bu unvan hem yapılan yeni çalışmalarla hem genel kabul gören bazı hükümlerin değişmesiyle yeniden tartışmaya açılmıştır.

Babasını erken yaşta kaybeden, anne babası mektepten beridir birbirleriyle olan sevgilerinin ve sabırlarının sonucu evlenip (evlenmezselerdi birbirlerini öldüreceklerdi), dünyaya getirdikleri Talat ile anne babasını bilmeyen, tanımayan, annesinden kalan tek şey içinde vasiyeti bulunan bir muska olan, üvey babasıyla birlikte yaşayan, evden çıkmayan Fitnat'ın aşkları ele alınır.

Talat, Fitnat'ı ilk olarak (üvey babasının dükkanına) tütün almaya gittiği zaman görür. Ve ilk gördüğü anda çok etkilenir, sürekli gider onu görebilmek için. Fitnat da pencerenin orda bir gün Talat'ı görür ve öylece o gördüğü zamandan sonra da hep pencere kenarında yolunu gözler.

Talat ne yapıp edip bu kıza ulaşmam gerek diye düşünür. Aklına Şerife Hanım'ı takip edip ondan biraz da olsa bilgi alma fikri gelir. Tabii bunun için kız kılığına girer (Ragıbe olarak tanıtır kendini) ve Şerife Hanımla çaktırmadan ağzından laf almaya çalışarak konuşur. Şerife Hanım Fitnat'a nakış öğreten bir kadındır. Ve Ragıbe Hanım'ı (Talat'ı) çok beğenir, evden çıkamayan Fitnat için hem çok iyi bir dost olacağını hem de onun okuma yazmasına ilerleyeceğini düşünerekten ona böyle bir teklif sunar. Karşılığında da Fitnat ona nakış öğretecektir.

Talat, Ragıbe adı altında Fitnat'ın yanına gider ve kısa sürede kaynaşırlar. Fitnat, Ragıbe'nin pencere başında yolunu gözlediği Talat'a çok benzediğini düşünür. Ragıbe'nin onun kardeşi olduğunu varsayar. Günler böyle güzel dostluklarıyla geçer.

Ragıbe'nin Ragıbe olmadığını, Talat olduğunu öğrenmeden birkaç gün önce aldığı haberle dünyası başına yıkılır Fitnat'ın. Şerife Hanım'a ve Fitnat'ın üvey babasına göre "müjdeli" bir haberdir.
Fitnat'ı zengin, varlıklı, babası yaşında (ki öyle zaten) olan Ali Beyle evlendirmek isterler. Başta Ali Bey razı olmaz, eski eşinin yasını tutmak istediğini söyler ama bu kızın, Fitnat'ın, eski eşine ne kadar çok benzediğini anlayınca kabul eder. Fitnat bu durumu kabullenemez istemez, Talat'ı sevdiğini söyler ve artık tamam üstüne gelmeyeceğiz, ısrar etmeyeceğiz laflarıyla kandırılır, üvey babası ve ta Fitnat'ın üvey babasının çocukluğundan beridir evlerinde olan, sürekli masal anlatan Emine Hanım tarafından oyuna getirilir.

Yazlığa gidecekleri söylenilir, her ne kadar Talat'tan ayrı kalmak istemese de kabul eder. Talat da o zamanlar sıtmaya yakalanır ve mektuplaşma haricinde görüşemezler.
Yazlığa giderler ve etrafındaki kadınlardan, ona karşı davranışlarından dolayı aklında şüpheler oluşur. Emine Hanım ona "Burası, bundan sonra senin evindir. Bu kızlar senin cariyelerindir..." gibi sözler söyler. Zavallı Fitnat ona yapılan oyunu anlayınca düşüp bayılır. Bir zaman sonra Ali Bey gelir yanına, onun yüzüne bakınca eski karısını görür. Fitnat sesini çıkarmaz sadece ağlayıp durur, bir söz bile söylemez. Günler böyle geçer, Ali Bey bir gün Fitnat uyurken odasına girer ve sürekli "Talat" diye sayıkladığını duyar.

Fitnat, Talat'a mektup yazar, olayları anlatır. Şerife Hanım'a verir Ragıbe Hanım beni sormak için birini gönderirse, bu mektubu kendisine gönderiniz, der.

Ali Bey, Fitnat ile konuşmak için odaya girer ve kendisini sevip sevmediğini sorar, sevmesini ister ona yaklaşır, Fitnat ondan kaçar o anda annesinin emaneti olan, muska Ali Bey'in elinde kalır. Odadan çıkar ve muskayı okur. Fitnat'ın annesinin yazdığı mektup, vasiyet çıkar içinden. Gerçekler ortaya çıkar Ali Bey gerçekte Fitnat'ın babası olduğunu öğrenir.

Fitnat'ın arkasından kilitlediği odaya girmek ister. Kapıyı açmaz ve kırmak zorunda kalır ki, kızının kendisine çakı sapladığını görür. Fitnat her şeyden ümidini keserek, Talat'ı da yitirdiğini düşünerek yaşamak istememiştir. Birkaç dakika sonra herkes başında toplanır, Talat da mektubu almış, sıtmalı, çok hasta haliyle Ragıbe'nin kılığına girerek gelmiştir. Yanına gider elini tutar. Ali Bey çıldırır, aklını yitirir onları birbirleriyle evlendireceğini söyler, ağlayan herkese gülün gülün düğünümüz var der :( İkisi birlikte orada vefat eder. Cenazeler defnedilmeye götürülürken de 'Çocuklarımı nereye götürüyorsunuz?'der.

Gerek Talat kız kılığına girdiğindeki yaşadığı durumlar,erkekler tarafından rahatsız edilmesi, gerekse o zamanki aile yapısını, aile düşüncesini, kadınların çektikleri acıları olsun güzel yansıttığını düşünüyorum.

Kitabın sonu (belki duygusallığıma gelmiştir bilmiyorum ama) beni ağlattı. Özellikle birlikte ölmelerine çok sevindim. Annesinin mektubunu okurken hem çok duygulandım, hem de çok saçma diye düşündüm. Ali Beyle Fitnat'ı yani Fitnat'ın kendi babasıyla evlendirilmek istenme durumunu pek hoş bulmadım ve bunun kitabın kalitesini düşürdüğünü düşünüyorum. Tabii bu fikir kişiden kişiye değişir ama bence bazı gereksiz Türk dizileri tadını verdi bana, babasının böyle bir duruma katılmış olması.

☆Bir de (Bilmiyorum şu anki zamanda böyle eğer sevdikleri kişilerle birbirlerine varamazlarsa, başkalarıyla evlendirilirlerse kendilerini ördürecek kişiler yerine 'sözde' severek evlenen hatta yine 'sözde' severek kaç yıllık evli olmasına rağmen öldürülen kişiler olduğu için bana biraz mübalağalı gibi geldi) ama bunun kesinlikle şu anki yaşadığımız olaylardan dolayı olduğunu düşünüyorum.

Bu kitap için yazdığım 3. inceleme. Belki birazcık özet gibi olmuştur, belki fazla uzatmışımdır bazı yerleri bilemiyorum. Dayanabilip sonuna kadar okuduysanız teşekkür ederim hahaha :))
149 syf.
Şemseddin Sami. Galatasarayın kurucusu olan Ali Sami Yen'in babası olur kendileri. Lisede edebiyat hocamız aklımızda kalsın diye bu bilgiyi vermişti.
Şemseddin Sami batılı tarzda ilk Türkçe roman olan bu eseri yazmıştır. Tanzimat dönemi eserlerine göre kıyasladığımızda Sami daha basit, sade ve anlaşılır bir dil kullanılmış. Romantizm türüne uygun yazdığı bu eserde Talat ve Fitnatın aşk macerası üzerinden dönemin kadın-erkek ilişkileri ve günlük yaşamlarını anlatmaya çalışmış. Kitapta dikkatimi çeken şey alafrangalaşma üzerinde sadece bir yerde eleştiride bulunmuş. Bir diğer eleştiriside kız babalarına idi. Kızlarını yaşlı adamlara vermeye razı olmalarına kızıyordu. Bunlar dışında eleştiri yok gibiydi. Gayet akıcı ve sade bir hiakeyeydi. Tek oturuşta bitirmelik.
120 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10 puan
Günümüz aşk ilişkilerinden çok çok uzak olan saf, temiz ve gerçek bir aşk romanı. Talat'la fitnat'ın aşkı verilirken, aslında roman bizlere görmeden evliliğin doğurduğu sorunları da ders niteliğinde vermektedir..Beni etkileyen çok nadir kitaplardan biri oldu..Olay örgüsü gerçekten muhteşemdi. Çok fazla söze gerek yok, okunulması ve okutulması gereken bir eser diye düşünüyorum..Kitabın ismine takılıp, içeriğinin anlaşılmaz olduğunu düşünmeyin. Gayet akıcı ve sade bir üsluba sahip..Bir günde keyifle okunulacak bir eser..
Şimdiden okuyacaklara, keyifli okumalar dilerim..
Kadın kılığına giren Talat,
kadınlara sokaklarda yapılan sarkıntılıkları öfkeyle karşılar.
Şöyle der kendi kendine:

''Ah biçare kadınlar, neler çekerlermiş.
Biz erkekler onları kukla mesabesinde kullanıyoruz.
Yolda serbest ve rahat yürümelerine mani oluruz.
Bu ne rezalet ve küstahlık.
Bir erkek, tanımadığı başka bir erkeğin yüzüne bakmaz, söz söylemez.
Lakin tanımadığı ve hiç görmediği bir kadına gülerek yüzüne bakmaya ve söz söylemeye başlar.''
Kadın kılığına giren Talat,
kadınlara sokaklarda yapılan sarkıntılıkları öfkeyle karşılar.
Şöyle der kendi kendine:

''Ah biçare kadınlar, neler çekerlermiş.
Biz erkekler onları kukla mesabesinde kullanıyoruz.
Yolda serbest ve rahat yürümelerine mani oluruz.
Bu ne rezalet ve küstahlık.
Bir erkek, tanımadığı başka bir erkeğin yüzüne bakmaz, söz söylemez.
Lakin tanımadığı ve hiç görmediği bir kadına gülerek yüzüne bakmaya ve söz söylemeye başlar.''

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059078368
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Araf Yayınları
Şemsettin Sami (1850-1904), yazı ve konuşma dilinin ayrı olmasına karşı çıkmış Türkçe’nin kendini bulma aşamalarında önemli görevler üstlenmiş dil uzmanı ve romancımızdır.

Bu kitabımızda, yazarın aynı zamanda tiplerin canlandırılması, kişilerin kendi ağızlarından konuşturulması yönünden edebiyatımızın bu türde ilk romanı sayılan "Taaşşuk-ı Tal’at ve Fitnat" adlı eseri bulunmaktadır.

Kitabı okuyanlar 13,2bin okur

  • Ebru
  • hürücan çetin
  • thâ
  • Aynur Aydan
  • a.d.
  • Beli
  • Gonca ören
  • Emre Can
  • Feride
  • Serap Yılmaz

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%6.8
13-17 Yaş
%11.9
18-24 Yaş
%35.1
25-34 Yaş
%29.8
35-44 Yaş
%11.2
45-54 Yaş
%3.3
55-64 Yaş
%0.4
65+ Yaş
%1.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%80.4
Erkek
%19.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%6 (175)
9
%3.3 (96)
8
%5.7 (166)
7
%4.1 (119)
6
%2.4 (71)
5
%1.3 (38)
4
%0.4 (12)
3
%0.3 (9)
2
%0.2 (6)
1
%0.1 (3)

Kitabın sıralamaları