Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat

7,6/10  (138 Oy) · 
804 okunma  · 
93 beğeni  · 
2.669 gösterim
Hacı Baba, üvey kızı Fitnat'ı kem nazarlardan korumak için adeta eve hapsetmiştir. Ne Fitnat'ın dışarı çıkmasına izin verir ne de nakış ustası Şerife Hanımdan başkasının eve girmesine. Oysa Talat, kafes arkasından gözüne kestirdiği Fitnat'a ulaşabilmek için ne gerekiyorsa yapacaktır.

Edebiyat tarihçileri tarafından "Batılı anlamda" kaleme alınan ilk Türk romanı sayılan Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, İstanbul sokaklarının cumbalı, kafesli evlerle süslendiği dönemlerden kalma bir aşk hikâyesi...
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2012
  • Sayfa Sayısı:
    112
  • ISBN:
    9789944184700
  • Yayınevi:
    Antik Kitap
  • Kitabın Türü:

Hani lisede okurken öğrenmiştik: "Batılı anlamda kaleme alınan ilk Türk Romanı'nın adı Taaşşuk-i Talat ve Fitnat, yazarı ise Şemsettin Sami'dir diye."
Sonra Üniversite sınavlarında ve tabi ki KPSS'de çıkar diye aklımızda tutmuştuk! Peki kimler bu romanı okudu?
Bu kadar kısa, süssüz , sade ama bir o kadar da edebi bir roman yoktur sanırım. Bahsi geçen yakışıklı Talat ve güzeller güzeli Fitnat'ın imkansız aşkı ise yürek burkan cinstendi.
Kitabı okurken dikkatimi çeken bir ayrıntı da anlatılan aşkların nasıl derinden ve gerçek olduğu idi. Aşk ile ilgili hitaplar ve kelimeler öyle özenle seçilmişti ki, o iki gencin sonunu kitap boyunca merak edip durdum! Kitabın içine girip, o ikisini bizzat ben evlendirmek istedim! Peki sizce bu iki sevdalı nasıl buluşacak ve kavuşacak? Ya da kavuşabilecek mi? Kitabın sonunda şok edici bir olay oluyor ki ben çok şaşırdım!

Bence Şemsettin Sami,bu alanda yazdığı ilk ve tek kitabında; aşk ve dönemin toplum yapısını kendine has bir anlatımla ele alıp bu unutulmaz eserini bizlere bırakmış. Okuyanın kalbine , eşsiz anlatımı ile, nasıl ulaşacağını çok iyi bilen yazar, aynı zamanda bu hikaye ile toplumsal bir mesaj vermiş sanki... Sevenleri ayırmayın...

Bilge Nur 
16 May 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İlk romanımız. Fazlasıyla romantik ve fazlasıyla ilk olduğunu belli ediyor. Çok fazla tesadüf üzerine kurgulanmış. Aşırı derecede acıklı. Son birkaç sayfada bütün olayları toparlamak amacıyla herkesi ayrı bir felakete sürüklemesi de insanın içini burkmak yerine açıkçası güldürüyor. Yani çok yapmacık.
Her ne olursa olsun ilk romanımız ve şimdiki okuduklarımıza çığır açan kitap.

Edebiyatımızin ilk romanlarindandir konu olarak ilk görüşte aşık olan fitnat sonradan talat a tutulur . sonra bunuzengin bir adam ile evlendirilir . Adam bunu eski karısına benzetir fakat kizi olduğunu bilmez ... İyi okumalar dileğiyle

tülay abaza 
04 Oca 22:28 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Edebiyatımızın kimilerince ilk romanı sayılan eserin konusu kavuşamayan sevgililer ve onların hazin sonu. Konusu çok bilindik bir konu. Ama yine de roman eski zamanlar hakkında hoş bilgiler veriyor. Eski zaman aşıkları ve Tanzimat İstanbulu. Tabi toplumsal mesajlar da veriyor yazar. Edebiyatımızdaki ilk roman olduğu için okumak istedim, elime aldım ve bitirene kadar da elimden bırakmadım. İyi okumalar...

Sevda 
 17 Oca 2016 · Kitabı okudu · Beğendi

Tanzimat Döneminin eserlerindendir. Talat ve Fitnatın acıklı aşk hikayeleri anlatılmıştır. O dönemin kadın erkek ilişkilerine değinilmiştir. Örneğin; kızlar dışarıya çıkartılmıyordu laf söz olmasın diye. Fitnat Hanımın babalığı Hacı Bey de onu eve tıkmıştır.

Birde görücü usulü evliliğe bir eleştiri vardır. Kızın rızası olmadan görmediği bir kişiye eşya gibi satılması söz konusudur. Buda o dönemin kadına bakış açısını gösterir. Eser üzücü sonla bitmiştir aşıklar kavuşamamıştır Leyla ile Mecnun, Aslı ile Kerem gibi. Kavuşulsa zaten aşk olmazdı.

Canan Asi 
23 Oca 15:16 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 6/10 puan

Hikaye uslubundan kurtulamamış ve romantik bir bakışla kaleme alınan bir deneme. Romandaki bir çok hata göze batıyor ancak kitap gercekten akıcı bir biçimde ilerliyor romanda donemin gerceklikleri kadın erkek iliskileri seyri ve baş kahraman Fitnat i begenerek onunla görüşebilmek icin kendini kadın kılığına sokan Tal'at in gözünden kadınların erkeklerden çektikleri rahatsizliklar ve kadının sosyal çerçevede erkek sıkıntıları cok güzel bir şekilde verilmiş diye düşünüyorum. Aksakliklardan bahsedecek olursak benim gözüme carpan bir kac tanesi; Ragıbe kimliginde bir hanıma bürünen Tal'at la tanışan Fitnat onun ellerini tuttugunda bir erkek eli olduğunu nasıl farkedemez, sesi nasil kendini onca zaman konusmaya ele veremez ve Tal'at kendisine aşık olduğunu anlayışı gibi mantık hataları ve entrika unsurlarindaki aksakliklar ne kadar göze carpsa da anlatimdaki hikaye üslubu sizi hemen sarıveriyor sanki bir hikayeci sizi dizi dibine oturtmuş hikayesini anlatmakta.. Ve geleneksel insanin gözünden yeniliklerin yorumunu gözlemlemek fırsatı bulmus olmak kitabi severek okumamdaki sebeblerden bir tanesi. İlk deneme olması yönüyle de okunmaya deger diye düşünüyorum.

Fadime YeŞİl 
09 Eki 2015 · Kitabı okudu · 5 günde · Puan vermedi

Sanırım uzun süredir böyle edebi değeri yüksek bir kitap okumamistim. Sevdiği kız ile gorusebilmek için kadın kılığına giren Talat ile fitnatin hüzün veren aşkını konu almış. Anlamını bilmediğim birçok kelimeye rağmen her satırını anladigim bir kitap olduğu izlenimini oluşturdu bende. Tavsiye ederim iyi okumalar.

Birsen Ergün 
26 Tem 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Türk edebiyatının ilk romanı. Elbette ilk olmasından dolayı roman tekniği bakımından aksaklıkları var. Ancak Tanzimat edebiyatının ilk döneminin sanat anlayışına uygun olarak sosyal bir eleştirisi var içinde. Kaç göç denilen kadın erkek sosyal ilişkisini değerlendirirken görücü usulü evliliğin yanlışlığını trajik bir olayla ortaya koyuyor. Sadeleştirilmiş halini okuyabilirsiniz hem de keyif alırsınız. Şemsettin Sami (taraftarlarına yönelik bir bilgi olarak Ali Sami Yen'in babası) her ne kadar bu romanla bilinse de Türk dili ve kültürüne yönelik çalışmaları bulunan değerli biridir. Hazırladığı kamuslar (sözlük) hâlâ kullanılan, doğruluğu bakımından da geçerliliğini sürdüren önemli çalışmalardır. Ayrıca Göktürk Yazıtlarını dilimize aktaran kişidir.

o dönemde batılılaşma çabalarının sonucu olarak toplumu yönlendirme eğilimi ağır basan bir unsur olarak kitapta karşımıza çıkıyor..ilk roman olması itibariyle okunması gerekir diye düşünüyorum.

Eren BİÇER 
13 Tem 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

70'li yıllar Yeşilçam filmlerindeki tesadüflere bu kadar da olmaz diyorsanız bir de edebiyatımızın ilk yerli romanı olan Talat ve Fitnat'ın Aşkı'nı okuyun. :)

3 /

Kitaptan 14 Alıntı

damla g. 
14 Ağu 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Akılsız, bilimsiz, erdemsiz, sabırsız, acımasız, ahlaksız adam bulunur. Ancak aşksız adam bulunmaz.

Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, Şemseddin SamiTaaşşuk-ı Talat ve Fitnat, Şemseddin Sami
Kezban Kırgöz 
19 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Lakin alışılmış bir haldir, insan ne büyük felaketlere, ne de büyük sevinçlere birdenbire inanır. Gönül bir müftüdür ki istemediği şey için pek kolay fetva vermez.

Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, Şemseddin SamiTaaşşuk-ı Talat ve Fitnat, Şemseddin Sami
Mehmet Selahaddin Kürkcü 
25 Nis 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

''Döktüğünüz gözyaşlarının her bir tanesi yüreğime bir kurşundur.''

Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, Şemseddin Sami (Sayfa 109)Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, Şemseddin Sami (Sayfa 109)
Kezban Kırgöz 
19 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Çünkü, insanın bir derdi olduğu zaman sanki dermanını, çaresini bulacak gibi kime rastlarsa hepsine derdini söylemek ister. Söyleyecek adam bulamadığı takdirde de kendi kendine, yahut taşlara, duvarlara söylemeye mecbur olur.Lakin hemen kendini toplayarak sunmayı yeğler.

Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, Şemseddin SamiTaaşşuk-ı Talat ve Fitnat, Şemseddin Sami
Sadık Kocak 
27 Oca 00:45 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Döktüğünüz gözyaşlarının her bir tanesi yüreğime bir kurşundur.
(Zira şu sözün bende yeri çok ayrı, çok)

Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, Şemseddin SamiTaaşşuk-ı Talat ve Fitnat, Şemseddin Sami
Kezban Kırgöz 
19 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Yaşlı insanlar, geride bıraktıkları gençliklerinin mutlu günleri akıllarına geldiği zaman, böyle üzüntüye kapılırlar.O güzel günlerin bir daha yaşayamayacağını ve geriye dönüşün mümkün olmadığını düşünmek, yaşanmış acıların hatıra gelmesinden daha fazla acı verir onlara...

Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, Şemseddin SamiTaaşşuk-ı Talat ve Fitnat, Şemseddin Sami
Mehmet Sinan Gündüz 
21 Tem 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

'' Ah zavallı kadınlar neler çekerlermiş! Biz erkekler onları kukla gibi kullanıyoruz. Yolda serbest ve rahat yürümelerine mani oluyoruz. Bu ne rezalet! Bu ne küstahlık! Bir erkek tanımadığı bir başka erkeğe rast gelse yüzüne bile bakmaz,söz söylemez,lakin tanımadığı ve hiç görmediği bir kadına rast gelince , gülerek yüzüne bakmaya ve söz söylemeye başlar, kovsalar bile yanından ayrılmaz. Demek oluyor ki biz, kadınları insan yerine koymuyoruz.Kendimizi eğlendirmek için onların ruhunu sıkıyoruz.''

Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, Şemseddin Sami (Sayfa 50 - sis)Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, Şemseddin Sami (Sayfa 50 - sis)
2 /