Taaşşuk-ı Talat ve FitnatŞemseddin Sami

·
Okunma
·
Beğeni
·
8.100
Gösterim
Adı:
Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
136
ISBN:
9786059078368
Kitabın türü:
Yayınevi:
Araf Yayınları
Şemsettin Sami (1850-1904), yazı ve konuşma dilinin ayrı olmasına karşı çıkmış Türkçe’nin kendini bulma aşamalarında önemli görevler üstlenmiş dil uzmanı ve romancımızdır.

Bu kitabımızda, yazarın aynı zamanda tiplerin canlandırılması, kişilerin kendi ağızlarından konuşturulması yönünden edebiyatımızın bu türde ilk romanı sayılan "Taaşşuk-ı Tal’at ve Fitnat" adlı eseri bulunmaktadır.
Hani lisede okurken öğrenmiştik: "Batılı anlamda kaleme alınan ilk Türk Romanı'nın adı Taaşşuk-i Talat ve Fitnat, yazarı ise Şemsettin Sami'dir diye."
Sonra üniversite sınavlarında ve tabii ki KPSS'de çıkar diye aklımızda tutmuştuk!

Peki kimler bu romanı okudu?

Bu kadar kısa, süssüz , sade ama bir o kadar da edebi bir roman yoktur sanırım.
Bahsi geçen yakışıklı Talat ve güzeller güzeli Fitnat'ın imkansız aşkı ise yürek burkan cinsten...
Kitabı okurken dikkatimi çeken bir ayrıntı da
anlatılan aşkların nasıl "derinden ve gerçek "
olduğu idi.
Aşk ile ilgili hitaplar ve kelimeler öyle özenle seçilmişti ki,
o iki gencin sonunu kitap boyunca merak edip durdum! Kitabın içine girip, o ikisini bizzat ben evlendirmek istedim!
Peki sizce bu iki sevdalı nasıl buluşacak ve kavuşacak?
Ya da kavuşabilecek mi?
Kitabın sonunda şok edici bir olay oluyor ki ben çok şaşırdım!

Bence Şemsettin Sami,bu alanda yazdığı ilk ve tek kitabında; aşkı ve dönemin toplum yapısını kendine has bir anlatımla ele alıp
bu unutulmaz eserini bizlere bırakmış.
Okuyanın kalbine , eşsiz anlatımı ile, nasıl ulaşacağını çok iyi bilen yazar, aynı zamanda bu hikaye ile toplumsal bir mesaj vermiş sanki...

"Sevenleri ayırmayın!"
Yıllardır duyarım Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat kitabını.İlkokulda,lisede,üniversitede...Derler ki Türk edebiyatında Batı tarzında yazılan ilk romanımız imiş.Yazarı da Şemseddin Sami imiş.Kader kitabın ismi ve namıyla beni defalarca karşı karşıya getirdi.İçindeki yaşanmışlıkları,karakterleri,o dönemdeki aşkları hiç bilemeden sadece ismini,kapağını sınav ve türlü saçmalıklar için defalarca ezberledim zamanında.Kader bu ya yıllar sonra bu kitap tekrar çıktı karşıma.Ama bu defa akıllandım tabi.Kapakla değil yaşanmışlıkla ilgilendim ve karşıma Yeşilçam filmlerini aratmayacak bir aşk hikayesinde buldum kendimi.Ama sonunda Yeşilçam filmlerinden ayrılan bir final ile son buldu.Süpriz dolu bir eser.Talat ve Fitnat'ın kâh ağlatan kâh düşündüren hikayesi okunmaya değer bana sorarsanız.

Benzer kitaplar

Sizi kah güldürecek kah ağlama raddesine getirecek aynı zamanda yazınımızda Batılı yöntemle yazılmış roman türünün ilk örneği kabul edilen, bir solukta okuyacağınız yoğun duygularla yüklü bir eser.
Yıllar önce okuduğum, konusunu ayrıntıları ile bilmeme rağmen görünce elime alıp tekrar okudum ve hiç sıkılmadım. Tek romanı olmasına rağmen Türk edebiyatının batılı anlamda ilk romanı olmasına şaşırmamak lazım:)
Eski dönemde aşkı güzel bir şekilde anlatan yazarımız Şemseddin Sami sonunu büyük bir tesadüfi olayla bitirmiş ve mutlu sona yer vermemiş. Lisede okumuştum bunu sonunda aglamistim her zamanki gibi (:
Bu kitabın öncelikle Türk Edebiyatının ilk yerli romanı olması hasebiyle okunması gerektiğini düşündüm. Hazin ve derin bir aşk hikayesini konu almışır. Ayrıca "siz evlenemezsiniz çünkü kardeşsiniz " gibi repliklerin ve Türk filmlerindeki o makus olay örgülerinin nereden geldiği araştırılsa bu roman ciddi bir örnek oluşturabilir.
Neden derslerde öğrendiğimiz ya da duyduğumuz şeyler bize itici gelir. Özellikle o ders edebiyatsa, hele ki bahsedilen kendi edebiyatımızsa. Bizde hemen bir önyargı oluşur. O artık okunması gereken kitaplar arasında sonlardadır.
Fakat bilinmelidir ki biz ne kadar kendimizden olanı beğenmesek de, onlar değerinden bir şey kaybetmez. Tamam, belki dünya klasikleri kadar kaliteli olmayabilir ama onlar o zamanlar bunları yazmış olmasalardı, biz şu an ki ilerlemişlik ve gelişmişlik durumunda olmayabilirdik.
Velhasıl kelam, sade bir biçimde, kelime oyunu olmadan, olaylar ancak ve ancak bu kadar güzel anlatılabilir ve okuyucuyu en fazla bu kadar içine çekebilirdi der, noktayı koyarım.
Ben bunu nasıl okuycam ya diyerek başlayıp bittiği için üzüldüğüm kitaplardan :) gerçek aşkın olduğuna inandıran ve edebiyat dersinin bana kattığı en güzel eserlerden..
Hikayesine bayıldığım bir kitap... Hem konusu farklı, hem bilindik aşk öykülerinden uzak. Başlarda gülümsetip, sonlarda ağlatmıştı okuduğum zaman. Hala anımsadıkça aynı hisleri uyandırıyor.. Bu kitap bir çok kez insana "Hayır, olmasın bu!" dedirten cinsten bana göre. Yarısında kapatıp gerisini kendi hayal dünyanıza bırakmak isteyeceğiniz, fakat merak duygunuza yenik düşüp tamamen hayallerinize ters düşecek bir konu.. Tavsiye ediyorum.
Görür görmez âşık olduğu kadın uğruna, ona biraz daha yakın olabilmek için, kadın kılığına girmeyi dahi göze alan Talat ile, yıllardır evden dışarı adım atmasına izin verilmeyen Fitnat arasındaki aşk hikâyesini konu edinen Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, pek çok çevre tarafından Türkçe yazılmış ilk roman olarak kabul edilirken, dönemin kadın-erkek ilişkilerini ve geleneklerini betimlemesi bakımından da dikkat çekicidir.
Değeri sadece edebiyat derslerinde 'Batılı anlamda' kaleme alınan ilk Türk romanı sayılması olarak bilmem acı bir durum. Sınavlarda karşımıza çıkması muhtemel bir soru olarak, eserinin adı, yazarı ve önemi nedir gibi geçici bir ezberle kitabın içeriğini bilmemek ve önemsememek.
Kısa ve sade bir anlatımıyla fazla vaktinizi almadan kısa bir sürede bitirebileceğiniz bir eser. Eski Türkçe kelimeler içermesi anlamakta zorluk çıkarabiliyor. İçeriği ise Talat ve Fitnat'ın sıradaşı bir şekilde birbirlerine vurulmaları ve sevildiklerini bilmeden birbirlerini sevmeleri. Merak uyandırıcı bir hikaye ve olay örgüsü..
Türk edebiyatının roman olarak (bazı çevrelerce roman olduğuna dair şüphe duyulsa da) kabul edilen ilk eseri. Edebiyatımızda daha önceleri benzer eserler verilmediğinden teknik açıdan oldukça kusurlu bir yapıt. Romanda iki ayrı hikaye anlatılıyor. O dönem içinde yazarın sanat kaygısı ikinci planda olduğu için kesin bir tavırla kahramanlar arasında taraf tutuluyor. Kahramanların iç dünyası hareketleriyle anlatılıyor, bunun en büyük sebebi ise romandaki malzeme yoksunluğu ve bilinç akışı tekniğinin yazar tarafından uygulanamaması. Roman sanatında olmazsa olmaz şeylerden bir tanesi de kahramanların değişim yaşamasıdır, ancak görülüyor ki Talât bir değişim yaşamazken Ali Bey büyük değişim yaşar. Talat'ın olayların başındaki durumuyla sonundaki durumunun aynı olması roman sanatına aykırıdır. Nedensellik bakımı açısından yine zayıf bir kurguya sahiptir. Olgu kuruluşuna değilinilecek olursa; Saliha Hanım'ın hikayesinin anlatıldığı bölüm teknik açıdan başarılı bir bölümdür. Anlatıcı Saliha Hanım'dır ve Talat'ın hikayesinin anlatıldığı bölüme kıyasla daha başarılıdır. Talat'ın bölümünde ise anlatıcı üçüncü bir kişidir (figür olmayan anlatıcı). Yavan bir kurguya sahiptir. Romantizmin etkisi fazla görülmese de kitabın sonu çok rastlantılı ve ölümlüdür yine bunun sebebi de malzeme eksikliği ve yazarın sanat kaygısını göz ardı etmesidir.
Kadın kılığına giren Talat,
kadınlara sokaklarda yapılan sarkıntılıkları öfkeyle karşılar.
Şöyle der kendi kendine:

''Ah biçare kadınlar, neler çekerlermiş.
Biz erkekler onları kukla mesabesinde kullanıyoruz.
Yolda serbest ve rahat yürümelerine mani oluruz.
Bu ne rezalet ve küstahlık.
Bir erkek, tanımadığı başka bir erkeğin yüzüne bakmaz, söz söylemez.
Lakin tanımadığı ve hiç görmediği bir kadına gülerek yüzüne bakmaya ve söz söylemeye başlar.''
Bu dünya rüya gibi geçiyor.
Âhiret bakî.
Biz dünyaya dalar, Nekir Münkiri unutur...
Ah, ah yârabbi!
Ne cevap vereceğiz biz sana!
Şemseddin Sami
Sayfa 25 - bordo siyah yayınları
Bir insan için sevdiği adam tarafından sevilmek, kendisini seven adamı sevmek... Ne büyük şey!
Yaşadığım büyük umutsuzluktan sonra böyle umut verici söz iştmek, böyle bşr ümide dönmek oh! Ne büyük şey; lakin insan kedere dayanamadığı gibi, sevince de o kadar çok dayanamaz.
Şemseddin Sami
Sayfa 37 - Maviçatı yayınları
Doğa, aşkı bütün insanlara eşitçe bölmüş, hiç kimseyi ondan mahrum bırakmamıştır. Akılsız, cahil, kaba saba, erdemsiz, acımasız, ahlaksız insanlar vardır, ama aşksız insan yoktur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
136
ISBN:
9786059078368
Kitabın türü:
Yayınevi:
Araf Yayınları
Şemsettin Sami (1850-1904), yazı ve konuşma dilinin ayrı olmasına karşı çıkmış Türkçe’nin kendini bulma aşamalarında önemli görevler üstlenmiş dil uzmanı ve romancımızdır.

Bu kitabımızda, yazarın aynı zamanda tiplerin canlandırılması, kişilerin kendi ağızlarından konuşturulması yönünden edebiyatımızın bu türde ilk romanı sayılan "Taaşşuk-ı Tal’at ve Fitnat" adlı eseri bulunmaktadır.

Kitabı okuyanlar 2.082 okur

  • Nihan
  • Kördüğüm
  • Fikriye Dincel
  • BilgeSevgi
  • Ahmet Hakan Öztürk
  • Mehmet Şadi Özcan
  • Şeyma Nur
  • UGUR ÇAYAN
  • Öcü Radley
  • Tarık Aydın

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.7
14-17 Yaş
%10.2
18-24 Yaş
%35.5
25-34 Yaş
%30.8
35-44 Yaş
%11.7
45-54 Yaş
%3.6
55-64 Yaş
%0.5
65+ Yaş
%1.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%80.6
Erkek
%19.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25.1 (104)
9
%13.3 (55)
8
%20.7 (86)
7
%18.3 (76)
6
%11.6 (48)
5
%6 (25)
4
%1.7 (7)
3
%1.7 (7)
2
%1.2 (5)
1
%0.5 (2)

Kitabın sıralamaları