Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat

·
Okunma
·
Beğeni
·
30081
Gösterim
Adı:
Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059078368
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Araf Yayınları
Şemsettin Sami (1850-1904), yazı ve konuşma dilinin ayrı olmasına karşı çıkmış Türkçe’nin kendini bulma aşamalarında önemli görevler üstlenmiş dil uzmanı ve romancımızdır.

Bu kitabımızda, yazarın aynı zamanda tiplerin canlandırılması, kişilerin kendi ağızlarından konuşturulması yönünden edebiyatımızın bu türde ilk romanı sayılan "Taaşşuk-ı Tal’at ve Fitnat" adlı eseri bulunmaktadır.
120 syf.
·4 günde·Puan vermedi
NOT : Bu kitap , itiraf sayfalarına sürekli gördüğü insanı beğendiğini yazanlar için uygun değildir.

NOT : Kitabın başındaki Ayşe kadın karakterinin konuşmaları sinirinizi bozabilir lütfen sabredip kitaba devam edin , sabrınızın karşılığını alacaksınız :)

Öncelikle kitabın başından sonuna kadar farklı aşk hikayeleri var ve bu farklılık kitabın işleyişini bozmuyor aksine çok güzel bağlantı kurmuş yazarımız. Kullanılan dil , o dönemki hava , karakterler harika anlatılmış. Benzemetler de başarılıydı. Günümüzde itiraf sayfalarına saçma sapan yazanlar var , şu kıvırcık kızı büfede gördüm , mavi gözlü tatlı çocuk çok güzel yürüyordu vs. Öncelikle Allah bu siteyi onlardan korusun... Talat ve Fitnat işte bu şekilde bakışarak aşık oldu birbirlerine. Tatlı heyecanları ve sabırlı bekleyişleri vardı. En sonunda Talat bey farklı bir yolla Fitnat hanımla görüşmeye başladı. Ve bir şekilde ilerledi olaylar. Bir yandan spoi vermemeye çalışıyorum :)) çok güzel kitaptı. Olayların yönü bir anda değişiyor ve farklı güzellik katıyor. Beklenildiği gibi bir son olmuyor onu da söyleyeyim.


Takdir ettiğim son şey ise ; yazarımız kitabın sonunda yan karakterleri de unutmamış onların da durumlarından bahsetmiş her boşluğu doldurmuş bir güzel. Bu güzel eseri lütfen okuyun pişman olmazsınız :) keyifli okumalar dilerim
175 syf.
·Beğendi·8/10
Tanzimat edebiyatının ilk yerli romanı olarak bilinmektedir.
Şemsettin Sami, romantizm etkisinde olan yazarlar arasında ismini korumaktadır. Konusu ile de bunu beyan ediyor zaten.

Hüzünlü bir aşk hikayesi anlatılmaktadır. Osmanlı kelimeler ile yazılmış türkçe örneğidir ve ilk basımlarında çok yanlışı olan, tecrübesiz bir eseridir neticede ilk yazılan yerli romanlardan biri.
Eski romanlar mutlu sona önem vermeyip genellikle gerçek bir bakış açısı ile yazılıyor. Tanzimat döneminin bu eşsiz ve tecrübesiz eserleri kendisinden sonra geçen tür edebiyat dönemlerine rağmen yerini korumayı başarmıştır.

Fitnat, Hacı Mustafa' nın üvey kızıdır. Annesi öldükten sonra sahip çıkmıştır. Talat da küçükken babasız kalmış yetim bir gençtir. Talat, Hacı Mustafa' nın dükkanına gidip gelirken Fitnat' a aşık olur. Bunu öğrenen Hacı Mustafa üvey kızını eve hapseder. Bir süre sonra Fitnat' ı Ali Bey adında zengin ve yaşlı bir adamla evlendirmek ister. Fitnat istemez ve zorla olan evlilik sonunda Fitnat intihar eder. Fitnat' ın boynundaki muskayı açar ve okur. Sonunda deli olur çünkü Fitnat' ın öz kızı olduğunu öğrenir. Bir süre sonra o da ölür. Talat da Fitnat' ın ölümüne dayanamaz ve yatağa düşer. Bir süre sonra o da ölür.
Olay örgüsü oldukça kuvvetli ve bir o kadar da gerçekçi yazılmıştır. Bu romanı daha çok Halit Ziya Uşaklıgil' in romanı Aşk- ı Memnu' ya benzettim. İkisi de intihar sonucu biten aşkı kaleme almıştır.
136 syf.
Hani lisede okurken öğrenmiştik: "Batılı anlamda kaleme alınan ilk Türk Romanı'nın adı Taaşşuk-i Talat ve Fitnat, yazarı ise Şemsettin Sami'dir diye."
Sonra üniversite sınavlarında ve tabii ki KPSS'de çıkar diye aklımızda tutmuştuk!

Peki kimler bu romanı okudu?

Bu kadar kısa, süssüz , sade ama bir o kadar da edebi bir roman yoktur sanırım.
Bahsi geçen yakışıklı Talat ve güzeller güzeli Fitnat'ın imkansız aşkı ise yürek burkan cinsten...
Kitabı okurken dikkatimi çeken bir ayrıntı da
anlatılan aşkların nasıl "derinden ve gerçek "
olduğu idi.
Aşk ile ilgili hitaplar ve kelimeler öyle özenle seçilmişti ki,
o iki gencin sonunu kitap boyunca merak edip durdum! Kitabın içine girip, o ikisini bizzat ben evlendirmek istedim!
Peki sizce bu iki sevdalı nasıl buluşacak ve kavuşacak?
Ya da kavuşabilecek mi?
Kitabın sonunda şok edici bir olay oluyor ki ben çok şaşırdım!

Bence Şemsettin Sami,bu alanda yazdığı ilk ve tek kitabında; aşkı ve dönemin toplum yapısını kendine has bir anlatımla ele alıp
bu unutulmaz eserini bizlere bırakmış.
Okuyanın kalbine , eşsiz anlatımı ile, nasıl ulaşacağını çok iyi bilen yazar, aynı zamanda bu hikaye ile toplumsal bir mesaj vermiş sanki...

"Sevenleri ayırmayın!"
116 syf.
·2 günde·
İlk görüşte aşık olan Talat ve Fitnat’ın trajik hikayelerinin anlatıldığı roman, dönemin kadın erkek ilişkilerini, görmeden yapılan evliliklerin doğurduğu sorunları ele alır. Hemen her yaştan ve sınıftan kadının aile ve toplum içindeki konumlarına ilişkin meselelerini hikaye eden yazar, bununla da yetinmeyip Talat’ı kadın kılığında, tebdil-i kıyafet İstanbul sokaklarında dolaştırarak yaşadıklarını anlatır. Enterasan başlayan ve ilerleyen ve şaşırtıcı bir son ile biten aşk hikayesi...
116 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Merhaba, #1edebiyat1bilim1film maratonumuz kapsamında ilk kitabımız Tanzimat Dönemi eseri olan bu kitap oldu. 281 kişi ile aynı anda okumanın mutluluğuyla yorumlarımı paylaşacağım. ️

Yorum tamamen #tatkaçıran (spoiler) içermektedir.


#tatkaçıran

Şemsettin Sami’nin çağının ötesinde fikirlere sahip olduğunu hep birlikte gözlemledik.

İlk olarak kız çocuklarının eğitimi ve kadınların toplumdaki yeri üzerine söyledikleri günümüze dahi ışık tutarken erkeklerinin kadınlar üzerinde bir “erk” olarak evde ve sokakta nasıl baskı kurduğunu böylesine kısa bir eserde etkileyici bir üslupla yansıtmış.

Sanırım kadın kılığındaki Talat’ın yolda karşı karşıya kaldığı taciz olayı sırasında hep birlikte “Yine mi... Hiç mi değişmemişiz?” dedik. Evet, aldığımız yol maalesef bir arpa boyu. Elbette insanın olduğu her yerde birincil güdülerini kontrol edemeyen “insancıklar” her zaman olacaktır. Bugün bu olaylar Batı toplumlarında da yaşanıyor. Fakat işin acı tarafı bağıra bağıra ahlak sloganları atılan ülkemizde yaşananlar ile söylenenler tam uyumsuz ve olayların sayısı epey fazla. Tabulara esir olmuş bir ahlaki değerler sisteminde böylesine sosyal trajedileri bir asır sonra da konuşacak olmamız işten bile değil.

Romanın ikinci odak noktası elbette “görücü usulü evlenme ve bunun acı sonuçları”ydı.
Şinasi’nin “Şair Evlenmesi”nde olduğu gibi... Dönem yazarlarının ilk eserlerde bu olaylara yönelmesi akla hemen şu tespiti getiriyor:
“Demek ki o dönem aydınları en çok bu meseleden rahatsız olmuş. Halkı da eğitmek amacı taşıdıkları için hemen onlarla ilgili bu sorunu eserlerine konu etmişler.”

Sorunun asıl hüzünlü tarafı ise yaş farkına bakılmaksızın kız çocuklarının “bir eşya gibi” yaşlı “adam”lara esir edilmesi. Evet, bir asır önce de bir asır sonra da... Hâlâ aynı yerdeyiz.

Romanın sonuna gelecek olursak mutsuz bir son bizi bekliyordu, evet.
Bu kaçınılmazdı. Çünkü okuyan herkesin “İşte biz buyuz, buna biz sebep olduk!” demesi gerekiyordu. Eminim bunu, bize olduğu gibi o dönem okurlarına da dedirtmiştir bu eser. Belki de o günden bugüne aldığımız o arpa boyu yolda dahi Şemsettin Sami’nin olumlu etkisi yadsınamaz. Özellikle kadınların bu konuda Tanzimat aydınlarına bir çift sözü olmalı: Teşekkür ederiz.

Eserin tamamı ve sonu bir Romeo & Juliet etkisi içeriyor. Özellikle sonu tam olarak aynı hissi yaşatıyor.

Eserin okurken en keyif veren yanı dadının şeker mi şeker konuşmaları olurken en göze batan yanı ise cümle kiplerinin zamansal bir bütünlük taşımaması oldu. Böylesine bir aydının geniş zaman kipinden sonra ansızın geçmiş zaman kipi kullanıp “dil yanlışı” yapmayacağını düşünerek bunun o dönem anlatımının bir yansıması olduğunu kabul etmek istiyorum. Üsluba “aksiyon veya dram” etkisi katmak için yapılmış da sanki günümüz anlatım dilinin yanında kusurmuş gibi algılanıyor hissine kapıldım. Bunu örnekleyerek yorumu bitirelim.

“Kızın bu gülmesine bir mana arar. (...) Talat Bey de döner oturur. Dükkânda bir ihtiyar da vardı. Bu üç kişinin arasında şöyle bir konuşma geçti:”

Bir de o mektup sonlarındaki “ah”lar yok muydu?
Ah...
110 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Türk Edebiyatı'nın ilk romanı olma özelliğini taşıyan "Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat"; 2020'de okuduğum ilk kitap oldu. Talat ve Fitnat'ın imkansıza yakın bir aşk hikayesini anlatan eser çok akıcı ve anlaşılır bir dildeydi. Kısa süre içinde okuyup bitirdim.
* * *
"1edebiyat1bilim1film" okuma etkinliğinin Ocak ayı kitaplarından biriydi. Sevdiğim bir kitap oldu. Türk Edebiyatı klasiklerini vakit buldukça okumaya devam edeceğim.
120 syf.
·Puan vermedi
Merhaba arkadaşlar sayfamı takip edenler bilir ben yeni yeni klasik okumaya başlamış birisiyim. Ve kendimi klasik okumak için zorlayıp klasik okuma gruplarına giriyorum. Böylece mecburen bazen istemesem de klasik okuyorum. Bazı klasikleri gerçekten çok beğeniyorum kimini ise aman Allah'ım deyip bitirmek için çok çaba sarf ediyorum. Bu kitap o aman Allah'ım dediklerimden değil ama ben yine de kitabın sonunun daha iyi olmasını isterdim. İyiden kastım benim istediğim gibi olmasını yani
Kitaptan bahsedersem, kitap Türk Edebiyatının ilk romanı kabul ediliyormuş bunu da öğrendim. Kaç yaşında olduğum ve bunu bilmemem kötü ama bilmemektense geç de olsa öğrenmiş olmam benim için büyük bir şey efendimmmm
Kitapta, Talat ve Fitnat'ın aşkı anlatıyor.
Talat, annesi tarafından büyütülen yetimimiz. İşine gidip gelirken Hacı Mustafa'nın üvey kızı Fitnat'a abayı yakar
Fitnat ise, annesi öldükten sonra üvey babası ile yaşayan içine kapanık , baskıcı üvey babasının esiri gibi evde yaşar. Üvey babası Fitnat'ı hiç dışarı çıkarmaz. Fitnat'ta uzaktan gördüğü Talat'a gönlünü kaptırır ve iki aşık içinde aşklarını yaşamaya başlarlar. Talat'ın Fitnat'la konuşmak için çevirdiği dümen çok hoşuma gitti.
Hacı Mustafa Bey üvey kızı Fitnat'ı zengin ve yaşlı olan Ali Bey ile evlendirmeye karar verir ve evlendirirde. Bundan sonra hikaye hüzün doluydu arkadaslar. Keşke böyle olmasaydı diyorum ama yapacak bir şey yok. Okumuş olmaktan mutluyum. Klasik severlere mutlaka tavsiye ediyorum.
136 syf.
·2 günde·8/10
Yıllardır duyarım Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat kitabını.İlkokulda,lisede,üniversitede...Derler ki Türk edebiyatında Batı tarzında yazılan ilk romanımız imiş.Yazarı da Şemseddin Sami imiş.Kader kitabın ismi ve namıyla beni defalarca karşı karşıya getirdi.İçindeki yaşanmışlıkları,karakterleri,o dönemdeki aşkları hiç bilemeden sadece ismini,kapağını sınav ve türlü saçmalıklar için defalarca ezberledim zamanında.Kader bu ya yıllar sonra bu kitap tekrar çıktı karşıma.Ama bu defa akıllandım tabi.Kapakla değil yaşanmışlıkla ilgilendim ve karşıma Yeşilçam filmlerini aratmayacak bir aşk hikayesinde buldum kendimi.Ama sonunda Yeşilçam filmlerinden ayrılan bir final ile son buldu.Süpriz dolu bir eser.Talat ve Fitnat'ın kâh ağlatan kâh düşündüren hikayesi okunmaya değer bana sorarsanız.
136 syf.
·Puan vermedi
Talat, bir kalemde çalışmaktadır. İşe gider gelirken tütün almak için uğradığı Hacı Babanın dükkânında onun üvey kızı Fıtnat’ı görür ve ona âşık olur. Fıtnat da kafes aralıklarından gördüğü Talat’a âşık olmuştur.
Titiz ve huysuz bir adam olan Hacı Babanın, evlatlığının dışarıya çıkıp kimseyle görüşmesine izin vermediğini öğrenen Talat, tek çareyi Fıtnat’a nakış gösteren Şerife Kadınla tanışmakta bulur. Bunun için de kız kılığına girerek ve Ragıbe adını alarak Şerife Kadının evine nakış öğrenmeye gider. Şerife Kadın, Fıtnat’la Ragıbe’yi tanıştırır.
Talat, Fıtnat’ın da kendisine âşık olduğunu anlayınca, ona kendisini Talat’ın kız kardeşi olarak tanıtır. Talat her gün kıyafet değiştirerek Fıtnat’ın evine gitmektedir.
Şerife Kadın, Üsküdar’da Toptaşı’nda bir konak sahibi zengin ve dul bir adam olan Ali Bey’le Fıtnat’ı evlendirmeyi düşünür. Fıtnat ise bu haberi duyunca çılgına döner. Ragıbe’ye bu haberi verdiği gün gerçek ortaya çıkar: Ragibe, Talat’ın kendisidir. İki genç şayet evlenemeyecek olurlarsa intihar etmeye karar verirler.
Fıtnat’a evdekiler bir hile yapar ve onu Ali Beyle nikâhlarlar ve yazlığa gidiyoruz diyerek düğün evine götürürler. Gerçeğin farkına varan Fıtnat, kendini Ali Bey’e teslim etmez. Aralarındaki tartışma esnasında Ali Bey, Fıtnat’ın boğazından kopan ve elinde kalan muskayı açıp okuduğunda onun öz kızı olduğunu öğrenir. Ali Bey telâşla Fıtnat’ın odasına geri döndüğünde vakit çok geçtir, genç kız bir çakıyla intihar etmiştir. Bu arada Talat da gelir. O da sevgilisini kanlar içinde görünce dayanamaz ve ölür. Şuur kaybı geçiren Ali Bey de sadece altı ay yaşar.
116 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Türk Edebiyatının batılı anlamda yazılan ilk romanı olma özelliğini taşıyan bu kitap, yazarının da ilk ve tek eseri. Şemsettin Sami hayatı boyunca birçok çeviri işi yapmışsa da maalesef yazarlık yeteneğini tek bir romanla sınırlandırmış.
Kitabın ismi kelime çevirisi ile 'Talat ve Fitnat'ın karşılıklı aşkı' olarak yapılabilir.
Eser 1872-73 yılları arasında, bir gazetede bölümler halinde yayınlanmak üzere kaleme alınmış ve ilk bölümünden itibaren oldukça ilgi görmüş.
Edebiyatımız için oldukça kıymetli olan bu eser, romantizm akımının etkileri altında yazılan bir dram romanıdır ve Tanzimat Edebiyatının en önemli örneklerinden biridir.
Hikaye, babasını kaybedip annesi ile yaşayan Talat ve, babasını hiç tanımamış ve annesinin ölümünden sonra üvey babasının himayesine girmiş Fitnat'ın ilk görüşte aşklarını anlatıyor. Onların aşklarını ve fedakarlıklarını okudukça, 'Nerede şimdiki aşklarda bu bağlılık.' demeden edemiyorsunuz.
Kitap boyunca görücü usulü ile evlenme birçok yönüyle eleştirilmiş ve insanların eşlerini özgürce seçebilmesi savunulmuş. Yine evlilik birliği içinde eşlerin uyumlu olması ve ortak kararlar verebilmesi övülmüş. Bu açılardan bakıldığında çağının önünde olan bir roman olduğu söylenebilir.
Aşka bakış açınızı değiştireceğini düşündüm bu kitap, Türk Edebiyatında da işgal ettiği önemli yer sebebiyle mutlaka okumalı diye düşünüyorum.
Sevgilerimle.
144 syf.
Herkese Merhaba,
Şemseddin Sami'nin okuduğum ilk romanıydı Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat. 1800'lü yıllarda yazılan bu aşk romanınında o dönemin yaşam tarzı oldukça iyi anlatılmış. Aşıklar aşkları için neleri göze alabilirler? Aşk uğruna varılabilecek son nokta ölüm mü? Kitapta anlatılan aşk hikayesini beğendim.
Herkese keyifli okumalar.
136 syf.
Sizi kah güldürecek kah ağlama raddesine getirecek aynı zamanda yazınımızda Batılı yöntemle yazılmış roman türünün ilk örneği kabul edilen, bir solukta okuyacağınız yoğun duygularla yüklü bir eser.
Kadın kılığına giren Talat,
kadınlara sokaklarda yapılan sarkıntılıkları öfkeyle karşılar.
Şöyle der kendi kendine:

''Ah biçare kadınlar, neler çekerlermiş.
Biz erkekler onları kukla mesabesinde kullanıyoruz.
Yolda serbest ve rahat yürümelerine mani oluruz.
Bu ne rezalet ve küstahlık.
Bir erkek, tanımadığı başka bir erkeğin yüzüne bakmaz, söz söylemez.
Lakin tanımadığı ve hiç görmediği bir kadına gülerek yüzüne bakmaya ve söz söylemeye başlar.''

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059078368
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Araf Yayınları
Şemsettin Sami (1850-1904), yazı ve konuşma dilinin ayrı olmasına karşı çıkmış Türkçe’nin kendini bulma aşamalarında önemli görevler üstlenmiş dil uzmanı ve romancımızdır.

Bu kitabımızda, yazarın aynı zamanda tiplerin canlandırılması, kişilerin kendi ağızlarından konuşturulması yönünden edebiyatımızın bu türde ilk romanı sayılan "Taaşşuk-ı Tal’at ve Fitnat" adlı eseri bulunmaktadır.

Kitabı okuyanlar 8.294 okur

  • ÖzlemS.
  • Özge
  • Nisa Zehir
  • sustubul
  • Çağlar Kasım
  • Filiz Toğmen
  • E.Y.
  • Yeşim özkan
  • Nupelda eren
  • Engin AĞRALI

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.8
14-17 Yaş
%11.9
18-24 Yaş
%35.1
25-34 Yaş
%29.8
35-44 Yaş
%11.2
45-54 Yaş
%3.3
55-64 Yaş
%0.4
65+ Yaş
%1.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%80.4
Erkek
%19.6

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%8.4 (147)
9
%4.6 (80)
8
%8.1 (143)
7
%5.9 (103)
6
%3.5 (61)
5
%2 (35)
4
%0.7 (12)
3
%0.5 (8)
2
%0.3 (6)
1
%0.2 (3)

Kitabın sıralamaları