Tağutlara Kulluğun Modern Mabedleri

·
Okunma
·
Beğeni
·
97
Gösterim
Adı:
Tağutlara Kulluğun Modern Mabedleri
Yazar:
Baskı tarihi:
Aralık 2013
Sayfa sayısı:
149
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056382451
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Furkan Basın Yayıncılık
Protipleri firavun olan günümüz tağutları da aynı metodla insanları kendilerine kullaştırıyorlar... Onlarda yeryüzünde büyüklük taslıyor, insanları hafife alıp, sömürüyorlar.
Firavunun insanları parçalara ayırıp zayıflaştırdığı gibi insanları işçi, memur, zengin, öğrenci ve yoksul diye gruplara ayırıyor; Türk, Kürt, Laz, veya Çerkez diye birbirlerine kırdırıyorlar.
Tek amaç onların ve avanelerinin büyüklenip, rahat içinde yaşaması...
''Daha çocuk yaştan itibaren tüm insanlara okullarda uydurdukları dinlerinin esaslarını öğretiyor ve ilahlarını sevdiriyor, güçlerini ispat ediyorlar.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
İslam emrettiği bir şeyi orta yerde bırakmaz.Onun sınırlarını en güzel şekilde çizerek,insanların hevalarıyla baş başa bırakmaz.Bir şeyi Allah subhanehu ve teâlâ emretmiş olsa dahi,onu istediğiniz ortamda yerine getiremezsiniz.Allah’ın emirlerinin icra edildiği ortamlar da, o emirler gibi temiz olmalıdır.

Namaz Allah’ın subhanehu ve teâlâ emridir.Yeryüzünün her yeri ‘temiz’ olmak kaydıyla bu ümmete mescid kılınmıştır.Bu işe tahsis edilmiş mescidler en şerefli ve Allah’ın en sevimli mekanlarıdır.Mescidler dahi bozuk amaçlarla kurulduğu vakit orada namaz olmaz.

“Zarar vermek,inkarı(pekiştirmek),mü’minlerin arasını ayırmak ve daha önce Allah’a ve elçisine karşı savaşını gözlemek için mescid edinenler ve:’Biz iyilikten başka bir şey istemedik’ diye yemin edenler (var ya),Allah onların şüphesiz yalancı olduklarına şahitlik etmektedir.Sen bunun (böyle bir mescidin) içinde hiçbir zaman durma.Daha ilk gününden takva temeli üzerine kurulan mescid,senin bunda (namaza ve diğer işlere) durmana daha uygundur.Onda,arınmayı içten-arzulayan adamlar vardır.Allah arınanları sever.” 9/Tevbe,107-108

Müslümanlar zarar,küfür ve tefrika üzere kurulmuş bir mabedde,dinin temeli olan namazı dahi kılamazlar.Çünkü temiz olan eylemler,temiz olan mekanlarda rızaya muvafakat eder.

Acaba “Oku!” emrinin icra edileceği -bu cürmü işleyenlerin zannına göre- kurumlar hangi amaç ve hedefler gözetilerek kurulmuştur ? Bu sistemin ve kurumların sahiplerinden dinleyelim ...

Milli Eğitim Kanunu (Madde 2): “Türk milli eğitiminin genel amacı,”Türk milletinin bütün fertlerini,Atatürk ilke ve inkılâplarına ve Anayasada ifadesi bulunan Atatürk milliyetçiliğine bağlı,Türk milletinin ahlaki,insani,manevi ve kültürel değerlerini benimseyen,koruyan ve geliştiren,ailesini,vatanını,milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan,insan haklarına ve anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik,laik ve sosyal hukuk devleti olan Türkiye’ye karşı görev ve sorumluluklarını bilen ...”

Milli Eğitim Genel Amaçları (Madde 5): “Milli Eğitim amaç ve ilkeleri doğrultusunda,öğrencilere Atatürk ilke ve inkılâplarını benimsetme,Türkiye Cumhuriyetinin anayasasına ve demokrasinin ilkelerine... İnsan hakları,çocuk hakları,başkalarının haklarına saygı ... Birey olma bilinci kazandırabilmektir.”

Şimdi soralım: Neden buralara ‘Tağutlara kulluğun modern mabedleri’ dediğimiz anlaşılıyor mu ? Ve bu cürmü “Oku!” emrine mâl edenler;bu kurumların “Oku!” emri için münasip yerler olduklarından emin mi ?

Sabit bin Dehhak radıyallahu anh anlatıyor:”Bir adam Allah Rasûlü’ne geldi:’Ben Buvane mıntıkasında bir deve kesmeyi adadım’ dedi.Allah Rasûlü:’Orada cahiliye putlarından,ibadet edilen bir put var mı ? diye sordu.’Hayır’ dediler.’Öyleyse adağını yerine getir’buyurdu.”

Adak;İslam’ın yerine getirilmesini emrettiği ibadetlerdendir,ancak her mekanda bu emir icra edilmez.İbadet edilen putlardan ve cahiliye bayramlarından temizlenmiş mekanlarda ancak yerine getirilebilir.

Allah’ın “Oku!” emrine binaen okulları imar ettiğini iddia edenlere biz de soralım:Bu emri yerine getirdiğinizi iddia ettiğiniz mabedlerde put ve şirk bayramları var mı ?

Şayet varsa;sizler neden orada bulunuyorsunuz ? Okul ve put... Okul ve cahiliye bayramları... Kalbinde zerre hayat,vicdanında ise hayâ olan insanın yüzünün kızarmaması mümkün mü ? Buralar puthanelerdir.Bahçe de,sınıfta,koridor da,kitaplar da,dersler de,okul alet ve edevatıda,her yerde büyük tağutun putu vardır.Tazim edilecek şekilde yükseğe asılmıştır.Ve her sabah ona ibadet edilip,bağlılık yemini yapılır.Onun putunun önünde,saygı içerisinde,kıpırdamadan,hep beraber,aynı usül ve lafızlarla... Yaradan adına,bu ibadet değilse,ibadet nedir ? En katı mezhepler dahi namazda üç harekete müsaade etmişken,tek hareketin disiplin ve kınama,bazen de dayak nedeni olduğu bu törenin adı nedir ! Bu ibadet değilse,Mekke müşriklerinin Allah’a yaklaşmak adına,Allah’ın subhanehu ve teâlâ Salih kulları önünde yaptığı seremoniyi de şirk eylemi olarak adlandırmayın siyer okumalarınızda (!)

Ya bayramlar ? Tağutları övdükleri gibi,onların İslam dinine zarar vermek adına yaptıkları eylemleri bayram ve etkinlik adına kutsarlar ... Bu bayramlar,cahiliye bayramları gibi eğlenceden ibaret değildir.Hazırlıklara belli bir zaman önce başlanır,bir plan ve program dahilinde yapılır.Özel geçit tâkı hazırlanır.

Örnek olması açısından;Cumhuriyet’in kuruluşu bayram olarak kutlanır.İslam aleminin yas günü olması gereken bir gündür oysa... Sembol olduğu şey;İslam’ın yönetimden kaldırılması,yerine beşeri yönetime geçilmesidir.Bu,bayram olarak kutlanmaktadır! Tağut bu fiilinden dolayı övülmektedir.

Bu tağutun helak olduğu gün yas tutulur.Buna yönelik etkinlikler yapılır.2007 yılının 10 Kasım’ında bir öğretmen çocuklara şu şiiri ezberletmiştir:

Karanlığa güneşsin
Bir sönmeyen ateşsin
Sen ilahlara eşsin
Benim sevgili atam

Bu olay bir velinin fark etmesiyle basına yansımıştır.Tabi çocuklar ezberledikten sonra...

Bunda şaşılacak bir şey yoktur.Sistem amacını açıkça ilan etmiş,bunu yönetmelikte belirtmiştir.Yapılan tüm etkinlikler ve müfredat bu doğrultudadır.Şaşılacak olan,işlediği cürmü Allah’ın subhenahu ve teâlâ “Oku!” emrine mâl edenlerin halidir.
Çocuklar,ebeveyne verilmiş en güzel nimetlerdendir.Ayrıca Allah’ın ebeveyne emanetidir çocuklar.Allah çocuğu fıtrat üzere,yani tevhid üzere/tevhide meyilli yaratmıştır.Onu tevhid üzere muhafaza,şirkten koruma görevi ebeveyne aittir.

“Ey iman edenler,kendinizi ve yakınlarınızı ateşten koruyun ki onun yakıtı insanlar ve taşlardır;üzerinde oldukça sert,güçlü melekler vardır.Allah kendilerine neyi emretmişse ona isyan etmezler ve emredildiklerini yerine getirirler.” 66/Tahrim,6


“Her çocuk fıtrat üzere doğar.Anne-babası onu Yahudi,Hristiyan veya Mecusileştirir.” (Bir rivayette müsrikleştirir/Müslim;Kader)


“Ben kullarımın hepsini hanif olarak yarattım.Sonra şeytanlar onlara gelip dinlerini alıp götürdüler,kendilerine helal kıldığım şeyleri haram kıldılar.Kendisine bir güç vermediğim şeyi bana şirk koşmalarını emrettiler.” ( Müslim;Kudsi Hadis )


“Dikkat edin hepiniz çobansınız ve her biriniz güttüklerinizden sorumlusunuz.” (Buhari)
İslam,öğreticilerinin Rabbani olmasını emretmiştir.İlmi elinde bulunduranların “adaleti ayakta tutmak” kaydıyla övmüştür.İlmi,kendini Allah’ın ayetlerini akletmeye,O’ndan korkmaya itenlerden öğrenmeye yönlendirmiştir insanları.

Bu okullarda “Oku!” emrine istinaden çocukların teslim edildiği öğretmenler bu vasıflara uygun mudur?

Kella! Bilakis aynı okullarda yetişmiş ve çocuklara bu müfredatı öğretip,çocukların bu ortamlarda bulunmasına tepkisiz olan insanlar bunlar.İslami camiadan (!) gelenleri ele aldığınızda ‘tağuta memurluk yapan,dilsiz şeytanlar’ olduğunu görürsünüz.Kalbinde iman kırıntısı olan birinin ‘maaş’ için bu münkerata sessiz kalması,körpe çocukların inancının ve ahlakının iğfal edilmesine ‘biz olmasak daha kötüleri gelir’ hassasiyetiyle (!) tepkisiz olması düşünülebilir mi ? Acaba daha kötüsünde kastedilen nedir ? Veya daha iyisi ? Biri İslam’a göre ‘natık(konuşan) şeytan’,diğeri ‘ahres(dilsiz)’... İyi ve kötü arasındaki fark bu olsa gerek.

Ya ahlak ... Yüzlerce insanla beraberlik yaşayan evli (!) bir öğretmenin bunu kitap haline getirmesi ... Öğretmen ve öğrencilerle beraber tecavüz ve taciz olaylarına karışan yöneticiler ... Ki bunlar basına yansıyanlardır.Dışlanma ve kınanma endişesiyle yaşadıklarını gizleyenler cabasıdır... Buna öğrencilerin arasında yaşanan ahlaksızlıkları da ekleyin ...

İslam’ın “Oku!” diye kendinden ilim alınmaya teşvik ettiği öğretmenler bunlar olmasa gerek.
Evet,insanlar ne der endişesi,toplumda kabul ve adam yerine konma kriterleri,iş ve rızık sorunu,dünyevi imkanlardan faydalanma... Hepsi dünya hayatıyla alakalı olan bu durumların,ahiret hayatına tercihi söz konusudur.İşte bu sebepten dolayı münafıklar ayet inmesinden korkardı.

“Münafıklar,kalplerinde olanı kendilerine haber verecek bir sûrenin aleyhlerinde indirilmesinden çekiniyorlar.De ki:’Alay edin.Şüphesiz,Allah kaçınmakta olduklarınızı açığa çıkarandır.’ “ 9/Tevbe,64

Çünkü,Kur’an onların yaşadığı bir olayı anlattıktan sonra,sahiplerinin tüm mazeret yollarını kesecek ‘asıl illeti’ de haber veriyordu.Kitabın bir kısmını görüp bir kısmına da kör olanların hastalığı dünyevi çıkarlarıdır.
Okullarda bulunan ve İslam’ın temellerine aykırı haller kendilerine hatırlatıldığında:’Müslümanlar cahil mi kalsın?’ ‘Bizler İslam’ın maslahatı için bunları yapıyoruz’,’Her yerde onlar mı olsun ?’ , ‘Kim bizi temsil edecek ?’ diyenler,seleflerine ne kadar da benziyorlar.Allah’ın ‘yapma’, ‘reddet’,’uzak dur’, dediği şeylerle,Allah’ın dinine ve Müslümanlara hizmet...

“Bilin ki;gerçekten,asıl fesatçılar bunlardır,ama şuurunda değildirler.” 2/Bakara,12
İnsanları kendilerine kul kılan,yeryüzünde haksız yere büyüklenen tağutlar;insanların bu hakikatleri düşünmelerini istemezler.İnsanların durup düşünmesi onlar için felaketin başlangıcıdır.Bunun için birçok yola başvururlar.Bu yöntemleri şu başlıklar altında ele alabiliriz.

1. İnsanların kendilerine ibadet edecekleri bir din uydurmak.

2. İnsanların eğlence/lehv/lağv ile oyalayıp,onları düşünmekten alıkoymak.

3. İnsanlar ile Rasûllerin aleyhimussellam daveti arasında engeller oluşturmak.

Kur’an;tüm tağutların prototipi olarak Firavun’u ve onun sistemini zikretmiştir.Rasûllerin davetleri birdir.Çünkü kaynakları ortaktır.Bunun gibi tağutların yöntemleri de birdir.Onlar da ortak kaynaktan beslenirler.Cinni şeytanların onlara vahyettiği doğrultuda hareket ederler.

Firavun kendisine ibadet etmeleri için bir din uydurmuştu.Bu dine göre mülk Firavun’a aitti,her şeyin sahibi oydu.Her şeyin en doğrusunu da o biliyordu.Öyleyse onları yediren ve mülkünde barındıran olarak,onların Rabbi de o olmalıydı.
İslam’ın bilgiye ve bilgiyi elde etme yöntemlerine verdiği önem malumdur.İslam’ın ilk emrinin “Oku!” olması kimilerinin cürmüne kalkan olmuştur.Madem İslam’ın ilk buyruğu “Oku!” dur,öyleyse en iyi okuyan Müslümanlar olmalıdır.Bu okullara dünyevi bir iş gibi bakmamalı,Rabb’lerinin emrine ve rızasına muvafakat edilen bir ibadet gibi düşünülmemelidir.Dalaletten Allah’a subhanehu ve teâlâ sığınırız.

‘Neyi oku?’, ‘Nasıl oku?’ , ‘Kimden oku?’, Hangi ortam ve şartlarda oku?’ Bu sorular ise mehcurdur.Oysa bu ayete ilk muhatap olan Allah Rasûlü’nün sallallahu aleyhi ve şeklen ne yaptığına bakmak,meselenin nasıl anlaşılması gerektiğinin en kısa yoludur! Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve şeklen bu ayetten sonra ne yaptı? Yahudilere veya Hristiyanlara gidip,onların dinini mi öğrendi ? Mekke’li müşriklerin şairlerine gidip şiir eğitimi mi aldı ? Daha basiti de,bu emirlerden sonra ‘okuma-yazma’mı öğrendi ?

Şayet cevap hayırsa o zaman bu ayeti nasıl -modern mabedlerde tağutlara kulluk pahasına - ‘zorunlu eğitim’e delil alabiliriz.

“Allah,gerçekten kendisinden başka ilah olmadığına şahitlik etti;melekler ve ilim sahipleri de O’ndan başka ilah olmadığına adaletle şahitlik ettiler.Aziz ve Hakim olan O’ndan başka ilah yoktur.” 3/Âli İmran,18

“Allah,sizden iman edenleri ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin.Allah,yaptıklarınızdan haberdardır.” 58/Mücadele,21

Ancak bu övgüler her okuma ve bilgilendirme için geçerli değildir.İslam gibi ‘adalet ve doğrulukla’ tamamlanmış bir dinin,tabilerini sadece “Oku!” lafzıyla baş başa bırakması düşünülemez.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tağutlara Kulluğun Modern Mabedleri
Yazar:
Baskı tarihi:
Aralık 2013
Sayfa sayısı:
149
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056382451
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Furkan Basın Yayıncılık
Protipleri firavun olan günümüz tağutları da aynı metodla insanları kendilerine kullaştırıyorlar... Onlarda yeryüzünde büyüklük taslıyor, insanları hafife alıp, sömürüyorlar.
Firavunun insanları parçalara ayırıp zayıflaştırdığı gibi insanları işçi, memur, zengin, öğrenci ve yoksul diye gruplara ayırıyor; Türk, Kürt, Laz, veya Çerkez diye birbirlerine kırdırıyorlar.
Tek amaç onların ve avanelerinin büyüklenip, rahat içinde yaşaması...
''Daha çocuk yaştan itibaren tüm insanlara okullarda uydurdukları dinlerinin esaslarını öğretiyor ve ilahlarını sevdiriyor, güçlerini ispat ediyorlar.

Kitabı okuyanlar 6 okur

  • Fevkalbeşer
  • Nihat Günçe
  • Dibin dibi
  • Serkan Kavran
  • Sercan Akbayrak
  • Onur

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%66.7 (2)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%33.3 (1)