Tahran'da Balayı

5,3/10  (3 Oy) · 
5 okunma  · 
1 beğeni  · 
698 gösterim
İran’da aşk ve tehlike dolu iki yıl…

Uzun yıllardır Time dergisi için Ortadoğu muhabirliği yapan Azadeh Moaveni, Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ın yükselişini takip etmek için İran’a döner.

Tahran’da çalışıp yaşarken, açık açık özgürlüğün ve Batı’yla temasın hasretini çeken, ekonomik sıkıntıları ve milliyetçi ruhu Ahmedinejad’ın yakıcı konuşmalarında kendine çıkış noktası bulan bir ülkeyle karşılaşır.
Derken beklenmedik bir şey olur: Azadeh, İranlı genç bir adama âşık olur ve evlenip Tahran’da bir yuva kurmaya karar verir. Ama bir anda kendini İran yaşamının bambaşka bir cephesiyle karşı karşıya bulur.

Kadınların “gayri ahlaki” giyimleri yüzünden gözaltına alınmaları ve devlet yetkililerinin gazetecilere karşı sert bir kampanya başlatmalarıyla, Azadeh, ailesinin geleceğinin yurtdışında olduğuna dair zor bir karar vermek zorunda kalır.
Güçlü ve etkileyici diliyle Tahran’da Balayı, genç bir kadının, değiştirebileceğini zannettiği bir ülkedeki kırılgan yaşamının sürükleyici hikâyesini anlatıyor.
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2014
  • Sayfa Sayısı:
    488
  • ISBN:
    9789944829229
  • Orijinal Adı:
    Honeymoon in Tehran
  • Çeviri:
    Nil Bosna
  • Yayınevi:
    Epsilon Yayınları
  • Kitabın Türü:

kitap başta ilgimi çekmesine rağmen bana yeterli gelmedi çok sıkıcıydı ve defalarca başa sarmama rağmen kitabı zor bitirdim. İran da yaşanan çok çarpıcı olaylar diyor fakat olay filan yok kitapta çok sıkıldım

Mahpuker Sönmez 
07 Ara 2017 · Kitabı okudu · 12 günde · Beğendi · 5/10 puan

Değişen rejimle birlikte sekteye uğrayan bir kadının yaşamı ve bir meslek grubunun hikayesi. Uzun yıllardır Time dergisi için Ortadoğu muhabirliği yapan Azadeh Moaveni, Kaliforniya’da doğup, büyümesine rağmen hem gazeteci, hem de İran kökenli olduğu için İran’ın siyasal yaşamını yakından takip eder. Son seçimlerde Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ın yükselişini izlemek için İran’a döner. Çünkü hem İran halkı hem de Dünya siyaset sahnesi Mahmud Ahmedinejad’ın seçimleri aldıktan sonra son 30 yılını kökten dincilerin yönetiminde bulunan İran’ı düzlüğe çıkartacağına inanıyorlardı. Ama Mahmud Ahmedinejad’ın seçildikten sonra Mollalara karşı gelemeyip onların sözüyle hareket etmesi ve siyaset sahnesinde giderek sertleşmesi İran halkını hayal kırıklığına uğratmıştır. Bu dönemde gençlere karşı yönetimin aldığı tavır, gençleri yurt dışına kaçmaya ya da uyuşturucuya sığınmaya itmiştir. Kitap özellikle evlendikten sonra İran da kadın olarak yaşamanın ve çocuk yetiştirmenin zorluklarını iyice anlayan yazarın değişebileceğini zannettiği ülkesinde yaşadığı hayal kırıklığını anlatıyor. İslam ülkelerinde rejim değişmesi ya da savaş erkekleri bedenen vurup hayatlarını kaybetmelerine, sakat kalmalarına sebep olabilir bu görünen ve tartışma kabul etmeyen bir gerçektir. Ama bence bir cephe de savaşmasa bile her zaman asıl savaşı veren kadınlardır…