Tahran'ın Damları

8,5/10  (13 Oy) · 
28 okunma  · 
10 beğeni  · 
651 gösterim
İran'ın başkenti Tahran'da, on yedi yaşındaki Paşa 1973 yazını en iyi arkadaşı Ahmed'le birlikte evinin damında geçirir. Gelecekleri üzerinde konuşur, hayat hakkında yakıcı sorular sorarlarken, bıçak gibi keskin sırlarla ve kabullenilmesi zor gerçeklerle yüzleşirler.

Paşa'yı, İran'ın devrime yaklaşılan döneminde, Şah'ın zalimliğiyle yankılanan sokaklarda, çocukluktan yetişkinliğe geçişin, büyümenin sancıları beklemektedir. Şimdi damlar daha karanlık, ama yıldızlar daha parlaktır.

Etkileyici ve duygusal olarak güçlü olan bu romanda, Mahbod Seraji hepimizin ortak paylaştığı insani deneyimleri, yani gülümsemeleri, gözyaşlarını, aşkı, korkuyu ve her şeyden öte umudu zihinlere ustalıkla işlerken, aynı zamanda eski Fars kültürünün içinde ateşlenen güzellik ve zalimliği gözler önüne seriyor.

"Tahran'ın Damları birçok güzel hatırayı gözyaşları ve sevimli gülümsemeler içinde harekete geçiriyor; damlarda yıldızlı geceler; uzun, kayıp aşklar; Pehlevi rejiminin absürd aşırılıkları ve adaletsizliği içinde yoğun ve tutku dolu bir öfke."
-Nahid Mozaffari-

"Bu büyüleyici romanda, Mahbod Seraji zalim Şah'ın son günlerinde yeşeren gizli bir aşkın hikâyesine espri ve insanlık katıyor. İran'daki devrimin arka planında, Paşa ve Zari'nin öyküsü en baskıcı zamanlarda bile gençler arasında alevlenen aşk ve umudun güzel bir işareti. Seraji muhteşem bir yetenek."
-Sandra Dallas-

"Böylesi canlı ve etkileyici bir anlatımla karşı karşıya kalmak ne büyük bir zevk. Bir şairin sesi ile, Seraji evrensel bir aşk, kayıp ve umudun öyküsünü anlatıyor. Her şeyden önemlisi işte bu umut, son sayfa bittikten sonra bile kalacak. Tanrıya şükür Seraji gibi bir yazar var ve dünyalarımız ne kadar ayrı olursa olsun, yüreklerimizdeki insanlık noktasında hepimizin bir olduğunu gösteriyor, Seraji."
-William Kent Krueger-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2010
  • Sayfa Sayısı:
    400
  • ISBN:
    9786054263479
  • Orijinal Adı:
    Rooftops of Tehran
  • Çeviri:
    Nalan Işık Çeper
  • Yayınevi:
    Pegasus Yayınları
  • Kitabın Türü:
Mr.Mert 
 30 Nis 14:08 · 8/10 puan

"İnsanlar hükümetlerden korkmamalı, hükümetler insanlardan korkmalı. "'V For Vendetta'

Diktatörlüğün hakim olduğu bir devlet 'İran'..
Ve dış güçler tarafından yönetilen bu rejim de sizi isyana teşvik eden kitaplar yasaklanacak.Tabii ki bunlara boyun eğmeyen gizliden okuyanlar ve rejimi indirmek için kıytıdan çalışan,okuyan,düşünen insanlar olacak.Bu otoritenin köpeği olmuş insanlar, tasmalarını biraz salmaları için her istedikelrini yapıp makam-mevki sahibi olacaklar.Dört ayaklı değil(koyun); iki ayaklı olmaya çalışın.Bu Diktatörlüğe karşı gelenler ibreti alem olsun diye dövülüp,soğuk zindanlarda sorgulanıp; ölüme mahkum ediliyorlar.Aileleri susturuluyor adını ağzına alamıyorlar.Bunun sonucu aynı sonla bitebilir,rejim tarafından öldürülebilirler.İnsanların özgürlüğünü alabilirler ama duyguları asla; mesela bir sevgiyi,bir umudu,bir dostu asla ellerinden alamzlar.
Din baskısını hakim sürdüğü ve dinle pek ilgisi olamayan bu şehirde, onları ayakta tutan aşkları ve dostluklarıdır.Gece damda kurdukları hayalleri; umutları olmuş vaziyettedir.
Bu zeki kahramanlar, aşklarına kavuşmak için meşakatli yolları aşmak zorundadırlar.Fedakarlık yapacakları bu sevgiye vakıf olduklarını göstereceklrdir.Tek dayanakları birbirleri olan bu insanlar, olan onca kötülüğe dayanabildikleri kadar dayanmaya çalışacaklar.
"Bir deliden öğüt alıyorsak bu nasıl dünyadır."Sözü aklıma geldi Andrey Tarkovskiden...
Kahraman,bir deliden öğüt alacak ve bunu hikayenin sonlarına doğru aldığı öğütü anlayacak sevdiğini tanıyamamanın burukluğunu tadacak.
biraz baskı,;çokça dostluk ve aşk görmek isteyenlere Tahranın damlarını öneriyorum.
Peki siz bu kadar acıya rağmen aşkınızın peşinden gidebilir, bu kadar acıya katlanabilir miydiniz ? görmek için okumak gerekir...

Murat Kaya 
 26 Şub 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

İran.Ne büyük yerleşik kültür Pers-Pert-Sasani-Safevi ve İran. Bu coğrafya inancı, Kültürü, sanatı bir başka yaşar. Hep en derinden, en içten.

En iyi minyatür bu bölgeden çıkmadır.Rubailer, Nefesler....Daha neler neler. Tahran'ın Damları İran'ı anlamak için müthiş bir eser... İran'da aşklar, komşuluklar damdan dama olur.

Bu romanı bir nefeste bitireceksiniz.Okuduğunuzda gözünüzde gönlünüzde farklı bir İran olacak.Tam bir Sosyo-kültürel analiz romanı olmuş.Keyifli okumalar.

CaNSeL 1⃣ 9⃣ 0⃣ 7⃣ KIRAÇ 
14 Ara 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

#kitapyorum Bu kitap hediye gelmese maalesef böyle mükemmel bir kitabın varlığından bi haber yaşayacaktım. Kitap da alışagelmişin dışın da bir aşk hikayesine tanıklık ederken, iran da devrimden önce ki şah rejimin de neler yaşandığına dair bilgi sahibi de oluyorsunuz. Kitabı hayret ve merak içerisin de büyük bir heyecanla okudum. Kitabın son sayfaların da bu heyecan daha da dozajını arttırdı. Tahranda da tıpkı doğu ve güney doğu da olduğu gibi evlerinin damların da uyuyorlar, kahramanlarımız da evlerinin damların da hayat ve aşk hakkın da konuşuyorlar. Kitabın ismi de buradan geliyor. Bu kitabı tavsiye ediyorum beğeneceğinizi düşünüyorum. Uçurtma avcısının da tadını verdi biraz.

Merve Durmuş 
07 Ağu 2014 · Kitabı okudu · 10/10 puan

İran'da Şah'a ve sisteme karşı yapılan ayaklanmadan o zamanki gizli,saf aşklara kadar birçok konuya değinen güzel bir roman.

Muzaffer Akar 
16 Nis 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Aslında İran devrimi gibi görünse de bir delikanlının ergen-genç-adam dönemi, duyguları ve hayata bakış açısı anlatılmış. Kurgu ve olay akışları güzel, keyifle okunabilir.

Bizimmahalleninkitapcisi 
31 Oca 10:02 · Kitabı okudu · 3 günde · 10/10 puan

Kimi zaman elimize aldığımız kitapta sayfalar boyu çıktığımız yolculuğun tadı damağımızda kalır, "Keşke daha uzun olsaydı," diye sızlanmaktan kendimizi alamayız. Kitap bizi öylesine sarıp sarmalamıştır ki karakterleriyle, kurgusuyla günlük hayatımızın bir parçası olmaya başladığı için bir anda kitabın bitmesini kabullenmek ve üzerimizde bıraktığı etkiden sıyrılmak zaman alır.
Bu tatlı duyguları sanırım en son 2015 yazında sevgili Zülfü Livaneli'nin 'Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm' eserini okurken yaşamıştım. Kitabın kısalığına sızlanıp, keşke daha uzun olsaymış diye iç geçirmekten kendimi alamamış ve girdiğim büyülü dünyadaki yolculuğun bu kadar çabuk bitmesini istememiştim.
Yıllar sonra aynı tatlı duygular "Tahran'ın Damları"nda gelip beni buldu ve ben kitabın son sayfasına geldiğimde yine yeniden "Neden bitti?" diye sızlanmaktan kendimi alamadım. Herhalde bir 400 sayfa daha olsa, seve seve okurdum :) Samimi karakterleriyle, etkileyici kurgusuyla, sürekli artan temposuyla ahenk içinde nefis bir bütünlük sağlayan Tahran'ın Damları, dönem kitapları seven okurlardan bir şansı mutlaka hak eden kitaplar arasında.

Kısaca konusuna değinecek olursam Tahran'ın Damları, İran Devrimi arifesinde Paşa ile Zari'nin aşkını konu alırken, aynı zamanda geri plandaki siyasal ve toplumsal yapıyı da gözler önüne seriyor. Tahran'da orta sınıf bir ailenin çocuğu olan on yedi yaşındaki Paşa, kendine bile itiraf edemese de arkadaşı Ramin'in nişanlısına aşık olmuştur. Bu aşka kendi içinde her ne kadar engel olmaya, karşı koymaya çalışırsa çalışsın duygularına söz geçiremeyen Paşa, içten içe Zari'ye duyduğu bu aşk yüzünden suçluluk duymaktan da kendini alamaz. 1973 yazında birlikte geçirilen güzel anlar Zari'yle Paşa'nın arkadaşlıklarını daha derine götürür ve aralarında duygusal bir bağ oluşmasına neden olur. Fakat, bir gece Paşa'nın bir anlık dikkatsizlik sonucu istemeden Şah'ın gizli polislerine yardımcı olması, geçirilen bu toz pembe günlerin çok sürmeden yerini sonbahara bırakmasına neden olur ve artık hiçbir şey 73 yazının güzel günlerini geri getiremez...

Acımasız bir rejimin gölgesinde filizlenen aşkın, acının ve umudun İran kültürü ile harmanlandığı, kimi zaman heyecanlandıran, kimi zamansa hüzünlendiren ama hüzünlendirdiği kadar da gülümsetebilen bu güzel esere mutlaka şans vermenizi tavsiye ediyorum. Kitabınız bol, keyfiniz daim olsun :)

Kitaptan 10 Alıntı

Mr.Mert 
 23 Nis 13:52 · İnceledi · 8/10 puan

Dans edilemeden yapılan devrim yapılmaya değer değildir. "V"
"İyi bir dansçısın",diyerek iltifat ediyor Fehime.
"Bizzat Tennessee Williams'tan dans dersleri aldım."
"Tennessee Williams dansçı değil" diyerek karşı çıkıyorum.
"Tennessee'ye bunu söylemeye çalıştım ama beni hiç dinelemedi"

Tahran'ın Damları, Mahbod SerajıTahran'ın Damları, Mahbod Serajı
Mr.Mert 
 23 Nis 14:50 · İnceledi · 8/10 puan

Sevdiği renk mavi,sonsuzlukla ilgiliymiş; bak sen :)
Çok kısa bir an içinde,onun hakkında öğrendiğim her şey zihnimden geçiyor.Sevdiği renk mavi, okyanuslar mavi.Mavinin sonsuzlukla ilgili olduğunu söylüyor; gökler mavi, okyanuslar mavi.Kendi gözlerinin de mavi olduğu gerçeğini neden her zaman es geçtiğini merak ediyorum.

Tahran'ın Damları, Mahbod Serajı (Sayfa 89)Tahran'ın Damları, Mahbod Serajı (Sayfa 89)
Mr.Mert 
 22 Nis 19:26 · İnceledi · 8/10 puan

Bu ne lan kusacağım şimdi!
Konuşmaların çoğu para odaklıdır.Damadın neleri var ? Kendi evi var mı? Araba kullanıyor mu? Hangi marka,model ne? İnşallah amerikan arabasıdır,Buick ya da Ford.Başlık parası ne kadar? Damadın ailesi bu hayırlı iş için gelinin ailesine ne kadar ödeyecek? İleride ayrılacak olurlarsa nafaka bedeli ne olacak ?

Tahran'ın Damları, Mahbod Serajı (Sayfa 28 - İran'ı anlatan yönleri çok fazla....)Tahran'ın Damları, Mahbod Serajı (Sayfa 28 - İran'ı anlatan yönleri çok fazla....)
CaNSeL 1⃣ 9⃣ 0⃣ 7⃣ KIRAÇ 
15 Şub 09:07 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

"Sevdiğin insanla yaşayamadıktan sonra hayatın ne anlamı var? Şimdi hatırlıyorum. Onulmaz bir hastalığım yoktu benim; âşıktım. Ama zaten aşk onulmaz bir hastalıktır, sen de öyle düşünmüyor musun?"
Öyle olduğunu kabulleniyorum uysallıkla.
"Evet, elbette. Bu yüzden bütün ünlü âşıklar hikayelerinin sonunda ölürler."

Tahran'ın Damları, Mahbod SerajıTahran'ın Damları, Mahbod Serajı
Mr.Mert 
 22 Nis 19:37 · İnceledi · 8/10 puan

Uzaktan sevmek,kavuşamadan...
...konuşmadan oturup terliyoruz.Birkaç bin tomar başlık parası ve kuşkulu bir mutluluk vaadiyle satışa çıkarılan on yedi yaşında bir kıza aşık olan on yedi yaşındaki bir genç erkeğe ne söylenebilir?

İnsanı satmak hangi din de var hangi kültürde ? Köleliği kaldıran Hz.Muhammed(s.a.v)'in elçi olduğu din değil mi müslümanlık ?İran,sen müslümanlıkla yönetilmiyor musun ?suratına tükülecek ne kadar da çok insan var !

Tahran'ın Damları, Mahbod Serajı (Sayfa 29)Tahran'ın Damları, Mahbod Serajı (Sayfa 29)
Bizimmahalleninkitapcisi 
31 Oca 21:15 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Kalabalık bir dünya diye düşünüyorum; her santimetresinde, her günün her saniyesi değişik dramlar yaşanıyor. Ama biz hayatımızın bir sonraki dakikası bir öncekinden farklı olmayacakmış gibi yaşıyoruz.

Tahran'ın Damları, Mahbod Serajı (Pegasus Yayınları)Tahran'ın Damları, Mahbod Serajı (Pegasus Yayınları)