Adı:
Tanios Kayası
Baskı tarihi:
1998
Sayfa sayısı:
217
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Le Rocher De Tanios
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Tanios Kayası
Tanios Kayası
247 syf.
·Beğendi·9/10
Öncelikle Amin Maalouf 1993’te yazdığı Tanios Kayası ile Fransa’nın en önemli edebiyat ödüllerinden olan Goncourt Ödülü’nü kazanmıştır ve bu ödül her yazara bir kere verilmekteymiş.
Osmanlı’nın artık iyiden iyiye çatırdadığı bir dönemde, Mehmet Ali Paşa’lı Mısır’ın şeyhler, derebeylikler, emirler arasındaki mücadelelerini, Fransız ihtilalinin Mısır’daki yansımalarını ele alıyor yazar. Ve tabii ki yaşananların Dağlılar üzerindeki etkileri.
Ve tarih yine gözler önüne öyle bir seriyor ki, yaşananlara sebep olan yine piyonlar değil, düzenin değişmesini sağlayıp, insanlığı sömürmeyi bekleyen dış güçler. Ama gerçekten bu bir sadakat ve serüven romanı (Yapı Kredi Yayınları – Tanios Kayası, arka kapak cümlesi). Henüz 16 yaşında aşık olup, kendini aşkında kaybeden bir oğul; oğlunun aşkı uğruna, yapılan haksızlıklara karşı ilk defa tavrını ortaya koyan, cinayet işleyen bir baba (ama gözümde asla katil değil). Baba oğulun Mısır’dan Kıbrıs’a kaçışı. Bu Dağ’ın emirinden, ölümden kaçışken, sürgün bir aşk içinken, henüz 18 yaşında Tanios’un kendini Dağ’ın kurtuluşundaki kilit adam olarak bulması, emirin hayatının Tanios’un iki dudağının arasında oluşunun hikayesi.
Olaylar öyle güzel anlatılıyor ki, hiç görmediğiniz Dağlılar arasında, şeyhin şatosunda, Lamia’nın bakışında, Tanios’un asi ruhunda, Papaz’ın evinde, kütüphanesinin raflarında, Katırcı Nadir’in gülüşünde, çeşme başında oyun oynayan çocukların yanında, kaçış yolunda gemide, Kıbrıs’ta Rum kahvesinde olabiliyorsunuz. Burnunuzda portakalın kokusu kalıyor. Ben oradaydım diyebilirim. Maalouf yalın ama büyülü bir dille sadece anlatmıyor, yaşatıyor da size olanları.
Semerkant hiç bitmesin isteyip, yarıya gelince başa dönüp kitabı tekrar okumuştum. Tanios Kayasıysa sabır gerektiren bir başlangıçla iyiki bırakmamışım dedirten harika bir eser. Ama çevirisine ayrıca bir hayran oldum: Işık Ergüden. Bu kitap çeviri değil, Türkçe yazılmış dedirtecek ustalıkta. Emeğine sağlık.
217 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
1949 Lübnan doğumlu Amin Maalouf, Tanios Kayası adlı eseri ile Goncourt ödülü kazandı. Amin Maalouf’un doğduğu Kfaryabda köyünde kayaların adları varmış… Gemi Kayası, Ayı Kafası Kayası, Pusu Kayası, Duvar Kayası, İkizler Kayası… İnsan adı taşıyan tek kaya ise Tanios Kayası…

Birinci Dünya Savaşı ertesinde ölen bir din insanı Kfaryabdalı keşiş İlyas’ın elyazması kitabı şu adı taşıyor: Dağlılar Tarihçesi ya da Kfaryabda köyünün, buraya bağlı köycük ve çiftliklerin, burada yükselen anıtların, burada uyulan adet ve geleneklerin, burada yaşamış önemli şahsiyetlerin ve Yüce tanrının izniyle cereyan etmiş olayların tarihi.

Maalouf’un, Tanios Kayası adlı romanı yazma yolculuğunun Üçüncü Geçiş bölümünde Keşiş İlyas’ın bin sayfalık kitabından yaptığı bir alıntı:

“Meczubun İki Dudağı Arasındaki Yazgı: Bilge adamın sözü aydınlıkta akan su gibidir. Ama insanoğlu her çağda, en karanlık mağaralardan fışkıran suyu içmeyi yeğlemiştir. Nadir. Katırcının Bilgeliği”
(ALINTI)
247 syf.
·8 günde·Beğendi·6/10
Yazarın her kitabı gibi oldukça sürükleyici bir hikaye. Dönemin Osmanlı hayatına (Taraflı da olsa) bir giriş.
Amin Maalouf'un ilginç bir şekilde Türk düşmanı olduğunu ispatlayabileceğim kitaplarından biri. Evet Türklerde sistem iyi değildi ancak bütün hataların adamın kitap konularını oluşturuyor. Nitekim kitapta da ortadoğu coğrafyasında sıkışmış bir köyün başından geçenlerde ciddi bir Türk yönetimi eleştirisi var.
247 syf.
Yazarın Semerkant, Doğu'nun Limanları, Doğu'dan Uzakta, Ölümcül Kimlikler gibi kitaplarını okumamış olsaydım gerek kurgusuyla gerekse içeriğiyle şimdikinden daha çok beğenmiş olabilirdim. Ama bu kitabın diğerlerinden sonraya kalmış olması kitap için de benim için de bir talihsizlik oldu. Hiç Maalouf okumamış olanlara, akıcılığı sebebiyle çok keyifle okuyabilecekleri bir kitap olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
217 syf.
·4 günde·9/10
Tanios Kayası, Amin Maalouf ile tanışma şansını yakaladığım kitaptı. Büyülü bir dile sahipti ve masalsı anlatıcılığa sızan gerçekleri, tarihi dokuyu çok güzel aktardığını belirtmek gerekli. Gerçekten efsunlanmış gibi okudum tüm kitabı. Bir solukta bitti derler ya normalde bu soluklanış haliyle geçen bir tutulma hali gibiydi.

Aktarım şeklindeki başkalaşımları ve referansları kurguya yedirme şeklini başarılı buldum. Olayı gerçekçi kılmıştı, yazara canı gönülden inanarak okudum bu masalı. Coğrafi bölgeyi tasvir edişi ve insanların yaşamlarını aktarış şekliyse başka bir cezbedici noktaydı diyebilirim. Kurgusal evreni bunca gerçek kılmak en çok etkilendiğim yanıydı.

Kitabın detaylarına girmek niyetiyle başlasam da değerlendirmeye işin sırrını çok da kaçırmak istemiyorum sanırım. Vurucu anlar ve kırılma noktaları vardı zihnimde. Belki bunları anımsamak için minik sihirli kelimeler bırakabilirim.

- Eli görmek
- Keşk
- Ak saçlar
- Güller
- Tüfek
- Suskunluk
- İntikam ticareti
- Sürgün kere sürgün
- Portakal
- Tavla
- İhanet
- Kötü şans
- Gözdeki mil taşları
- Kararlar ve yok oluşlar

Aslında bu fikir okurken aklıma gelmiş olsaydı bu liste uzayıp giderdi sanıyorum ki. Belki kitabı karıştırırken yenileri eklenebilir kim bilir. Yazarla tanışmam geç de olsa pek memnunum. Keyifli bir serüvendi, efsunu zihnimden henüz çözülmedi.
247 syf.
·4 günde·9/10
Amin Maalouf sizi alıp bir Ortadoğu kasabasında yaşayan insanların itaat, isyan, gelenek ve ihanet hikayelerinin birbirine karıştığı dünyaya götürüyor.
Romanlarını okuduğum zaman bu coğrafyanın imkan vermesede bireyselleşmenin ve hürriyetin ne denli önemli kavramlar olduğunu anlıyorum.
Kitabı üçüncü şahıs ağzından dinler gibi okumak beni rahatsız etmedi bilakis sonunu daha da merak etmeme yol açtı be heyecan kattı. Modern zamanımızın büyük yazarı Maalouf'un kitaplarını kaliteli baskılar ile bizlere ulaştıran YapıKredi Yayınları'na teşekkürler.
217 syf.
·5 günde·Beğendi·Puan vermedi
Bir Amin Maalouf kitabı daha biter. "Doğu'nun Limanları" ve "Semerkant" kadar etkileyici olmasa da güzel bir kitaptı ama şunu da belirtmem gerekir ki bazı yerlerinde çok sıkıldım. Kitap Tanios Kayası efsanesinin arkasındaki olayları ve bu efsanenin ana karakteri olan Tanios'un hayatını anlatıyor. Amin Maalouf'un tarihe olan ilgisini bu kitabında da - neredeyse her kitabında olduğu gibi - görüyoruz. :)
247 syf.
Bir mekan bir yaşam ancak bu kadar güzel tasvir edilir .Bir yandan gerçeğe çok yakın gibi dururken ,bir yandan sizi masallar diyarına götürüyor . Bu adam Doğuyu ,aşkı ve hüznü çok iyi kurguluyor ,okunmalı ‍️
247 syf.
·9/10
Mısır'da geçen hikaye yazarın diğer romanları gibi insanı hemencecik içine çekiveriyor.Sıkılmadan zevkle okuyabileceğiniz bir kitap.Yine de bana göre yazarın en iyi romanı Semerkant'tır.
247 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Kitap bitmesini istemeyeceğiniz kadar sürükleyici.

Yazar sizi zerre kadar yormayacak açık, akıcı ve anlaşılır bir dil kullanmış.

Tarihi öğelerin ve olayların da işlenmesi ayrı güzeldi.

Kesinlikle tavsiye ediyorum, iyi okumalar..
247 syf.
Amin Maalouf bu sefer de köklerinin olduğu coğrafyayı anlatmış. Ancak bu kez kahramanlar Hristiyan Araplar. Açıkçası okurken bazen sıkıldığım yerler oldu. Asla bir Semerkant değilse de tipik bir Maalouf romanı.
247 syf.
·14 günde·5/10
Yazarın okuduğum ilk kitabı. Anlatımını ve hikayenin kurgusunu oldukça başarılı buldum. Kolay okunan hatta ''su gibi'' akıp giden bir kitap.
Romanın kasvetli bir havası var. Belirsizlik ve gerilim içinde yaşanan, huzura hasret kalınan bir dönem anlatılmakta bu kitapta. Bir yanda iktidar savaşı sürdüren ''büyükler'', diğer tarafta ise bu savaşta mağdur olan ''küçükler''- yerli halk. Bol, bol siyaset içeren bir eser. Bundan dolayı ben okurken bazı yerlerinde sıkıldım.
Genel olarak bakıldığında güzel bir kitap ama her ne kadar masalımsı bir anlatım söz konusu olsa da büyüleyici değil. Özetle okumasanız da olur.
"Bilge adamın sözü, aydınlıkta akan su gibidir. Ama insanoğlu her çağda, en karanlık mağaralardan fışkıran suyu içmeyi yeğlemiştir."
Kendin için yaşamak istiyorsan, okumalı ve zenginleşmelisin. Önce tahsil, sonra para. Tersi değil! Çünkü paran olduğunda tahsil görmeye ne sabrın olur ne de yaşın müsaade eder.
Tanrı uzakta değil, oğlum. Bu insanların seni kendi kinleri doğrultusunda gütmelerine izin verme, kendi kendine kaldığında ve Tanrı huzurunda yüzünü kızartmayacak şekilde davran.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tanios Kayası
Baskı tarihi:
1998
Sayfa sayısı:
217
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Le Rocher De Tanios
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Tanios Kayası
Tanios Kayası

Kitabı okuyanlar 1.523 okur

  • Ümit Fidan
  • Zühal Esen
  • Büşra Çalışan
  • Serhat yesilyurt
  • HİLAL AYAZOĞLU
  • Alime Şen
  • Meryem
  • AvestaXan
  • AYŞE
  • Hideğilefendim

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.3 (5)
9
%0.8 (3)
8
%1 (4)
7
%1 (4)
6
%0.8 (3)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları