Tanpınar Sözlüğü (Şahsi Bir Masalın Simgeleri)

·
Okunma
·
Beğeni
·
106
Gösterim
Adı:
Tanpınar Sözlüğü
Alt başlık:
Şahsi Bir Masalın Simgeleri
Baskı tarihi:
18 Ocak 2019
Sayfa sayısı:
347
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052133705
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğubatı Yayınları
Tanpınar’ın romanlarını veya kuramsal metinlerini okuyanlar, kendi simgelerini yaratan ve onları tutarlı şekilde kullanan bir yazarla karşılaşırlar. Bunların birçoğu gündelik sözcüklerdir. Tanpınar, kendi mitolojisini yansıtan bu sözlüğü yaratmak için, önce belirli işaretlerin anlam ve biçimlerini boşaltıp, sonra kendi metafiziği ile uyumlu şekilde yeniden içlerini doldurur. Böylece bazı basit işaretler simgelere dönüşür. Böyle bir sözlüğün parçaları birleştiğinde, şahsî bir masalın kenar çizgileri ortaya çıkar. Bu simgeler buluştuğunda, bir yazarın, düşünürün mizacı görünür olur.

Özgür Taburoğlu, sadece Tanpınar’ın metinlerini okuyarak, onun yapıtını karartan yorum kalabalığından kurtarmaya çalışıyor. Bu sayede, alışkanlıkla içerisine çekildiği bir yorum dairesi dışarısına çıkarıyor. Beraber anlaşıldığı fikirleri, şahsiyetleri, ideolojileri, biyografileri, kendisine atfedilen düşkünlükleri bir kenara bırakarak, doğrudan yapıtının sunduğu düşünce ve duygulara, mana ve biçimlere dikkatini veriyor.

Taburoğlu, hem sözlük hem de bir deneme gibi okunabilecek bu çalışmasında, yazara ait yaklaşık üç yüz simgeyi otuz alt bölümde birbirleriyle bağlantılı olarak anlatıyor: Akis, âlem, aksülamel, boşluk, çizgi, eşya, fert, hamle, hareket, ışık, kadın, makine, manzara, muhayyile, musiki, plastik, rüya, renk, ruh, şark, şekil, talih, tahkiye, terkip, tesadüf, umum, uzviyet, vicdan, yer, zaman ve zevk
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Fert:
“Klasik ile romantik, iki karşıt tavır gibi görünse de, özünde tüm sanatsal girişimler, şiir, yazı, resim veya poetik eylemler, romantik bir hamle ile başlar.”
Boşluk:
“Boşluk, iki farklı şekilde görünür ona (Tanpınar’a) göre: bir çeşit müphemlik, sırlı bir genişlik, sonsuzluktan bir parça ya da yekpâre bir doluluk gibi. Ama onun için katlanılmaz olan, doldurulmuş olandaki keyfîlik, şekilsizlik, “çözük” görünümdür. Eski binaları yıkıp, yerine biçimsiz apatmanların yapılması böyle katlanılmaz bir görüntüye neden olur. Bu binaların yerinde boşluklar olsa daha ilham verici bir manzara olabilirdi.”
“Şark, “kendisini ve bütün âlemi tek bir varlık halinde görebilmenin sırrını” çok erkenden keşfetmiş olma vehmiyle “avunur”. Bir yandan da bu derinliği temeşa etmenin “ıstırapları”, çilesinden kendisini kurtarır; ruhunu bu derinlikleri ve yükseklikleri araştırma çilesiyle “zehirlemez”. Bu muhtemel zehre karşı “panzehirleri” erkenden icat eder; teselli, telafi, şikâyet, sızlanma gibi müesseseler, bu panzehirin olası görünümleridir.”
Âlem:
“Tanpınar’ın, âlem dediği, belli ruh, zihin ya da duygu hâllerine sahip varlıkların yaşam sürdükleri yer ve zamandır.”
Aksülamel:
“Aksülamel, Tanpınar’ın sözlüğünde, tepki anlamında da kullanılır ama genellikle eylem hâlinde ve kural koyucu bir varlığa tâbi bir başkasının karşı eylemini ya da düşüncesini ifade eder. Dolayısıyla aksülamel, nedenleri, ilkesi kendinde bir fiili işaretlemez çoğunlukla. Asıl eylemin sahibine dönük bir kınama , yakınma gibi dile gelir.”
Muayyen bir zevkin üretimi olsa da, aynı zamanda “Dede’nin sanatı, en şaşırtıcı tesadüflerin sanatıdır”. Gelenek içerisindeki tekrarların, klasik zevke mutlak hâkimiyetin sonucu farklar ve tesadüflerdir bunlar. (…) Dede, “değişerek devam eden” bir bütünlüğün içerisinde çalışır. Sanatı, dinleyicisine ne eskinin tekrarı ne de yeninin farkı gibi ulaşır. Yeniliği gibi eskiliğini de belli etmez. Çünkü eserleri, belli bir zevk etrafında şekillenmiş bir hayat ve zaman içerisinde biçim bulur. “
Âlem:
“Tanpınar’ın kendisinin, roman kişilerinin veya tarihsel şahsiyetlerinin içine girip çıktığı bu âlemler, her zaman iki farklı duygu, durum,olay, medeniyet arasında tecrübe edilir; ara yerlerde, köprülerde, berzahta, sırlı yer ve zamanlarda açılır ve kapanırlar. Bazı âlemlerin sakinleri, tüm cemiyet, bütünüyle Müslüman Şark olabilir; bazılarının tek kişilik sakinleri vardır. Kalabalık âlemlerin en büyüğü, mazi ile hâl arasında açığa çıkar; Garp ve Şark arasında da o nispette büyük bir başkası açılır. Bazen iki âşık arasında ve daha küçük, daha değişken bir tanesi açılabilir; hattâ ben kendim arasında âlemlerin en mahremi ortaya çıkabilir. Ama her durumda benim, bizim bir başkasıyla ilişkimiz vardır. Bu bağ kopunca, ortak yaşadığımız âlem küçülür, muayyen bir yer olur.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tanpınar Sözlüğü
Alt başlık:
Şahsi Bir Masalın Simgeleri
Baskı tarihi:
18 Ocak 2019
Sayfa sayısı:
347
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052133705
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğubatı Yayınları
Tanpınar’ın romanlarını veya kuramsal metinlerini okuyanlar, kendi simgelerini yaratan ve onları tutarlı şekilde kullanan bir yazarla karşılaşırlar. Bunların birçoğu gündelik sözcüklerdir. Tanpınar, kendi mitolojisini yansıtan bu sözlüğü yaratmak için, önce belirli işaretlerin anlam ve biçimlerini boşaltıp, sonra kendi metafiziği ile uyumlu şekilde yeniden içlerini doldurur. Böylece bazı basit işaretler simgelere dönüşür. Böyle bir sözlüğün parçaları birleştiğinde, şahsî bir masalın kenar çizgileri ortaya çıkar. Bu simgeler buluştuğunda, bir yazarın, düşünürün mizacı görünür olur.

Özgür Taburoğlu, sadece Tanpınar’ın metinlerini okuyarak, onun yapıtını karartan yorum kalabalığından kurtarmaya çalışıyor. Bu sayede, alışkanlıkla içerisine çekildiği bir yorum dairesi dışarısına çıkarıyor. Beraber anlaşıldığı fikirleri, şahsiyetleri, ideolojileri, biyografileri, kendisine atfedilen düşkünlükleri bir kenara bırakarak, doğrudan yapıtının sunduğu düşünce ve duygulara, mana ve biçimlere dikkatini veriyor.

Taburoğlu, hem sözlük hem de bir deneme gibi okunabilecek bu çalışmasında, yazara ait yaklaşık üç yüz simgeyi otuz alt bölümde birbirleriyle bağlantılı olarak anlatıyor: Akis, âlem, aksülamel, boşluk, çizgi, eşya, fert, hamle, hareket, ışık, kadın, makine, manzara, muhayyile, musiki, plastik, rüya, renk, ruh, şark, şekil, talih, tahkiye, terkip, tesadüf, umum, uzviyet, vicdan, yer, zaman ve zevk

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Gül Ulucan
  • emrecik

Kitap istatistikleri