Tanrı İle Sohbet 1: Alışılmadık Bir Diyalog

8,3/10  (16 Oy) · 
55 okunma  · 
15 beğeni  · 
1.524 gösterim
Bir insanın Tanrı tarifini bilirseniz, o insanın potansiyelini bilirsiniz. İnsanın özlemleri, içindeki potansiyel gücü ve hayal gücü onun Tanrı anlayışını oluşturur. Tanrı insanın ulaşmak istediği her şey. Tanrı insanın olmak istediği yüce Ben'liği. Yazar, içindeki Ben'e Tanrı adını vermiş ve onunla konuşuyor. Herkes gibi: soruları sormayı bilen ve yanıtları işitmek için sabır gösteren herkes gibi. Çoğumuzun yapamadığını yani kendisiyle başbaşa kalmayı ve bu anlamda algıladıklarını yazmayı başardığı için, şimdi onun yazdıklarını okuyoruz, kendi yazdıklarımızı değil. İyi okumalar!
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    1998
  • Sayfa Sayısı:
    246
  • ISBN:
    9789759452704
  • Çeviri:
    Nil Gün
  • Yayınevi:
    Ötesi Yayıncılık
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 5 Alıntı

"Seni seviyorum" dedikten sonra ilk endişe duyduğunuz şey karşılık alıp alamayacağınız. Eğer karşılık alırsanız bu kez de yeni bulduğunuz sevgiyi kaybedeceğiniz endişesini duymaya başlıyorsunuz. Ve tüm davranışlarınız reaksiyona dönüşüyor. Kaybetmemek için savaşma ve savunma.

Tanrı İle Sohbet 1: Alışılmadık Bir Diyalog, Neale Donald Walsch (Sayfa 32)Tanrı İle Sohbet 1: Alışılmadık Bir Diyalog, Neale Donald Walsch (Sayfa 32)

Herkes özeldir.
Herkes özeldir,her an özeldir. Birinden daha özel ne insan ne de an vardır. Çoğu insan Tanrı' nın çok özel yollarla özel kişilerle iletişim kurduğunu sanır. Böyle olduğuna inanmayı seçer. Bu da kitleleri ,benim mesajlarımı bırakın işitmeyi algılamak zorunluluğundan kurtarır. Başkalarının söylediklerini dinlemek daha kolay gelir.Beni dinlemek zorunda değilsiniz. Nasıl olsa başkaları sizin adınıza dinliyor. Her konuda her şeyde başkalarının sizin adınıza dinlediğine karar vermişsiniz bile,yani profesyonel dinleyicileriniz var.

Tanrı İle Sohbet 1: Alışılmadık Bir Diyalog, Neale Donald WalschTanrı İle Sohbet 1: Alışılmadık Bir Diyalog, Neale Donald Walsch

Sözcükler en zayıf iletişim aracıdır. Yanlış yorumlamaya, yanlış anlaşılmaya en açık olandır. Neden mi böyle? Sözlerin doğasından. Sözler, yalnızca birtakım gürültülerdir; duyguların, düşüncelerin, deneyimlerin yerini alan gürültüler. Semboller, işaretler... Gerçekler değil.

Tanrı İle Sohbet 1: Alışılmadık Bir Diyalog, Neale Donald Walsch (Sayfa 18)Tanrı İle Sohbet 1: Alışılmadık Bir Diyalog, Neale Donald Walsch (Sayfa 18)

Suçlamaktan daha da kötüsünü yapıyorsunuz. Seçmediğiniz şeylere zarar vermek için çaba gösteriyorsunuz. Onu yok etmeye çalışıyorsunuz. Uzlaşmadığınız bir kişi yer ya da şey olduğunda saldırıyorsunuz. Kendinize karşı gelen bir din varsa onu yanlış yapıyorsunuz. Size zıt bir düşünce varsa onunla alay ediyorsunuz. Sizin fikrinizin dışında bir fikir varsa onu reddediyorsunuz. Burada yanılıyorsunuz çünkü yarım bir evren yaratıyorsunuz. Diğer yarınızı reddettiğiniz için kendi yarınızı bile anlamıyorsunuz.

Tanrı İle Sohbet 1: Alışılmadık Bir Diyalog, Neale Donald Walsch (Sayfa 104)Tanrı İle Sohbet 1: Alışılmadık Bir Diyalog, Neale Donald Walsch (Sayfa 104)