Tanrı Kulundan Dinlediklerim

8,0/10  (7 Oy) · 
31 okunma  · 
9 beğeni  · 
909 gösterim
Eserin içeriğini oluşturan yazılar, 1943 ve 1945 Büyük Doğu dergilerinde "Tanrı Kulundan Dinlediklerim" başlığı altında kaleme alınmıştır. 

Başlıktaki nisbetlendirmenin de ifadelendirdiği gibi eser, Necip Fazıl´ın Efendisinden aldığı feyzin bereketiyle, tarih, fikir, sanat, şiir, roman, hikaye, tiyatro; hâsılı el attığı her mevzuda, "O kapı"ya bağlı "kıymetlendirme ölçüleri"ni billurlaştırdığı bir eserdir.

 

Kitaptan 36 Alıntı

En eski nesiller, pilâv, börek, baklava tadındaydı. 1914 Dünya Harbi nesli, barut, kan ve zehirli gaz lezzetini getirdi. Şimdi, benzin, atom bombası yanığı ve (D.D.T.) tadındaki yeni nesli beklemek lazım!..

Tanrı Kulundan Dinlediklerim, Necip Fazıl KısakürekTanrı Kulundan Dinlediklerim, Necip Fazıl Kısakürek
Mehmet Ferit 
26 Eki 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Batmayacağına inanarak" dedi, "suya bas, yürür gidersin. İmkânsız olan inanmandır; su üstünde yürüyebilmen değil... İnanmak, insanoğluna vâdedilen bütün mucizelerin anahtarı... İnanmaya memuruz. Ne kadar kuvvetimiz varsa hepsini inanmaktan alıyoruz. Neye inanmıyorsan, sen o şeyde, kanatları kesilmiş bir kuşsun; uç bakalım, uçabilirsen..."

Tanrı Kulundan Dinlediklerim, Necip Fazıl KısakürekTanrı Kulundan Dinlediklerim, Necip Fazıl Kısakürek

- Batmıyacağına inanarak, dedi, suya bas, yürür gidersin. İmkânsız olan belki buna inanmandır; su üstünde yürüyebilmen değil... İnanmaktan açayım, inanmaktan... İnanmak, insanoğluna vâdedilen bütün mucizelerin anahtarı... İnanmaya memuruz. Ne kadar kuvvetimiz varsa hepsini inanmaktan alıyoruz. Neye inanmıyorsan, sen o şeyde, kanatları kesilmiş bir kuşsun; uç bakalım, uçabilirsen... Eşya ve hâdiselerin varlığı, kendisini, kendi zatî varlık hey'etinden evvel, bizim inanmamıza borçlu... İnandığımız herşey var; inanmadığımız hiçbir şey yok.

Sustu, ince ve esmer dudaklarını buruşturdu, devam etti:
-Sezmiyor musun ki, bütün kâinat misilsiz bir tılsım kavanozunda, birkaç ışık, renk, çizgi ve ses oyunu içinde kendi kendisine hiçbir vücut sahibi olmadan, sadece bir vücut fikri yüzü suyu hürmetine varlık şartlarına bürünen muhteşem bir yokluk plânından ibaret. Bu yokluktan o varlığa, tek bir geçit yol veriyor. Ruhumuzda kıl kadar ince bir geçit... İnanmak!... Bu âlemde insandan başka her unsur, tam ve mutlak bir inanma uykusunun huzuru içinde... Cemat, nebat ve hayvan, memur oldukları işlerin tam ve mutlak imanına bürülü... Halbuki inanmak, büyük ve sonsuz iman, inanmanın tâ kendisi, ruhu ve cevheri, insana mahsus... İnsan inanacaktır; ve bütün insanları peşi sıra götürecek...

Tanrı Kulundan Dinlediklerim, Necip Fazıl KısakürekTanrı Kulundan Dinlediklerim, Necip Fazıl Kısakürek

Yabancı mütehassıs
Tanrıkulu çayı pek sever. İnce belli, nokta nokta mavi ve kırmızı menevişli, billúr acem bardaklariyle çay içmeyi pek sever Tanrıkulu. Gizli ufuklar arkasında,gizli yangınlar haber veren yakut renkli iklimiyle çay...Tanrıkulu sedirinin yanında, gögsü hırıl hırıl fıkırdayan semaverden bardağını doldururken bana bir göz attı.Bardağına dökülen kaynar suyun buharı, saçlarınin içine saklanıyordu:
Doldurduğu bardağı bana uzattı:
- Buyurun, sizin çayınız!
- Aman efendim; benim çayım, sizin sohbetiniz!
- Sohbetimizi renklendirelim!
- Çok teşekkür ederim !

Tanrı Kulundan Dinlediklerim, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 156 - Büyük doğu yayinlari)Tanrı Kulundan Dinlediklerim, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 156 - Büyük doğu yayinlari)
Mehmet Ferit 
25 Eki 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir daire, bir çizgi, bir nokta, bir hareket, bir fiil, bir mefhum, zaman, mekân, ölüm, hayat etrafında; kuyruğundaki makaranın arkasından dönen bir kedi yavrusu gibi kıvrılıp duruyordum.

Tanrı Kulundan Dinlediklerim, Necip Fazıl KısakürekTanrı Kulundan Dinlediklerim, Necip Fazıl Kısakürek
Mehmet Ferit 
29 Eki 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İleriye doğru göründüğü halde geriye; ve geriye doğru göründüğü halde, ileriye giden yollar vardır.

Tanrı Kulundan Dinlediklerim, Necip Fazıl KısakürekTanrı Kulundan Dinlediklerim, Necip Fazıl Kısakürek
Mehmet Ferit 
27 Eki 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Musiki, ruhun gıdası olsaydı; dünya yabani ruhların ördüğü bir devedikeni tarlası değil, bir orkide bahçesi olurdu.

Tanrı Kulundan Dinlediklerim, Necip Fazıl KısakürekTanrı Kulundan Dinlediklerim, Necip Fazıl Kısakürek
4 /