·
Okunma
·
Beğeni
·
4.097
Gösterim
Adı:
Tanrı Olmak Zor İş
Baskı tarihi:
6 Ocak 2018
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053756873
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Trudno byt' bogom
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
“Baştan sona muazzam bir kitap. Derin, yaratıcı, tatmin edici bir hikâye.”
–Ursula K. Le Guin-

“Okuduğum en korkutucu bilimkurgu romanlarından biri.”
–Thedore Sturgeon-

“KENDİMİ TANRI OLARAK HAYAL EDEBİLSEYDİM, ZATEN TANRI OLURDUM.”

Arkadi ve Boris Strugatski, entelektüel açıdan kışkırtıcı, inanılmaz eğlenceli, cesur ve eleştirel kitaplarıyla “Sovyetler döneminin en büyük bilimkurgu yazarları” sıfatını hak eden yegâne ikili. Tanrı Olmak Zor İş ise insanlığın karanlık geçmişinin kalbine yapılmış en cesur yolculuklardan biri.

İnsanlık, Dünya’nın tıpatıp aynısı olan, üzerindeki insanların karanlık çağdan öteye gidemediği bir gezegene gözlemciler göndermiştir. Bu gezegenin gidişatına müdahale etmelerine hiçbir şekilde izin verilmeyen bu gözlemcilerin asıl amacı insanlığın karanlık çağını her ayrıntısıyla kayıt altına almaktır.

Büyük bir değişimin kıyısında olan Arkanar Krallığı’nda halk baskı altında yaşamakta, yenilikler beşiğinde boğulmakta, okuma yazma bilenler linç edilmektedir. Bu gezegene gönderilmiş gözlemcilerden biri olan Anton da Don Rumata ismiyle bir asilzade hayatı yaşarken, bir yandan da dönemin aydınlarını kurtarmaya çalışır.
240 syf.
·12 günde·8/10
İthaki Bilimkurgu Klasikleri serisinden okuduğum 22. kitap oldu. Arkadi ve Boris Strugatski kardeşlerden ise okuduğum 3. kitap olmasına karşın eserlerinin diline bir türlü alışamadım. Şu ana kadar okuduğum kitaplarında gördüğüm şu ki: Konu ve fikir muhteşem; ancak işleyiş biçimi ve dil vasat. Bir bilimkurgu eserden harika bir edebi dil beklemiyorum elbette; ama daha edebi bir tat beklemek de bir okur olarak hakkım diye düşünüyorum.

Tanrı Olmaz Zor İş, klasik bilimkurgu romanlarında okuduğumuz, başka gezegenlere "bilim adamı" götürülmesi fikrini aşarak başka bir toplumun düzenini, yaşayış şekillerini anlamak ve değerlendirmek için gönderilen bir "tarihçinin" etrafında gelişen olayları konu alıyor. Tarihçimizin ismi, Don Rumata. Don Rumata ve beraberindeki diğer bilim adamlarının gittikleri gezegen, Dünya’mızın Ortaçağına çok benzeyen ve tarihsel bir süreçten geçen Arkanar şehri. Aslında bu yolculuğu bir "gezegenler arası yolculuktan" ziyade bir "zamanlar arası yolculuk" olarak niteleyebiliriz. Ayrıca esere "sosyal bilimkurgu" da denebilir. Çünkü içerisinde çok fazla sosyolojik tespit ve bakış açısı mevcut. Bir toplum nasıl inşa edilir, gelişim sürecinde neleri yaşamak zorundadır gibi sorulara cevap arayan bir eser.

Kitabın ismindeki "tanrı" isminin de nereden geldiğini hemen kısaca açıklayıp geçeyim. Birçok kişinin kafasına takıldığına eminim. Don Rumata ve beraberindeki diğer bilim adamları gittikleri Ortaçağa benzeyen toplumda oldukça güçlü ve donanımlı insanlar oldukları için tanrı olarak adlandırılıyorlar. Yani Arkanar'da adeta birer tanrı özelliğine sahipler.

Don Rumata, sosyal duyarlılığı olan tarihçi bir bilim adamıdır. Aynı zamanda hümanist ve şefkatli biri. Sahip olduğu sosyal duyarlılık ve insan ırkına karşı kendini sorumlu hissetmesi duygusal yönden oldukça hassas bir yapıya sahip olmasını sağlıyor. Toplumu ve insanı anlamak üzerine çalışıyor. Don Rumata toplumu ve insanları anlamaya çalıştıkça bize de anlatmaya başlıyor ve kitabın felsefesi yavaş yavaş dökülmeye başlıyor önünüze.

Don Rumata ve beraberindeki diğer bilim adamlarının gittiği Arkanar’da ise durumlar oldukça kötüdür. Toplum tam anlamıyla çürümüş, hile, düzenbazlık ve alçaklık bir nimet olarak görülmeye başlamıştır. Arkanar isimli şehirde, Don Reba isimli bir kral vardır ve halka zulmetmektedir. Onun faşizan polis devleti uygulamaları, bilgili ve muhalif insanlara nefes aldırmamaktadır. Güttüğü politikalarla bilim adamları, tıpçılar ve sanatkarlar gibi bilgili ve kültürlü insanlar tek tek avlanmakta, cehalet övgüyle karşılanmaktadır. Sadece sarayın buyruklarına boyun eğenler hayatta kalmaktadır. Okuma yazma bilmenin, kitap okumanın, şiir yazmanın, bilimsel çalışmalar yapmanın yasak olduğu bir yerdir burası. Ve bunlar yukarıdan bir dayatmanın yanı sıra toplum tarafından da benimsenmiş fikirlerdir. Toplum tarafından benimsenmiş olması ise, en tehlikeli olan durumdur. Goethe'nin dediği gibi; "Dünyanın en tehlikeli hali, cehaletin örgütlü eyleme geçme halidir."

Kitaptaki “bilgiye yergi ve cahilliğe övgü”nün biz Türkiye okurları için oldukça tanıdık bir durum olduğunu düşünüyorum.

Peki Tanrı Olmak Neden Zor İş? Aksini ispatlayacak bilginiz, karşı koyacak gücünüz varken, ahmaklığa, zorbalığa ve cehalete seyirci kalmak gerçekten zor da ondan.

Son paragrafımı da kitabın kapağı için açmak istiyorum. Zira kitabın konusu ile bağlantılı olan muhteşem bir esere vurgu yapılarak oluşturulmuş bir kapak. Benim çok hoşuma gitti açıkçası. Kapaktaki resim, Michelangelo’nun Âdem’in Yaratılışı freskindeki yaratıcı ile yaratılanın ellerini birbirlerine uzatırken resmedildiği sahneye gönderme yapıyor. (Bkz: http://hizliresim.com/VDP4BP) Kitabın içeriği ve felsefesi birlikte düşünüldüğünde, kapak ile kitabın birebir örtüştüğünü ve muhteşem bir uyum yakalandığını söylemek gerekir.
240 syf.
·4 günde·Beğendi·6/10
Verilmek istenilen mesaj her ne kadar güzel olsa da verilme şekli çok basit olmuş. Yani bu konuda ve bu dille açıkça bir makale yazılabilecekken herhalde okunmayacağı göz önüne alınarak hikayeleştirilmiş. Fakat roman kurallarına yeterince uyulmamış. Betimlemeler yetersiz kalmış, yer ve zaman havada kalmış, karakterler arası gidip gelirken bir süre kimin kim olduğunu şaşırıyorsunuz, gerçekten birbirine bağlı ve anlamlı olaylar dizgisi yok. Normalde romanlarda bir olay örgüsü kurulur ve arada verilmek istenen bir mesaj vardır, zor olan o mesajı almaktır. Bu romanda ise mesajı alıyorsunuz ama olay örgüsü kafada karmakarışık kalıyor.
240 syf.
·3 günde·8/10
Kitap Dünya'ya çok benzeyen ancak Ortaçağ Avrupa'sını andıran bir gezegen. Kitapların yakıldığı, okur-yazarlığın günah sayıldığı ve temizlik alışkanlıklarının neredeyse sıfır olduğu bir yer. Bu gezegende dünyadan gelen yaklaşık 250 tarihçi var. Olayların seyrine müdahale etmiyorlar ancak onlardan biri gibi yaşıyorlar. Asıl adı Anton olan Don Rumata ekseninde dönüyor kitap. Daha fazla konusundan bahsetmeyeceğim, fazlası spoiler olur diye düşünüyorum.

Özetle daha çok antropolojik bir bilimkurgu romanı diye düşünebiliriz.Olası teknolojik gelişmelerin yoğun olduğu, daha çok gelecek temalı bilimkurgu beklentiniz varsa bu kitaptan hoşlanmayabilirsiniz, hatta sıkıcı da gelebilir.

İlk başladığımda ben de olayları anlamaktan zorlandım, çevirinin oluşturduğu bir boşluk mu yoksa bu yolla okuyucu meraklandırılmak mı istenmiş çözemedim ama okudukça kitap açıldı ve oldukça zevkli bir hale geldi. Bilimkurgu severler elbette okusun, beğense de beğenmese de mahrum kalmasın, kendi fikrini oluştursun. Ancak bilimkurgudan uzak olan okuyucular bu kitapla okumaya başlamasın.
240 syf.
·Beğendi·7/10
Bilim kurgu yönü değilde daha çok felsefi yönü ağır olan bir kitap. Kitabın ilk kısımı ağır bir tempoda daha çok dünyayı tanıtmak ile geçiyor ama ikinci kısmı baş karakterle bütünleşip o dünyadaki bir olayın içinde buluyorsunuz kendinizi fakat son bölümde olan biten ve girdiğiniz o olayın sonu sizi tatmin etmiyor. Bunun nedeni kitabın kısa olması ve derdinin o olayı anlatmak yerine felsefi bir mesaj vermesinden geçiyor. Kısacası kitap bilim kurgu yönünde zayıf ama felsefi yönden zengin bir kitap .
240 syf.
·2 günde·8/10
Tanrı olmak zor iş, Üç silahşörlerin bilimkurguyla buluşmuş hali. Aynı zamanda içine serpilen felsefe etkileyici. Özgür iradeye müdahale etmeden dünyaya düzen getirmeye çalışan Tanrı bu kitapta can çekişiyor.
240 syf.
·3 günde·5/10
Beklentimin çok altında kaldı, kitabın yarısına geldiğimde hikayeye olan ilgimi kaybettim yine de bitirdim ama bence başarılı bir roman değil. Headline da yazdığı gibi bir klasik olamaz.
240 syf.
·4/10
Zar zor bitirdiğim bi kitap oldu. Belki ben anlamadım ama kitap bana 1984' ün kılıçlı olanı gibi geldi. Kitap Ithaki Bilimkurgu Klasikleri' nde olmasaydı da ben bunu bi felsefe romanı olarak alıp okusaydım belki görüşlerim farklı olurdu. Ithaki Bilimkurgu Klasikleri' nden kitap seçerken iki kere bakmak lazım gerçekten de bilimkurgu mu diye.
240 syf.
·385 günde·10/10
Sovyet döneminde yazılmış, bilim kurgu romanı. Felsefi yönü ağır olan bir roman. Romanın ilk kısımı ağır bir tempoda ilerliyor. İkinci kısmı baş karakterle bütünleşip yaşadığımız dünyadan ötedeki dünyadaki bir olayın içinde buluyorsunuz kendinizi. Sovyet döneminde yazıldığı için ideolojik içerik kaçınılmazdır. Rusiyada filmi yapılmış ve çok popüler romanlardan biri.
240 syf.
·Puan vermedi
Akıcı ve dili basit sayılabilecek hemen hemen herkesin zorlanmadan okuyabileceği bir kitap kitap adından da belli olduğu üzere tanrı olmanın zor bir iş olduğunu anlatmakla beraber bazı siyasi mesajlar da veriyor bence herkesin okuması gereken bir kitap
240 syf.
·6 günde·Puan vermedi
üç silahşörler kıvamında yazılmış ve anlatılmış yazarları da böyle olmasını istemişler zaten,fakat bana daha çok Fahrenheit 451 hatırlattı.Bilim kurgu severler çok evlenebilir sevmeyenler ben ne okudum şimdi diyebilir :)
240 syf.
·5/10
Kitabı bitirdikten sonra araştırdığımda kitabın bir serinim devamı olduğunu öğrendim. Belki de bu yüzden kitap beni sarmadı.

Kitabın girişde ne olup bittiğini anlayamıyorsunuz. Ağır dili kafanızı karıştırırken akıcılık zorlaşıyor. Konuya adapte olacakken konu değişiyor.

Kitabın genel konusu, işlenen tema çok güzel fakat ilgi çekici bir şekilde işlendiğini düşünmüyorum.
Zalimlik güç demektir. Zalimliği bırakan hükümdarlar güçlerini de kaybederler ve onların yerini başka zalimler alır.
Arkadi Strugatski
Sayfa 201 - İthaki Yayınları
Aristokratlar aptallık ve mağruriyet yüzünden siyasetten hiçbir şey anlamazlar. Ama kılıçları uzun olur, Boz Milisleri de sevmezler.
"Sabır ve uyum alışkanlığı insanları koyun sürülerine çeviriyor; bu yüzden anatomilerinden başka hiçbir şey, onları hayvanlardan farklı kılmıyor, hatta savunmasızlıkları bağlamında hayvanları bile aşıyorlar. Ve her yeni gün, kötülük ve şiddetin yeni bir dehşeti doğuyor."
Okuman yazman var mı? Öyleyse doğru darağacına! Mani mi yazıyorsun? Darağacına! Çarpım tablosunu mu biliyorsun? Sen çok şey biliyorsun, doğru darağacına!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tanrı Olmak Zor İş
Baskı tarihi:
6 Ocak 2018
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053756873
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Trudno byt' bogom
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
“Baştan sona muazzam bir kitap. Derin, yaratıcı, tatmin edici bir hikâye.”
–Ursula K. Le Guin-

“Okuduğum en korkutucu bilimkurgu romanlarından biri.”
–Thedore Sturgeon-

“KENDİMİ TANRI OLARAK HAYAL EDEBİLSEYDİM, ZATEN TANRI OLURDUM.”

Arkadi ve Boris Strugatski, entelektüel açıdan kışkırtıcı, inanılmaz eğlenceli, cesur ve eleştirel kitaplarıyla “Sovyetler döneminin en büyük bilimkurgu yazarları” sıfatını hak eden yegâne ikili. Tanrı Olmak Zor İş ise insanlığın karanlık geçmişinin kalbine yapılmış en cesur yolculuklardan biri.

İnsanlık, Dünya’nın tıpatıp aynısı olan, üzerindeki insanların karanlık çağdan öteye gidemediği bir gezegene gözlemciler göndermiştir. Bu gezegenin gidişatına müdahale etmelerine hiçbir şekilde izin verilmeyen bu gözlemcilerin asıl amacı insanlığın karanlık çağını her ayrıntısıyla kayıt altına almaktır.

Büyük bir değişimin kıyısında olan Arkanar Krallığı’nda halk baskı altında yaşamakta, yenilikler beşiğinde boğulmakta, okuma yazma bilenler linç edilmektedir. Bu gezegene gönderilmiş gözlemcilerden biri olan Anton da Don Rumata ismiyle bir asilzade hayatı yaşarken, bir yandan da dönemin aydınlarını kurtarmaya çalışır.

Kitabı okuyanlar 265 okur

  • Bahadır Özbütün
  • Burhan Erdemir
  • Ferhat Gökhan Danabaş
  • Burcu Erdoğan Boz
  • Ömer Aşıkgül
  • Derya Türk
  • Yasin Kılıç
  • Naim Suleyman Gezmis
  • John young
  • Dilara

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%18.8
18-24 Yaş
%21.9
25-34 Yaş
%40.6
35-44 Yaş
%18.8
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%40.5
Erkek
%59.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.2 (19)
9
%12.8 (15)
8
%28.2 (33)
7
%18.8 (22)
6
%13.7 (16)
5
%5.1 (6)
4
%2.6 (3)
3
%1.7 (2)
2
%0
1
%0.9 (1)

Kitabın sıralamaları