Tanrıça Günlüğü

·
Okunma
·
Beğeni
·
482
Gösterim
Adı:
Tanrıça Günlüğü
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
232
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050941234
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Ölen her zaman kadın olur. Natsuo Kirino bize kadın ile erkek arasındaki ayrımın, insanlarla tanrılar arasındaki ayrımdan daha büyük olduğunu maharetle gösteriyor. Kadınların her gün verdikleri, görünüşe göre yaratılıştan beri var olan savaşların doğurduğu öfke ve tutkuyla dolu, gerilimli ve zamansız bir öykü onunki. -The Guardian- 1951’de Japonya’da doğan yazar Natsuo Kirino Çıkış adlı romanıyla dünyaca tanındı. Bu romanla Japonya Suç Yazarları Ödülü’nü aldı; romanın İngilizce çevirisiyle Edgar Ödülü finalisti oldu. Yazarın Türkçeye çevrilen Grotesk dahil birçok romanı yayımlanmıştır. Gözyaşı şeklindeki gizemli bir adada, saygıdeğer kâhinler ailesinin iki kızı vardır. Kamiku müthiş güzelliğiyle herkesi kendine hayran bırakır. Küçük kız kardeş Namima ise ablasının gölgesinde yaşamayı öğrenir. 6 yaşına geldiğinde Kamiku’nun sonraki kâhin olacağı ilan edilir. Namima kâhinin kız kardeşi olarak Karanlıklar Diyarı’nda hizmet etmek zorundadır; ölenlerin ruhunun diğer tarafa geçmesine rehberlik etmekle görevlidir. Kız kardeşlerin hayatı iki zıt yöne doğru ilerlerken, Namima yasak bir aşk yaşamaya başlayarak kaderine karşı çıkar. Ancak Namima büyük bir ihanete uğrayacak, yaşayanların dünyasıyla ölülerin dünyası arasında gidip gelerek intikam peşinde koşacaktır. Kirino bu karanlık masalda Japon yaratılış mitini, İzanami ve İzanaki’nin hikâyesini yeniden kurguluyor. Tanrıça Günlüğü, cinayet, cinsellik, tanrılar ve intikam üzerine kışkırtıcı ve fantastik bir destan...

(Tanıtım Bülteninden)
232 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
Japon gerilim, korku ve cinayet yazarı Natsuo Kirino'nun son çevrilen kitabı Tanrıça Günlüğü uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı. Dilimize daha önce çevrilen Çıkış ve Grotesk romanlarını oldukça beğendiğim yazarın yeni kitaplarının gelmesini iple çekiyorum. Bahsettiğim o iki kitabın baskısı yok şu an itibariyle, tavsiye ettiğim insanlar meraktan ölmekteler. Büyük beklenti ve merakla okudum ancak o iki kitabın daha başarılı olduğunu belirtmeliyim. Tanrıça Günlüğü sıradan bir cinayet romanı değil öncelikle. Japon mitolojisiyle karışık güzel bir hikayesi var. Hikayeden önce dilinden bahsetmem gerekirse sade ve anlaşılır bir yapıda. Cümleler orta uzunlukta ve detaylar yeterli verilmiş. Çeviri orijinal dilinden değil ve okurken bazı aksaklıklar olsa da kötü diyemem. Olaylar hayal dünyasında geçtiği için yazar ayrıntıları biraz fazla veriyor. Japon mitolojisiyle ilgilenen insan sayısı pek azdır, Yunan mitolojisi daha popüler, bu nedenle bilmeyenler ve öğrenmek isteyenler için özet geçilmiş diyebilirim. Bir cinayet romanı için mitolojik hikaye seçilmesi oldukça mantıklı aslında, zaten böyle hikayelerde cinayetler, ölümler, doğumlar, entrikalar boldur. Japon mitolojisini ben okumuştum geçmişte fakat bilmeyen ve merak edenler için başlangıç olabilir elbet. Hikayemiz, Umihebi adında son derece sert kurallarla yönetilen, balıkçılıkla geçinmeye uğraşan fakir insanların yaşadığı ve deniz yılanları ile ünlü bir adada geçmekte. Bu adada Namima ve Kamiku adında iki kız kardeş mutlu bir çocukluk geçirirken bir anda birbirlerinden zorla ayırtılır ve yaşamları farklı yollara çizilmeye başlar. Kamiku adanın kahini görevini üstlenirken, baş kahramanımız Namima karanlıklar rahibesi olmuştur. Namima gizli aşığı olan Mahito'dan hamile kalmıştır ve çocuğu dünyaya geldikten sonra daha on altı yaşındayken ölür. Kitabın daha başında ölen Namima sonsuz bir hiçlik yerine ölüm diyarına gider ve orada ilk tanrılardan olan İzanami ile tanışır. Dişi bir tanrı olan İzanami, önceleri eşi olan İzanaki ile geçmişte tüm evreni yaratmış ve yolları ayrılmıştır. İzanami ölüm diyarında her gün insanların canını alırken, İzanaki ise dünyada çoğalmayı sürdürmektedir. Namima hem uğradığı ihanetin intikamı, hem de kendisinden sonra neler olduğunun peşine düşerken, İzanami ve İzanaki arasındaki sorunların içinde bulur kendini. Biz hem Namima'yı, hem de İzanami ve İzanaki arasında yaşananları paralel bir biçimde okuyoruz. Mahito'ya sinir olmanız yüksek ihtimal. Normalde suç üzerine eserler veren Natsuo Kirino bu kitapla tarzının dışına çıkıyor aslında. Fakat antik Japonya temasını güzel kullandığını söylemem lazım. Feminist bir bakış açısıyla yazılmış olan kitap kadının değer görmesi ve önemsenmemesi arasındaki tezatları gözler önüne seriyor. Yani dişi olmanın getirdiği ağır yük ve sorumlulukların eski dünyada bir yansıması gibi. Biraz daha açmam gerekirse; doğurganlık özelliğine hem kutsal hem lanetli olması açılarından vurgu yapılıyor. Bazen ayrıntılar sıkabiliyor ve hikayeden kopabiliyoruz. Okumadan önce Japon mitolojisine göz atarsanız yabancılık çekmemek adına faydalı olabilir. Olaylar tahmin edildiği gibi gerçekleşmiyor, şaşırtıcı gelişmeler mevcut. Kitabın sonu ilginç bitiyor fakat ucu açık bir son diyebilirim, kaldığı yerden devam ediyor gibisinden. Yazar için fantastik bir roman yazmış denebilir bir anlamda. Gerçek dışı hikayelere meraklıysanız ilginizi çekecektir. Tanrı olmak mutlu olmaya yetmiyor bazen.
232 syf.
İki aşık tanrı İzanami ve İzanaki'nin hikayesi tanrıça günlüğü..
.
Çok uzun zaman önce, hiçbir şey yoktu, ne dünya ne kara, sadece kaos vardı. Bu karmaşa cennet ve yeryüzü olarak ikiye bölündü. Tek bir varlık yetersizdi bu yüzden her seferinde birbirini tamamlayan çiftler oluşturacak şekilde başka bölünmeler gerçekleşti. Cennet ve yeryüzü, kadın ve erkek, doğum ve ölüm, gündüz ve gece, aydınlık ve karanlık, Yin ve Yang. Tek olan varlık ne zaman zıddıyla eşleşse, ikisinin değeri tezatlıkları sayesinde belirirdi.
Tanrı İzinami ve İzinaki'de bu zıtlıktan varoldu. İnsanlar da tanrıları taklit ederek bu kuralı devam ettirdi.
.
Doğu'da çok uzaklarda küçük bir ada Umihebi. Erkekler ailesinin geçimini sağlamak için denize açılır. Kadınlarsa adada çalışır ve erkeklerin sağ salim dönmesi için dua ederler.
Namima ve Kamiku bu adada doğan iki kız kardeştir. Kaderleri daha doğar doğmaz belli olmuştu. Tıpkı ying ve yang gibi, doğum ve ölüm gibi bu iki kız kardeşin de sonsuza kadar ayrılması gerekiyordur. Kendi hayatlarının gidişatına karar veremeyen bu iki genç kadın ada kuralları gereği farklı kahinlik görevlerine getirilirler; ölüleri koruyan kahin, yaşayanları koruyan kahin..
.
O kadar masalsı ve güzeldi ki hiç bitmesin istedim. Kadın, tanrı bile olsa acı çekmeye mahkum tıpkı İzanami gibi.
.
Kitap: 10
Çeviri: 10
Kapak: 7
232 syf.
·Puan vermedi
Kadınla erkek arasında her dönemde, her çağda, zamanın her diliminde, dünyanın her bir köşesinde büyük farklılıklar olmuştur ve olmaya devam etmektedir. Bu farklılıklar hep erkek cinsinin lehine işlemektedir. Ancak insanlar arasında sürekliliği hiç kesintiye uğramayan bu cinsiyetçi yaklaşımlar bir sona erer mi ermez mi diye düşünürken Tanrılar ve Tanrıçalar arasında da böyle cinsiyet ayrımcılığını göğe çıkaran yaklaşımlar olduğunu öğrenince umudum biraz kırılmadı desem yalan olur.

Gözyaşı şeklinde bir ada düşünün. Adanın içinde sürüp giden yaşamı. Ama bu sıradan bir yaşam değil. Kadınların mitolojik bir dünyada olsalar bile akıl almaz bir şekilde, sanki yüceltiliyormuş gibi gösterilip aşağılandığı bir yaşam.

Kahinlik sırası bekleyen bir kız ve onun me olacağını bile bilemen kız kardeşinin yer altındaki kapkara dünyaya uzanan, ölülerle kol kola gezen, hapşırdığında bile yeni tanrılar ortaya çıkan Büyük Tanrılara şaşkınlıkla bakan hikayesi.

Ne olursa olsun, kadın bir şekilde bedel ödemekle yükümlü. Japon mitolojisine dokunarak bizi çağdaş dünyanın haksızlıklarına taşıyan bu roman tam da şu dönemde okunmalı.
232 syf.
·Puan vermedi
Kadın ve erkek arasındaki eşitsizliğin anlatıldığı fantastik bir kitap.
Dini ritüeller ve mitolojiden kavramlar çok miktarda yer almaktadır.
İzanagi ve İzanami'nin hikâyesi
232 syf.
Tanriça Günlügu Japon mitlerini temel alan mitolojik bir eser. Bizi bu defa Japon mitlerinin icine cekiyor. Mitolojik temel uzerine zıtliklari bir kez daha gozler onune seriyor. Okurken eski mit ve din bilgilerimiz aklimizda ucusuyor. Gece- gunduz, iyi -kotu, yin- yang ve kadin -erkek. Surukleyci. Cevirisi oldukca başarılı
232 syf.
·3 günde·8/10 puan
Natsuo Kirino'yla tanışma kitabım oldu Tanrıça Günlüğü. Yazar Japon yaratılış mitini, İzanami ve İzanaki'nin hikayesini yeniden kurgulamış bu kitabında.
Kitap, Namima'nın yaşadığı ada olan Umihebi'yi tasvir etmesiyle başlıyor. Ada gözyaşı şeklinde ve oldukça da gizemli ayrıca karanlık bir havası var. Namima da bu adada yaşayan saygıdeğer kâhinler ailesinin iki kızından birisi, ablası Kamiku ise güzelliğiyle etrafındakileri kendine hayran bırakan biri. Bu adada her şey önceden belirli. Kamiku 6 yaşına gelince adanın bir sonraki kahini olacağı belli oluyor çünkü o bir Yang. Kahinin kız kardeşi olan Namima ise bir Yin ve o da artık Karanlık Diyarı'nda hizmet etmek zorunda kalıyor. Namima uğradığı büyük bir ihanet sonucunda, ölülerin dünyasına gidiyor ve bu ihanetin nedenini öğrenmek için yaşayanların dünyasına tekrar gitmenin bir yolunu bulmaya çalışıyor.
Kadın ile erkek arasındaki ayrımın, tanrılar katında bile değişmediğini haksızlığa uğrayanın yine kadın olduğunu anlatmış yazar. Yazarın dilini oldukça beğendim, gayet akıcı ve betimlemeleri yerinde kullanmış okurken sizi sıkacağını düşündüğü zaman kesmiş ve hikayeyi anlatmaya devam etmiş gibi. Hikayenin akışında beni neler bekleyeceğini bilsem de yazarın duru diliyle yaşananları karakterlerle beraber öğrenmek çarpıcı bir etki bıraktı bende.
Yazarın diğer kitaplarını okumak istesem de şu an basımlarının olmadığını öğrendim, umarım en kısa zamanda basımları yapılır.
232 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Hayatla ölümün, gerçekle masalın karıştığı bir kitap... Olaylar Japonya'da bir adada, batıl inançlı, çok fakir bir adada geçer ... Herkesin görevlerinin doğduğu anda belirlendiği ve geleneklerine katı bir şekilde bağlı insanların yaşadığı bir ada... E bir de huzura kavuşamayan ruhların diyarı var... Tanrılar, aşıklar, tanrıçalar, geleneklerin acısını çeken kız çocukları... Erkeklerinin ihanetine uğramış, kin ve kıskançlıkla dolu kadınlar... Binbir gece masalları gibi içiçe geçmiş olaylar... Çok sıra dışı ve değişik bir kitaptı...
232 syf.
·5 günde·8/10 puan
Çok harika bir kitap diyemiyorum ama kesinlikle kötü de değil. Sanırım benim beklentim farklıydı. Daha çok mitoloji içeriyor sanıyordum. Japon mitolojisi, kadın erkek arasındaki eşitsizlik gibi konulara değiniyor. Ölüler Diyarı tanrıçası İzanami ile Karanlıklar Diyarı' na hizmet etmek zorunda olan Namima' nın kesişen hayatlarının hikayesi. Olayların yarısının Ölüler Diyarı' nda geçmesi genel olarak kasvetli bir hava yaratıyor. Yine de kitabın sonunda kimin tarafında yer alacağınız konusu, duygular, vicdan son derece karışıyor.
Ölüler Diyarı başka gidecek yeri olmayan ruhlar içindir. Huzursuz ruhlar gelir buraya; kinle dolup taşanlar, hâlâ âşık olanlar, dünyevi aidiyetlerinden kurtulmayı başaramayanlar.
"Karayı yarattık. Sonra da her türden tanrı doğurdum." Ses tonu artık kasvetliydi. "Deniz Tanrısı, Su Tanrısı, Rüzgâr Tanrısı, Ağaç Tanrısı, Dağ Tanrısı, Ova Tanrısı ve sonra da Ateş Tanrısı. Ama onu doğururken öylesine yandım ki öldüm."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tanrıça Günlüğü
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
232
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050941234
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Ölen her zaman kadın olur. Natsuo Kirino bize kadın ile erkek arasındaki ayrımın, insanlarla tanrılar arasındaki ayrımdan daha büyük olduğunu maharetle gösteriyor. Kadınların her gün verdikleri, görünüşe göre yaratılıştan beri var olan savaşların doğurduğu öfke ve tutkuyla dolu, gerilimli ve zamansız bir öykü onunki. -The Guardian- 1951’de Japonya’da doğan yazar Natsuo Kirino Çıkış adlı romanıyla dünyaca tanındı. Bu romanla Japonya Suç Yazarları Ödülü’nü aldı; romanın İngilizce çevirisiyle Edgar Ödülü finalisti oldu. Yazarın Türkçeye çevrilen Grotesk dahil birçok romanı yayımlanmıştır. Gözyaşı şeklindeki gizemli bir adada, saygıdeğer kâhinler ailesinin iki kızı vardır. Kamiku müthiş güzelliğiyle herkesi kendine hayran bırakır. Küçük kız kardeş Namima ise ablasının gölgesinde yaşamayı öğrenir. 6 yaşına geldiğinde Kamiku’nun sonraki kâhin olacağı ilan edilir. Namima kâhinin kız kardeşi olarak Karanlıklar Diyarı’nda hizmet etmek zorundadır; ölenlerin ruhunun diğer tarafa geçmesine rehberlik etmekle görevlidir. Kız kardeşlerin hayatı iki zıt yöne doğru ilerlerken, Namima yasak bir aşk yaşamaya başlayarak kaderine karşı çıkar. Ancak Namima büyük bir ihanete uğrayacak, yaşayanların dünyasıyla ölülerin dünyası arasında gidip gelerek intikam peşinde koşacaktır. Kirino bu karanlık masalda Japon yaratılış mitini, İzanami ve İzanaki’nin hikâyesini yeniden kurguluyor. Tanrıça Günlüğü, cinayet, cinsellik, tanrılar ve intikam üzerine kışkırtıcı ve fantastik bir destan...

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 46 okur

  • Sakine Özçifçi
  • Ali
  • Beyza k
  • Asu
  • İnsan Olun Biraz
  • Buket21
  • ZEYNEP ÖZ
  • Sevda
  • Fulya Güvengör
  • Meltem süner

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%17.4 (4)
9
%17.4 (4)
8
%26.1 (6)
7
%26.1 (6)
6
%0
5
%4.3 (1)
4
%4.3 (1)
3
%4.3 (1)
2
%0
1
%0