Tanrılar SusamışlardıAnatole France

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.123
Gösterim
Adı:
Tanrılar Susamışlardı
Baskı tarihi:
1999
Sayfa sayısı:
202
Format:
Karton kapak
ISBN:
9753432682
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Les Dieux ont soif
Çeviri:
Erdoğan Alkan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kaynak Yayınları
Anatole France'ın 1912'de yazdığı bu kitapta Fransız devrimcilerinin terör uyguladıkları dönemin bir tablosu çizilir. Giyotin sürekli işler ve Devrim kendi çocuklarını da yemeye başlar. Robespierre burjuva sınıfının tam egemenliğini kurabilmesi için terörün gerekli olduğuna inanır ve eşitlik, özgürlük, kardeşlik savaşımında, devrimin susamış Tanrıları sel gibi kan akıtırlar. France, bu romanıyla Fransız Devrimi'ne, özellikle terör uygulamasına karşı kişisel düşüncesi ve tavrını da ortaya koyar; aşırılıklar, yanında yıkımı da getirir.
Kitabımızda tarihi bir aşk ve ülkedeki iç savaş anlatılıyor. Konu seçimi güzeldi de anlatış tarzı biraz ağır geldi. Kitabın başları fazla sıkıcıydı bana göre. Kurgu olmadığını bilmek bir kitabı daha anlayarak okumayı gerektiriyor. Tam adapte olmaya çalışırken karşıma çıkan yıldız işaretleri konudan habire kopmama vesile oldu. Neredeyse her sayfada bir dipnot vardı. Belki de bendeki baskısı bu şekildeydi bilemiyorum. İsimlerde çok olunca kafa karıştırdı. Bitirmek zor oldu. Yaklaşık bir ay sürdü okumam. Arada başka kitaplarla aldattım kendisini tanrılar affetsin. Ama sonuna nirvanaya ulaştık.
Devrimden sonra Fransa…
Sokaklarında gezerken giyotinin yuttuğu insan cesetlerinin ve yoğun kanın metalik kokusu…
Halkın açlığı, sefaleti, korkusu. Her yer suç mahali! Herkes suçlu. Kim samimi , kim hain? Kitap bize devletlerin ideolojilerin sürekli bir döngü içerisinde olduğunu gösteriyor. Hepsi ama hepsi günün birinde yok olacak. Her sistem bir diğer sistemi yutmak için tasarlanmış adeta.
Olaylar Gamelin adında bir yurttaşın saf ve temiz ruhunun , vahşete nasıl kapıldığı üzerinden gidiyor. Gamelin iyi huylu, sakin , yufka yürekli . vatandaşlık duyguları yeterince kabarmış ama neden böyle olduğunu bilmeyen (ülkü ocağına neden gittiğini bilmeyen liseliler gibi) bir gençtir. Fransanın içinde bulunduğu durum onu yargıç konumuna getirir. Bir sanatçı olan Gamelin , nasıl yargıç oluyor diye sormayın. Sorgusuz sualsiz ölümler yaşandığı gibi böyle makamlara da torpille gelebiliyorsun. Gameline de bir kadın yardım ediyor. Sırf kendi çıkarlarını korumak adına onu bu makama getiriyor. Ancak Gamelin bu göreve ulaştıktan sonra benliğini kaybediyor. Gamelin’in geldiği son aşamayı en iyi bu alıntı anlatır sanırım.
“Gamelin’in yüreğini yumuşatmaya kalkmayın. İnsan değil onlar, eşyadır.”
Romanın başkarakteri Gamelin olsa da bence kitaba can alıcı noktayı veren bir Filozof ile Rahiptir. İkisi arasında geçen diyaloglar insanı din ve felsefe arasında bilgece bir sohbete dahil ediyor. Gerçekten kitabın keyifli bölümlerini bu ikilinin konuşmaları oluşturuyor.
Velhasıl kitap bize savaşın pis yüzünü , insanların içinde bulunduğu huzursuz ortamı tüm çarpıcılığıyla anlatıyor. Öyle bir yere geliyorsunuz ki kendi annenizi , kardeşinizi giyotine göndermeye çekinmiyorsunuz. Bu yönüyle 1984’ü hatırlattı bana. Fransa Devrimine tarihi bir bakış açısı kazandıracak bir kitap. Zevk alarak okudum. Savaşı bir Tanrı olarak görmek başka ona ibadet etmek bambaşkadır. Eğer ibadet eden taraftaysanız bu kitabı bir okuyun , sonra düşüncelerinizi gözden geçirin derim.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.042 Oy)17.417 beğeni39.337 okunma2.090 alıntı164.620 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (7.812 Oy)8.105 beğeni25.902 okunma618 alıntı126.119 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.033 Oy)7.297 beğeni19.754 okunma3.147 alıntı115.998 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.500 Oy)5.775 beğeni15.168 okunma2.194 alıntı78.184 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.194 Oy)8.105 beğeni23.879 okunma1.867 alıntı101.898 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (6.793 Oy)7.328 beğeni20.500 okunma678 alıntı79.105 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (9.973 Oy)12.423 beğeni31.623 okunma2.732 alıntı131.999 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.232 Oy)5.344 beğeni18.066 okunma687 alıntı91.864 gösterim
  • Sefiller
    9.1/10 (4.080 Oy)4.797 beğeni15.966 okunma2.751 alıntı102.250 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (6.942 Oy)8.332 beğeni23.139 okunma1.124 alıntı112.312 gösterim
Kitabı,kısa bir cümleyle,'' tarihin gerçeklerine bağlı kalınarak yazılmış müthiş bir roman '' diye tarif edebilirim. Kitap için ayrıca, ''1921 yılı Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Anatole France 'ın, 1912 yılında yazdığı ve Fransız İhtilalinin hemen sonrasındaki kargaşayı anlattığı muhteşem bir eser'' de diyebilirim.

Kitap konu olarak , Fransız İhtilalinden sonraki, o at izinin it izine karıştığı zamanı tüm ayrıntılarıyla bize bire bir yansıtıyor. Bunu yaparken de, İhtilal Mahkemesi Jüri Üyeliği yapan ve kendini tamamen cumhuriyete adamış,dürüst bir kişiliğe sahip olan Evariste ve etrafındaki kişileri ön plana çıkararak olayları bize anlatıyor. Böyle zamanlarda insanların nasıl farklılaştığını,karakterlerinin nasıl değiştiğini gözler önüne seriyor. Her gün çalışan giyotine insanların nasıl ve ne şartlarda gönderildiğini, insanları böyle kolayca giyotine gönderenleri bekleyen akıbetin de ne olduğunu, sanki tarih dersi verir gibi bize aktarıyor.

Tamamen gerçek olaylar üzerinden kurgulanarak, böyle büyük bir kargaşadaki bu kadar acı ve dramatik olayları, harika bir akıcılıkla bize anlatan bu eserin,
mutlaka okunması gereken kitaplardan biri olduğunu düşünüyorum. Ve okunmasını da tavsiye ediyorum.
Bilmediğim isimlerin çok fazla ve sürekli bulunmasina rağmen kitap asla surukleyiciligini kaybetmedi. Hem tarihe şahit oldum hem aşka. İnsan gerçekten yüreğiyle yargılamalı. Bugünün kahramanının yarının adisi olmayacağının garantisi olmadığını çok iyi anlatan bir kitap.
Dili ağır ama akıcı bi kitaptı. Fransız devriminden, dönemdeki sefillikten açlıktan zulümden ve gerçekten güzel bi aşktan bahseden kitap ben sevdim tarih kokan her kitabı sevdiğim gibi okuyacaklara tavsiye ederim dipnot çok başları biraz ağır ama güzel
Zevkle okunurken hızlıca akıp geçen zamana,tarihe,aşka tanık olacaksın. Bazen zamanlar arası geçişlerle kendi zamanınıza hakim olan düşüncelere,zihniyetlere karşı eleştirel oklarını kitap aracılığıyla yönelttiğiniz gibi her sistemin kendi öz evlatlarını yediğini, yargılanan tarihte o gün koşullarına göre makul, şart olan uygulamalar karşı tarafın evlatları tarafından uygulanarak düşüncelerinin insani olarak hakim olmasını isteyen aktivistler,düşünürlerin bir bir öldürüldüğünü gayet açık ve yalın bir şekilde göreceksiniz. Fransız Devrimi'ne atfen yazılan, ancak geçmişten bugüne kadar devrim uğruna çaba sarf eden bütün ülkelerin akıbetini anlatan Anatole Franse'yi şiddetle okumanızı tavsiye ediyorum.
Yazarın zamanında nobel edebiyat ödülü adayı olmasına şaşmamalı. Sonunu tahmin ederken şaşırtan bir kısmı da oldu. Ben bu esere roman gözüyle bakmadım benim için tarih ders kitabıydı. Pratikte terör dönemini anlatmasının haricinde, teoride insanoğlunun yapısını anlatıyor, yani bu insanı anlatan bir romandır. İnsanı ve varoluşumuzdaki şiddeti anlamak isteyenler okumalıdır. Fransız ihtilalini ve terör havasını alıp idrak etmek isteyenler de okusunlar efendim
İlk elli sayfasında ne okuduğumu anlamakta zorlansam da, sonraki sayfalarda soluk almadan okudum. Kitabın içindeki masum aşk, gücün getirdiği hırs duygusuyla nasıl karardığını görüyorsunuz.
Fransız devrimlerinin, insanların duygularına hükmettiği dönemde, aşk, ihtiras, vatanseverlik, acı ve bu sırada durmadan kalkıp inen giyotinler...
Diğer yazarlar gibi günümüzde pek tanınmasa da yazdığı eserle geçmişle günümüz arasında köprü görevi üstlenişi ve aynı zamanda insanı zaman makinesiyle seyre çıkarmış gibi bir rüya,bir tarih,ve bir eser bırakması yazarın unutulmaması için yeter ve artar nitelikte.
Dönem romanı sevenler için tavsiye ederim. İlgiyle okudum. Sadece karakter sayısının fazlalığı ve isimlerinin karmaşıklığı okuyucuyu yorabilir. Bunun dışında kitap fanatizm açısından başlığını kesinlikle hakkediyor. Vatan sevdasının koltuk sevdasına dönüşmesi sırasında yaşanan naif aşk hikayesi de romana renk katıyor.
Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Anatole France, Fransız Devrimi'nin kanlı sürecini, siyasi ve toplumsal olarak işleyerek tarihe ışık tutuyor.
Eserde, devrime dair birçok dönemsel bilgi ve Fransa'nın siyasi yapısında yeni kapılar açan isimler yer alıyor.
Homeros'tan beri şairlerde askerleri övme hastalığı vardır. Savaş bir sanat değildir , savaşların sonucu raslantılara bağlıdır. Her ikisi de aptal iki general karşılaşıyor, elbetteki bu aptallardan biri sonunda kazanacak. Göklere çıkardığınız bu kılıç hamalları masallardaki turna kuşlarının kurbağaları yutması gibi bir gün sizleri boğazlarsa o zaman diyecek söz kalmaz, gerçekten tanrılaşmış olurlar. Çünkü Tanrılar iştahlarından belli olur.
Anatole France
Sayfa 221 - Altın Kitaplar Yayınevi
Gamölen kaşlarını çatarak:
- Anne, dedi, bugün acısını çektiğimiz bu kıtlık, halkı aç bırakan, Cumhuriyeti vatandaşların gözünden düşürmek ve özgürlüğü yok etmek için dış düşmanlarla anlaşan vurguncu ve karaborsacılar yüzündendir.
Anatole France
Sayfa 27 - Karınca Kitabevi
Ben yargıcım. Ancak vicdanıma bağlanırım. Birine söz vermem görevime aykırı düşer. Yalnız mahkemede konuşmak ve başka her yerde susmak zorundayım. Artık sizleri tanımıyorum. Bir yargıcım: ne dost ne de düşman tanırım.
Anatole France
Sayfa 107 - Karınca Kitabevi
Bu söze kulak verilmeli; insanlar oldukları gibi yönetilmeli, olmaları istenen gibi değil.
Anatole France
Sayfa 125 - Fabula Kitap
"Akla aşığımdır ben, ama aklın yobazı da değilim. Akıl klavuzluk eder bize, yolumuzu ışıtır ama ona tapmaya kalkarsanız gözünüzü kör eder, cinayetlere sürükler"

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tanrılar Susamışlardı
Baskı tarihi:
1999
Sayfa sayısı:
202
Format:
Karton kapak
ISBN:
9753432682
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Les Dieux ont soif
Çeviri:
Erdoğan Alkan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kaynak Yayınları
Anatole France'ın 1912'de yazdığı bu kitapta Fransız devrimcilerinin terör uyguladıkları dönemin bir tablosu çizilir. Giyotin sürekli işler ve Devrim kendi çocuklarını da yemeye başlar. Robespierre burjuva sınıfının tam egemenliğini kurabilmesi için terörün gerekli olduğuna inanır ve eşitlik, özgürlük, kardeşlik savaşımında, devrimin susamış Tanrıları sel gibi kan akıtırlar. France, bu romanıyla Fransız Devrimi'ne, özellikle terör uygulamasına karşı kişisel düşüncesi ve tavrını da ortaya koyar; aşırılıklar, yanında yıkımı da getirir.

Kitabı okuyanlar 95 okur

  • AYCA ÖNCÜ
  • Gönül Talipoğlu
  • Doğa
  • Gamze Yrgn
  • Melisa kara
  • Hiç...
  • Büşra Çakır
  • İzgi Ekinci
  • Beyza Nur Albayrak
  • Ömür Yazıcı Özdemir

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%13.6
25-34 Yaş
%50
35-44 Yaş
%18.2
45-54 Yaş
%11.4
55-64 Yaş
%6.8
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%64.2
Erkek
%35.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%14.7 (5)
9
%14.7 (5)
8
%38.2 (13)
7
%5.9 (2)
6
%14.7 (5)
5
%0
4
%11.8 (4)
3
%0
2
%0
1
%0