Adı:
Tanrıların Doğası
Baskı tarihi:
Eylül 2018
Sayfa sayısı:
303
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051717470
Kitabın türü:
Orijinal adı:
De Natura Deorum
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayınları
Baskılar:
Tanrıların Doğası
Tanrıların Doğası
Tanrıların Doğası
Roma’nın ünlü hatibi, avukatı, devlet adamı ve düşünürü Cicero, İÖ 44 yılında Caesar’ın senatoda öldürülmesinden sonra siyasetten uzaklaştığı ve çok sevdiği kızı Tullia’nın ölümünün ardından teselliyi felsefede aradığı yıllarda peş peşe felsefe eserleri yazmaya koyulur. Tanrıların Doğası başlıklı eserinde; Epicurus, Stoa ve Academia okullarının tanrıların nasıl bir doğaya sahip olduklarına, nerede varlıklarını sürdürdüklerine ve biz insanların bu dünyada yapıp ettikleriyle ilgilenip ilgilenmedikleri sorularına verdikleri yanıtları irdeler. Kitabın kurgusu Epicurusçu Velleius, Stoacı Balbus ve Academiacı Cotta arasında geçen tartışma şeklindedir. Cicero’nun kendisine verdiği rol ise tartışmaya dinleyici olarak katılmak ve böylece kitabın sonunda, din açısından çok önemli olan tanrılar konusundaki görüşlerini dile getirmektir.
492 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Roma tarihinin en çalkantılı döneminde yaşayan Cicero,dönemin en iyi öğretmenlerinin gözetiminde hitabet, felsefe ve hukuk eğitimi alır. Roma'nin siyaset tablosunda önemli yer alan Cicero ,kızınin olümünden sonra ,kendini tamamen felsefeye adayacak,hem edebiyat tarihine hem de felsefe tarihine yazdıklarıyla büyük katkılarda bulunacaktır....
De natura deorum eseri ,Cicero nun deyimiyle:
"“Benim kamu işlerinden tamamen elimi eteğimi çektiğim ve devletimizin de tek bir adamın hükmü ve iradesine teslim olmak zorunda kaldığı bir dönemde, bu kadar ciddi ve bu kadar seçkin
konuların Yunan edebiyatında olduğu gibi Latin edebiyatında da bulunmasının ülkemizin saygınlığı ve şöhreti açısından
çok önemli olduğunu düşündüğümden her şeyden önce devletimizin yararına insanlarımıza felsefe öğretmeliyim dedim" düşüncesini benimsediği döneme tekabül eder..(kızınin ölümü de dahildir)
Felsefeciler, genelde bir eser yazdiklarında benimsedikleri felsefe ve ôgretiyi savunur,okuyucuya dolayli bir şekilde ,fikirlerine etki ederler .Bu anlamda ,Antik çağda tanrı kavramı ve neticesinde oluşan dinsel inançla birlikte kehanet ve yazgı üzerine gelişen temel düşünceleri içermesi bakımından eserler yazan Cicero, De Natura Deorum’un daha ilk cümlesinde tanrıların doğasıyla ilgili sorunun çetrefil ve girift olduğunu, ancak bu sorunun aydınlatılmasının dinsel inancın düzenlenmesi ve insanın zihnini kurcalayan belirsizliğin açıklığa kavuşturulması bakımından önem taşıdığını vurgulayarak konunun titizlikle ele alınması gerektiğine dikkat çeker ve
bu bağlamda farki,yaratiği eserde okuyucuyu etkilemek yerine,birkaç farkli öğretinin konu ile ilgilerini fikirlerini ve saptamalarini,karşilikli kiyaslanabilecek şekilde anlatmaya çalişmasidir ,ki kitapta bu dönemin önemli ve temel öğretilerinden ,Stoacılık,Epicurusçuluk ve Academiacılık üzerinden ele alır..
Kitaptaki anlatımın tamami,üç ôğretinin üç ônemli üç kişisi:
GaiusVelleiusEpicurusçu;
Quintius Lucilius Balbus Stoaci;
Gaius Aurelius Cotta ise Acedemiacı arasında geçer..
Üçü,Ciceronun da konuk ,dinleyici olarak bulunduğu bir mekanda,kendi ôgretileri üzerinden,din,tanri,tanrinin doğasi ve insan üzerindeki etkisini inceler..
Incelemele arasında ,genis kapsamli bilgilere ulaşmak mümkundur,zira hem Yunan mitolojisinden hemde o döneme kadaryapilan tibbi,atrolojik,matematiksel,biolojik,araştirmalar temel alınarak tanri ve doğası tartışılir..(bu konuda Stoa temsilcisi Balbus un en kapsamli anlatımi vardir)
Cicero kitap boyunca hem dinleyici olarak yer alır ve hicbir konuda fikir belirtmez,okuyucuyu soru cevap şeklinde mantigina uygun ,kendine uygun sonuca ulaşmasıni sağlar fakat kitabin son cümlesinde de Stoacılarin öğretisini kendisine en yakin bulduğunu belirtir..
Akıcı bir dil,çabuk okunabilen,ve okunduğunda sıkmayan, anlami bütün kalabilen bir eser.Keyifli okumalariniz olsun...
492 syf.
·10/10
Gaius Velleius Epicurusçu;
Quintius Lucilius Balbus Stoaci;
Gaius Aurelius Cotta ise Acedemiacı
öğretinin temsilcileri olarak tanrıların doğasını tartışmakta ve Cicero yalnızca dinleyici olarak bulunmaktadır.
Bu şekilde farklı görüşlerle bu tartışmanın yapılması konunun çok yönlü ele alınmasını ve okuyucunun da adeta tartışmaya taraf tutarak dahil olmasını sağlamış. Kabalcı yayınlarının Yunan ve Latin Klasikleri basımı olduğu için kitapta eserin latincesi de bulunmakta. Kesinlikle okunması gereken bir kitap.
492 syf.
·7/10
Kabalcı yayınlarının bu serisi ilgisi olanlar için zaten başlı başına muazzam. Epicurus academia ve stoa okullarının gözünden bize tanrı var mı? Nitelikleri? Tanrı nerde? Tanrı ne? Sorularını 3 görüşün birbiriyle tartışması üzerinden anlatan kitap bittiğinde size çok güzel bir anıyı hatırladığınızdaki gülümsemeyi veriyor. Ama okurken yapılan sayısız gönderme bu alanda az bilgisi olan insanlar için her seferinde daha da yorucu oluyor çünkü bilmediginiz şeyler konuşuluyor ve bilmek zorundaymissiniz hissi doluyor insanın içine. Meraklısı için mükemmel. Ama eğlencesine okunacak bir kitap da değil
Zeno bizlerin açık açık dile getirdiği düşünceyi şöyle özetliyordu: Akla sahip olan, sahip olmayandan daha üstündür; hiçbir şey evrenden daha üstün değildir; o halde evren akla sahiptir.
Marcus Tullius Cicero
Sayfa 185 - Kabalcı Yayınevi
Sevgi (amor) sözcüğü önemlidir, bundan dostluk (amicitia) sözcüğü türetilmiştir. Dostluğu, sevdiğimiz kişinin yararına değil de kendi kazancımız doğrultusunda kurarsak, bu dostluk olmayacak, tersine çıkar ilişkisi olacaktır.
Marcus Tullius Cicero
Sayfa 157 - Kabalcı Yayınevi
...günümüzde tanrıların dünya işlerine hiç karışmadığını ileri süren filozoflar var; böyleleri daha önce de vardı zaten.
Bunun yanı sıra içgüdüsel anlamda arzusu ve sakınma hissi olmayan hiçbir canlı yoktur; ancak arzulanan şeyler doğaya uygun şeylerdir, sakınılanlarsa
doğaya aykırı şeyler; her canlı bazı şeylerin peşinden gider, bazı şeyler dense kaçınır; kaçındığı şeyler doğaya aykırı şeylerdir; doğaya aykırı şeylerinse yok etme gücü
vardır...
Marcus Tullius Cicero
Sayfa 371 - Academiacılara göre..
‘Suçun insanların kusurlarında olduğunu söylüyorsun; o zaman insanlara kusur
ve suç işlemeyecek türde bir akıl verseydin...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tanrıların Doğası
Baskı tarihi:
Eylül 2018
Sayfa sayısı:
303
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051717470
Kitabın türü:
Orijinal adı:
De Natura Deorum
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayınları
Baskılar:
Tanrıların Doğası
Tanrıların Doğası
Tanrıların Doğası
Roma’nın ünlü hatibi, avukatı, devlet adamı ve düşünürü Cicero, İÖ 44 yılında Caesar’ın senatoda öldürülmesinden sonra siyasetten uzaklaştığı ve çok sevdiği kızı Tullia’nın ölümünün ardından teselliyi felsefede aradığı yıllarda peş peşe felsefe eserleri yazmaya koyulur. Tanrıların Doğası başlıklı eserinde; Epicurus, Stoa ve Academia okullarının tanrıların nasıl bir doğaya sahip olduklarına, nerede varlıklarını sürdürdüklerine ve biz insanların bu dünyada yapıp ettikleriyle ilgilenip ilgilenmedikleri sorularına verdikleri yanıtları irdeler. Kitabın kurgusu Epicurusçu Velleius, Stoacı Balbus ve Academiacı Cotta arasında geçen tartışma şeklindedir. Cicero’nun kendisine verdiği rol ise tartışmaya dinleyici olarak katılmak ve böylece kitabın sonunda, din açısından çok önemli olan tanrılar konusundaki görüşlerini dile getirmektir.

Kitabı okuyanlar 29 okur

  • Alfa Kitap
  • monika
  • Isabelle

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%9.1 (1)
9
%0
8
%0
7
%9.1 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0