Tanrı'nın Kapısını Çalan Bilim

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.363
Gösterim
Adı:
Tanrı'nın Kapısını Çalan Bilim
Baskı tarihi:
Kasım 2007
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752109131
Orijinal adı:
The Varieties of Scientific Experience
Çeviri:
Reşit Aşçıoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Tanrı'nın Kapısını Çalan Bilim adlı eser, Carl Sagan'ın 1985 yılında ünlü Gifford Konferansları'nın yüzüncü yıldönümü nedeniyle aldığı davet üzerine İskoçya'da verdiği konferansın metinlerinden oluşmaktadır. Sagan konferanslarda; diğer gezegenlerde akla dayalı yaşam olasılığından kendi gezegenimizdeki yaşamın karşı karşıya kaldığı nükleer tehlikeye, yaratılışçılık ve sözde akıllı tasarımdan bilimin "bilgili tapma" olduğuna dair yeni bir kavrama, manik depresyondan tutun da kendinden geçmenin (huşu) muhtemel kimyasal yapısına kadar uzanan konulara ve sorunlara değinmiş. On yıl önce kaybettiğimiz büyük astronom ve astrofizikçi kozmoloji, fizik, felsefe, edebiyat, psikoloji, kültürel antropoloji, mitoloji ve ilahiyat gibi farklı pek çok alanda yaptığı konuşmalarla konferanslara katılan herkeste hayranlık uyandırarak dehasıyla tüm insanlığı aydınlatmıştır. Sagan'ın ölümünün onuncu yıldönümü vesilesiyle ilk kez yayınlanan Tanrı'nın Kapısını Çalan Bilim adlı kitabı eşi ve uzun süre onunla birlikte çalışmış olan Ann Druyan tarafından hazırlanarak günümüzün bilgileriyle tazelenmiştir.

Sagan bu kitapta din ve bilim arasındaki ilişki konusundaki fikirlerini ayrıntılı bir biçimde ortaya koyarken evrenin enginliğinde kutsalın ne demek olduğunu anlamak için sürdürdüğü kişisel arayışını ve yolculuğunu oldukça anlaşılır, mizahi, akılcı ve tamamen gözleme dayalı bir ifadeyle bizlere aktarıyor.
(Tanıtım Yazısından)
biraz mizah biraz felsefe ve daha neler neler keşke ölümsüzlük verilse böyle insanlara yada benim ömrümden bi beş on yıl ona gitseydi , seviyorum seni be carl umarım gittiğin yerleri de aydınlaıyorsundur
Carl Sagan'ın Konferanslarından oluşturulan kitabı Tanrının Kapısı Çalan Bilim, Tanrısız kalmanın uçurumunda atacağımız adımı ve körü körüne inanç bataklığında çırpınmanın muhasebesini yapmamızı sağlıyor.
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.943 Oy)9.213 beğeni30.246 okunma926 alıntı146.732 gösterim
  • Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens
    8.8/10 (2.077 Oy)2.191 beğeni4.544 okunma2.160 alıntı37.276 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.789 Oy)8.402 beğeni24.027 okunma957 alıntı95.898 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (8.256 Oy)9.252 beğeni27.608 okunma2.934 alıntı121.772 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (11.137 Oy)13.969 beğeni36.182 okunma3.794 alıntı153.837 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (6.296 Oy)6.653 beğeni17.681 okunma2.987 alıntı90.449 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (4.625 Oy)4.109 beğeni13.661 okunma1.541 alıntı56.509 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.919 Oy)6.034 beğeni20.634 okunma924 alıntı107.370 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.996 Oy)19.928 beğeni45.626 okunma3.578 alıntı192.932 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.747 Oy)9.711 beğeni27.251 okunma2.006 alıntı126.232 gösterim
Harika bi kitap..sonsuz derecede büyük olan bu evdende ne kadar küçük ve değerli olduğumuzu anlatan muhteşem bi eser..insan merkezli bakış açısının binlerce yıldır dayatıldığı ve öğretildiğini unutmadan okumak gerekşyor ve bu bakış açısının bilim karşısında ne kadar zavallı olduğunu gözler önüne seriyor..mutlaka okunmalı..
Çağdaş bilime mizahı ekleyen ilk kitaplardan biridir. Carl SAGAN zaten bilimi toplumun kolayca anlayabileceği şekilde yorumlayan ilk bilim insanlarından birisidir.
Carl Sagan'ın Tanrı'nın Kapısını Çalan Bilim kitabını okudum. Bu kitabı "Tanrı'ya inanmak değil, BİLMEK isteyen bilim" diye de okuyabiliriz. Bilimin "Tanrı" dediği şey, doğanın işleyişindeki prensiplerdir. Bunu felsefî kuram olarak bize sunan Spinoza. Bilime uyarlayan da Einstein. ABD'de din adamlarının isteği üzerine verdiği demeçte "Ben insan ilişkileri ve yaşayışında her şeye karışan Tanrı'ya değil, Spinoza'nın Tanrısına inanıyorum" demiştir.

İlahiyatın "inandığı" Tanrı, insana pek yakın olan bir ilâh. Hatta O istemezse yaprak kımıldamaz. Carl Sagan ise, bilimin materyal ölçüleriyle ispat edilebilir bir Tanrı istiyor. "Tanrı, kendini bize kanıtlamak için bulanık yollar denemek yerine, örneğin, Ay gezegenine 10 Emri yazabilirdi!" diyor.

Dinlerin tanıttığı Tanrı, insandan Tanrı'ya DİKEY bir ilişki değil; insandan insana YATAY bir sorumluluk aslında. İnsanlara birlik içinde olmaları için güçlü bir metafizik anlatı sunar. (RELİGİON Latince DİN demektir ve bir arada bağlı tutmak anlamına gelir)

Bilimin pozitif rolü, kutsal olanı anlama sürecinin tamamlanmamış olduğunu göstermesidir, ki, C.Sagan'ın dinamik şüphesi bu noktada değer kazanıyor. Tanrı'ya bilmeden değil, bilerek tapmanın yollarını arıyor.

Ben de Tanrı konusunda dinamik şüphe dönemleri yaşadım. Uzayı ve EVRİM'i öğrendikçe, bu denli karmaşık, tesadüfî ve hayranlık verici sürecin Tanrısal bir sanat olduğunu gördüm.

Ne diyor Anatole France: "Rastlantı, Tanrı'nın öz imzasını atmak istemediği yerde, kullandığı takma addır."
Kitapta bana göre ilk dikkat çekilen şey mizah ve bilimin aslında birbirlerine ne kadar yakıştığı . Bunu bu şekilde ifade edeceğimi düşünmezdim ama bu kitap benim bu tür kitaplarda olmaz dediğim ne varsa oldurdu. Mükemmel bir adamın elinden yine mükemmel bir eser.
Carl sagan bilim ve din hakkındaki görüşlerini savunurken bilim sürekli kendini yenileyen ve deneyime açık ispata dayalı olduğunu evrenin neresine giderseniz gidin o kuralların aynı olduğunu dinin ise deneyimden ispatlanabilirlikten uzak ve yeniliğe kapalı kendi kalıplarından farklı bi görüş sergileyenlerede pek de hoşgörüyle bakmadıgını hatta gerçeklerin ortaya cıkmasını geciktirdiği ve engel olduklarını insanların sadece iç huzuru bulmak adına veya birşeyin sebebini doğru acıklamak yerine dine atıf yaptıgını gecmişten günümüze tarihi örneklerle açıklıyor....
Kitapta oldukça kaliteli bilgiler var.. Fakat konferanstan çevrilerek kitaba dönüştürüldü için biraz ders kitabı gibi.. Özellikle tanrı hakkındaki incelemeler oldukça etkileyici..
Muhakkak ki bizim bu gezegenimizde, görünüşe göre insanlardan daha akıllı yaratıklar yoktur - yunus balıkları ve balinalar lehine birkaç söz söylenebilecek olsa da. Nitekim insanlar kendilerini nükleer silahlarla yok etmeyi başarırlarsa tüm diğer hayvanların insanlardan daha zeki olduklarına dair bir savunma yapılabilir.
Balıklar akarsuları ve havzaları olduğunu
söylüyor ama
daha ötede ne var ki diye soruyorlar
yaşadığımız bu hayat hayatın kendisi olamaz
diye yemin ediyorlar
çünkü hayat dediğin şey hepsi bundan ibaretse
ne de tatsız bir şey

* Rupert Brooke
Ve biz biliyoruz ki inşa edilen ilk piramit çökmüş ve inşa edilen ikinci piramidin yarısına gelindiğinde çöken ilk piramitten alınan dersle ikincinin kenar açıları epey tıraşlanmıştı. İlk piramidin çökmesinden ders almışlardı. Hem sonra, inşaat temelinin dayandığı açıyı gereğinden geniş tutmak gibi bir hataya, uzay yolculukları yapan yerküre dışı bir uygarlık düşmezdi.
" Doğa'nın izlediği yoldan sapması mı yoksa bir insanın yalan söylemesi mi daha olasıdır ? " *
* David Hume
Tanrı eğer sadece ve sadece evrene hükmeden fiziksel kanunlar serisiyse o halde böyle bir Tanrının varlığı çok açıktır. Bu Tanrı duygusal yönden tatmin edici değildir...Yer çekimi kanununa da dua etmek çok anlamlı değildir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tanrı'nın Kapısını Çalan Bilim
Baskı tarihi:
Kasım 2007
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752109131
Orijinal adı:
The Varieties of Scientific Experience
Çeviri:
Reşit Aşçıoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Tanrı'nın Kapısını Çalan Bilim adlı eser, Carl Sagan'ın 1985 yılında ünlü Gifford Konferansları'nın yüzüncü yıldönümü nedeniyle aldığı davet üzerine İskoçya'da verdiği konferansın metinlerinden oluşmaktadır. Sagan konferanslarda; diğer gezegenlerde akla dayalı yaşam olasılığından kendi gezegenimizdeki yaşamın karşı karşıya kaldığı nükleer tehlikeye, yaratılışçılık ve sözde akıllı tasarımdan bilimin "bilgili tapma" olduğuna dair yeni bir kavrama, manik depresyondan tutun da kendinden geçmenin (huşu) muhtemel kimyasal yapısına kadar uzanan konulara ve sorunlara değinmiş. On yıl önce kaybettiğimiz büyük astronom ve astrofizikçi kozmoloji, fizik, felsefe, edebiyat, psikoloji, kültürel antropoloji, mitoloji ve ilahiyat gibi farklı pek çok alanda yaptığı konuşmalarla konferanslara katılan herkeste hayranlık uyandırarak dehasıyla tüm insanlığı aydınlatmıştır. Sagan'ın ölümünün onuncu yıldönümü vesilesiyle ilk kez yayınlanan Tanrı'nın Kapısını Çalan Bilim adlı kitabı eşi ve uzun süre onunla birlikte çalışmış olan Ann Druyan tarafından hazırlanarak günümüzün bilgileriyle tazelenmiştir.

Sagan bu kitapta din ve bilim arasındaki ilişki konusundaki fikirlerini ayrıntılı bir biçimde ortaya koyarken evrenin enginliğinde kutsalın ne demek olduğunu anlamak için sürdürdüğü kişisel arayışını ve yolculuğunu oldukça anlaşılır, mizahi, akılcı ve tamamen gözleme dayalı bir ifadeyle bizlere aktarıyor.
(Tanıtım Yazısından)

Kitabı okuyanlar 67 okur

  • Onur
  • İnka
  • Nasretmedin Hoca
  • deniz çayırlı
  • Berkay
  • Tomris Yasemin Emre
  • Enkido
  • Sevgi Özdil
  • Onur Çetin
  • ercan özdemir

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%7.1
18-24 Yaş
%28.6
25-34 Yaş
%14.3
35-44 Yaş
%42.9
45-54 Yaş
%7.1
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%22
Erkek
%78

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%35.7 (10)
9
%17.9 (5)
8
%28.6 (8)
7
%14.3 (4)
6
%3.6 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0