Tanrı`nın Kırbacı Atilla

7,6/10  (5 Oy) · 
12 okunma  · 
6 beğeni  · 
447 gösterim
Her şey gayri meşru bir olayla başlar. Batı Roma İmparatoru III. Valentinian'ın kız kardeşi Honoria'nın bir uşakla yatakta basılması, bir skandala neden olur. Bu düşüncesizliği nedeniyle hapsedilen Honoria, içinde bulunduğu durumdan kurtuluş umudu olarak dünyanın en korkulan savaşçısı olan Atilla'yı görür.

Çaresizlik içinde, Hunların Kralı'na elçi göndererek yardımını ister. Bu yardım çağrısını bir evlenme teklifi olarak kabul eden Atilla, başlık parası olarak Roma İmparatorluğu'nun yarısı üzerinde hak iddia eder ve böylece savaş makinelerini harekete geçirir.

Hunlarla açık bir savaşın, imparatorluğun mahvına sebep olmasından korkan Romalılar, gizli kapaklı yollar arar. Diplomatik uzlaşma arama kisvesi altında Atilla'nın kampına gönderilmek üzere bir elçilik grubu oluşturan Romalı liderler, Atilla'nın savaş beylerinden birini Atilla'yı öldürmesi için bir suikast planının içine çekmeye çalışır. Hırslı bir entelektüel olan Jonas, tarihçi olarak bu elçi grubuna dahil edilir. Ama suikast planı ortaya çıkınca, bir tarihçiden daha fazlası haline gelir. Hunlar tarafından rehin alınan Jonas, diplomaside sahip olduğu yeteneklerin yanı sıra hayatta kalmak için kılıçla ilgili olarak yeni yeteneklere de ihtiyaç duyduğunu anlar. Ama tek sorunu hayatta kalmak değildir. Hun kampında esir olan ve Hun savaşçılardan birine verilmesi söz konusu olan Romalı güzel Ilana'yla tanışır. Tek başına kaçma girişimi bir çılgınlık olacaktır. Bir de Ilana'yı kurtarma düşüncesi intihar demektir. Ama yaşamına mal olsa bile, Ilana olmadan kamptan ayrılamayacağının farkındadır.
Jonas, kaçışını planlarken Roma ile Hunlar arasında olacak savaşta, neyin hayati bir önem taşıdığını anlar. Şimdi artık sadece kendi yaşamı söz konusu değildir. Ilana ve imparatorluğu kurtarmak adına Batı medeniyetinin geleceğine karar vermek için karşı karşıya gelecek iki büyük ordunun, tarihteki en büyük savaşına Roma'yı hazırlamak üzere bilgiler ve eski bir kılıcı ulaştırmak zorundadır.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2013
  • Sayfa Sayısı:
    480
  • ISBN:
    9786054401888
  • Çeviri:
    Faruk Özden Yıldırım
  • Yayınevi:
    Panama Yayıncılık
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 3 Alıntı

İslim Sema 
24 Ağu 10:29 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Güneşin battığı yere kadar yürümek, şafağın insanlarının kaderinde var.

Tanrı`nın Kırbacı Atilla, William Dietrich (Sayfa 304 - Panama Yayıncılık)Tanrı`nın Kırbacı Atilla, William Dietrich (Sayfa 304 - Panama Yayıncılık)
İslim Sema 
22 Ağu 11:14 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Hunlar çocuklarına düşkündüler ve biz, Romalıların çocuklarımıza tarihi ve hitabeti öğrettiğimiz ciddiyetle onlar da çocuklarına biniciliği öğretiyorlardı. Yokluk yaşamın bir parçası olarak kabul ediliyor ve oruçlarla, sudan mahrumiyetle, uzun yüzme seanslarıyla, ateşe dağlanmayla ya da diken batırmayla insanlar zorluklara alıştırılıyordu.

Tanrı`nın Kırbacı Atilla, William Dietrich (Sayfa 171 - Panama Yayıncılık)Tanrı`nın Kırbacı Atilla, William Dietrich (Sayfa 171 - Panama Yayıncılık)
Hakan Özdengül 
23 Haz 00:17 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

'' Şafağın insanlarının ülkesi yoktu . Güneşi takip eder ,mutlu olduğu yere gider istediğimiz yere yerleşir ve ihtiyacımız olanı alırız.''
'' Bütün yaşam karanlıkla aydınlığın,iyiyle kötünün,medeniyetle barbarlığın,yasalar ve düzenle zalimin köleleştirilmesinin bir mücadelesidir.

Tanrı`nın Kırbacı Atilla, William DietrichTanrı`nın Kırbacı Atilla, William Dietrich