Tanrının Kırbacı Attila - 1Thomas R. P. Mielke

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.147
Gösterim
Adı:
Tanrının Kırbacı Attila - 1
Baskı tarihi:
Ekim 2000
Sayfa sayısı:
504
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757076322
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Attila Konig Der Hunnen
Çeviri:
Atilla Dirim
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yurt Kitap Yayın
Kavimler Göçünün, Roma İmparatorluğu'nun Çöküşünün, Büyük Hun Kağanı Attila'nın Romanı

Attila savaşçılarına beş at boyu kalıncaya kadar yaklaştı, sonra küçük deri plaklardan ve kuş tüylerinden oluşan zırhının önünü açtı ve önderliği altında savaşa giden adamlara çıplak göğsünü gösterdi. Büyük kalabalıktan heyecan ve coşku dolu müthiş bir çığlık kopmuştu..

Herkes şaman Aybars'ın büyüleriye bir an önce kutsanmak istediği için, telaşla onun yanına gitmeye çalışıyordu... Aybars Amca'nın şarkıları atların, çalgıların ve ağlayan kadınların sesleri arasında duyulmaz olmuştu. Üzerine kuş tüylerinden yapılma elbisesini giymiş ve renkli kurdelelerle süslenmiş olan şaman, dev bir kuşu andırıyordu... Savaşçılardan her biri Hun kadın ve kızlarından yeni kopartılmış birer çam dalı alıyordu. Bu dallar onların sağ salim geri dönmelerini sağlayacak birer tılsımdı.
(Arka Kapak)
Büyük kağan Attila. Sabrı, Cesaret takdire şayan bir lider. Çocuklarına göstermiş olduğu sevgi, çocuklarıyla birlikte geçirdiği vakitlerden keyif alan, karısıyla birlikte mutlu bir birliktelik yaşayan bir lider. Savaş zamanında acımasız, korkusuz ve gaddar. Attila'yı anlatan muhteşem bir kitap. Tarihi roman sevenler mutlaka okumalı bence. Sevmeyenler de sevsin okusun :) Dipnot: Kendisine Türk diyenler kitapla sizler içinde Attila'nın güzel sözleri var.
Attila'yı tarih kitaplarından çıkarıp bir karaktere büründüren şahane bir roman. Ki bir tarihsever olarak hayran olduğum bir isimdir Attila. Eğer sizde öyleyseniz okumalısınız :)
"Ben bir Roma imparatoru muyum ki, böyle bir şeyi yasaklayayım?" diye güldü. Attila bu kez yüksek sesle: "Bizde herkes dilediği dine girmekte serbesttir. Biz sadece tanrılarının isimleri bizimkilerden farklı diye kimseyi öldürmeyiz."
Yazı sanatına hakim olanlar, söz sanatına hakim olanlardan çok daha başarılı yalanlar söyleyebilirler !
"Sen söylediğinden çok daha fazlasını biliyorsun!" dedi sonunda Aybars'a dönerek.
"Sana onları öldürmediğimi söyledim!"
"Fakat..." Attila ansızın neler olduğunu kavramıştı. "Buna engel de olmadın!"
"Evet" diye karşılık verdi şaman. "Bunu yapmadım. Çünkü ölüm de yaşamın bir parçasıdır."
İşte mesele buydu! Güneşten, bulutlardan veya göklerdeki kuşlardan başka hiç kimsenin bu kadar kısa sürede Roma'dan Karpatlara, oradan da Transilvanya Dağları'na gidip, Ravenna'ya geri dönmesi mümkün değildi!
"... göklerdeki kuşlardan başka!" diye tekrarladı Attila kendi kendine.
Attila öfkeyle dudaklarını ısırdı. Daha önce hiçbir kadın veya kız tarafından bu şekilde aşağılanmış ve horlanmış değildi. Çılgınca bir öfkeyle bağlarına asıldı. Fakat sağlam ipler kopmak bir yana dursun, bileklerine daha bir acıyla gömüldüler. Bir yaban atı gibi şaha kalkmanın faydası yoktu. Ne kadar isyan edip gururunu korumaya çalışırsa çalışsın, kadınlar için kolayca ehlileştirilecek bir çocuktan başkası değildi.
"Kaç yaşındasın?" diye sordu ona hafifçe öksürüp boğazını temizleyerek.
"On altı" diye cevap verdi kız. Sesi Attila'nın kulağına aynı yaştaki kızların seslerinden çok daha güzel gelmişti.
"Benden büyüksün" dedi Attila.
"Biliyorum, fakat sen Attila'sın..."
"Bununla ne demek istedin?"
"Ben size aitim... Daha doğrusu baban Muncuk Han'a.
Büyükbabam size karşı savaşırken ölmüştü, fakat babam senin baban ve Stilicho'yla birlikte Radagis'in vahşi Ostrogotlarına karşı savaşmıştı. Sonra İmparator Honoirus'un Ravenna'daki sarayında bulunan Hun birliğine dahil oldu, sonra da Julius Alplerindeki general Generidus'un kıtalarına..."
Attila, Roma İmparatorunun kız kardeşinin, Got prensinin kollarını arasına sığındığını gördü. Aralarındaki ilişki onu zerrece ilgilendirmiyordu. Hatta Gotların ölüleri bile umurunda değildi. Tek istediği, kendisini takip eden bin Hun atlısını lejyonerlerin kılıçlarına doğru sürerek ölümlerine sebep olan bu adamı cezalandırmaktı. Ölülerin ruhları için onun gururunu kırbaçlayacak, ayaklar altında çiğneyecekti!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tanrının Kırbacı Attila - 1
Baskı tarihi:
Ekim 2000
Sayfa sayısı:
504
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757076322
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Attila Konig Der Hunnen
Çeviri:
Atilla Dirim
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yurt Kitap Yayın
Kavimler Göçünün, Roma İmparatorluğu'nun Çöküşünün, Büyük Hun Kağanı Attila'nın Romanı

Attila savaşçılarına beş at boyu kalıncaya kadar yaklaştı, sonra küçük deri plaklardan ve kuş tüylerinden oluşan zırhının önünü açtı ve önderliği altında savaşa giden adamlara çıplak göğsünü gösterdi. Büyük kalabalıktan heyecan ve coşku dolu müthiş bir çığlık kopmuştu..

Herkes şaman Aybars'ın büyüleriye bir an önce kutsanmak istediği için, telaşla onun yanına gitmeye çalışıyordu... Aybars Amca'nın şarkıları atların, çalgıların ve ağlayan kadınların sesleri arasında duyulmaz olmuştu. Üzerine kuş tüylerinden yapılma elbisesini giymiş ve renkli kurdelelerle süslenmiş olan şaman, dev bir kuşu andırıyordu... Savaşçılardan her biri Hun kadın ve kızlarından yeni kopartılmış birer çam dalı alıyordu. Bu dallar onların sağ salim geri dönmelerini sağlayacak birer tılsımdı.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 34 okur

  • Saygın Atilla
  • Levent Varol
  • Uğur Savcı
  • Welat parlak
  • Erol Muzaffer
  • Hakkı Arslan
  • Ender Bıyıklı
  • Kürşad Ulusoy
  • Arif aydeniz
  • Ümit tncy

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%7.1
18-24 Yaş
%14.3
25-34 Yaş
%7.1
35-44 Yaş
%64.3
45-54 Yaş
%7.1
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%25.8
Erkek
%74.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%9.1 (1)
9
%9.1 (1)
8
%18.2 (2)
7
%45.5 (5)
6
%9.1 (1)
5
%9.1 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0