Tanrı'nın Psikopat ÇocuklarıAlein Kentigerna

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.705
Gösterim
Adı:
Tanrı'nın Psikopat Çocukları
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
648
ISBN:
9786059371551
Kitabın türü:
Yayınevi:
Panama Yayıncılık
DİKKAT OKUYACAĞINIZ BU ROMAN HAYATINIZI ALT ÜST EDEBİLİR! Çocuğunuzun hayatını kurtarmak için cinayet işler miydiniz? Karşınıza şeytandan başka size yardım edecek kimse çıkmasaydı... Çocuğunuzun hayatı için şeytanla Tanrı arasında bir seçim yapmak zorunda kalsaydınız... Ve Tanrı, bu zor sınavda sizi şeytanla yalnız bıraksaydı...Bazen en masum insanın içindeki katil, sevdiği birinin acısıyla uyanıp bir psikopata dönüşebilir. NEFESİNİZİ İYİ AYARLAYIN. KİTABIN HIZI KALP RİTMİNİZİ BOZABİLİR. Gözünüzü dahi kırpmadan okuyacağınız, gerilimi damarlarınıza kadar hissedeceğiniz, yüksek tempolu, tehlikeli, şeytan işi bir roman! “Çünkü bu hikâye cennette yeri olmayanlar için. Giysilerinizi bırakın. Gittiğiniz yerde hiç üşümeyeceksiniz!” CEHENNEMDE YANACAKLARA ADANMIŞTIR!
(Tanıtım Bülteninden)
Alein Kentigerna'nın kitapları beni hep heyecanlandırmıştır. Bu kitabını da bir solukta bitirdim. Ama diğer kitaplara nazaran daha farklı bir sonla bitti. Bu açıdan biraz hayal kırıklığına uğradım.


Tanrı'nın Psikopat Çocuklarını okurken kendinizi kitabın içinde buluyorsunuz birden. Sanki orada ki dedektif bendim ve gece uyurken veya yemek yerken kafamda hep sorular dolaşıyordu ve aklım hep kitaptaydı. Kitabın dili bayağı akıcı ama yazarın benzetmeleri beni çileden çıkarttı. Çoğunlukla cümleyle alakasız benzetmeler yapmıştı ama bir süre sonra alıştım. Kitabın içine yeni karakterler girmesi kafamı karıştırdı ama bir süre sonra buna da alıştım. Çünkü kitap o kadar heyecanlıydı ki kusurları görmezden geliyorsunuz. Sonunun daha farklı olmasını isterdim. Yazarın sürekli şeytandan bahsetmesi de biraz rahatsız ediciydi. Ama belki de anlatmak istediği şeytanın ta kendisi olduğu için bu kadar çok bahsetmiş olabilir.


Birkaç kusur dışında her zaman ki Alein Kentigerna kitabıydı bana göre. Bu yazarı okumayı seviyorum ve okumaya devam edeceğim. Kitabı herkese tavsiye ederim, en azından herkesin bir tane Alein Kentigerna kitabı okumasını şiddetle tavsiye ederim. Keyifli okumalar...
Kaçırılan çocuklar , yakılarak öldürülen kimliksiz cesetler , üstlerine giydirilen Ku Klux Klan kostümleri , tarikat tarafından öldürülen bir zenci, ustaca hazırlanmış aldatmacalar , Öldürülmesi istenen insanlar .. Peki bu insanlar arasında ki bağlantı neydi ? Neden kaçırılan çocukların ailelerinden onları öldürmeleri isteniyordu ? Dedektif Martin sonuca yaklaşırken kendi kızı kaçırılınca da aynı soğuk kanlılıkta kalabilcek miydi? Kitap o kadar akıcı bir anlatımla yazılmış ki çok beğendim. Elimden bırakamadım sonunda ise sizi gerçekten şaşırtan bir son bekliyor. :)
Google'da yaptığım araştırmaya göre kitapların çevrisini yaptığı söylenen Alper Atılgan'ın takma ismi Alein Kentigerna'imiş. Yabancı kitap sitelerinde Alein Kentigerna adlı bir yazar yok. Tabi ben bu duruma üzülmedim desem yalan olur. Sebebi ise bir Türk yazarın, Türk polisiye kitapları okunmadığı için sanırım takma isimle kitap çıkarmayı uygun görmüş olması :( Tabi bu benim fikrim :)
Kitaplarının bir çoğunda orijinal isim ve çevirmen ismi yer almadığı için bu yazarın bizlerden biri olduğunu ( eğer doğru ise) bilmek onur verici olur benim için...

Kitabın konusu ise ilginç olmakla beraber çok fazla detay barındırıyor. Neredeyse her bölümde, katilin gönderdiği tehdit ile ilgili kanıt tekrar ediliyor. Her olayda mutlaka onu hatırlatacak bir anı ve hatıranın olması ise okurken sıkılmama sebep oldu. Kitabın temposunu betimlemeler ve tekrarlar düşürmese de, yazar konuyu uzatmak için oldukça fazla karmaşıklaştırmaya çalışmış...

Kitabın ana konusu " Çocuğunuzu kurtarmak için cinayet işler misiniz?" sorusu üzerine kurgulanmış. Şeytanın yasalarını savunan bir adamın, geçmişteki bir tarikatın üzerine oynadığı oyunlar ile birlikte her kurbanın ebeveyninin bildirdiği bir ismi öldürüp, kendisine vücutlarından bir parça göndermelerini istemesiyle başlıyor...

Dedektif Martin ise bu dosyayı sonuçlandırmak için üstlerinin tüm uyarılarını görmezden gelerek, istem dışı kendini "Şeytan"ın oyunlarının içinde buluyor...

Katil herkesin gözünün önündeyken, kitabın bu son ile bitmesine çok şaşırdım...
Çocuğunuzun hayatını kurtarmak için cinayet işler miydiniz ?

Can alıcı bir soru.. Dikkatimi çeken de bu soru olmuştu. Bir solukta okudum kitabı.. Kaçırılan çocuklar ve onlara karşılık ölmesi istenen insanlar.. Arafta kalan kişiler.. Çocukları kimin kaçırdığını son sayfaya kadar tahmin edemiyorsunuz. Tam buldum derken bir başkası çıkıyor, evet tamam bu derken de gene tahminler boş çıkıyor.. Polisiye-gerilim kitaplarını seviyorum.. Gerilimi hep yüksek tutmuş yazar.. Yazarın okuduğum üçüncü kitabı ve sevdiğim yazarlar arasında yer almayı da hak eden bir yazar oldu.. Eksik kitaplarını da tez zaman da okumayı düşünüyorum.. Kitapta "Şeytanın İlkeleri" başlıklı yazılar dikkatimi çekti. O bölümde yazar kendi fikirlerini sunmuş zannımca ama çoğu şeye karşı sanki öfkesini kusmuş gibi hissettim yada bana öyle geldi bilmiyorum. Güzeldi ya ben sevdim kitabı.
Hoş bir girişle başlayıp sizi içine çekiyor. Gerilim ve kafa karıştırıcılıkla dolu bir takım serüvenden sonra beklenmedik, basit ve hak edilmemiş bir sonla bitiyor. Evet, kitap çok güzel başladı. Devamında sürekli kafamı karıştırdı çünkü ne zaman kitaba yeni karakter giriyor sansanız, o kişinin aslında kitaptaki bir karakter olduğunu öğreniyordunuz. Sonunun da oldukça farklı biteceğini ve katilin hiç tahmin edilemeyecek biri olduğunu düşünmüştüm. Tahmin etmediğim biriydi ama saçma biriydi. Böyle bitmemeliydi.
Tanrı'nın Psikopat Çocukları...25.12.2017

DMK-13...

Halüsinasyon,Yılanların uykusu,Ölüm peygamberi gibi bu kitapta da ensest ilişkiler göze çarpabilir.Ama diğer kitaplarına oranla daha düşük seviyede.Okuyan her insan sonunu beğenmemiş olabilir.Şöyle düşünün;on yıllar boyunca plan yapıyorsunuz,DMK-13 bunun için hayatınızı intikamla geçiriyorsunuz,tekrar ve tekrar göz gezdiriyorsunuz,her şeyden vazgeçiyorsunuz.Öyle ki,öz kızınıza bile o muameleyi yapmak zorundasınız.Çünkü bir haftayı,bir ay-ı,bir yılı düşünmek yetmiyor.On yıllar sonra olacakları hesap etmek gerekiyor.Herhangi birinin aklına geldiğinde,'Hayır,bu olamaz.Öz kızına bunu yapmış olamaz,saçmalık.'' dedirtmeniz için bu gerekliydi.Bir günde bitirmiştim.Tekrar ve tekrar okumak için zevkli.Bu arada çoğu yazarlar ilk kitaplarından sonra biraz bocalamaya başlar,önceki kitaplarını aratabilirler.Ama Aleın Kentigerna tam tersini yapmış.Çıtayı çok fazla yükseltmiş.Her başlık öncesi verdiği mesajlar,belirttiği ilkeler...sizi diğer başlıkları okumak için teşvik ediyor ve tahrik ediyor.Yeni kitaplarının çıkması dileğiyle...

Elbiselerinizi çıkarın;gideceğiniz yerde üşümeyeceksiniz!
648 sayfayı bana kısa sürede oluşturacak kadar akıcı ve sürükleyici bir kurgu yarat, beklentiyi zirveye taşıyacak etkileyici mesajlar ver, olayları karmakarışık hale getirip nereye varacağını merat ettir, ilginç detaylarla ilgi çektir, derin ve cesur söylemlerde bulunup kendine hayran bıraktır, ama sonunu bağlayama.. Yazar kendi yarattığı karışıklığı toparlayamamış, bazı soruları cevaplayamamış, etkileyici giden kurguyu sonucu ile vasat hale getirmiş. Neyse ki vermek istediği mesajı çok iyi vermiş de okuduğuma pişman ettirmemiş.
Bazı kitaplar vardır; içsel huzuru bulmak yolunda kocaman bir adımdır. Ve bazı kitaplar da; şeytanın damarlarınızda gezdiğini düşündürecek kadar ürpertici/rahatsız edicidir. İşte bu kitap tam olarak böyleydi. Polisiye-gerilim kitaplarından hoşlanıyorsanız; bu kitabı okuduktan sonra diğer polisiye-gerilim romanları sizin için büyük ölçüde önemini yitirecek diye düşünüyorum. Hele “şeytanın ilkeleri” olarak araya serpiştirilen ilkeler sanki şeytan ete kemiğe bürünmüş de; düşünüyor, konuşuyor tadındaydı. İnsanlığın doğru ve yanlışları, salt kötülük ve sorgulamanız için etik-etik olmayan değerler; o kadar yerinde bir kurguyla ortaya konmuş ki, kitabın sonunda durup durup düşünmemek ya da sorgulamamak elde değil. Mümkünse okuyun.
Belirli bir kitap okuma sıram vardır.Gerilim okuduysam araya bir tarih kitabı,en az biri klasik olmak üzere iki üç kitap sıkıştırdıktan sonra sıranın başına dönerim.

O günde sırada gerilim kitabım vardı.Alein K.'ya güvenim sonsuzdur,okumadan önce beni etkileyeceğini biliyordum,öyle de oldu zaten.Kitabı uyku saatlerimi saymazsak bir günde bitirdim,kitap beklemeye gelmiyor zaten.Aksi takdirde meraktan ölebilirsiniz.Uykumda da zaten kitabın içindeydim,biraz ürkmedimde değil açıkçası.

Kitabın Şeytan İlkeleri ilk başta kim tarafından yazıldığını kavrayamadiğımız için biraz ürkütücü geldi.Ve ilk defa bir kitapta ABD'ye bu kadar çok gönderme,yerme,hakaret edildiğini gördüm(Seytan İlkeleri kısmında.) .Yermeler,göndermelerin bazıları yerindeydi(gayet de hoşuma gitti) ancak bazı yerlerde ciddi anlamda ağır hakaretler içeriyor.Yazar hakkında pek bilgi bulunamadığından ABD'de yasaklandı mı bilmiyorum,bunun araştırmasını yapamadım,merak da ediyorum...
Kitabı okurken orijinal ismini merak edip kapağına bakınca, hiçbir bilginin olmadığını gördüm. İşin ilginç yanı çevirmen bilgisi de yok. Netten yazarı araştırdım, yazar hakkında da bilgi yok. Bu da beni haliyle "yazar Türk mü?" diye düşündürdü. Benim tahminim yüzde doksan Türk olması yönünde...
Kitaba dönecek olursak; kurgu son derece güzel. Çok iyi de giriş yaptı. Sadece Ku Klux Klan, tarikat, şeytan vs. konulara çok yer vermiş.Buraları kısa tutsaymış çok daha iyi olacakmış.Bunun dışında öyle rahat okundu ki sayfalar adeta akıp gitti. Okurken Benjamin ile korkup endişe ediyor, Frank ve Richard ailesiyle panikliyor, Martin ile dedektif oluyor insan...
Nefreti,şefkati, öfkeyi ,acımayı ve de olaylarda korkmayı aynı kitapta yaşıyoruz.Tüm duyguları aynı potada eritmek kolay değil.Yazarın kalemine bir kez daha hayran kaldım...
Birbirini tekrar eden olaylar ve ufak tefek bazı aksaklık dışında son zamanlarda okuduğum en keyifli kitaplardan biriydi.Yazarın sadece Halüsinasyon ve Kıyamet Elçileri kitabını okumadım.Onları da ilk fırsatta okuyacağım...
Çok başarılı bir kurguya sahip, her sayfasında heyecan ve merak dozunuzun sabit bir ivmeyle arttığı, hiç ritmini düşürmeyen, oldukça başarılı bir hikaye. Hayatta karşılaşılabilecek en zor ikilemle, çocuklarının hayatı karşılığında katil olma durumuyla karşı karşıya kalan insanların çözüm arayışlarını ve cesaretlerinin sınırlarını zorlamalarını, neleri göze alabildikleri ve nelerden vazgeçebildiklerini anlatırken, 'ben olsam ne yapardım?' dedirtiyor. Romanın bence en çarpıcı bölümü ise, 'sizler masallarla ve güzel hikayelerle büyürken, bizler en sefil koşullarda yaşadığımız barakalarımızda atalarımızın nasıl köle olduğu, nasıl işkencelere maruz kaldığı, hangi acıları çektiği gerçeğini dinleyerek büyüdük' diye başlayan ırkçılık eleştirisi... Okunmalı...
Kitap oldukça hoşuma gitmişti. Kendine has ağır bir hava katan ama sürükleyici betimlemeleri ve güzel değinmeleri vardı. Ama ne yazık ki bana kalırsa sonu çok tahmin edilebilinirdi. Sanki sonu aceleye getirilmiş ve iyi planlanmamıştı. Çünkü kitabın geneli ile ufak çelişkileri vardı. Aynı zamanda kitabın genel düşüncesine aykırı yorumlarda da bulunuyordu. Özet olarak kitabın son on yirmi sayfası dışında efsane olduğunu, sonunun bütüne yakışmadığını ama kitabı o kadar da düşürmediğini söylemeliyim.
Toplum, bir aradayken acımasız, ama yalnızken duygusal ve merhametli bireylerden oluşan tutarsız ve melankolik bir hastadır! Kendileri acı çekerken hepsi merhamet ister, kendilerinden olmayan biri acı çekerken de idam ağacının dalına yağlı urgan ilmikleyen, gözünü kan bürümüş bir cellat kesilir!
Dünya kötülerin yaptıklarından dolayı değil, iyilerin susup hiçbir şey yapmadıklarından dolayı kötü ve korkunçtu.
Günahlar, insanların çocukları gibidir. Bazen utanırsın, bazen gurur duyarsın, bazen o yokmuş gibi davranırsın, bazen çok kızarsın, bazen çok seversin, bazen de hiç işlememiş olmayı dilersin ama günahlarına kürtaj yapamazsın.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tanrı'nın Psikopat Çocukları
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
648
ISBN:
9786059371551
Kitabın türü:
Yayınevi:
Panama Yayıncılık
DİKKAT OKUYACAĞINIZ BU ROMAN HAYATINIZI ALT ÜST EDEBİLİR! Çocuğunuzun hayatını kurtarmak için cinayet işler miydiniz? Karşınıza şeytandan başka size yardım edecek kimse çıkmasaydı... Çocuğunuzun hayatı için şeytanla Tanrı arasında bir seçim yapmak zorunda kalsaydınız... Ve Tanrı, bu zor sınavda sizi şeytanla yalnız bıraksaydı...Bazen en masum insanın içindeki katil, sevdiği birinin acısıyla uyanıp bir psikopata dönüşebilir. NEFESİNİZİ İYİ AYARLAYIN. KİTABIN HIZI KALP RİTMİNİZİ BOZABİLİR. Gözünüzü dahi kırpmadan okuyacağınız, gerilimi damarlarınıza kadar hissedeceğiniz, yüksek tempolu, tehlikeli, şeytan işi bir roman! “Çünkü bu hikâye cennette yeri olmayanlar için. Giysilerinizi bırakın. Gittiğiniz yerde hiç üşümeyeceksiniz!” CEHENNEMDE YANACAKLARA ADANMIŞTIR!
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 44 okur

  • EMİN ED
  • Zafer Çetinkaya
  • Nurhan Işkın
  • Dilara
  • ▶ նiff ⭐
  • Sıla Çayıroğlu
  • Onur
  • pelin caburoğlu
  • İbrahim...
  • Teksen Taşcı

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%12.5
18-24 Yaş
%50
25-34 Yaş
%6.3
35-44 Yaş
%18.8
45-54 Yaş
%12.5
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%69.4
Erkek
%30.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%39.3 (11)
9
%25 (7)
8
%21.4 (6)
7
%3.6 (1)
6
%7.1 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%3.6 (1)
1
%0