Tanrı'nın Tarihi (İslam, Hristiyanlık ve Yahudiliğin 4000 Yıllık Tarihi)

·
Okunma
·
Beğeni
·
6.252
Gösterim
Adı:
Tanrı'nın Tarihi
Alt başlık:
İslam, Hristiyanlık ve Yahudiliğin 4000 Yıllık Tarihi
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
608
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052990612
Orijinal adı:
A History Of God
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Semavi Dinlerin 4000 Yıllık Tarihi

Tek bir Tanrı’nın varlığı inancı –Allah, Tanrı, Yahveh– 4000 yıldır sürüyor. Tanrı’nın tarihsel öyküsü, aynı zamanda insanoğlunun mücadele öyküsüne denk düşüyor. Musevilik, Hristiyanlık ve İslamiyet, Tanrı’nın iyi olduğunu iddia ederken, organize din şiddete ve kökü kazınamaz bir önyargıya sık sık katalizör oluyor. Bu müthiş, geniş çaplı ve orijinal inanç serüveninde, Karen Armstrong, toplumların tek Tanrı inancına olan mutlak sadakatini ve bunun yarattığı pek çok çelişkili görüşü inceliyor. Karşılaştırmalı, sıra dışı bir ibadet ve savaş öyküsü olan Tanrı’nın Tarihi bizi hayatımızın en temel gerçeğiyle yüzleştiriyor.Klasik felsefeden Orta Çağ Mistisizmi’ne, Reformasyon’dan Aydınlanma’ya ve modern çağın kuşkuculuğuna, Karen Armstrong’un tek tanrılı dinlerin entelektüel tarihini tek bir ciltte toplamış olması bir mucize gibidir.



“Binlerce meraklı okuru tatmin edip bilgilendirecek müthiş ve takdire şayan bir eser.”

-The Washington Post Book World-



“Üç büyük dinin karşılaştırmalı tarihini araştırmacı bir şekilde inceleyen bu kitap, dinî düşüncelerin kök saldığı, büyüdüğü ve yeşerdiği sosyopolitik zeminleri korkusuzca aydınlatıyor.”

-Publishers Weekly-



“Nüktedan, bilgilendirici ve düşündürücü: Armstrong karmaşık düşünceleri sadeleştiriyor ama basitleştirmiyor.”

-New York Times Book Review-



“Yalnızca her şeyi bildiğini sananlar Armstrong’un Tanrı arayışından etkilenmeyecektir.”

-Economist-



“Armstrong, üç büyük dinin değişken Tanrı algısının çok iyi yazılmış bir genel değerlendirmesini sunuyor. Ayrıca epey din tarihi bilgisi de vererek, bu dinlerle ilişkili çeşitli filozoflardan, mutasavvıflardan ve reformculardan bahsediyor.”

-Library Journal-



“Armstrong saygılı bir merak duygusu ve cömert bir ruhla bu eseri kaleme almış. Konu hakkında bilgi sahibi olanların hafızasını tazeliyor ve acemilere yol gösteriyor.”

-Daily Telegraph-



“Armstrong üç tek tanrılı dini tartışırken, aynı zamanda tasavvufa ve din felsefesine de değiniyor. Okunmaya değer ve provokatif olan bu kitap, dinî araştırmalara büyük bir katkıda bulunmakta.”

-Booklist-



“Armstrong, sıra dışı bir araştırmayla, Museviliğin, Hristiyanlığın ve İslamiyet’in, günümüz anlayışına varana kadar gelişimini inceliyor.”

-Kirkus Reviews-



“Armstrong her bir dinin birbirini nasıl etkilediğini ve her birinin nasıl felsefi, politik ve bilimsel gelişmelerden etkilendiğini anlatıyor. Armstrong’un tutkulu, neredeyse heyecan dolu üslubu, hem konunun önemine değiniyor hem de dengeli ve adil.”

-AudioFile-



“Son derece akıcı bir kitap… Bu soru çok önemli: Tanrı’nın bir geleceği var mı?”

(Tanıtım Bülteninden)
Karen Armstrong'un bu kitabı, sadece bir kitap değil, muhteşem bir bilgi hazinesi. Çok büyük emekler sarfedilerek yazılmış, Tanrı'nın ve dinlerin 4000 yılda, insanlar üzerindeki değişiminin hikayesi.

Kitap,Pagan dönemindeki Tanrı'lardan başlayarak,her türlü inançtaki Tanrı mefhumunu ele alıyor.Bunu yaparken de, bütün kutsal kitaplardaki ve mitolojik kitaplardaki ifadelerden, farklı dinlere ait din bilginlerinin,bilim insanlarının,filozofların hatta ve hatta sahte peygamber ve tarikat liderlerinin yazdıklarından, ilgili bölümler sunarak, insan ruhundaki Tanrı gerçeğinin 4000 yıl boyunca nasıl evrelerden geçtiğini bize gayet objektif bir şekilde yansıtıyor. Tabiiki aynı zamanda din konusunun da ne aşamalardan geçerek günümüzdeki şekline geldiğini bize anlatıyor.
Yukarıda da bahsettiğim gibi o kadar çok kişi ve kitaplardan, geniş alıntı ve anlatımların olması, elbette kitabı okumayı zorlaştırıyor. Bundan dolayı ele alıp bir roman gibi hızlı bir şekilde okunacak akıcı bir kitap değil. Sakin sakin ve uzun zamanda insanın bilgileri sindire sindire okuyacağı bir kitap özelliğini taşımaktadır. Dolayısıyla kitap, bir çok insan tarafından sıkıcı olarak değerlendirilebilir. Ama içerdiği bilgileri tek tek okumaya kalksanız kütüphaneler dolusu kitap okumanız gerekir. Yazar, bütün bunları bizim için okuyup derlemiş ve 600 sayfa da toplamış.

Ben beğenerek okuduğum bu kitabın, sıkılarak ta olsa okunmasını kesinlikle tavsiye ediyorum.
Kitap kimi yerde çok sıkıcı,kimi yerinde keyifle okudum.Müslümanlık gayet iyi araştırılarak yazılmış.Okunması gereken bir kitap.Dinlere ve Tanrı inancına bakış açınızı geliştiriyor.
Üç büyük dinin karşılaştırmalı tarihini araştırmacı şekilde inceleyen muhteşem bir kitap ilk sayfadan itibaren beni içine çektiğini ve klasik felsefeden orta çag mistismine reformasyondan aydınlanmaya ve modern çagın kuşkuculuguna tek tanrılı dinlerin tarihi birçok okuyucuyu tatmin edecektir..Ve dogru bildiğiniz birçok düşünceniz değişecek.
Ben bu tarz kitapları çok seviyorum bilimsel araştırmalar içeren ve gerçekten kanıtlara dayanan. Bu kitabı da çok sevdim. 3 dinin bütün yanlarını basından sonuna kadar ele almış. Tamamen tarafsız olmaya çalışmış. Genelde her dinin taraftari diğer dinleri kötüler. "Gerçek olan bizimki" gibi bi görüş benimser. Ama yazar bunu yapmamış. Üç dini bütün yönleriyle artıları ve eksileriyle ve edindiği tüm çalışmalarla anlatmış. Bence kesinlikle okunması gereken bir kitap. Umarım sizde okursunuz.
Adından da anlaşılacağı üzere kitap, tanrı kavramına 4000 yıl öncesinden başlayıp yakın zamana kadar olan bakış açılarından bahsediyor. Bugünkü tanrı algısı meğer ne aşamalardan geçmiş. Hangi algı doğrudur bundan emin olamayacağız. Uğruna ölünecek bir bilgi varsa onun da işte bu bilgi olduğunu düşünüyorum. Bu bakış açıları içinde, putperestlikten tek tanrı inancına, semavi dinlerden filozofların tanrı inancına, mistiklerden reform ve aydınlanmacıların tanrıyı algılayışlarına kadar pek çok yaklaşım var. Yazar, her dönemin kendi içindeki inanç sebeplerini olabildiğince tarafsız bir biçimde aktarmış. Eser sıklıkla tekrar içeriyor. Bu hem iyi hem de kötü. İyi çünkü daha önce okunmuş ama anlaşılmamış yerlere yeniden bakma imkanı veriyor. Kötü çünkü tekrarlar kötüdür :) Kitap kendisini bana 150. sayfadan sonra açtı. Bu da 11 bölümlük kitabın 3. bölümünün ortalarına tekabül ediyor. Diğer okurların da ilk 100-150 sayfa için sabırlı olmalarını tavsiye edebilirim. Yazar bir din seçseydi, sanıyorum İslam'ı seçerdi. Kitap okurken kırmızı kalemle satırları çizen biri olarak, bu kitap için 1 kırmızı kalem tükettiğimi söylemeden geçemeyeceğim. Son olarak, okuduğum kitap Pegasus Yayınları'nın Ocak 2017 baskısı.
Geliştirdiği Tanrı kavramına anlam arayan insanın 4000 yıllık tarihi.Paganizmle başlayan, tek tanrılı dinlerle devam eden bu süreçte Tanrı kavramının, dinlere, kültürlere, mistiklere, filozoflara hatta peygamberlere göre bile değiştiğini görüyoruz. Neticede her kültürde , her dönemde, bakış açısına ve birikime bağlı olarak Tanrı algısı değişiyor. İlk olarak İbrahim ve Musa'nın iddia ettiği üzere vahiyle gelen emirler doğrultusunda , uzun yıllar içinde tek Tanrılı(Yehova) inanç kavramı geliştiriliyor.Doğuda Musevilik yayılırken, Batı'da Yunan medeniyetinde, Platon ve Aristo gibi filozofların felsefeyi insan yaşamına sokmasıyla Mitolojik Tanrıların hakimiyeti sarsılıyor.Tarihe baktığınızda yeni dinlerin çıkışı çoğunlukla halkın göç, doğal felaketler, savaşlarla buhrana düştüğü dönemlere denk geliyor.
Bu arada Hindistan'da Sidarta Gotama (Buda;uyanmış kişi) peşine düştüğü yaşam ve ölümün ardındaki gerçeğin arayışı sonucu ruhani aydınlanmayı yaşıyor.Budizm'e göre insanlar uykudadır. Yaşam bir yanılsamadır.Buda acı çekerek, benliğinden vazgeçerek , belli aşamalardan geçerek NİRVANA ya ulaşmıştır, aydınlanmıştır. Yani Buda'nın Tanrı'sı aydınlanmadır.
Bugün resmi olarak yaklaşık 2.5 milyar mensubu bulunan İseviliğin kurucusu İsa ile ilgili neredeyse hiçbirşey bilinmiyor. Yalnızca bugünkü Filistin topraklarında doğmuş, olağanüstü güçlere sahip( hastaları iyileştiren vs. )biri olduğu rivayet olunuyor. Başlangıçta Yahudiler onu bekledikleri mesih olarak görüyor, takipçileri onun karakterini baz alarak yeni bir inanç sistemi ortaya çıkarıyor.Teslis inancı (baba-oğul- kutsal ruh mitosu).
Son olarak M.S 600 lü yıllarda Arap yarımadasında Muhammed Hira mağarasında melekler vasıtasıyla gelen vahiyleri ailesi ile paylaşıyor. Bir süre sonra Müslümanlık yayılmaya başlıyor.
Kutsal kitaba sahip olan tüm dinlerde kitaplar peygamber dışındaki zatlar tarafından peygamberlerin ölümünden çok sonra kaleme alınıyor. Tabi bu öğretiler zaman içinde çok farklı yorumlara neden oluyor ve bu nedenle zamana ve bölgeye göre değişikliklere uğruyor. Her din kendi içinde farklı mezheplere ayrılıyor. (Hani derler ya '' gerçek müslümanlık bu değil''.Gerçek müslümanlığı kimse bilmiyor.)
İnsan neden Tanrı kavramını yarattı?Neden tapınma ihtiyacı duydu? Çünkü insan zayıf bir varlıktır. Nerden geldiğini ve nereye gideceğini bilmemektedir. Ölüm korkusu, belirsizlik, güçsüzlük, sığınma ve tapınma ihtiyacı insanın psikolojik yapısından gelir. İnsan istemektedir.Gücü, ölümsüzlüğü,huzuru. Yarattığı bu Tanrı'ya ne tür anlamlar atfetti?
Paganizm ve sonrasında Tanrı(lar)ın insanın çok üstünde, olağanüstü bir güç olduğu düşünüldü.Aristo ya göre o uzakta hayata müdahale etmeyen, herşeyin ötesindeydi. Kutsal dinler başta Tanrıyı koruyucu, kollayıcı, merhamet edici olarak lanse ederken (sanırım bu dizginlenmeye, yönetilmeye çalışan barbar insan kalabalıklarını etkilemedi) zamanla Tanrının daha ürkütücü, cezalandıran, yasalarına uyanı ödüllendirip, günah işleyenleri cehennemle cezalandıran bir Tanrı figürünün daha etkili olacağını düşündüler.
Olmuyordu.İnsan ortaya konulan dini inançlar, yasalarla huzur bulamıyor, bu dünyaya fırlatılmış olmanın acısından kurtulamıyorlardı.Her ne kadar din otoriteleri yöneticilerle ortaklaşa bir şekilde inançları baskı için kullansalar da, insanın arayışı devam ediyordu.Böylece her din içinde mistik arayışlara giren kişiler, farklı yorumlar ve öğretiler ortaya atıyor, kendine müritler buluyordu. Yahudilikte Sabetaycılık, Kabala, Hristiyanlıkta Luther'in öğretisi, İslam da Muhyiddin Arabi ve Mevlana'nın öğretileri gibi. Mistiklerin Tanrı'sı kutsal kitapta belirtilen uzak, buyurucu, adaletsiz( belli insanları seçip kutsayan) ve koşulsuz boyun eğiş bekleyen Tanrı'dan farklıydı. ''Tanrı'nın herkese yaptığı vahiyde tekildir.Herkes ancak kendi Tanrısını bilir.O'nu başka insanlarla aynı şekilde bilmemiz olanaksızdır'' der. Tanrı'nın insanın derinliklerinde olduğunu, ona ulaşmak için çaba gerektiğini belirtir.Bi nevi Buda'nın öğretisiyle benzerlikler içerir.Dogmatik dinlerin Tanrı'sı insanları savaşan taraflara bölerken mistiklerin Tanrı'sı insanları birleştirir.
Filozoflara baktığımızda, kimileri Tanrı'ya akılla ulaşılamayacağını vurguluyor, onu tamamen metafiziksel bir kavram olarak nitelendiriyor( inancın bilime ve kesinliğe gereği yoktur), kimileri aklın gücünü öne çıkarıyordu. Rönesans ve sonrası , bilimsel gelişmelerin yaşandığı dönemler de, insanların doğa karşısında aciz kalmalarını engelleyecek icatların ortaya çıkması insanın kendine güvenmeye başladı. Bazı filozoflar aciz insanı kollayan bir baba gibi gördükleri Tanrı'ya artık ihtiyacı kalmadığını düşünmeye başladılar.Schopenhauer gibi. Aforoz edilen panteist spinoza gibi. Ve Tanrı'nın öldüğünü söyleyen Nietzsche gibi.
Bilimsel gelişmelerle birlikte Batı dünyasında laik bir anlayış hakim olurken, İslamiyet kronik bir biçimde ilerlemenin karşısında olan kaderci bir din olarak kaldı.
İnsanlar boşluğa ve yalnızlığa dayanamazlar. Yeni bir anlam odağı yaratmakla boşluğu dolduracaklardır. Köktendinciliğin putları TanrıTanrının yerine geçecek kadar iyi değildir…
Muhteşem bir kitap. Şu ana kadar doğru bildiğiniz şeylerin nasıl da yanlış olduğunu göreceksiniz...bana göre liseyi bitirmeden her gencin okuması gereken bir kitap..
Ufuk açıcı kitaplardan biri.Derinlemesine bilgiler var bu açıdan ilgi duymayanlar için sıkıcı gelebilir.Paganizm,semavi dinler,aydınlanma çağı,ateizm... Çıkış noktalarından,yükseliş ve akıbetlerine kadar her şey var.Özellikle topraklarımızda hüküm süren İslam'ı incelemek size bakış açısı kazandıracak.Silkelenmeye hazır olun.
Kitap medeniyet süreçleri, tarih, felsefe, siyaset ve din adına oldukça yararlı konulara değiniyor. Bazı bölümlerde ayrıntılı şekilde açıklamalara başvurulduğu için okuyucu biraz yorabiliyor ancak bu alanlara ilgi duyan, merak eden okuyucuların kaçırmamaları gereken türden bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Karen Armstrong dinler konusunda tarafsızlığıyla ve farklı bakış açısıyla hayran bırakıyor.
Tanrı arayışına devam...

Evimde Kuran ve İncil'e sahibim. Art arda okuyarak bilgi sahibi olmak istiyorum ve Tanrı'nın Tarihi adlı kitabı da okumak istiyordum. Tabii bir gün yaptığım yüzsüzlük sayesinde Mustafa Beyden de bu kitabı kaptım :D Kendisine buradan çok teşekkür ederim :) (Mustafa A.)

Kitap neyi anlatıyor derseniz isminden belli değil mi :D
4000 bin yıl önceden başlayarak anlatmaya başlıyor Karen Teyzemiz. Kendisi de uzun yıllar boyunca rahibe olmuş sonra da dinden çıkmış...

Tabii başlıyor işte anlatmaya mitler,Hıristiyanlık, İslam, Yahudiler falan derken çok ama çok fazla bilgi barındırıyor.

Yani bu kitabı okumaya başladığınız zaman emin olun kafanızı duvarlara falan vurursunuz ya da tüm kitabı öğrenebilmek için isminize kadar hafızanızdaki her şeyi silip yer ayırmanız gerekir :D

Kitaba neden 5 puan verdim derseniz iki sebebi var.
1. sebep kitaptaki Karen teyzemizi dipnotlar da durmadan bozuyorlar :D Mesela X kişisi diyor dipnotu okuyoruz onun ismi X değil Y dir diyor.
Ardından bi' yerde mesela Kuran'da şu ayet geçer diyor dipnota bi' bakıyoruz öyle bir ayet yoktur diyor.

Yani bilimsel bir içerik olmaktan ve güvenilir olmaktan uzaklaştırır bu!

2. sebep ise bugüne kadar bilimsel içerikleri de okudum felsefi içerikleri de sosyolojik içerikleri ama bunun kadar sıkıcı bir kitap görmedim.
Tamam durmadan bir şeyler anlatıyor ama akıcılık yok abi ya :(

Neyse dediğim gibi ben pek sevemedim ama yine de bilgi sahibi oluyum diye okudum :)

Okumak isteyen herkese iyi okumalar dilerim.
İnternette sürekli karşıma çıkıyordu, bende dayanamayıp kısa bir araştırmanın ardından hemen aldım. Kitap on bir bölümden oluşuyor. İçerdiği konular hayli ilgi çekici; tek tanrıcılığın başlangıcından günümüze kadar Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam dinlerinde yaşanan gelişmeler anlatılıyor ve Tanrı’nın geleceği var mı sorusuyla sona eriyor.
Böyle ilgi çekici konulara rağmen okurken çok sıkıldım. Herhangi bir konuyu doyurucu bir şekilde anlatmıyor, verilen bilgiler yetersiz kalıyor, sürekli bir kendini tekrar var. Kutsal kitaplardan hareketle bazı yorumlar, çıkarımlar yapıyor. Bu güzel bir şey ama bu kutsal kitaplarda olmayan bilgileri yazıp bunları kaynakça göstermesi olacak iş değil. Bazılarına Kur’an’dan İncil’den açıp baktım. Ayetlerin lafzından hiç çıkmayacak veya zorlamayla çıkacak anlamlar çıkardığını gördüm. Hele bir tanesi var ki yayıncı bile dayanamayıp dipnotun yanına yazmış “Söz konusu ayette böyle bir ifade yoktur” diye(sayfa 337, dipnot 387, 3.baskı ). Doyurucu bilgiler yok ama daha önce hiç merak etmediğim şeyleri merak etmeme, sormadığım soruları sormama vesile olduğu için kitaptan hiç istifade etmedim değil. Arada birşeyler de öğretti tabi. Ancak dinler tarihi ile ilgili Kürşat Demirci ve Murat Bardakçı’nın katıldığı şu ( https://www.youtube.com/watch?v=ZdSDDt3gyHk ) 4 saatlik Teke Tek bölümünde daha çok şey öğrendim.
Bu arada belgeseli de varmış. Daha izlemedim ama izlemek isteyenler için, buyurun linki : https://vimeo.com/146878098
Baştan aşağı kötülük ve acıyla dolu bir dünya nasıl olur da iyi biri Tanrı tarafından yaratılmış olabilirdi?
Karen Armstrong
Sayfa 162 - Pegasus Yayınları
Batı'da Muhammed genellikle isteksiz insanlara zorla İslam'ı kabul ettiren bir savaş önderi olarak tanıtılır. Gerçeklik oldukça farklıdır. Muhammed yaşamı için savaşıyordu ve Kur'an'da bir çok Hristiyan'ın kabul edeceği bir adil savaş teolojisi gelişirken, hiçbir zaman kimseyi dinini değiştirmeye zorlamamıştı. Gerçekten de Kur'an ''dinde zorlama yoktur'' hükmünde çok açıktır.
Karen Armstrong
Sayfa 241 - Pegasus-Mayıs-2017
"Bir dizi önermeden oluşan bütüne inanmakla , onlara kendimizi verme anlamını içeren İMAN arasında fark vardır."
Karen Armstrong
Sayfa 17 - Pegasus Yayınları 1. Baskı 2017
Dinin kökeni üzerine bir çok kuram geliştirilmiştir.Ancak öyle görünüyor ki,tanrılar yaratmak insanoğlunun oldum olası yaptığı bir şeydir.
Mustafa Kemal,ülkesini batılı bir ulus haline getirmeye çalıştı.Dini yalnızca kişisel bir konu haline getirip İslamiyet'in devletle olan ilgisini kesti.Sufi tarikatlar dağıtıldı ve yeraltına saklandılar.medreseler kapatıldı ve ulemanın resmî eğitimine son verildi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tanrı'nın Tarihi
Alt başlık:
İslam, Hristiyanlık ve Yahudiliğin 4000 Yıllık Tarihi
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
608
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052990612
Orijinal adı:
A History Of God
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Semavi Dinlerin 4000 Yıllık Tarihi

Tek bir Tanrı’nın varlığı inancı –Allah, Tanrı, Yahveh– 4000 yıldır sürüyor. Tanrı’nın tarihsel öyküsü, aynı zamanda insanoğlunun mücadele öyküsüne denk düşüyor. Musevilik, Hristiyanlık ve İslamiyet, Tanrı’nın iyi olduğunu iddia ederken, organize din şiddete ve kökü kazınamaz bir önyargıya sık sık katalizör oluyor. Bu müthiş, geniş çaplı ve orijinal inanç serüveninde, Karen Armstrong, toplumların tek Tanrı inancına olan mutlak sadakatini ve bunun yarattığı pek çok çelişkili görüşü inceliyor. Karşılaştırmalı, sıra dışı bir ibadet ve savaş öyküsü olan Tanrı’nın Tarihi bizi hayatımızın en temel gerçeğiyle yüzleştiriyor.Klasik felsefeden Orta Çağ Mistisizmi’ne, Reformasyon’dan Aydınlanma’ya ve modern çağın kuşkuculuğuna, Karen Armstrong’un tek tanrılı dinlerin entelektüel tarihini tek bir ciltte toplamış olması bir mucize gibidir.



“Binlerce meraklı okuru tatmin edip bilgilendirecek müthiş ve takdire şayan bir eser.”

-The Washington Post Book World-



“Üç büyük dinin karşılaştırmalı tarihini araştırmacı bir şekilde inceleyen bu kitap, dinî düşüncelerin kök saldığı, büyüdüğü ve yeşerdiği sosyopolitik zeminleri korkusuzca aydınlatıyor.”

-Publishers Weekly-



“Nüktedan, bilgilendirici ve düşündürücü: Armstrong karmaşık düşünceleri sadeleştiriyor ama basitleştirmiyor.”

-New York Times Book Review-



“Yalnızca her şeyi bildiğini sananlar Armstrong’un Tanrı arayışından etkilenmeyecektir.”

-Economist-



“Armstrong, üç büyük dinin değişken Tanrı algısının çok iyi yazılmış bir genel değerlendirmesini sunuyor. Ayrıca epey din tarihi bilgisi de vererek, bu dinlerle ilişkili çeşitli filozoflardan, mutasavvıflardan ve reformculardan bahsediyor.”

-Library Journal-



“Armstrong saygılı bir merak duygusu ve cömert bir ruhla bu eseri kaleme almış. Konu hakkında bilgi sahibi olanların hafızasını tazeliyor ve acemilere yol gösteriyor.”

-Daily Telegraph-



“Armstrong üç tek tanrılı dini tartışırken, aynı zamanda tasavvufa ve din felsefesine de değiniyor. Okunmaya değer ve provokatif olan bu kitap, dinî araştırmalara büyük bir katkıda bulunmakta.”

-Booklist-



“Armstrong, sıra dışı bir araştırmayla, Museviliğin, Hristiyanlığın ve İslamiyet’in, günümüz anlayışına varana kadar gelişimini inceliyor.”

-Kirkus Reviews-



“Armstrong her bir dinin birbirini nasıl etkilediğini ve her birinin nasıl felsefi, politik ve bilimsel gelişmelerden etkilendiğini anlatıyor. Armstrong’un tutkulu, neredeyse heyecan dolu üslubu, hem konunun önemine değiniyor hem de dengeli ve adil.”

-AudioFile-



“Son derece akıcı bir kitap… Bu soru çok önemli: Tanrı’nın bir geleceği var mı?”

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 202 okur

  • Gizem Tüyene Aksoy
  • Zafer Sükyen
  • Ali Tzn
  • Gökhan Gerş
  • Onur K
  • Sevim Duloğlu
  • Derya Güler
  • Şilan Şahin
  • Aybike Dogan Ibac
  • Hilal efe

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2
14-17 Yaş
%2
18-24 Yaş
%14.3
25-34 Yaş
%32.7
35-44 Yaş
%22.4
45-54 Yaş
%22.4
55-64 Yaş
%2
65+ Yaş
%2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%27.6
Erkek
%72.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%18.4 (16)
9
%23 (20)
8
%20.7 (18)
7
%19.5 (17)
6
%9.2 (8)
5
%5.7 (5)
4
%1.1 (1)
3
%0
2
%0
1
%2.3 (2)

Kitabın sıralamaları