Tanrı'nın Tarihi (İslam, Hristiyanlık ve Yahudiliğin 4000 Yıllık Tarihi)Karen Armstrong

·
Okunma
·
Beğeni
·
5.076
Gösterim
Adı:
Tanrı'nın Tarihi
Alt başlık:
İslam, Hristiyanlık ve Yahudiliğin 4000 Yıllık Tarihi
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
608
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052990612
Orijinal adı:
A History Of God
Çeviri:
Hamide Koyukan, Kudret Emiroğlu, Oktay Özel
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Semavi Dinlerin 4000 Yıllık Tarihi

Tek bir Tanrı’nın varlığı inancı –Allah, Tanrı, Yahveh– 4000 yıldır sürüyor. Tanrı’nın tarihsel öyküsü, aynı zamanda insanoğlunun mücadele öyküsüne denk düşüyor. Musevilik, Hristiyanlık ve İslamiyet, Tanrı’nın iyi olduğunu iddia ederken, organize din şiddete ve kökü kazınamaz bir önyargıya sık sık katalizör oluyor. Bu müthiş, geniş çaplı ve orijinal inanç serüveninde, Karen Armstrong, toplumların tek Tanrı inancına olan mutlak sadakatini ve bunun yarattığı pek çok çelişkili görüşü inceliyor. Karşılaştırmalı, sıra dışı bir ibadet ve savaş öyküsü olan Tanrı’nın Tarihi bizi hayatımızın en temel gerçeğiyle yüzleştiriyor.Klasik felsefeden Orta Çağ Mistisizmi’ne, Reformasyon’dan Aydınlanma’ya ve modern çağın kuşkuculuğuna, Karen Armstrong’un tek tanrılı dinlerin entelektüel tarihini tek bir ciltte toplamış olması bir mucize gibidir.



“Binlerce meraklı okuru tatmin edip bilgilendirecek müthiş ve takdire şayan bir eser.”

-The Washington Post Book World-



“Üç büyük dinin karşılaştırmalı tarihini araştırmacı bir şekilde inceleyen bu kitap, dinî düşüncelerin kök saldığı, büyüdüğü ve yeşerdiği sosyopolitik zeminleri korkusuzca aydınlatıyor.”

-Publishers Weekly-



“Nüktedan, bilgilendirici ve düşündürücü: Armstrong karmaşık düşünceleri sadeleştiriyor ama basitleştirmiyor.”

-New York Times Book Review-



“Yalnızca her şeyi bildiğini sananlar Armstrong’un Tanrı arayışından etkilenmeyecektir.”

-Economist-



“Armstrong, üç büyük dinin değişken Tanrı algısının çok iyi yazılmış bir genel değerlendirmesini sunuyor. Ayrıca epey din tarihi bilgisi de vererek, bu dinlerle ilişkili çeşitli filozoflardan, mutasavvıflardan ve reformculardan bahsediyor.”

-Library Journal-



“Armstrong saygılı bir merak duygusu ve cömert bir ruhla bu eseri kaleme almış. Konu hakkında bilgi sahibi olanların hafızasını tazeliyor ve acemilere yol gösteriyor.”

-Daily Telegraph-



“Armstrong üç tek tanrılı dini tartışırken, aynı zamanda tasavvufa ve din felsefesine de değiniyor. Okunmaya değer ve provokatif olan bu kitap, dinî araştırmalara büyük bir katkıda bulunmakta.”

-Booklist-



“Armstrong, sıra dışı bir araştırmayla, Museviliğin, Hristiyanlığın ve İslamiyet’in, günümüz anlayışına varana kadar gelişimini inceliyor.”

-Kirkus Reviews-



“Armstrong her bir dinin birbirini nasıl etkilediğini ve her birinin nasıl felsefi, politik ve bilimsel gelişmelerden etkilendiğini anlatıyor. Armstrong’un tutkulu, neredeyse heyecan dolu üslubu, hem konunun önemine değiniyor hem de dengeli ve adil.”

-AudioFile-



“Son derece akıcı bir kitap… Bu soru çok önemli: Tanrı’nın bir geleceği var mı?”

(Tanıtım Bülteninden)
Karen Armstrong'un bu kitabı, sadece bir kitap değil, muhteşem bir bilgi hazinesi. Çok büyük emekler sarfedilerek yazılmış, Tanrı'nın ve dinlerin 4000 yılda, insanlar üzerindeki değişiminin hikayesi.

Kitap,Pagan dönemindeki Tanrı'lardan başlayarak,her türlü inançtaki Tanrı mefhumunu ele alıyor.Bunu yaparken de, bütün kutsal kitaplardaki ve mitolojik kitaplardaki ifadelerden, farklı dinlere ait din bilginlerinin,bilim insanlarının,filozofların hatta ve hatta sahte peygamber ve tarikat liderlerinin yazdıklarından, ilgili bölümler sunarak, insan ruhundaki Tanrı gerçeğinin 4000 yıl boyunca nasıl evrelerden geçtiğini bize gayet objektif bir şekilde yansıtıyor. Tabiiki aynı zamanda din konusunun da ne aşamalardan geçerek günümüzdeki şekline geldiğini bize anlatıyor.
Yukarıda da bahsettiğim gibi o kadar çok kişi ve kitaplardan, geniş alıntı ve anlatımların olması, elbette kitabı okumayı zorlaştırıyor. Bundan dolayı ele alıp bir roman gibi hızlı bir şekilde okunacak akıcı bir kitap değil. Sakin sakin ve uzun zamanda insanın bilgileri sindire sindire okuyacağı bir kitap özelliğini taşımaktadır. Dolayısıyla kitap, bir çok insan tarafından sıkıcı olarak değerlendirilebilir. Ama içerdiği bilgileri tek tek okumaya kalksanız kütüphaneler dolusu kitap okumanız gerekir. Yazar, bütün bunları bizim için okuyup derlemiş ve 600 sayfa da toplamış.

Ben beğenerek okuduğum bu kitabın, sıkılarak ta olsa okunmasını kesinlikle tavsiye ediyorum.
Ben bu tarz kitapları çok seviyorum bilimsel araştırmalar içeren ve gerçekten kanıtlara dayanan. Bu kitabı da çok sevdim. 3 dinin bütün yanlarını basından sonuna kadar ele almış. Tamamen tarafsız olmaya çalışmış. Genelde her dinin taraftari diğer dinleri kötüler. "Gerçek olan bizimki" gibi bi görüş benimser. Ama yazar bunu yapmamış. Üç dini bütün yönleriyle artıları ve eksileriyle ve edindiği tüm çalışmalarla anlatmış. Bence kesinlikle okunması gereken bir kitap. Umarım sizde okursunuz.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (13.330 Oy)16.570 beğeni37.060 okunma1.704 alıntı156.653 gösterim
  • Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens
    8.8/10 (1.646 Oy)1.725 beğeni3.396 okunma1.335 alıntı29.176 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (6.403 Oy)6.887 beğeni19.064 okunma527 alıntı73.839 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (7.880 Oy)7.861 beğeni20.964 okunma1.107 alıntı97.694 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.161 Oy)5.418 beğeni14.092 okunma1.632 alıntı73.144 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (7.397 Oy)7.731 beğeni24.294 okunma524 alıntı119.636 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (6.768 Oy)7.650 beğeni22.468 okunma1.281 alıntı95.617 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (9.462 Oy)11.846 beğeni29.836 okunma2.194 alıntı125.607 gösterim
  • Olasılıksız
    8.5/10 (5.650 Oy)6.305 beğeni18.070 okunma540 alıntı103.427 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (5.827 Oy)7.014 beğeni18.996 okunma2.417 alıntı111.750 gösterim
Adından da anlaşılacağı üzere kitap, tanrı kavramına 4000 yıl öncesinden başlayıp yakın zamana kadar olan bakış açılarından bahsediyor. Bugünkü tanrı algısı meğer ne aşamalardan geçmiş. Hangi algı doğrudur bundan emin olamayacağız. Uğruna ölünecek bir bilgi varsa onun da işte bu bilgi olduğunu düşünüyorum. Bu bakış açıları içinde, putperestlikten tek tanrı inancına, semavi dinlerden filozofların tanrı inancına, mistiklerden reform ve aydınlanmacıların tanrıyı algılayışlarına kadar pek çok yaklaşım var. Yazar, her dönemin kendi içindeki inanç sebeplerini olabildiğince tarafsız bir biçimde aktarmış. Eser sıklıkla tekrar içeriyor. Bu hem iyi hem de kötü. İyi çünkü daha önce okunmuş ama anlaşılmamış yerlere yeniden bakma imkanı veriyor. Kötü çünkü tekrarlar kötüdür :) Kitap kendisini bana 150. sayfadan sonra açtı. Bu da 11 bölümlük kitabın 3. bölümünün ortalarına tekabül ediyor. Diğer okurların da ilk 100-150 sayfa için sabırlı olmalarını tavsiye edebilirim. Yazar bir din seçseydi, sanıyorum İslam'ı seçerdi. Kitap okurken kırmızı kalemle satırları çizen biri olarak, bu kitap için 1 kırmızı kalem tükettiğimi söylemeden geçemeyeceğim. Son olarak, okuduğum kitap Pegasus Yayınları'nın Ocak 2017 baskısı.
İnsanlar boşluğa ve yalnızlığa dayanamazlar. Yeni bir anlam odağı yaratmakla boşluğu dolduracaklardır. Köktendinciliğin putları TanrıTanrının yerine geçecek kadar iyi değildir…
Geliştirdiği Tanrı kavramına anlam arayan insanın 4000 yıllık tarihi.Paganizmle başlayan, tek tanrılı dinlerle devam eden bu süreçte Tanrı kavramının, dinlere, kültürlere, mistiklere, filozoflara hatta peygamberlere göre bile değiştiğini görüyoruz. Neticede her kültürde , her dönemde, bakış açısına ve birikime bağlı olarak Tanrı algısı değişiyor. İlk olarak İbrahim ve Musa'nın iddia ettiği üzere vahiyle gelen emirler doğrultusunda , uzun yıllar içinde tek Tanrılı(Yehova) inanç kavramı geliştiriliyor.Doğuda Musevilik yayılırken, Batı'da Yunan medeniyetinde, Platon ve Aristo gibi filozofların felsefeyi insan yaşamına sokmasıyla Mitolojik Tanrıların hakimiyeti sarsılıyor.Tarihe baktığınızda yeni dinlerin çıkışı çoğunlukla halkın göç, doğal felaketler, savaşlarla buhrana düştüğü dönemlere denk geliyor.
Bu arada Hindistan'da Sidarta Gotama (Buda;uyanmış kişi) peşine düştüğü yaşam ve ölümün ardındaki gerçeğin arayışı sonucu ruhani aydınlanmayı yaşıyor.Budizm'e göre insanlar uykudadır. Yaşam bir yanılsamadır.Buda acı çekerek, benliğinden vazgeçerek , belli aşamalardan geçerek NİRVANA ya ulaşmıştır, aydınlanmıştır. Yani Buda'nın Tanrı'sı aydınlanmadır.
Bugün resmi olarak yaklaşık 2.5 milyar mensubu bulunan İseviliğin kurucusu İsa ile ilgili neredeyse hiçbirşey bilinmiyor. Yalnızca bugünkü Filistin topraklarında doğmuş, olağanüstü güçlere sahip( hastaları iyileştiren vs. )biri olduğu rivayet olunuyor. Başlangıçta Yahudiler onu bekledikleri mesih olarak görüyor, takipçileri onun karakterini baz alarak yeni bir inanç sistemi ortaya çıkarıyor.Teslis inancı (baba-oğul- kutsal ruh mitosu).
Son olarak M.S 600 lü yıllarda Arap yarımadasında Muhammed Hira mağarasında melekler vasıtasıyla gelen vahiyleri ailesi ile paylaşıyor. Bir süre sonra Müslümanlık yayılmaya başlıyor.
Kutsal kitaba sahip olan tüm dinlerde kitaplar peygamber dışındaki zatlar tarafından peygamberlerin ölümünden çok sonra kaleme alınıyor. Tabi bu öğretiler zaman içinde çok farklı yorumlara neden oluyor ve bu nedenle zamana ve bölgeye göre değişikliklere uğruyor. Her din kendi içinde farklı mezheplere ayrılıyor. (Hani derler ya '' gerçek müslümanlık bu değil''.Gerçek müslümanlığı kimse bilmiyor.)
İnsan neden Tanrı kavramını yarattı?Neden tapınma ihtiyacı duydu? Çünkü insan zayıf bir varlıktır. Nerden geldiğini ve nereye gideceğini bilmemektedir. Ölüm korkusu, belirsizlik, güçsüzlük, sığınma ve tapınma ihtiyacı insanın psikolojik yapısından gelir. İnsan istemektedir.Gücü, ölümsüzlüğü,huzuru. Yarattığı bu Tanrı'ya ne tür anlamlar atfetti?
Paganizm ve sonrasında Tanrı(lar)ın insanın çok üstünde, olağanüstü bir güç olduğu düşünüldü.Aristo ya göre o uzakta hayata müdahale etmeyen, herşeyin ötesindeydi. Kutsal dinler başta Tanrıyı koruyucu, kollayıcı, merhamet edici olarak lanse ederken (sanırım bu dizginlenmeye, yönetilmeye çalışan barbar insan kalabalıklarını etkilemedi) zamanla Tanrının daha ürkütücü, cezalandıran, yasalarına uyanı ödüllendirip, günah işleyenleri cehennemle cezalandıran bir Tanrı figürünün daha etkili olacağını düşündüler.
Olmuyordu.İnsan ortaya konulan dini inançlar, yasalarla huzur bulamıyor, bu dünyaya fırlatılmış olmanın acısından kurtulamıyorlardı.Her ne kadar din otoriteleri yöneticilerle ortaklaşa bir şekilde inançları baskı için kullansalar da, insanın arayışı devam ediyordu.Böylece her din içinde mistik arayışlara giren kişiler, farklı yorumlar ve öğretiler ortaya atıyor, kendine müritler buluyordu. Yahudilikte Sabetaycılık, Kabala, Hristiyanlıkta Luther'in öğretisi, İslam da Muhyiddin Arabi ve Mevlana'nın öğretileri gibi. Mistiklerin Tanrı'sı kutsal kitapta belirtilen uzak, buyurucu, adaletsiz( belli insanları seçip kutsayan) ve koşulsuz boyun eğiş bekleyen Tanrı'dan farklıydı. ''Tanrı'nın herkese yaptığı vahiyde tekildir.Herkes ancak kendi Tanrısını bilir.O'nu başka insanlarla aynı şekilde bilmemiz olanaksızdır'' der. Tanrı'nın insanın derinliklerinde olduğunu, ona ulaşmak için çaba gerektiğini belirtir.Bi nevi Buda'nın öğretisiyle benzerlikler içerir.Dogmatik dinlerin Tanrı'sı insanları savaşan taraflara bölerken mistiklerin Tanrı'sı insanları birleştirir.
Filozoflara baktığımızda, kimileri Tanrı'ya akılla ulaşılamayacağını vurguluyor, onu tamamen metafiziksel bir kavram olarak nitelendiriyor( inancın bilime ve kesinliğe gereği yoktur), kimileri aklın gücünü öne çıkarıyordu. Rönesans ve sonrası , bilimsel gelişmelerin yaşandığı dönemler de, insanların doğa karşısında aciz kalmalarını engelleyecek icatların ortaya çıkması insanın kendine güvenmeye başladı. Bazı filozoflar aciz insanı kollayan bir baba gibi gördükleri Tanrı'ya artık ihtiyacı kalmadığını düşünmeye başladılar.Schopenhauer gibi. Aforoz edilen panteist spinoza gibi. Ve Tanrı'nın öldüğünü söyleyen Nietzsche gibi.
Bilimsel gelişmelerle birlikte Batı dünyasında laik bir anlayış hakim olurken, İslamiyet kronik bir biçimde ilerlemenin karşısında olan kaderci bir din olarak kaldı.
Muhteşem bir kitap. Şu ana kadar doğru bildiğiniz şeylerin nasıl da yanlış olduğunu göreceksiniz...bana göre liseyi bitirmeden her gencin okuması gereken bir kitap..
Ufuk açıcı kitaplardan biri.Derinlemesine bilgiler var bu açıdan ilgi duymayanlar için sıkıcı gelebilir.Paganizm,semavi dinler,aydınlanma çağı,ateizm... Çıkış noktalarından,yükseliş ve akıbetlerine kadar her şey var.Özellikle topraklarımızda hüküm süren İslam'ı incelemek size bakış açısı kazandıracak.Silkelenmeye hazır olun.
Kitap medeniyet süreçleri, tarih, felsefe, siyaset ve din adına oldukça yararlı konulara değiniyor. Bazı bölümlerde ayrıntılı şekilde açıklamalara başvurulduğu için okuyucu biraz yorabiliyor ancak bu alanlara ilgi duyan, merak eden okuyucuların kaçırmamaları gereken türden bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Karen Armstrong dinler konusunda tarafsızlığıyla ve farklı bakış açısıyla hayran bırakıyor.
insanoğlu yaratıcıyı farklı isimlerde biliyor. aynı zamanda farklı kişiliklerdede tanımlıyor. acaba sorgulama yapamamız onu nasıl tanımladığımızamı bağlı. tarih boyunca dünyada var olan tek tanrılı dinler arasında iişkiler nasıl olmuştur.sonuç olarak biz yaklaşık 3000 yıl öncesi dünyayı bugün nasıl görüyoruz.
İnternette sürekli karşıma çıkıyordu, bende dayanamayıp kısa bir araştırmanın ardından hemen aldım. Kitap on bir bölümden oluşuyor. İçerdiği konular hayli ilgi çekici; tek tanrıcılığın başlangıcından günümüze kadar Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam dinlerinde yaşanan gelişmeler anlatılıyor ve Tanrı’nın geleceği var mı sorusuyla sona eriyor.
Böyle ilgi çekici konulara rağmen okurken çok sıkıldım. Herhangi bir konuyu doyurucu bir şekilde anlatmıyor, verilen bilgiler yetersiz kalıyor, sürekli bir kendini tekrar var. Kutsal kitaplardan hareketle bazı yorumlar, çıkarımlar yapıyor. Bu güzel bir şey ama bu kutsal kitaplarda olmayan bilgileri yazıp bunları kaynakça göstermesi olacak iş değil. Bazılarına Kur’an’dan İncil’den açıp baktım. Ayetlerin lafzından hiç çıkmayacak veya zorlamayla çıkacak anlamlar çıkardığını gördüm. Hele bir tanesi var ki yayıncı bile dayanamayıp dipnotun yanına yazmış “Söz konusu ayette böyle bir ifade yoktur” diye(sayfa 337, dipnot 387, 3.baskı ). Doyurucu bilgiler yok ama daha önce hiç merak etmediğim şeyleri merak etmeme, sormadığım soruları sormama vesile olduğu için kitaptan hiç istifade etmedim değil. Arada birşeyler de öğretti tabi. Ancak dinler tarihi ile ilgili Kürşat Demirci ve Murat Bardakçı’nın katıldığı şu ( https://www.youtube.com/watch?v=ZdSDDt3gyHk ) 4 saatlik Teke Tek bölümünde daha çok şey öğrendim.
Bu arada belgeseli de varmış. Daha izlemedim ama izlemek isteyenler için, buyurun linki : https://vimeo.com/146878098
Dawkins severlerin hoşlanacağı bir kitap olduğunu düşündüğüm ama okurken o zevki almadığım kitaptır kendisi. Yine de meraklısına itinayla tavsiye edilir
4 günlük zorlu bir süreçten sonra bir kitabı daha bitirdik şükür.Yorum?Yorumlasammı diye bayaa bi düşündüm,4 ciltlik Dinler Tarihi'ni okumustum seneler evvel,bu kitaptada sayın yazarımızın çok çok büyük bir araştırmaya girişerek kitabı bitirdiğini düşünmüyorum,okudukça ben zaten bunuda okumuştum dedim onlarca kez.Doyurucu değil(Benim için azda olsa hayal kırıklığı oldu),çok fazla emek verilmemiş kanısındayım.Kitabın belkide %20 yada hadi diyelim 25'i yazardan,kaldıki kitabın adıyla pek uyuşturamadım içeriğini,Tanrı'dan çok Dinlerle ilgilenmiş ve anlatmış,ordan burdan(Kutsal Kitaplar ve diğer yazarlardan çok fazla alıntı var.Okumasamda olurmuş.Hee kayıpmı ettim tabide değil güzel birkaç bölüm var kitapta özellikle Dinlerin kadına bakış açısı irdelenmis genelde (olumsuz),insanların ne kadar kolay inanabildiği ve yeni bir (bu Din'de,Tanrı'da olsa farketmiyor) inanış karşısında ne kadar kolay saf değiştirebildiği anlatılmaya çalışılmış.Yinede okuyun derim.
Bol Kitaplı ve Keyifli Okumalar.
Baştan aşağı kötülük ve acıyla dolu bir dünya nasıl olur da iyi biri Tanrı tarafından yaratılmış olabilirdi?
Karen Armstrong
Sayfa 162 - Pegasus Yayınları
"Bir dizi önermeden oluşan bütüne inanmakla , onlara kendimizi verme anlamını içeren İMAN arasında fark vardır."
Karen Armstrong
Sayfa 17 - Pegasus Yayınları 1. Baskı 2017
Batı'da Muhammed genellikle isteksiz insanlara zorla İslam'ı kabul ettiren bir savaş önderi olarak tanıtılır. Gerçeklik oldukça farklıdır. Muhammed yaşamı için savaşıyordu ve Kur'an'da bir çok Hristiyan'ın kabul edeceği bir adil savaş teolojisi gelişirken, hiçbir zaman kimseyi dinini değiştirmeye zorlamamıştı. Gerçekten de Kur'an ''dinde zorlama yoktur'' hükmünde çok açıktır.
Karen Armstrong
Sayfa 241 - Pegasus-Mayıs-2017
Dinin kökeni üzerine bir çok kuram geliştirilmiştir.Ancak öyle görünüyor ki,tanrılar yaratmak insanoğlunun oldum olası yaptığı bir şeydir.
Tanrı, kendini her birine onların "algılama yeteneğine göre" farklı şekillerde göstermişti.* Bir hahamın sözleriyle, "Tanrı insana dayatıcı bir şekilde değil, kişinin onu benimseme gücüne göre görünür."
Hahamların bu çok önemli yaklaşımı, Tanrı'nın herkes için aynıymış gibi standart bir şekilde tanımlanamayacağı anlamına gelmekteydi. O, temelde öznel bir deneyimdi.


*Çıkış Rabba 8:2, Hagigah 13b; Çıkış (Mekilta) 15:3
Karen Armstrong
Sayfa 127 - Pegasus Yayınları
Tanrı Yahova yeryüzü ve gökyüzünü yarattığnda,yeryüzünde ne yaban bir çalılk ne de yeşermiş bir bitki vardı;çünkü tanrı Yahova yeryüzüne yağmur göndermemişti.Ayrıca yeryüzünü işleyecek insan da yoktu.
Bununla birlikte,yeryüzünden bir sel yükselmekte ve toprağı bütün yüzünü sulamaktaydı.Tanrı Yahova toprağın(adâmah) çamurundan insanı (adâm)şekillendirdi.
Ardından,ona yaşam nefesini üfledi;böylece insan canlı bir varlığa dönüştü.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tanrı'nın Tarihi
Alt başlık:
İslam, Hristiyanlık ve Yahudiliğin 4000 Yıllık Tarihi
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
608
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052990612
Orijinal adı:
A History Of God
Çeviri:
Hamide Koyukan, Kudret Emiroğlu, Oktay Özel
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Semavi Dinlerin 4000 Yıllık Tarihi

Tek bir Tanrı’nın varlığı inancı –Allah, Tanrı, Yahveh– 4000 yıldır sürüyor. Tanrı’nın tarihsel öyküsü, aynı zamanda insanoğlunun mücadele öyküsüne denk düşüyor. Musevilik, Hristiyanlık ve İslamiyet, Tanrı’nın iyi olduğunu iddia ederken, organize din şiddete ve kökü kazınamaz bir önyargıya sık sık katalizör oluyor. Bu müthiş, geniş çaplı ve orijinal inanç serüveninde, Karen Armstrong, toplumların tek Tanrı inancına olan mutlak sadakatini ve bunun yarattığı pek çok çelişkili görüşü inceliyor. Karşılaştırmalı, sıra dışı bir ibadet ve savaş öyküsü olan Tanrı’nın Tarihi bizi hayatımızın en temel gerçeğiyle yüzleştiriyor.Klasik felsefeden Orta Çağ Mistisizmi’ne, Reformasyon’dan Aydınlanma’ya ve modern çağın kuşkuculuğuna, Karen Armstrong’un tek tanrılı dinlerin entelektüel tarihini tek bir ciltte toplamış olması bir mucize gibidir.



“Binlerce meraklı okuru tatmin edip bilgilendirecek müthiş ve takdire şayan bir eser.”

-The Washington Post Book World-



“Üç büyük dinin karşılaştırmalı tarihini araştırmacı bir şekilde inceleyen bu kitap, dinî düşüncelerin kök saldığı, büyüdüğü ve yeşerdiği sosyopolitik zeminleri korkusuzca aydınlatıyor.”

-Publishers Weekly-



“Nüktedan, bilgilendirici ve düşündürücü: Armstrong karmaşık düşünceleri sadeleştiriyor ama basitleştirmiyor.”

-New York Times Book Review-



“Yalnızca her şeyi bildiğini sananlar Armstrong’un Tanrı arayışından etkilenmeyecektir.”

-Economist-



“Armstrong, üç büyük dinin değişken Tanrı algısının çok iyi yazılmış bir genel değerlendirmesini sunuyor. Ayrıca epey din tarihi bilgisi de vererek, bu dinlerle ilişkili çeşitli filozoflardan, mutasavvıflardan ve reformculardan bahsediyor.”

-Library Journal-



“Armstrong saygılı bir merak duygusu ve cömert bir ruhla bu eseri kaleme almış. Konu hakkında bilgi sahibi olanların hafızasını tazeliyor ve acemilere yol gösteriyor.”

-Daily Telegraph-



“Armstrong üç tek tanrılı dini tartışırken, aynı zamanda tasavvufa ve din felsefesine de değiniyor. Okunmaya değer ve provokatif olan bu kitap, dinî araştırmalara büyük bir katkıda bulunmakta.”

-Booklist-



“Armstrong, sıra dışı bir araştırmayla, Museviliğin, Hristiyanlığın ve İslamiyet’in, günümüz anlayışına varana kadar gelişimini inceliyor.”

-Kirkus Reviews-



“Armstrong her bir dinin birbirini nasıl etkilediğini ve her birinin nasıl felsefi, politik ve bilimsel gelişmelerden etkilendiğini anlatıyor. Armstrong’un tutkulu, neredeyse heyecan dolu üslubu, hem konunun önemine değiniyor hem de dengeli ve adil.”

-AudioFile-



“Son derece akıcı bir kitap… Bu soru çok önemli: Tanrı’nın bir geleceği var mı?”

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 141 okur

  • Çağlar Hayat
  • Buket Kıray
  • Aykut Emre Kılıç
  • Ayşe
  • Murat Dağcıoğlu
  • ilker kacar
  • Aylak Hakan
  • Mehmet Şadi Özcan
  • Onur öz
  • Ali Güyıldar

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2
14-17 Yaş
%2
18-24 Yaş
%14.3
25-34 Yaş
%32.7
35-44 Yaş
%22.4
45-54 Yaş
%22.4
55-64 Yaş
%2
65+ Yaş
%2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%27.6
Erkek
%72.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%15.9 (10)
9
%23.8 (15)
8
%22.2 (14)
7
%15.9 (10)
6
%12.7 (8)
5
%4.8 (3)
4
%1.6 (1)
3
%0
2
%0
1
%3.2 (2)

Kitabın sıralamaları