Adı:
Tanrı'ya Karşı Söylev
Baskı tarihi:
Ağustos 2009
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055691110
Çeviri:
Işık Ergüden
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Versus Kitap
Ey sen, dünyada mevcut her şeyi yarattığı söylenen: hakkında en ufak bir fikrim olmayan sen; ancak lafta tanıdığım ve her gün yanılan insanların bana söyledikleri kadar bildiğim sen; tanrı denen acaip ve hayal mahsulü varlık, kesinlikle, gerçekten ve herkesin önünde ilan ediyorum ki sana en ufak bir inancım yok. Ve bunun da nedeni gayet mükemmel: dünyadaki hiçbir şeyin akla yatkınlığına kanıt olmadığı saçma bir varoluşa beni ikna edecek hiçbir şey bulamıyorum. 

Ey yanlışın ve fanatizmin kör ettiği zayıf ve saçma faniler, tepesi tıraşlı rahiplerin batıl inancının sizi gömdüğü tehlikeli yanılsamalardan vazgeçin! Onların size bir Tanrı sunmalarındaki müthiş çıkarı ve bu tür yalanların sizin mallarınız ve ruhlarınız üzerinde onlara sağladığı itibarı düşünün! Yüreğinizde bir ibadet ihtiyacı duyuyorsanız, tutkularınızın somut nesnelerine yönelin: gerçek bir şey sizi en azından bu doğal saygı içinde tatmin edecektir. Ama tanrıya yönelik iki, üç saatlik sofuluğun ardından ne hissediyorsunuz? Sizin duyularınıza hiçbir şey sağlamayan soğuk bir hiçlik, tiksinti verici bir boşluk. Düşlere ve gölgelere tapmış olsaydınız da duyularınız aynı durumda olurdu! İndirin batıl inanç ağacına son darbeyi; dalları budamakla yetinmeyin: Etkileri bu kadar bulaşıcı olan bir bitkiyi tamamen kökünden söküp atın! 

Tanrıları devirerek, aşıralım gök gürültülerini onların ve yıkalım bu ışıltılı şimşekle ürkütücü bir dünyada hoşumuza gitmeyen her şeyi!
Uyarı: Din ve tanrı konusunda hassas olanlar incelememi okumayı şimdiden bırakabilir.

Marquis De Sade'ın tanrı, cehennem, cennet gibi ütopik, kutsal kitaplarda bolca sözü edilen kavramlarla maytap geçtiği muhteşem kitaptır kendileri. Sade bu kitabı özel olarak yazmamış, diğer kitaplarındaki tanrıyla ilgili bölümler derlenerek bu hale getirilmiştir. Kitabın üslubu rahatsız edici ve sert. Sonra uyarmadı demeyin. Hiçbir sansür gerektirmeden yazar aklından ne geçiyorsa yazmış.

Eh, nedir peki bu tanrı? İnsanın zavallılığının bir göstergesi, sığınacak bir liman mı? Hayatını anlamlandırmaya çalışan acizlerin son durağı mı? Kibrin evrilebildiği nokta mı? Yoksa cehaletten doğan öylesine bir cevap mı? Bilemiyorum. Belki de hepsi. Farklı toplumların kabul ettiği insanoğlunun ortak aptallığı, diye buyuruyor Sade. Bilinmezi başka bir bilinmezle açıklamayı bir cevap sayanların ortak noktası. "Bunlar kendi kendine mii oluştu aklınız yok mu?" diye hönkürürken "Tanrı kendi kendine mi oluştu?" sorusunu soramayanların veya da. Hiçbir kanıtı olmadığı halde dünya üzerinde milyonlarca can alan, milyonlarca beyni uyuşturan kocaman hayali bir katil. Devletlerin halk üzerinde egemen olmak için kullandığı, halkı en çok sömüren bir hırsız. Sefalet içinde yaşayan insanları en kolay mutlu etmenin yolu, bu sayede haklarını aramamalarını sağlayan muhteşem bir panzehir!

Nedir tanrı? İnanmak için hiçbir sebep bulamadığım, zaman zaman bilimin en büyük düşmanı, zaman zaman insanlar arasındaki ayrışmaya en büyük sebebiyet veren ak sakallı bir dede. Dokunmanın, hakkında konuşmanın en büyük tabu olduğu, insan canından bile kutsal kabul edilen görünmez bir hayalet. Birkaç bin yıl önce mağaralarda birileriyle konuştuğu söylenen fakat gerçekte kimsenin hakkında bir şey bilmediği.

Söylenenin aksine insan ateist doğar, bütün bu olgular ona daha sonradan zorla kabul ettirilir. Zaten bütün bu insanlar öğretilerine sonsuz bir güven içinde olsaydı, din ve tanrı denilen olgu 4-5 yaşlarında akledemeyen bir çocuğa dayatılmak yerine, 15 16 yaşlarında düşünebilen yarı çocuğa kavratılsaydı nüfusun büyük çoğunluğu bütün bunları zaten saçma bulurdu. Böylelikle tartışmalara "tanrının var olması kabulüyle" başlayacak kadar boş özgüven sahibi de olmazlardı. İspat yükümlülüğünün kendilerinde olduğunu baştan kabul ederlerdi.

Tanrı nedir? Küçükken, ufak bir çocukken televizyonda gördüğüm hayali kahramanların varlığına inanır, onlarla konuşurdum. İşte tanrı da yetişkin bir insanın çocukluktan devam eden tek hayali kahramanıdır.
Dücane Cündioğlu Sinema ve Felsefe kitabında Sade için şöyle şöyle diyordu:'' Marquis doğal olan her şeyden nefret eder; yoksunu olduğu her şeyden. Şefkatsizdir. Annesinden nefret eder kendini dine verdiği için, hayatını İsa'ya adadığı için.
Kilisenin ortasında kadınları kırbaçlarken, Hristiyanlığın sembollerini alabildiğince aşağılarken, gerçekte, şefkatini kendisinden esirgemiş olan dindar annesinden intikam alır Marquis de Sade.''

Cündioğlu haksız sayılmaz zira kitabı okurken Tanrı'ya ve inanan insanlara karşı hissettiği nefreti anlamak güç. Sade'nin küfürden ve aşağılamadan çekinmeyen, kendi gibi düşünmeyenleri aciz ve aptal diye niteleyen, Tanrı var olsa insan iyi olurdu gibi bayağı bir fikri savunan garip bir düşünce yapısı var. Bazı konulardaki tutarsız düşünceleri de eklenince okunması güç bir kitap diyebilirim.
  • Yabancı
    8.3/10 (4.455 Oy)3.947 beğeni13.069 okunma1.243 alıntı53.480 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.610 Oy)8.890 beğeni28.930 okunma846 alıntı140.670 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.409 Oy)19.173 beğeni43.736 okunma3.026 alıntı184.381 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.506 Oy)8.101 beğeni22.975 okunma857 alıntı90.620 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.695 Oy)5.800 beğeni19.822 okunma838 alıntı102.039 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.349 Oy)9.311 beğeni25.858 okunma1.851 alıntı119.751 gösterim
  • Sefiller
    9.1/10 (4.340 Oy)5.128 beğeni17.077 okunma3.568 alıntı109.861 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (6.063 Oy)6.410 beğeni16.951 okunma2.963 alıntı86.689 gösterim
  • Yeraltından Notlar
    8.7/10 (3.379 Oy)3.483 beğeni10.606 okunma5.431 alıntı96.380 gösterim
  • Böyle Söyledi Zerdüşt
    8.5/10 (1.310 Oy)1.454 beğeni4.460 okunma5.774 alıntı59.134 gösterim
Sadizmin babası onca sapkınlığa rağmen okunması gereken kitabının bu olmasına karar verdim ve sindirdim bir süre. Gelelim spoiler uyarısından ziyade din konusunda hassas olan arkadaşlarıma bir ufak uyarı ️ bu kitab(lar)ı veya yazar(lar)ı okudu diye sapkın ve ahlaksız dinsiz olmuyor kimse, zaten inançları sağlam olan kendi bildiği yoldan ilerler, zıt veya yeni fikirler yoldan çıkarmaktansa perspektif katar diye düşüncelerimi paylaşmak istedim.
Gelelim Sade’ye - Sade deyince de o güzelim sesiyle içimi eriten şarkıları olan şarkıcı gelir- kendisi ahlakın gözardı edilince ortaya çıkan bütün sonuçların nefisliğinden(!) bahseder. Din ,toplum ,ahlak vesaire tanımaz haliyle bu adam.
Bir kısımda Cennet,cehennem ,peygamber yani aslında bi dini oluşturan bütün kült yapıtaşları bir bir ele alır, kendi bakış açışıyla eleştirir, öyle açıklamalar yapar ki vay be adam nasıl da araştırmış nasıl da kontrollü ve hatta soğukkanlılıkla öfkesini ve nefretini dökmüş bu kitaba der şaşarsınız. Daha önce duymadığım hikayelerden veyahut teorilerden yola çıkarak beni çoğu kez şaşırttı kendisi; zaten kelimelerle oynayışı sıcak ekmeğin içine eriyen tereyağı misali zihnime işledi. Keyifli okumalar...
Marquis de Sade düşünüklerini hiç çekinmeden en açık ve ağır şekilde kaleme almış.
Tanrı bizim bir dinimiz olmasını isteseydi ve gerçekten güçlü olsaydı, daha doğrusu, gerçekten bir Tanrı olsaydı, emirlerini bize bu kadar saçma yollarla mı bildirirdi?
Senin yaptığın gibi, mutsuzluklar uçurumuna onları yuvarlamak içi mi yaratmanın bunca zahmeti?
Senin o kendini beğenmişliğin seni nasıl bir zırvalama derecesine getirdi! Bütün bu kuruntulardan kurtulduğunda, kendi içinde bir hayvan görmeyecek misin?
Çoğunluğun değil hakikatin, peşinden gitmek gerekir: yalanlar söyleyen her yaştan insandansa, doğruyu söyleyen tek bir insana bel bağlamak yeğdir.
Ne kadar ülke varsa o kadar tanrı var. Ne kadar farklı kafa ya da hayal gücü varsa bu tanrılara hizmet etmenin de o kadar farklı biçimi var.
İnsan zaafının ve dayanıksızlığının sizi sürüklediği o her yana yayılmış kargaşalardan hiç pişmanlık duymuyor musunuz evladım?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tanrı'ya Karşı Söylev
Baskı tarihi:
Ağustos 2009
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055691110
Çeviri:
Işık Ergüden
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Versus Kitap
Ey sen, dünyada mevcut her şeyi yarattığı söylenen: hakkında en ufak bir fikrim olmayan sen; ancak lafta tanıdığım ve her gün yanılan insanların bana söyledikleri kadar bildiğim sen; tanrı denen acaip ve hayal mahsulü varlık, kesinlikle, gerçekten ve herkesin önünde ilan ediyorum ki sana en ufak bir inancım yok. Ve bunun da nedeni gayet mükemmel: dünyadaki hiçbir şeyin akla yatkınlığına kanıt olmadığı saçma bir varoluşa beni ikna edecek hiçbir şey bulamıyorum. 

Ey yanlışın ve fanatizmin kör ettiği zayıf ve saçma faniler, tepesi tıraşlı rahiplerin batıl inancının sizi gömdüğü tehlikeli yanılsamalardan vazgeçin! Onların size bir Tanrı sunmalarındaki müthiş çıkarı ve bu tür yalanların sizin mallarınız ve ruhlarınız üzerinde onlara sağladığı itibarı düşünün! Yüreğinizde bir ibadet ihtiyacı duyuyorsanız, tutkularınızın somut nesnelerine yönelin: gerçek bir şey sizi en azından bu doğal saygı içinde tatmin edecektir. Ama tanrıya yönelik iki, üç saatlik sofuluğun ardından ne hissediyorsunuz? Sizin duyularınıza hiçbir şey sağlamayan soğuk bir hiçlik, tiksinti verici bir boşluk. Düşlere ve gölgelere tapmış olsaydınız da duyularınız aynı durumda olurdu! İndirin batıl inanç ağacına son darbeyi; dalları budamakla yetinmeyin: Etkileri bu kadar bulaşıcı olan bir bitkiyi tamamen kökünden söküp atın! 

Tanrıları devirerek, aşıralım gök gürültülerini onların ve yıkalım bu ışıltılı şimşekle ürkütücü bir dünyada hoşumuza gitmeyen her şeyi!

Kitabı okuyanlar 68 okur

  • Hakan
  • Biray
  • Hakan Çetinbaş
  • Emre Alemdar
  • Hüseyin O.
  • Abdullah Akyol
  • Richard Wagner
  • radyokafa_
  • burak baykal
  • Nuh

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.6
14-17 Yaş
%3.6
18-24 Yaş
%25
25-34 Yaş
%46.4
35-44 Yaş
%17.9
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%3.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%34
Erkek
%66

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.6 (6)
9
%14.3 (3)
8
%23.8 (5)
7
%23.8 (5)
6
%9.5 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0