Tanrı'yla Bütün İlişkimi Kestim

·
Okunma
·
Beğeni
·
497
Gösterim
Adı:
Tanrı'yla Bütün İlişkimi Kestim
Baskı tarihi:
Ekim 2010
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054263899
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Der Ar Slut Mellan Gud Och Mig
Çeviri:
Ali Arda
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
YAŞAM, ÖLÜM, TANRI VE GENÇ OLMANIN İSYANI ÜZERİNE MUHTEŞEM VE SARSICI BİR ROMAN

Muhammed, İsa ve Budanın iyi şeylere niyet ettiklerine inanıyorum. Benim katlanamadıklarım onların ardından gelen düzenbazlar! Dini çıkarlarına alet eden papazlar ve diğer muktedirler. İnsanları körü körüne itaat etmeye, vergi ödemeye, savaşmaya, kadınları kendi cehennemlerine hapsolmaya davet eden şarlatanlar. İnsan nasıl olur da bir yandan öldürmeyeceksin derken, diğer taraftan halkı Tanrı ve anayurt için savaşmaya ve öldürmeye davet edebilir? Yo, hayır! Bizi aldatıyorlar!

Linnea, her gün kendini ispat etmek zorunda olduğu bir dünyaya uyanmanın sefaletiyle boğuşur. İlişkilerin semboller aracılığıyla yürütüldüğü, insanın sahip olduğu eşyalarla tanımlandığı bir dünyada yaşamanın zorluklarını aşmaya çalışır. İnsanı bir umuda bağlayan o saf inanç kirletilir, ruhsuz bir dünyanın ruhu olan din basit bir ticari ürüne çevrilirken "tacirlerin tanrısı"yla ilişkilerini keser. Yaşanan güne, solunan havaya merhaba diyebilmek ve anlamlı bir çığlık gibi yaşayabilmek için yeni bir imla arar hayata.

"Katarina Mazettinin diyalogları yıldırım gibi çarpıyor insanı… Sonra yangın yerine dönen ruhumuzdan yeni bir ben yaratmaya çağırıyor bizi."
Arbetet

"…Mazettinin sözcükleri içimizi kor gibi dağlıyor… İtiraz etme yeteneğini kaybetmiş bir insanın yalnızca kuru bir kabuğa dönüştüğünü çarpıyor suratımıza."
Sydsvenska Dagbladet
144 syf.
·8 günde·4/10
Kitabı okurken çok sıkıldım. Bitirdikten sonra keşke okumasaydım dedim. Olgun insanlara hitap etmeyen bir kitap. Ama yine de lisede kızı, oğlu olan anne ve babalar çocuklarını bir nebze olsun anlayabilmek için okuyabilirler. Ama dediğim gibi çok bir anlam yüklemeyin. Konusu çok basit. İlgi çekici hiç değil. 2.ve 3. Fotoğraflarda işaretlediğim paragraflar var. Bir bunlar dikkatimi çekti. ***Linnea ergenlik döneminin en buhramlı dönemindedir. Bu dönemi psikolojik, fiziksel ve duygusal açıdan karışık ve gelgitlerle geçirmektedir. Bir de tüm bunların üstüne en yakın arkadaşı ölür ve ilâhî açıdan hiç bir gücün faydası olmaz.
Dini çıkarlarına alet eden papazlar ve diğer muktedirler. İnsanları körü körüne itaat etmeye, vergi ödemeye, savaşmaya, kadınları kendi cehennemlerine hapsolmaya davet eden şarlatanlar. İnsan nasıl olur da bir yandan 'öldürmeyeceksin' derken, diğer taraftan halkı Tanrı ve anayurt için savaşmaya ve öldürmeye davet edebilir? Yo, hayır! Bizi aldatıyorlar!
" Tenimin siyah olmasını çok isterdim. Siyah renkli kardeşlerimizle dayanışmayı arzulayan iyi bir insan olduğumdan değil, ozon tabakasını yok ettiğimizde siyah tenliler müthiş avantajlı olacağı için isterdim bunu. O gün geldiğínde, yeraltındaki deliklerine tıkışan biz uçuk benizliler, siyahlar yüce gönüllülük gösterip de bize yíyecek attıkları sürece yaşayabileceğiz. Bízi beslemekten bıktıklarında, kapandığımız deliklerimizde kıvranarak gebereceğiz. "

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tanrı'yla Bütün İlişkimi Kestim
Baskı tarihi:
Ekim 2010
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054263899
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Der Ar Slut Mellan Gud Och Mig
Çeviri:
Ali Arda
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
YAŞAM, ÖLÜM, TANRI VE GENÇ OLMANIN İSYANI ÜZERİNE MUHTEŞEM VE SARSICI BİR ROMAN

Muhammed, İsa ve Budanın iyi şeylere niyet ettiklerine inanıyorum. Benim katlanamadıklarım onların ardından gelen düzenbazlar! Dini çıkarlarına alet eden papazlar ve diğer muktedirler. İnsanları körü körüne itaat etmeye, vergi ödemeye, savaşmaya, kadınları kendi cehennemlerine hapsolmaya davet eden şarlatanlar. İnsan nasıl olur da bir yandan öldürmeyeceksin derken, diğer taraftan halkı Tanrı ve anayurt için savaşmaya ve öldürmeye davet edebilir? Yo, hayır! Bizi aldatıyorlar!

Linnea, her gün kendini ispat etmek zorunda olduğu bir dünyaya uyanmanın sefaletiyle boğuşur. İlişkilerin semboller aracılığıyla yürütüldüğü, insanın sahip olduğu eşyalarla tanımlandığı bir dünyada yaşamanın zorluklarını aşmaya çalışır. İnsanı bir umuda bağlayan o saf inanç kirletilir, ruhsuz bir dünyanın ruhu olan din basit bir ticari ürüne çevrilirken "tacirlerin tanrısı"yla ilişkilerini keser. Yaşanan güne, solunan havaya merhaba diyebilmek ve anlamlı bir çığlık gibi yaşayabilmek için yeni bir imla arar hayata.

"Katarina Mazettinin diyalogları yıldırım gibi çarpıyor insanı… Sonra yangın yerine dönen ruhumuzdan yeni bir ben yaratmaya çağırıyor bizi."
Arbetet

"…Mazettinin sözcükleri içimizi kor gibi dağlıyor… İtiraz etme yeteneğini kaybetmiş bir insanın yalnızca kuru bir kabuğa dönüştüğünü çarpıyor suratımıza."
Sydsvenska Dagbladet

Kitabı okuyanlar 17 okur

  • Hatice Köylü
  • Adyali
  • Şevval Yalçın
  • Nur Deniz
  • F.A.
  • Ceyhun
  • seda kitapcı
  • Buğra
  • Hevia
  • filiz güngör

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%33.3 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%33.3 (1)
3
%33.3 (1)
2
%0
1
%0