Giriş Yap

Tante Lisbeth

654 syf.
·
8 günde okudu
·
Beğendi
·
10/10 puan
Almanca Tante Lisbeth olarak okuduğum kitap türkçeye Kuzin Betty ismiyle tercüme edilmiş. Bilseydim eksik baskı olarak ekletirdim, oysa buna özellikle dikkat etmeye çalışıyorum. Neyse tutturamadık, affola. Belki bu satırları okuyan bir kütüphaneci bu kusurumu sessizce düzeltir... Kitap hakkında ne yazmak istiyorum? Evvela hiçbir önbilgi edinmeden okuduğumu belirtmeliyim. Beni takip edenler bilir, Balzac'ın Külliyatını okuyorum, bu sene için okuma hedefim Shakepeare ve Balzac külliyatını okumakti, dolayısıyla kitap, sıradaki kitaptı. Oysa biraz araştırma yapmış olsaydım, ölmeden önce yazdığı son büyük roman ve hatta belki de önemli eserlerinden birisi olduğu öğrenmiş olurdum. Ama benim için bunların bir önemi yok. Okuduğum onca Balzac roman ve hikayesinde, bazen kurgu, gelişim ve/veya son tatmin edici olmasa da, hep bir çekicilik bulurum. İnsan (mesela ben) Balzac'ı hikaye ve romanlarını onların roman ve hikaye kalitesi, okurken zevk alma değerinin yüksekliğinde dolayı okumaz. Ki her zaman da yok bunlar zaten. Peki ne için okur? Balzac'ta en belirgin özellik insan tiplerinin betimlemeleri. Onları müthiş derecede, meslek ve mesleklerindeki ince ayrıntılara varana kadar inandırıcı bir şekilde izah etmesi, iç alemlerini, düşününce ve davranış dinamiklerinin kaynağında yatan sebepleri açıklığa kavuşturarak, bizde onları uzun zamandır tanıyor hissi uyandırıyor, empati kurmamızı hatta insani bularak sempatik bile bulmamızı sağlıyor. İnsanı insana Tanrı'dan sonra en iyi Balzac ve ona eşdeğer yazarlar anlatmıştır. İnsanı okuma, dolayısıyla kendisini tanımaya vesile olma konusunda Balzac ve benzer yazarlar mutlaka okunmalı, "Ben roman oku(ya)muyorum diye hafife almamalıdır. Uzattım farkındayım, ama az bile söyledim. Onçün sadede gelelim... Kitap hızlı başladı, hızlı devam etti. Hemen içine aldı beni, sonuna kadar da bırakmadı. 650 sayfa ömür gibi aktı bitti. Kitapta ele alınan insan tipleri ve insanarası sorunlar; seven sadık kadının sevgiye saygıya karşı karşılık bulma mücadelesi, iki arkadaş arasındaki birisi saf ve samimi, diğeri ise kindar, kıskanç ve hesapçı ilişki, kuzeni ile kendi arasında rekabet ve sürekli yenik olmanın ezikliğinin insanı düşürdüğü ruh halleri, hovarda erkeğin kadına olan can çıkar huy çıkmaz düşkünlüğü, layık olduğunu düşündüğü yaşamı yaşamak için dokuz kocalı Hürmüz olan kadınlar vs... Kendi adıma yine insan ruhlarına dalıp dalıp çıktım, kana kana müşahede ettim. Ve doydum. Ama insan çok çabuk acıkıyor yine. Son 16 kitaba gelmiş olmanın üzüntüsü içeriseydim diyebilirim. Iyi okumalar...
Tante Lisbeth
10.0/10 · 1 okunma
1 yorumun tümünü gör
Reklam
·
Reklamlar hakkında
"Zavallı Lisbeth", diye inledi Valerie, "sana nasıl teşekkür etsem azdır. Beni hâlâ seviyorsun. Ben bu döşekten kalkamayacağım artık. Sonum geldi. Hatırlıyor musun, bir gün Crevel'e Tanrı'nın intikami her bir surette gelir demiştim. O gün kehanette bulunmuşum. Lisbeth, ölen bir insana kulak ver: bundan böyle hiç nefrete yenik düşme. Sev insanları. Sana kötülük yapsalar bile."
Mesela askeri düşünün. O bir kez kendini ateşin ortasında buldu mu ve insanların çatır çutur öldüğüne tanık oldu mu, savaşçılığa dair ne varsa dökülür üzerinden. Dışarıdan belki kaba görünür, ama içi dünyada acı veren ve kötü olana karşı merhametten dolayı kanıyordur.
Sonra sonra Valerie Wenzeslaus'a karşı öyle büyük bir aşka düştü ki, öylesi bir tutku bir kadının kalbini ancak bir ömürde bir kere hükmeder. Nach und nach war Valerie von jener gewaltigen Liebe für Wenzeslaus ergriffen worden, die nur einmal im Leben das Herz der Frauen im Banne hält.
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Baron hiçbir şey yokmuş gibi arabaya bindi ve böylece bayan Elodie'yi terk etti elveda bile demeden, okuduktan sonra bir romanı bir köşeye atar gibi.
·
1 yorumun tümünü gör
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
6
52 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.27.30