Tante Rosa Bütün Eserleri 1

8,3/10  (70 Oy) · 
188 okunma  · 
52 beğeni  · 
2.132 gösterim
İletişim Yayınları Sevgi Soysal’ın bütün eserlerini yayımlıyor. İlk kitap Tante Rosa, Sevgi Soysal’ın ölüm yıldönümü olan 22 Kasım’ın haftasında çıktı. 1968’de yayımlandığında, çocukluğu Birinci Dünya Savaşı Almanya’sında geçmiş, Rosa adlı bir kadının hayat hikâyeciklerini içeren bu roman, edebiyat çevrelerini şaşırtmış ancak pek de anlaşılamamış. Sevgi Soysal’ı 12 Mart dönemi edebiyatı yoluyla tanıyan okura ise hiç ulaşamamış. Oysa Tante Rosa, Sevgi Soysal’ı 12 Mart döneminin simge yazarı yapanın yalnızca 12 Mart değil, Tante Rosa’da ilk filizlerini veren cesur bir kadınca duyarlılık olduğunun en güzel ispatı. Bütün Eserleri dizisinde önce kronolojik bir sırayla romanları yayımlanacak Sevgi Soysal’ın. Tante Rosa’dan sonra sırada kadın-erkek ilişkisi ve evlilik temasını işlediği romanı Yürümek var. Soysal bu romanıyla (1970) TRT Sanat Ödülleri Yarışması Başarı Ödülü’nü kazanmış. Ve yine bu romanı nedeniyle müstehcenlik gerekçesiyle yargılanmış. Daha sonra gelen Yenişehir’de Bir Öğle Vakti, özellikle Ankaralı solcuların çok sevdiği, etkilendiği bir roman. Oradaki Ali karakteri, ideal bir devrimci modelidir; bir kuşak onu örnek alarak devrimciliği öğrenir. Bir sonraki romanı Şafak ise Murat Belge’nin sözleriyle “devrimci Türkiye romanı için çok yeni ve çok önemlidir” çünkü “Sevgi Soysal’ın olayların nesnelliği ve insanların öznelliği arasında kurduğu diyalektik ilişki, Marksist bir estetiğin ürünüdür.” Sevgi Soysal, kanser tedavisi için gittiği İngiltere’de “hastalık-tedavi ötesi şeyler yapmaya” çalışır. Burada yazmaya başladığı romanı Hoşgeldin Ölüm yarım kalır. İletişim Yayınları’ndan çıkacak Hoşgeldin Ölüm’ün ardına Sevgi Soysal’la aynı dönemde yaşamış ve yazmış, Attilâ İlhan, Oya Baydar, Tomris Uyar, Adalet Ağaoğlu, Ahmet Oktay ve Vüs’at Bener gibi isimlerin tanıklıkları eklenecek. Hoşgeldin Ölüm, bu haliyle belki de bir hüzün kitabı olacak. Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu, romanlardan sonra ilk yayımlanacak anı kitabı. Muzip bir dille yazılmış bu anılar, tefrika edilirken bazı solcuların tepkisini çekmiş. Öykü kitabı Barış Adlı Çocuk, 12 Mart öncesini, daha sonraki değişimi ve hastalığı konu ediyor. Yeni Ortam ve Politika gazetelerine yazdığı yazılarının toplandığı Bakmak ise ilk öykü kitabı Tutkulu Perçem’in ardından yayımlanacak. Yıldırım Türker, bu siyasi deneme yazılarının gazete yazarı olmaya kalkmasındaki en önemli neden olduğunu söylüyor. Türker, Sevgi Soysal’ın kendisi için “ilkgençliğinde dünyayla arasına gerili; şefkatle harelenmiş bir zekâ, isyankâr bir neşe, kül yutmaz bir duruştan dokunmuş bir tül” olduğunu yazıyor. Sevgi Soysal’ın İletişim’den çıkacak son eseri ise daha önce yayımlanmamış oyunu Venüslü Kadınlar. Yayına hazırlanan bir diğer kitap da, Sevgi Soysal’ın eserleri üzerine edebiyat eleştirisi ağırlıklı yazılardan oluşan bir derleme. Genç yaşta kaybettiğimiz Sevgi Soysal’ın bütün eserleriyle yeniden gündeme gelmesi, onunla büyümüş bir kuşağın ona borcunu ödemesi, onu tanımadan büyümüş bir kuşak içinse önemli bir fırsattır.
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2012
  • Sayfa Sayısı:
    105
  • ISBN:
    9789750500923
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınları
  • Kitabın Türü:

"Tante Rosa tüm kadınca bilmeyişlerin tek adıdır."

#Tante Rosa kitabı henüz değeri tam olarak anlaşılamamış bir baş yapıt. Bir kadın olarak bu kitap benim bakış açımı değiştirdi diyebilirim. Başkaldıran, dibe vuran, inanan, aşık olan, aldatan, aldatılan, hayal kuran, tutkuları olan, heyecanları ve enteresan tespitleri olan anti bir karakter Rosa. Sevgi Soysal'ın bu karakteri yaratırken teyzesinden esinlendiği söyleniyor. Doğru olabilir ama yazarın kendi hayatına baktığımızda o da en aykırı kadınlardan. Aykırı lafını kasten kullanıyorum. Toplumlar orta zekalılardan oluşur, kurallara uyan, itaat eden, sorgulamayan ve kendilerine çizilen kadere göre yaşayan insanlardan oluşur. Farklı kim varsa, yaratıcı, üretici, yüksek zekalı; toplumlar bu kişileri eritmeye, kendine benzetmeye çalışır. Benzetemediğini dışlar ve çoğu kez öldürür hem ruhen hem bedenen... Tante Rosa bu yüzden başarısızdır hayatı yaşamada.
Rosa hiç bir yaşantısının üstüne basmadı denilebilir... Kitabındaki mizah, bu doğallıktan geliyor. Kitabındaki çizimler de oldukça başarılı.

#Hem kendi edebiyatımız hem de dünya edebiyatı için, içinizde yer etmiş karakterler kimler sizin için? Herkesin mutlaka bir çok etkilendiği karakter vardır. Bu karakter benim için Tante Rosa'dır. Onun çekip gidecek kadar özgürlüğüne düşkün karakteri beni etkiledi. "Bir daha hiç bir yaşantımın üstüne basmayacağım." Gerçekten de basmıyor. Daha küçük bir kızken, "Sizlerle Başbaşa" dergisinde okuduğu hikayelerle başlıyor kitap. Katolik kilisesi'nden atılan Rosa, Mezarlık bakıcısı olan Rosa, tuvalet bekçiliği yapan Rosa, aşık Rosa, aptal Rosa, kadın Rosa, at cambazı Rosa, prenses Rosa, komik Rosa, bunak Rosa, hayat dolu Rosa...

#Sevgi Soysal 12 Mart 1971 darbe döneminin en çok sansüre uğrayan yazarlarından. Hapse atılan onca yazardan biri.

#Bu kitap benim için okumaktan asla sıkılmayacağım, alıntıların hepsini aklıma kazıdığım, beni yüksek sesle güldüren ve de kalıplar, gelenekler, kader, inanç üzerine çokça düşündüren bir kitap. Kitabı okuyan pek çok kadın ve erkek, ne kadar özgür düşündüğünü iddia ederse etsin, aslında kalıplar arasında sıkışıp kalmış olduğunu hissedecek. Rosa batma riskini umursamadı ve yaşadı. Oysa çoğumuz bu riski göze alamıyoruz, dolayısıyla yaşamak ne demek, sınırları aşmak ne demek bunun da ne demek olduğunu tam olarak bilemiyoruz. Tıpkı İhsan Oktay Anar'ın "Puslu Kıtalar Atlası" kitabındaki Uzun İhsan Efendi gibi. Yazmak kendisine, yaşamak Oğluna kalır.

“Yaşanılanlar, görülenler ve öğrenilenler ne kadar acı olursa olsun, macera insanoğlu için büyük bir nimetti. Çünkü dünyadaki en büyük mutluluk, bu Dünya’nın şahidi olmaktı”.

Dünyaya şahit olamıyoruz, bari kitap okuyalım... Şahit olanların yazdıklarını...