Tante Rosa (Bütün Eserleri 1)

·
Okunma
·
Beğeni
·
4.761
Gösterim
Adı:
Tante Rosa
Alt başlık:
Bütün Eserleri 1
Baskı tarihi:
17 Nisan 2019
Sayfa sayısı:
106
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750500923
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Baskılar:
Tante Rosa
Tante Rosa
İletişim Yayınları Sevgi Soysal’ın bütün eserlerini yayımlıyor. İlk kitap Tante Rosa, Sevgi Soysal’ın ölüm yıldönümü olan 22 Kasım’ın haftasında çıktı. 1968’de yayımlandığında, çocukluğu Birinci Dünya Savaşı Almanya’sında geçmiş, Rosa adlı bir kadının hayat hikâyeciklerini içeren bu roman, edebiyat çevrelerini şaşırtmış ancak pek de anlaşılamamış. Sevgi Soysal’ı 12 Mart dönemi edebiyatı yoluyla tanıyan okura ise hiç ulaşamamış. Oysa Tante Rosa, Sevgi Soysal’ı 12 Mart döneminin simge yazarı yapanın yalnızca 12 Mart değil, Tante Rosa’da ilk filizlerini veren cesur bir kadınca duyarlılık olduğunun en güzel ispatı. Bütün Eserleri dizisinde önce kronolojik bir sırayla romanları yayımlanacak Sevgi Soysal’ın. Tante Rosa’dan sonra sırada kadın-erkek ilişkisi ve evlilik temasını işlediği romanı Yürümek var. Soysal bu romanıyla (1970) TRT Sanat Ödülleri Yarışması Başarı Ödülü’nü kazanmış. Ve yine bu romanı nedeniyle müstehcenlik gerekçesiyle yargılanmış. Daha sonra gelen Yenişehir’de Bir Öğle Vakti, özellikle Ankaralı solcuların çok sevdiği, etkilendiği bir roman. Oradaki Ali karakteri, ideal bir devrimci modelidir; bir kuşak onu örnek alarak devrimciliği öğrenir. Bir sonraki romanı Şafak ise Murat Belge’nin sözleriyle “devrimci Türkiye romanı için çok yeni ve çok önemlidir” çünkü “Sevgi Soysal’ın olayların nesnelliği ve insanların öznelliği arasında kurduğu diyalektik ilişki, Marksist bir estetiğin ürünüdür.” Sevgi Soysal, kanser tedavisi için gittiği İngiltere’de “hastalık-tedavi ötesi şeyler yapmaya” çalışır. Burada yazmaya başladığı romanı Hoşgeldin Ölüm yarım kalır. İletişim Yayınları’ndan çıkacak Hoşgeldin Ölüm’ün ardına Sevgi Soysal’la aynı dönemde yaşamış ve yazmış, Attilâ İlhan, Oya Baydar, Tomris Uyar, Adalet Ağaoğlu, Ahmet Oktay ve Vüs’at Bener gibi isimlerin tanıklıkları eklenecek. Hoşgeldin Ölüm, bu haliyle belki de bir hüzün kitabı olacak. Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu, romanlardan sonra ilk yayımlanacak anı kitabı. Muzip bir dille yazılmış bu anılar, tefrika edilirken bazı solcuların tepkisini çekmiş. Öykü kitabı Barış Adlı Çocuk, 12 Mart öncesini, daha sonraki değişimi ve hastalığı konu ediyor. Yeni Ortam ve Politika gazetelerine yazdığı yazılarının toplandığı Bakmak ise ilk öykü kitabı Tutkulu Perçem’in ardından yayımlanacak. Yıldırım Türker, bu siyasi deneme yazılarının gazete yazarı olmaya kalkmasındaki en önemli neden olduğunu söylüyor. Türker, Sevgi Soysal’ın kendisi için “ilkgençliğinde dünyayla arasına gerili; şefkatle harelenmiş bir zekâ, isyankâr bir neşe, kül yutmaz bir duruştan dokunmuş bir tül” olduğunu yazıyor. Sevgi Soysal’ın İletişim’den çıkacak son eseri ise daha önce yayımlanmamış oyunu Venüslü Kadınlar. Yayına hazırlanan bir diğer kitap da, Sevgi Soysal’ın eserleri üzerine edebiyat eleştirisi ağırlıklı yazılardan oluşan bir derleme. Genç yaşta kaybettiğimiz Sevgi Soysal’ın bütün eserleriyle yeniden gündeme gelmesi, onunla büyümüş bir kuşağın ona borcunu ödemesi, onu tanımadan büyümüş bir kuşak içinse önemli bir fırsattır.
105 syf.
·3 günde·9/10
Kalemiyle yeni tanıştığım bir yazar daha, bir iyi ki daha SEVGİ SOYSAL. Çok tanınmıyor maalesef. Kimdir Sevgi Soysal?
30 Eylül 1936 yılında dünyaya gelmiş ve 40 yıllık ömrüne birçok eser sığdırmıştır. İlk kitabı olan "Tutkulu Perçem" 1962 yılında yayınlanmıştır. 1968'de Tante Rosa yayınlanmıştır. TANTE ROSA, Sevgi Soysal'ın Trt Ankara Radyosu için yazdığı öykülerin kitap haline getirilmiş eseridir. Tabii o yıllarda Türkiye'de Tante Rosa karakteri yadırganmıştır. Sevgi Soysal, Tante Rosa'yı anneanne ve teyzesinden başlayıp kendisinde biten bir kadınlık çizgisi olarak nitelemiştir.

Sevgi Soysal, yetmişlerde askeri yönetimle dövüşmek zorunda kalmıştır. Gözaltı, sıkı yönetim, hapis, 12 Mart dönemlerini görmüş ve yaşamıştır. Askeri yönetimin baskılarına ve düşüncelerini değiştirmesine karşı hep mücadele vermiştir. Müstehcenlikten de yargılanmış başarılı yazar...

Kısacası güçlü bir kadın yazarımız daha. Ne güzel kadınlar yetiştirmiş bu ülke!

Gelelim TANTE ROSA' ya. Kimdir bu Tante Rosa?

Hayalperest bir prensesti Tante Rosa. Fakat hayatın, aşkın, evliliğin okuduğu dergilerdeki gibi olmadığını çok geçmeden anladı. Hamile kaldığı için evlenmek zorunda kaldı. Ama rahat durur mu istemediği bir evliliği yaptıktan sonra! Ahh Rosa! Öfkeli, ağzı bozuk, düzene başkaldıran kadın. Mutlu olabilmek için cesur davranan kadın...
Mutsuzluğuna rağmen hep bir gününü gün etme çabası, iş kurma çabası vardı. Baskıya boyun eğemeyecek kadar güçlü Tante Rosa. Biraz da kaçık. Boşadığı kocasıyla parası bitene kadar tatil yapacak kadar kaçık... Müstehcen düşlere ve hayallere sahip zaman zaman. Öyle yerinde duramıyor ki ihtiyar kadın oldu hala yeniyetme!

Gençliğine hep bir özlem vardı. Düşlerinde yaşlanmış vücudunu bir orman perisi güzelliğinde gördü hep. Uyandığında pörsümüş vücudu ve benekli elleriyle yaşlanmanın hüznünü yaşadı. Düşlerindeki dehlizleri bana da hissettirdi zaman zaman...
Beceriksizliklerinde hep ısrarcıydı. Hayatla harbini sevdim bu kadının. Düştü, kalktı, düştü, kalktı ama hep sevdi kendisini.

Şarkılar söyledi kendisine. Şarkının sözleri şöyle; "TANTE ROSA, TANTE ROSA, I LOVE YOU."
"Ne Love'ı be moruk, sen de!" deseler de o hiç vazgeçmedi kendini sevmekten.

Bu kadın bana hatalarımızla, buruşmuş vücudumuzla, yılların yüzümüzde bıraktığı çizgilerle kendimizi sevmeye ihtiyacımız olduğunu hatırlattı bir kez daha. Sana söz Tante Rosa, ben de ihtiyarlığı senin gibi karşılayacağım, senin gibi güçlü, kendisiyle barışık... Ve I'LL ALWAYS LOVE YOU TANTE ROSA!

Kitap yetişkinler için masal tadındaydı. İçerikte her bölümü anlatan çizimler de mevcuttu.
Sevgi Soysal'ın okuduğum ilk kitabı ama son olmayacak, yazarla serüvenime devam etme niyetindeyim. Böyle güçlü kalemlerin daha çok tanınması ve değerini görmesi dileğiyle. Keyifli okumalar...
105 syf.
·Beğendi
Az da olsa Spoiler içerir..

Tante Rosa; iş aramak demek.

Tante Rosa; aşık, koca aramak demek.

Sizlerle Başbaşa dergisi demek.

Sizlerle Başbaşa dergisine kanıp bilinmeyen maceralara atılmak ama başına ne gelirse gelsin pes etmemek demek.

Kimseye bir şey öğretmeyip, kimseden de bir şey öğrenmeyen demek.

Sevgi Soysal birbirine bağlı öykülerden oluşan Tante Rosa'yı teyzesi Rosel'in kişiliğinden etkilenerek yazmış. Yetmişlerde bir yazar olarak büyürken, askeri yönetimle de dövüşmek zorunda kalmış. 40 yıllık kısacık hayatına eserlerinin yanında, gözaltına alınma, sürgün, hatta hapis cezası bile girmiş olmasına rağmen düşüncelerinden ve inandığı doğrulardan asla taviz vermemiştir.

Tante Rosa bütün kadınca bilmeyişlerin tek adıdır.

Hem acıklı hem de gülünç olabilir.


O Rosa ki başkası tarafından verilmiş bir ad, başkası tarafından çektirilmiş acılardır.

Beceriksizliklerde ısrardır.

Başına ne gelirse gelsin, ayağa kalkmayı başarabilen, başına buyruk ama tatlı mı tatlı Tante Rosa'yı tanımazsanız çok şey kaybedersiniz..

Keyifli okumalar..
140 syf.
·4 günde·Puan vermedi
"Alışılmış"ın dışındaki kadınlar romanların vazgeçilmez kahramanlarındandır daima. Toplumun dayattığı sınırların saçmalığını fark eden, bu sınırlardaki adaletsizliği gören bir kadını alın ve onu ekonomik bir bunalımın, bir aşk üçgenin ya da sorunlu bir baba-kız ilişkisinin içinde bırakın... Tebrikler, edebiyatın asi kadınlarından birini yarattınız! Çocukları için savaş veren anneler, kocasını gözünü kırpmadan terk eden kadınlar, gönülleri istediğince seyahat edenler, tabuları yıkmaya çalışanlar...

Edebiyat böylesi kadınları kendine konu eden roman örnekleri ile dolu:
Prenses De Cleves ( Madame de La Fayette)
Madam Bovary ( Gustave Flaubert )
Anna Karenina ( Lev Nikolayeviç Tolstoy )
Aşk-ı Memnu ( Halid Ziya Uşaklıgil )
Bir Kadının Portresi ( Henry James )
Uçuş Korkusu ( Erica Jong )
Venüs'ün Doğuşu ( Sarah Dunant )
Handan ( Halide Edib Adıvar )
Çalıkuşu ( Reşat Nuri Güntekin )
Tante Rosa ( Sevgi Soysal ) gibi.

Küçük bir kızken her çocuk gibi ne olmak istediği, ne yapmak istediğini anlatan hikaye ile başlıyor Tante Rosa’nın öyküsü, ilk hayal kırıklıkları ve dünya gerçekleri ile burada yüzleşir, rahibeler okulunda ise yasakları, cezaları öğrenir.
Bir prenses olduğunu düşler ve beyaz atlı prensi bekler. Hayalleri hiçbir zaman peşini bırakmaz. Bir yetişkin kadınken, iş bulmaya çalışırken, para sıkıntısı çekerken bile düş kurar. Düşes olduğunu hayal eder, zengin olacağını düşünür.
Hikâyeleri okurken kitabın büyük bir kısmında Rosa için üzülürken bazı kısımları beni çok güldürdü.
Tante Rosa vurdumduymazlığın cesaretle birleştiği en uç noktalarda yaşayan bir kadın karakter, o annelerimize, anneannelerimize yani tanıdığımız hiç bir kadına benzemez; çünkü o bırakabilir, terk edebilir.

Hayata tutunamayan fakat bunu hiçbir zaman dert etmeyen bir kadının hayatını iniş ve çıkışlarını konu alan, roman geleneğiyle örtüşmeyen değişik anlatım tekniği ile bu kitabı oldukça ilginç buldum... Tavsiye ederim.
105 syf.
·1 günde·9/10
Yürümek’ten sonra sıradaki tüm kitapları bırakıp tekrar Sevgi Soysal’a yöneldim. Hayatı, yaşamayı, daha da önemlisi ne için yaşamayı ? sorgulatan güzel bir yolculuk oldu benim için.. Okurken biraz yıprandığımı hissettim, hayat gibi bir kitaptı.. Tavsiyelerimle.
105 syf.
"Tante Rosa, bütün kadınca bilmeyişlerin tek adıdır... Tante Rosa, bütün şartlarda yaşayabilir... Tante Rosa, başkası tarafından verilmiş bir ad, başkası tarafından çektirilmiş acılardır, beceriksizliklerde ısrardır"

Sevgi Soysal, annesinin büyükannesinin yaşantısından esinlenerek başladığı bu kitabı kendi kurgusuyla sürdürmüş ve kendi deyimiyle kitap ne annesinin büyükannesinin hayatını ne de başkasının hayatını anlatmaktadır. Tante Rosa, Sevgi Soysal'ın iç boşaltışıdır.

Kaderin tüm cilvelerine başı dik bir şekilde direnen bir kişiliktir Tante Rosa... Tüm işleri ters gider, el attığı işlerde asla muvaffak olmaz buna karşın düştüğü hiç bir durumu küçültücü görüp de istifini bozan biri değildir Rosa. Rosa asla umudunu kaybetmez, Rosa dobra dobradır, kafasına eseni yapar. Hayattan bir şey anlamadan ve ardında bir şey bırakmadan yolculuğunu tamamlar Rosa...
105 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Aslında, başlarda bir başarı öyküsü sandım. Çocukluk yılları olmasa bile, büyüdükten sonra iş hayatına atılması, dini terk etmesi, sevdiği bir erkek bulması derken, şans yüzüne gülmüştü. Sonrasını siz okuyun görün. Vah başına gelenler!
Sevgi Soysal'ın kaleminden okuduğum ilk kitap. Kitap fuarında iletişim yayınlarındaki genç bir kız önermişti. "Bu yaşınıza kadar nasıl okumazsınız!?" diye beni bir güzel sümsüklemişti.(Kendisi 15 bilemediniz 16, ben ise 23'tüm.) Gel gör ki, kitabı alalı uzun zaman oldu ben ancak listeme alıp okuyabildim. Zaten Türk yazarları okuyacağım zaman biraz kendimi oyalıyorum. İdefix'e falan girip daha çok ilgimi çekebilecek kitaplara bakıyorum, biraz buralarda geziniyorum. Fakat Soysal'ı ertelemenin hiçbir anlamı yokmuş.
Kitap zaten incecik. Zank diye bitiverdi. Ben içerik olarak "Kamelyalı Kadın" ın modernize edilmiş, öyküleştirilmiş ve kısa hali gibi düşündüm Tante Rosa'yı. Kamelyalı Kadın'ı okuyanlar ne alaka diyecektir. Tabii... Ne alaka, biri Dumas Fils, biri Soysal. Ama Marguerite ve Rosa'nın kaderleri bazı yerlerde benzeşiyor. Özellikle sonları... Ne yazıktır ki, ikisi de hüzünlü biten kitaplar. Rosa, Marguerite'a göre şirin kalıyor. Marguerite ise Rosa'ya göre daha ağır. -Tabiri caizse kitap hem kitap hem karakter olarak.-
İyi okumalar.
140 syf.
·6 günde·6/10
Yıkılan, bunun yanında çabalayan. Tante Rosa. Maruz kalan ama kurtulan. Tante Rosa. Her daim çare bulan. Tante Rosa. Etkileyen, okuyanı kendine benzeten... Belki de okuyanın kendini tanımasına göz yuman. Tante Rosa. Biricik hem de pek çok. Tante Rosa. Kendine sarılan, kendini kucaklayan. Tante Rosa.

Tante Rosa. Liseli bir aşık gibi tekrarlayasım geliyor sürekli bu ismi. Bir gözümde kahraman adeta. İnsanların veya toplumsallaşmanın kendisine etki etmesine müsade etmeyen her kadın Tante Rosa olabilir. Ve tabi içini öldürmemiş her kadın en azından hayatının bir bölümünde Tante Rosa'dır. Tante Rosa olmak acı verebilir ama sarılacağın en önemli kolların sana ait olduğunu da öğretir. Çünkü bir kahraman Tante Rosa.

Tante Rosa. Diğer gözümde ise bir kahramandan biraz daha farklı. Durup durup düşünmeme sebep oldu insan yaşamı konusunda, yaşama felsefesi konusunda. Ansızın çekip gitmeleri mutlu olmak için değildi. ("insan sürekli mutlu olmalıdır." diye bir düşüncem yok fakat eylemlerimiz histerik bir şekilde bizi mutlu edecek olana yönelik.) Ama ne için gitti Tante Rosa? Bir şey vardı onu kölesi yapan. Mutlu olmak değildi asıl arzuladığı... Ama bir şey var onu kölesi yapan. Belki mutsuz olmamaya bağlıydı derinden. Mutlu olmak şart değildi onun için tamam ama mutsuz da olmamalıydı.
Her neyse bunu tam olarak bilemeyeceğim sanırım şu an. Tante Rosalığım yetmiyor bunu anlamaya.
105 syf.
·1 günde
Tante Rosa, yaşamın kurallarına ve sınıflandırmalarına başkaldıran. ancak kadınlığına hapsolduğu için hep yenilen biridir. 0, "bütün kadınca bilmeyişlerin tek adıdır".
Arka kapaktaki cümle kitabı anlatır nitelikte.
12 Mart döneminden dolayı tutuklanan Sevgi Soysal'ın değerinin anlaşılamadığı kitaplardan.
Tante Rosa kadın olmanın tüm zorluklarını,ortak sorunlarını ve hayata karşı duruşlarını komik,hüzünlü, içten anlatımıyla okuyucuya aktarıyor. On dört hikayeden oluşan kitabı tüm kitapseverlere tavsiye ederim,Tante Rosa ile tanışmanız dileğiyle.. Keyifli Okumalar.
105 syf.
·Beğendi·10/10
Sevgi sözcüğü bir kadına her zaman bir şeyler anlatır, derken yazar; içindeki sevgiyi mi gün yüzüne çıkartıyor yoksa yolunda gitmeyen bir şeyleri bu sözleriyle iyileştirmeye mi çalışıyor? Bilemiyoruz. Bütün kadınca bilmeyişlerin tek adı kendisi oluyor birden. Acaba o cümleyi kurarken bizim bu bilemeyişlerimizi, ürkekliğimizi, özgüvensizliğimizi mi kastetmişti? Ben biliyorum ama. Biz biliyoruz. Bunun yolunda gitmeyen şeyleri iyilleştirmek için söylendiğini biliyoruz. Bir daha hiçbir yaşantımızın üstüne basmayacağımızı bilerek cesurca ve kimseye aldırmadan yürüyoruz.

Tante rosa "Kadınım ve güçlüyüm." mesajını veren bir romandır benim nazarımda. Her şeyin bir çaresini bulan, tüm toplumsal baskılara rağmen ayakta durabilen, eşlerinden birinin ölümüyle Viyana Ormanları'nın öldüğünü anlayan, sokakta evsizken de zengin bir adamın yanındayken de aynı güzel yüreği taşıyan kadınların romanı.
106 syf.
·8/10
ahh nereden başlasam bu hacmi küçük ama anlattıkları kocaman olan kitaba.. Sevgili Tante Rosa belki de bu dünyaya gelen birçok kadının öyküsüdür bana göre. Aileyle babayla verilen mücadeleler, eğitim alabilme, hayal kurabilme ve bu hayallere ulaşabilme açısından kadının iç dünyasını öyle bir yansıtıyor ki okurken hem gülümsüyor hem hüzünleniyorsunuz. Zihinlerimizde hem tatlı hem acı bir tat bırakıyor. Nerede hangi yaşta olursa olsun kadının hep kadın olduğunu ve yaşam dönemleri boyunca eş,çocuk, geçim derdi gibi pek çok konuyla mengenede kalmış halini gözler önüne sererken, kadının iç dünyasını,korkularını,arzularını da kendine has bir tarzda bizlere sunuyor. Her okuyanın kendinden bir şey bulabileceği bir kadının öyküsü bu. Hepimizin içinde birer Tante Rosa var belki de.. Ucundan kıyısından kadınların yüzyıllardır biriktirip nehirlerle getirdiğini Tante Rosa kıyıya vuruyor bizler yerine. Keşke daha önce okusaydım dediğim kitaplardan ve iyi ki Sevgi Soysal'ı bu kitapla tanımışım diyorum.
105 syf.
Bir roman formunda birbirine bağlı on dört hikayeden oluşan bir kitap Tante Rosa...Teyzesinin hayatını anlatır bu kitapta bize Sevgi Soysal.
Her hikayede doğrusuyla yanlışıyla ama hep hayata karşı sağlam duruşuyla Rosa'nın başından geçenler anlatılır. Komik bir kızdır Rosa... Hep bir prenses edasıyla bakar hayatına. Önce at cambazı olmak ister ama bu konudaki beceriksizliği bir tarafa, hayal kırıklığına uğradığı için vazgeçer. Sonra soluğu rahibeler okulunda alır. Çok keskin bir geçiştir ama bu keskin geçişler Rosa'ya çok yakışır. Ona göre doğal olan okula göre edepsizlik sayılan tavırları nedeniyle okuldan kovulur.
Sonra genç yaşında hamile kalır. Sevmediği bir adamla evlenmek zorunda kalır. Çocukları olur. Sevmediği bir adamla evli kalmaktan yorulur. Ardına bile bakmadan evi terkeder. Güçlüdür Rosa... Aklında soru işaretlerine hiçbir zaman yer yoktur.

Hayatta bir başına kalsa da pes etmez. Yeni işler bulur, bu işleri aynı hızla batırır.
Yeni işlere girer, aynı hızla bu işlerden ayrılır. Sonra yine dener... yine dener... Hep dener.
Rosa hiçbir zaman pes etmez.

"Tante Rosa hicbir zaman acı çekmedi denebilir. Ama yaşamak zorunda olmak, sürdürmek, ısrar etmek. Bu Tante Rosa demektir."

Her kadın Rosa'yı okumalı.
Yazıldığı tarih bir tarafa günümüzü bile aşan bir kadındır.
Rosa sevimli, hayat dolu, yaşlanmış, yıpranmış, umursız ve umursamaz tıpkı bütün kadınlar gibi.

Onun için bir tabut bile uydurulamaz. Yanar küle dönüşür. Külleri bile rahat durmaz.
Bu kitabı okurken yüzünüzdeki gülücük eksik olmasın.
105 syf.
·2 günde·9/10
Tante Rosa, bütün kadınca bilmeyişlerin tek adıdır diyor arka kapak yazısında. Ve bu cümle bile Sevgi Soysal'ı sevmem için yeterli oluyor. Çok severek okudum ve zekasına hayran kaldım. Diğer kitaplarını da mutlaka alıp okuyacağım. Türk kadın yazarları daha çok okumak gerektiğine inanıyorum. Hepsinde bizden ve yaşanılan zamandan izler bulunuyor. Kendi topraklarımızdaki değerlere daha çok sahip çıkmak dileğiyle...
Gerçekte, kadına böyle bir yaşam alanı tanımayan bir toplum için tante rosa, alman olduğu için değil, özgürlüğünü sahiplenen bir kadın olduğu için yabancıdır..
Schwester Maria, “Su içiyorsun durup dururken, sen arzularına gem vuramayan günahkâr bir kızsın,” dedi, “içini öldürmeyi bilmiyorsun.”

“Ben içimi öldüremem,” dedi Rosa, “çünkü içim prensestir. Prenses prensindir ve prensin olan bir şeyi öldürmeye sizin bile yetkiniz yoktur.”
"İnsanları sevmemeye başladı mı insan, insan gibi yaşamayı da sevmemeye başlıyor, insan gibi çalışmayı, kazanmayı, yemeyi, içmeyi, sevişmeyi, ölmeyi."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tante Rosa
Alt başlık:
Bütün Eserleri 1
Baskı tarihi:
17 Nisan 2019
Sayfa sayısı:
106
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750500923
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Baskılar:
Tante Rosa
Tante Rosa
İletişim Yayınları Sevgi Soysal’ın bütün eserlerini yayımlıyor. İlk kitap Tante Rosa, Sevgi Soysal’ın ölüm yıldönümü olan 22 Kasım’ın haftasında çıktı. 1968’de yayımlandığında, çocukluğu Birinci Dünya Savaşı Almanya’sında geçmiş, Rosa adlı bir kadının hayat hikâyeciklerini içeren bu roman, edebiyat çevrelerini şaşırtmış ancak pek de anlaşılamamış. Sevgi Soysal’ı 12 Mart dönemi edebiyatı yoluyla tanıyan okura ise hiç ulaşamamış. Oysa Tante Rosa, Sevgi Soysal’ı 12 Mart döneminin simge yazarı yapanın yalnızca 12 Mart değil, Tante Rosa’da ilk filizlerini veren cesur bir kadınca duyarlılık olduğunun en güzel ispatı. Bütün Eserleri dizisinde önce kronolojik bir sırayla romanları yayımlanacak Sevgi Soysal’ın. Tante Rosa’dan sonra sırada kadın-erkek ilişkisi ve evlilik temasını işlediği romanı Yürümek var. Soysal bu romanıyla (1970) TRT Sanat Ödülleri Yarışması Başarı Ödülü’nü kazanmış. Ve yine bu romanı nedeniyle müstehcenlik gerekçesiyle yargılanmış. Daha sonra gelen Yenişehir’de Bir Öğle Vakti, özellikle Ankaralı solcuların çok sevdiği, etkilendiği bir roman. Oradaki Ali karakteri, ideal bir devrimci modelidir; bir kuşak onu örnek alarak devrimciliği öğrenir. Bir sonraki romanı Şafak ise Murat Belge’nin sözleriyle “devrimci Türkiye romanı için çok yeni ve çok önemlidir” çünkü “Sevgi Soysal’ın olayların nesnelliği ve insanların öznelliği arasında kurduğu diyalektik ilişki, Marksist bir estetiğin ürünüdür.” Sevgi Soysal, kanser tedavisi için gittiği İngiltere’de “hastalık-tedavi ötesi şeyler yapmaya” çalışır. Burada yazmaya başladığı romanı Hoşgeldin Ölüm yarım kalır. İletişim Yayınları’ndan çıkacak Hoşgeldin Ölüm’ün ardına Sevgi Soysal’la aynı dönemde yaşamış ve yazmış, Attilâ İlhan, Oya Baydar, Tomris Uyar, Adalet Ağaoğlu, Ahmet Oktay ve Vüs’at Bener gibi isimlerin tanıklıkları eklenecek. Hoşgeldin Ölüm, bu haliyle belki de bir hüzün kitabı olacak. Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu, romanlardan sonra ilk yayımlanacak anı kitabı. Muzip bir dille yazılmış bu anılar, tefrika edilirken bazı solcuların tepkisini çekmiş. Öykü kitabı Barış Adlı Çocuk, 12 Mart öncesini, daha sonraki değişimi ve hastalığı konu ediyor. Yeni Ortam ve Politika gazetelerine yazdığı yazılarının toplandığı Bakmak ise ilk öykü kitabı Tutkulu Perçem’in ardından yayımlanacak. Yıldırım Türker, bu siyasi deneme yazılarının gazete yazarı olmaya kalkmasındaki en önemli neden olduğunu söylüyor. Türker, Sevgi Soysal’ın kendisi için “ilkgençliğinde dünyayla arasına gerili; şefkatle harelenmiş bir zekâ, isyankâr bir neşe, kül yutmaz bir duruştan dokunmuş bir tül” olduğunu yazıyor. Sevgi Soysal’ın İletişim’den çıkacak son eseri ise daha önce yayımlanmamış oyunu Venüslü Kadınlar. Yayına hazırlanan bir diğer kitap da, Sevgi Soysal’ın eserleri üzerine edebiyat eleştirisi ağırlıklı yazılardan oluşan bir derleme. Genç yaşta kaybettiğimiz Sevgi Soysal’ın bütün eserleriyle yeniden gündeme gelmesi, onunla büyümüş bir kuşağın ona borcunu ödemesi, onu tanımadan büyümüş bir kuşak içinse önemli bir fırsattır.

Kitabı okuyanlar 563 okur

  • Fatma ŞAHİN
  • Ebru Koç Mazılıgüney
  • Çiğdem Sür
  • Nurşin Kaynarca
  • seda
  • Zaman tamircisi
  • Berfin
  • H. UmuT
  • Simge Ateş
  • Ö.Uyanık

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.5
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%18.2
25-34 Yaş
%41.8
35-44 Yaş
%21.8
45-54 Yaş
%10
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%2.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%79.2
Erkek
%20.8

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.9 (51)
9
%22.4 (41)
8
%19.1 (35)
7
%13.7 (25)
6
%7.1 (13)
5
%0
4
%0.5 (1)
3
%0
2
%1.6 (3)
1
%0