Tapınağın Öbür Yüzü - Bağlılık ve Bağımlılık Üzerine

8,0/10  (5 Oy) · 
17 okunma  · 
4 beğeni  · 
667 gösterim
Temeli aile olan yakın ilişki sistemlerini oluşturan biz, kadın ve erkekler, toplumca belirlenmiş cinsel rollerimiz, rol kalıplarımız içinde tutsak olup benlik kaybına uğrarız. Özgün düşünce ve duygu dünyalarımıza yabancılaşır, toplumun belirlediği rol ve yaşam biçimlerini sorgusuzca benimser, sisteme uyum sağlama adına benliğimizden uzaklaşırız. Böylelikle ilişkide oluşan sorunlarımızla ne denli işbirliğinde bulunduğumuzu da gözden kaçırırız.

Bu kitabı yazmaya başlamamın en önemli nedeni, çalışmalarımla içinde yoğrulmakta olduğum insan ilişkileri, evlilik, birliktelik, aile gibi yakın ilişki sistemlerinin sancılı ve çetrefil yollarında öğrendiklerimi paylaşabilmek...
'Sahnede' görülenlerle 'sahne arkası' yaşananların oldukça farklı olduğuna tanık olma ayrıcalığına sahip bir 'kulis işçisi' sıfatıyla, inandıklarımız, öğrendiklerimiz ve 'sahnede' sergilenen davranışlarımızın arkasındaki yerleşik toplumsal koşullanmaları, sistemin bizi ne denli yoğurduğunu, bunların içinde kültürel ve ailevi mirasımızın etkilerini paylaşmayı arzu ediyorum.

Çünkü kulisten bakıldığında, "Tapınağın Öbür Yüzü" oldukça farklı gözüküyor.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    1999
  • Sayfa Sayısı:
    199
  • ISBN:
    9789751407115
  • Yayınevi:
    Remzi Kitabevi
  • Kitabın Türü:
Giz 
10 Nis 22:32 · Kitabı okudu · 4 günde · 8/10 puan

Kitap insan ilişkileri, evlilik, birliktelik, aile gibi yakın ilişkileri derin bir süzgeçten geçirerek göz önüne sermeye çalışmış. Yazılanların çoğunu biliyoruz, yanlış diyoruz ama okudukça bakıyorum da bazı şeyleri çok kanıksamışız.

Kadın-erkek cinsel kimlikleri üzerine yapılan çıkarımları pekiştirmek üzere bazı örneklere de yer verilmiş. Bu da daha iyi bazı şeylerin gözler önüne serilmesini sağlamış.

Ayrıca bu kitap bir üçlemenin ilki. Diğerlerini de en kısa zamanda alıp okuyacağım. Merak ediyorum.

" Yaşam, ilişki için değil, ilişki içinde yaşamayı bilmektir. Bu anlamda ilişkiler bir sonuç değil, sadece birer süreçtir. Başkalarıyla ilişki içinde yaşamayı bilmek için, kişinin öncelikle özüyle, yani kendiyle, kendi benliği, kendi duygu, ihtiyaç ve istekleriyle ilişkide olması gerekir. "

" Özen ve çaba gösterilen her türlü ilişki bağlılık üretir. Oysa, özellikle kadın/erkek birlikteliklerinde, çaba ve özen sadece ilişkinin başında gösterilir. Her iki tarafın çaba ve özeni nedeniyle ilişkinin başında yaşanan heyecan ve güzel duygular sanki bundan böyle yaşamın sonuna kadar aynen devam edecekmiş gibi kabul edilir genellikle.
...
Oysa, evlilikler mutlu son değil, sadece mutlu ve umutlu başlangıçlardır. Sonunun ne olacağı, eşlerin ilişkiye gösterecekleri karşılıklı özen ve çabayla doğrudan orantılıdır."