Tarihçe-i Hayat

·
Okunma
·
Beğeni
·
7,3bin
Gösterim
Adı:
Tarihçe-i Hayat
Baskı tarihi:
Aralık 2005
Sayfa sayısı:
680
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754670277
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sözler Neşriyat
Tarihçe-i Hayat, 1958'de hazırlanarak üstad Bediüzzaman Said Nursi'nin nazarından geçmiş, "Şahsıma ait bahislerden ziyade hizmet-i Kur'aniyeye müteallik kısımlar neşredilmeli" diyen üstad'ın tashih ettiği şekilde neşredilmiştir. Eserin içinde münderiç "Ayetü'l Kübra" ve "Münacat" gibi risalelerin ilavesini ise Bediüzzaman Hazretleri bizzat tensib etmiş ve Risale-i Nur Külliyatından madud bu eser için "Yirmi mecmua kadar ehemmiyeti var" diyerek tavsiyede bulunmuştur.

Bu itibarla, Tarihçe-i Hayat'ta muhterem müellifin son iki senelik hayatı ve dar-ı bekaya irtihalleri bulunmamaktadır.
(Sunuş'tan)
680 syf.
·66 günde
Ömrünü iman - inkâr cephesinde hakkı savunmakla geçirmiş , vatan evlâtları uğruna kendi nefsini satmış bir üstâd , kahraman , Bediüzzaman , Peygamber sevdâlısı ve daha nice lakaba muhatap ..
Küffar tarafından yirmi bir defa zehirlenen , otuz üç yıl esâretle hayatını sürdürmek zorunda kalan fakat İslam'ın en gür sesi olandır .
Onu anlatmak , onu anlamaktan geçer . Bizler buna mukâbil değiliz ..
Üstâdım , sana layık talebe olmayı Mevlâ isteyen her kula nasip etsin .
İyi ki vardın , iyi ki var ve dâim olacaksın ( biiznillah )
Risale-i Nur külliyatından bir eser olan tarihçe-i hayat üstâdı daha iyi anlayabilmek için bizzat hayatını , sürgünlerini , yaptığı mücadeleyi bize aktaran eserdir .
Rabbim anlamayı , anlayıp içleştirmeyi nasip eylesin .
Vesselâm ..
680 syf.
"İstikbalin münevver bahtiyarlarına bir me'haz olarak bu eseri neşrediyoruz"
diyerek inkişafı ötelerden beri zuhur eden bu İnanç ve İslam Davasına karşı varsa önyargınızı kıracak, ALLAH'ı ve yarattıklarını hiç görmemiş olduğunuz şekliyle neşreylen, çektiği onca sıkıntıya rağmen sadece kendi çağının değil, şu zamanda var olan bizlerin ve gelecek nesillerin dahi imanına müştak, "insanlığın selametini görsem, cehennemin alevleri arasında yanmaya razıyım, çünkü bedenim yanarken, gönlüm gül gülistan olur" ifadelerini sadece söylememiş hayatına tatbik etmiş bir Şahsın, eserleri, ilmi-fikri yönünü ele alan, okuduktan sonra tahkiki imana ermek ve baktığınız hemen her şeyde ALLAH'ı ve sanatını görmek, hayatınızın her anında tefekkürde olmanıza ve Risale-i Nur Külliyatını hatmetmek istemenize vesile bir eser-den daha fazlası- (...)
Yaratacının varlığının delil ve ispatı ve Kur'an-ı Kerim tefsiri olan Risale-i Nurlara ilk adımdır.
  • Mektubat
    9.5/10 (498 Oy)701 beğeni1.737 okunma10,9bin alıntı11,3bin gösterim
  • Lem'alar
    9.5/10 (623 Oy)868 beğeni2.184 okunma12,7bin alıntı14,9bin gösterim
  • Şualar
    9.4/10 (335 Oy)426 beğeni1.191 okunma7bin alıntı6,3bin gösterim
  • İman ve Küfür Muvazeneleri
    9.6/10 (629 Oy)877 beğeni2.253 okunma8,7bin alıntı14,7bin gösterim
  • Mesnevi-i Nuriye
    9.6/10 (369 Oy)454 beğeni1.232 okunma8bin alıntı8,7bin gösterim
  • Asa-yı Musa
    9.6/10 (753 Oy)1.031 beğeni2.618 okunma7,3bin alıntı17,6bin gösterim
  • Gençlik Rehberi
    9.3/10 (364 Oy)493 beğeni1.455 okunma2.373 alıntı7,7bin gösterim
  • Sözler
    9.4/10 (947 Oy)1.342 beğeni2.728 okunma21,2bin alıntı25,9bin gösterim
  • Barla Lahikası
    9.6/10 (241 Oy)296 beğeni922 okunma2.839 alıntı4.173 gösterim
  • Küçük Sözler
    9.0/10 (312 Oy)341 beğeni1.195 okunma1.352 alıntı5,7bin gösterim
680 syf.
·Beğendi·10/10 puan
herkesin en az bir defa okumasi gereken bir kitap kesinlikle tavsiye ediyorum. üstad hazretleri gibi alim zati anlamak icin yada anlamaya calismak icin onu öncelikle tanimamiz gerekiyor
680 syf.
·10/10 puan
Insan kendini bu kadar mı güzel anlatır bilemiyorum . Iyisiyle kötüyle hemde . Ustad bediuzzaman said nursi'nin okuyup okuyabileceğiniz en güzel eseri bence . Insan kendinden çok şeyler bulabiliyor , ders çıkartabiliyor. Aklınızla değil kalbimizle okuyun lütfen.
725 syf.
·43 günde·Beğendi·10/10 puan
"Ey yirminci asrın zulümatını Kur'an'ın nuruyla yaran, ehl-i İslâm'a nurlu ve beşaretli ufuklar gösteren, insanlığı fıtratına münasip yüksek ve ebedî saadete davet eden büyük mücahid! İnsanlığa bâhusus bu vatan evlatlarına yaptığın büyük hizmeti, bizler şükranla karşılıyoruz. Ve istikbal dahi seni takdirle yâd edecektir. Sen manen ölüme yüz tutan bir nesli, maneviyat âb-ı hayatına kavuşturan bir hekim olarak çok kıymettar ve yüksek bir hizmet îfa ettin. Yokluğa, ebedî şakavete atılmak istenen bir milleti ve gelecek nesillerini, Kur'an'ın nuruyla ebedî saadete ulaştırmaya ve Allah'a kavuşturmaya çalıştığını ve hayatını bu uğurda feda ettiğini biliyoruz.
İmanlı nesiller seni takip edecektir
Yıllarca, asırlarca peşinden gidecektir."
680 syf.
·158 günde·Beğendi·10/10 puan
Bütün alimlerin sustuğu, susturulduğu, satın alındığı zaman da sen çıktın ve Kur‘an-ı Hâkim‘i müdafaa ettin.. Bize böyle güzel eserler bıraktığın için sana minnettarım Üstad’ım...

İmanımın kurtulmasına inşaallah sen vesile oldun Üstad’ım..

Allah senden razı olsun..
Ruhuna el-Fatiha..
680 syf.
·Beğendi·10/10 puan
üstadımızın Bediüzzaman'ın örnek alınması gerekli hayatı ve iman hakikatlerini yazmış olduğu Din, iman, Allah, peygamber, âhiret akidelerini ve ibarelerini açıkça anlatmak için temsiller ile yazılmış ve ilmî görüşleri ve ihtiyarlara ve gençlere ahlâkî öğütler ve hayat tecrübesinden alınmış ibretli vak'alar ve faideli menkıbeleri ihtiva eden mevcudun yüzde doksanını teşkil eden Risale-i Nur'un nasıl yazıldığınin kanıtları ve zorlukları. Basılmış ve tüm dünyaya yayılmış bu eserlerin toplam ağırlığı kadar altınlarla kıyas edilse bu eserlerde anlatılan hakikatler o altınlarlardan daha değerli olur daha ağır basar. Çünkü bize hâkimi zülcelali , rahman ve rahim olan Allah'ı tanıttırdığı için bu hakikatler kırık bi cam parçası hükmünde olan dünya için bize elmas hükümde olan ahireti anlatıyor ve tanıtıyor. Dalalet-âlûd Avrupa feylesoflarının ve sapkın talebelerinin bazı müteşabih âyât-ı kerime ve ehadîs-i şerifenin zahirî manalarını anlamayarak yaptıkları kasıdlı itirazlara, Risale-i Nur'da aklen, mantıkan cevablar verilerek, o âyetlerin ve o hadîslerin birer mu'cize oldukları isbat edilmiştir.
Böylelikle de, bu zamanda fen ve felsefeden gelen dalalet ve şübheleri Risale-i Nur kökünden kesmiştir.
Risale-i Nur bunu yaparken de müsbet bir usûl takib etmiştir.
Risale-i Nur, fevkalâde müstesna bir edebî üstünlüğe mâliktir. En meşhur eserlerle bile kabil-i kıyas olmayan ve başlıbaşına bir hususiyeti haiz olan üslûbunda yüksek bir belâgat, fesahat ve selaset ve îcaz vardır. Hattâ Bedîüzzaman'ın eserlerini âlem-i İslâmın ısrarla arzu etmesiyle Arabçaya tercüme ettirmek için büyük İslâm âlimlerine "Asâ-yı Musa Mecmuası" götürüldüğü vakit, okumuşlar ve demişlerdir ki: "Bedîüzzaman'ın eserlerini ancak kendisi tercüme edebilir.
Risale-i Nur'daki yüksek belâgatı ve misilsiz olan fesahat ve îcazı tercümede muhafaza etmekten ve onun ilmini ihata etmekten âciziz!" Bu suretle o yüksek âlimler, Üstadımızın faziletini ve Risale-i Nur'un kemalâtını göstermişlerdir.
Bedîüzzaman, eserlerinde hemen bütün büyük müellif ve ediblerden farklı olarak lafızdan ziyade manaya ehemmiyet vermiştir.
Manayı lafza feda etmemiş, lafzı manaya feda etmiştir.
Üslûbda okuyucunun bir nevi hevesini nazara almamış, hakikatı ve manayı esas tutmuştur.
Vücuda elbiseyi yaparken vücuddan kesmemiş, elbiseden kesmiştir.
Risale-i Nur'daki aklı, kalbi, ruhu ve vicdanı celbeden ve hakikata râmeden o İlahî cazibedendir ki; çoluğu çocuğu, genci ihtiyarı, avamı havassı o Nur'a koşuyorlar ve o cazibedar Nur'un pervanesi oluyorlar. Üsdadimizın "karşımda müthiş bir yangın var . Bana, ‘Sen şuna buna niçin sataştın?’ diyorlar. Farkında değilim. Karşımda müthiş bir yangın var.Alevleri göklere yükseliyor. İçinde evlâdım yanıyor, imanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, imanımı kurtarmaya koşuyorum. Yolda biri beni kösteklemek istemiş de, ayağım ona çarpmış; ne ehemmiyeti var? O müthiş yangın karşısında bu küçük hâdise bir kıymet ifade eder mi? Dar düşünceler, dar görüşler!..
Beni, nefsini kurtarmayı düşünen hodgâm bir adam mı zannediyorlar? Ben, cemiyetin imanını kurtarmak yolunda dünyamı da feda ettim, ahiretimi de. Seksen küsur senelik bütün hayatımda dünya zevki namına bir şey bilmiyorum. Bütün ömrüm harp meydanlarında, esaret zindanlarında, yahut memleket hapishanelerinde, memleket mahkemelerinde geçti. Çekmediğim cefa, görmediğim eza kalmadı. Divan-ı harplerde bir cani gibi muamele gördüm, bir serseri gibi memleket memleket sürgüne yollandım. Memleket zindanlarında aylarca ihtilâttan men edildim. Defalarca zehirlendim. Türlü türlü hakaretlere maruz kaldım. Zaman oldu ki, hayattan bin defa ziyade, ölümü tercih ettim. Eğer dinim intihardan beni men etmeseydi, belki bugün Said topraklar altında çürümüş gitmişti.Benim fıtratım, zillet ve hakarete tahammül etmez. İzzet ve şehamet-i İslâmiye beni bu halde bulunmaktan şiddetle men eder. Böyle bir vaziyete düşünce, karşımda kim olursa olsun, isterse en zalim bir cebbar, en hunhar bir düşman kumandanı olsa tezellül etmem. Zulmünü, hunharlığını onun suratına çarparım. Beni zindana atar, yahut idam sehpasına götürür; hiç ehemmiyeti yoktur. Nitekim öyle oldu. Bunların hepsini gördüm. Birkaç dakika daha o hunhar kumandanın kalbi, vicdanı zulümkârlığa dayanabilseydi, Said bugün asılmış ve mâsumlar zümresine iltihak etmiş olacaktı.
İşte benim bütün hayatım böyle zahmet ve meşakkatle, felâket ve musîbetle geçti. Cemiyetin imanı, saadet ve selâmeti yolunda nefsimi, dünyamı feda ettim; helâl olsun. Onlara bedduâ bile etmiyorum. Çünkü, bu sayede Risale-i Nur, hiç olmazsa birkaç yüz bin, yahut birkaç milyon kişinin –adedini de bilmiyorum ya, öyle diyorlar. Afyon Savcısı beş yüz bin demişti, belki daha ziyade– imanını kurtarmaya vesile oldu. Ölmekle, yalnız kendimi kurtaracaktım, fakat hayatta kalıp da zahmet ve meşakkatlere tahammül ile bu kadar imanın kurtulmasına hizmet ettim. Allah’a bin kere hamd olsun.
İslam ordularının mekkeye girdiği gibi iman hakikatlerinindec kalplerde inkişaf etmesi duasiyla. Allah bizlerin bu istikametten bu davaya duaci olmaktan mahrum etmesin. Üsdadimizın talehelerine dedigi gibi Kardeşim, siz hizmeti düşünmeyin. Hizmeti en muhalife dahi Cenâb-ı Hak yaptırır. Sizin düşüneceğiniz, uhuvvet, muhabbet, ittihat ve tesanüddür. Bu gün bize en fazla lâzım olan da budur...
680 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Bazı risalelerde tahrifat olduğunu duymuştum. Ama araştırmalarım neticesinde zehra yayınlarının daha aslına uygun ve değiştirmediğini anladım ve zaten diğer leri ile karşılaştırınca digerlerindeki anlam kopukluğu ve tahrifat ortaya çıkıyor.
250 syf.
·36 günde·Beğendi·Puan vermedi
Üstadın ne zaman hayatını okusam, bir parça duysam, filmini izlesem kendimi çok yetersiz gibi hissettiğim zamanlar oluyor.

Aynı şekilde bu kitabı okurken aynı duygularla karşılaştım zaman zaman. Gerçek İslam adına cihad etmek bunu gerektiriyor.

Üstadı ciddi manada öğrenmek, bilmek istiyorsak bu kitabı mutlaka okumalısın kardeşim.
İşte yalnız bir numune olarak, iki cuma gününde mahpuslar için te'lif edilen ve Risale-i Nur'un umdelerini ve hülâsa ve esaslarını beyan ederek Risale-i Nur'un bir müdafaanamesi hükmüne geçen Meyve Risalesi'ni ibraz ediyorum ve Ankara makamatına vermek için, yeni harflerle yazdırmaya müşkilâtlar içinde gizli çalışıyoruz.
İşte onu okuyunuz, tam dikkat ediniz, eğer kalbiniz (nefsinize karışmam) beni tasdik etmezse, bana şimdiki tecrid-i mutlak içinde her hakaret ve işkenceyi de yapsanız, sükût edeceğim!
Elhasıl; ya Risale-i Nur'u tam serbest bırakınız veyahut bu kuvvetli ve zedelenmez hakikatı elinizden gelirse kırınız!

(Beşinci Kısım(Denizli Hayatı)/Denizli Mahkemesinde yaptığı müdafaadan bazı kısımlar)
Tarihçe-i Hayat - 403
Fıtraten acul (aceleci) olan insanoğlu, alemde hakim olan kanun-u İlahiyi düşünmeyerek, her meselenin istediği vakitte hallolunmasını istiyor, küçük dairelerdeki vazifelerini atlayıp, büyük dairelere sapıyor.
Bana: "Sen şuna buna niçin sataştın?" diyorlar. Farkında değilim; karşımda müthiş bir yangın var, alevleri göklere yükseliyor; içinde evlâdım yanıyor, imanım tutuşmuş yanıyor. Yolda birisi beni kösteklemek istemiş de, ayağım ona çarpmış; ne ehemmiyeti var? O müthiş yangın karşısında bu küçük hâdise, bir kıymet ifade eder mi? Dar düşünceler, dar görüşler..."
Güzel oku! Her zerrede coşkun birer mana var
Dert ehline bu manada canlar sunan eda var
Vermek için parlaklığı, gamlı gönül evine
Bir bak hele, her cilâdan üstün olan cilâ var
Derin, güzel düşünce ile incelersen bunu sen
Zayıflamış ruhlar için dağlar gibi gıda var
Hem dilersen tükenmeyen sermaye-i serveti
Aç gözünü, Nurlara bak, işte sana tufan gibi gına var
Beni tanı, yürü kulum yürü diye bizlere
Her nefeste şefkat ile Rabb'imizden nida var
Duymuş isen bu nidayı her zerrenin dilinden
Müjde olsun, artık sana cennet denen safa var
.....
Hasan Feyzi (r.a.)

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tarihçe-i Hayat
Baskı tarihi:
Aralık 2005
Sayfa sayısı:
680
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754670277
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sözler Neşriyat
Tarihçe-i Hayat, 1958'de hazırlanarak üstad Bediüzzaman Said Nursi'nin nazarından geçmiş, "Şahsıma ait bahislerden ziyade hizmet-i Kur'aniyeye müteallik kısımlar neşredilmeli" diyen üstad'ın tashih ettiği şekilde neşredilmiştir. Eserin içinde münderiç "Ayetü'l Kübra" ve "Münacat" gibi risalelerin ilavesini ise Bediüzzaman Hazretleri bizzat tensib etmiş ve Risale-i Nur Külliyatından madud bu eser için "Yirmi mecmua kadar ehemmiyeti var" diyerek tavsiyede bulunmuştur.

Bu itibarla, Tarihçe-i Hayat'ta muhterem müellifin son iki senelik hayatı ve dar-ı bekaya irtihalleri bulunmamaktadır.
(Sunuş'tan)

Kitabı okuyanlar 1.400 okur

  • ŞAKİR GÜRBÜZ
  • Bir Abdullah
  • ilim meclisi
  • Adem
  • Zeynel KAYLI
  • Beyza Erçil
  • Ceren Yılmazer
  • Gri
  • Kartay Altıntaş
  • Füsun Feride Örücü

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%1.8
13-17 Yaş
%5.5
18-24 Yaş
%25.7
25-34 Yaş
%33
35-44 Yaş
%21.1
45-54 Yaş
%9.2
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%2.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%42.2
Erkek
%57.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%63.8 (261)
9
%5.6 (23)
8
%2.9 (12)
7
%1.7 (7)
6
%0.5 (2)
5
%0.7 (3)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%2.9 (12)