Tarihçe-i Hayat

·
Okunma
·
Beğeni
·
4448
Gösterim
Adı:
Tarihçe-i Hayat
Baskı tarihi:
Aralık 2005
Sayfa sayısı:
680
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754670277
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sözler Neşriyat
Baskılar:
Tarihçe-i Hayat
Tarihçe-i Hayat
Tarihçe-i Hayat
Tarihçe-i Hayat
Tarihçe-i Hayat
Tarihçe-i Hayat
Tarihçe-i Hayat, 1958'de hazırlanarak üstad Bediüzzaman Said Nursi'nin nazarından geçmiş, "Şahsıma ait bahislerden ziyade hizmet-i Kur'aniyeye müteallik kısımlar neşredilmeli" diyen üstad'ın tashih ettiği şekilde neşredilmiştir. Eserin içinde münderiç "Ayetü'l Kübra" ve "Münacat" gibi risalelerin ilavesini ise Bediüzzaman Hazretleri bizzat tensib etmiş ve Risale-i Nur Külliyatından madud bu eser için "Yirmi mecmua kadar ehemmiyeti var" diyerek tavsiyede bulunmuştur.

Bu itibarla, Tarihçe-i Hayat'ta muhterem müellifin son iki senelik hayatı ve dar-ı bekaya irtihalleri bulunmamaktadır.
(Sunuş'tan)
680 syf.
·10/10
Insan kendini bu kadar mı güzel anlatır bilemiyorum . Iyisiyle kötüyle hemde . Ustad bediuzzaman said nursi'nin okuyup okuyabileceğiniz en güzel eseri bence . Insan kendinden çok şeyler bulabiliyor , ders çıkartabiliyor. Aklınızla değil kalbimizle okuyun lütfen.
680 syf.
·Beğendi·10/10
herkesin en az bir defa okumasi gereken bir kitap kesinlikle tavsiye ediyorum. üstad hazretleri gibi alim zati anlamak icin yada anlamaya calismak icin onu öncelikle tanimamiz gerekiyor
  • Mektubat
    9.4/10 (331 Oy)454 beğeni1.158 okunma4.269 alıntı6.356 gösterim
  • Lem'alar
    9.4/10 (412 Oy)534 beğeni1.426 okunma4.192 alıntı8.084 gösterim
  • Şualar
    9.2/10 (220 Oy)274 beğeni788 okunma2.008 alıntı3.833 gösterim
  • İman ve Küfür Muvazeneleri
    9.5/10 (381 Oy)506 beğeni1.334 okunma2.661 alıntı8.606 gösterim
  • Mesnevi-i Nuriye
    9.5/10 (245 Oy)298 beğeni830 okunma2.581 alıntı5.375 gösterim
  • Asa-yı Musa
    9.5/10 (495 Oy)660 beğeni1.713 okunma2.557 alıntı11.046 gösterim
  • Gençlik Rehberi
    9.1/10 (247 Oy)334 beğeni1.008 okunma1.136 alıntı5.303 gösterim
  • Sözler
    9.3/10 (655 Oy)877 beğeni1.873 okunma8.182 alıntı15.541 gösterim
  • Barla Lahikası
    9.5/10 (158 Oy)192 beğeni633 okunma976 alıntı2.538 gösterim
  • Küçük Sözler
    8.9/10 (224 Oy)230 beğeni834 okunma659 alıntı4.195 gösterim
725 syf.
·43 günde·Beğendi·10/10
"Ey yirminci asrın zulümatını Kur'an'ın nuruyla yaran, ehl-i İslâm'a nurlu ve beşaretli ufuklar gösteren, insanlığı fıtratına münasip yüksek ve ebedî saadete davet eden büyük mücahid! İnsanlığa bâhusus bu vatan evlatlarına yaptığın büyük hizmeti, bizler şükranla karşılıyoruz. Ve istikbal dahi seni takdirle yâd edecektir. Sen manen ölüme yüz tutan bir nesli, maneviyat âb-ı hayatına kavuşturan bir hekim olarak çok kıymettar ve yüksek bir hizmet îfa ettin. Yokluğa, ebedî şakavete atılmak istenen bir milleti ve gelecek nesillerini, Kur'an'ın nuruyla ebedî saadete ulaştırmaya ve Allah'a kavuşturmaya çalıştığını ve hayatını bu uğurda feda ettiğini biliyoruz.
İmanlı nesiller seni takip edecektir
Yıllarca, asırlarca peşinden gidecektir."
680 syf.
·158 günde·Beğendi·10/10
Bütün alimlerin sustuğu, susturulduğu, satın alındığı zaman da sen çıktın ve Kur‘an-ı Hâkim‘i müdafaa ettin.. Bize böyle güzel eserler bıraktığın için sana minnettarım Üstad’ım...

İmanımın kurtulmasına inşaallah sen vesile oldun Üstad’ım..

Allah senden razı olsun..
Ruhuna el-Fatiha..
680 syf.
·Beğendi·10/10
Üstadım Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin hayatını ve "Kur'an sönmez ve söndürülmez manevi bir güneş olduğunu...'' ispat etme mücadelesini anlatan bir kitaptır.
741 syf.
·Beğendi·9/10
Bakmayı bilirseniz hayatınızı doğru rotada tutacak hayati düsturları bu eserde görebilirsiniz ve hayatınıza deniz feneri olabilirsiniz ..
İstifade etmeniz dileğiyle.
680 syf.
·Puan vermedi
üstadımızın Bediüzzaman'ın örnek alınması gerekli hayatı ve iman hakikatlerini yazmış olduğu Din, iman, Allah, peygamber, âhiret akidelerini ve ibarelerini açıkça anlatmak için temsiller ile yazılmış ve ilmî görüşleri ve ihtiyarlara ve gençlere ahlâkî öğütler ve hayat tecrübesinden alınmış ibretli vak'alar ve faideli menkıbeleri ihtiva eden mevcudun yüzde doksanını teşkil eden Risale-i Nur'un nasıl yazıldığınin kanıtları ve zorlukları. Basılmış ve tüm dünyaya yayılmış bu eserlerin toplam ağırlığı kadar altınlarla kıyas edilse bu eserlerde anlatılan hakikatler o altınlarlardan daha değerli olur daha ağır basar. Çünkü bize hâkimi zülcelali , rahman ve rahim olan Allah'ı tanıttırdığı için bu hakikatler kırık bi cam parçası hükmünde olan dünya için bize elmas hükümde olan ahireti anlatıyor ve tanıtıyor. Dalalet-âlûd Avrupa feylesoflarının ve sapkın talebelerinin bazı müteşabih âyât-ı kerime ve ehadîs-i şerifenin zahirî manalarını anlamayarak yaptıkları kasıdlı itirazlara, Risale-i Nur'da aklen, mantıkan cevablar verilerek, o âyetlerin ve o hadîslerin birer mu'cize oldukları isbat edilmiştir.
Böylelikle de, bu zamanda fen ve felsefeden gelen dalalet ve şübheleri Risale-i Nur kökünden kesmiştir.
Risale-i Nur bunu yaparken de müsbet bir usûl takib etmiştir.
Risale-i Nur, fevkalâde müstesna bir edebî üstünlüğe mâliktir. En meşhur eserlerle bile kabil-i kıyas olmayan ve başlıbaşına bir hususiyeti haiz olan üslûbunda yüksek bir belâgat, fesahat ve selaset ve îcaz vardır. Hattâ Bedîüzzaman'ın eserlerini âlem-i İslâmın ısrarla arzu etmesiyle Arabçaya tercüme ettirmek için büyük İslâm âlimlerine "Asâ-yı Musa Mecmuası" götürüldüğü vakit, okumuşlar ve demişlerdir ki: "Bedîüzzaman'ın eserlerini ancak kendisi tercüme edebilir.
Risale-i Nur'daki yüksek belâgatı ve misilsiz olan fesahat ve îcazı tercümede muhafaza etmekten ve onun ilmini ihata etmekten âciziz!" Bu suretle o yüksek âlimler, Üstadımızın faziletini ve Risale-i Nur'un kemalâtını göstermişlerdir.
Bedîüzzaman, eserlerinde hemen bütün büyük müellif ve ediblerden farklı olarak lafızdan ziyade manaya ehemmiyet vermiştir.
Manayı lafza feda etmemiş, lafzı manaya feda etmiştir.
Üslûbda okuyucunun bir nevi hevesini nazara almamış, hakikatı ve manayı esas tutmuştur.
Vücuda elbiseyi yaparken vücuddan kesmemiş, elbiseden kesmiştir.
Risale-i Nur'daki aklı, kalbi, ruhu ve vicdanı celbeden ve hakikata râmeden o İlahî cazibedendir ki; çoluğu çocuğu, genci ihtiyarı, avamı havassı o Nur'a koşuyorlar ve o cazibedar Nur'un pervanesi oluyorlar. Üsdadimizın "karşımda müthiş bir yangın var . Bana, ‘Sen şuna buna niçin sataştın?’ diyorlar. Farkında değilim. Karşımda müthiş bir yangın var.Alevleri göklere yükseliyor. İçinde evlâdım yanıyor, imanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, imanımı kurtarmaya koşuyorum. Yolda biri beni kösteklemek istemiş de, ayağım ona çarpmış; ne ehemmiyeti var? O müthiş yangın karşısında bu küçük hâdise bir kıymet ifade eder mi? Dar düşünceler, dar görüşler!..
Beni, nefsini kurtarmayı düşünen hodgâm bir adam mı zannediyorlar? Ben, cemiyetin imanını kurtarmak yolunda dünyamı da feda ettim, ahiretimi de. Seksen küsur senelik bütün hayatımda dünya zevki namına bir şey bilmiyorum. Bütün ömrüm harp meydanlarında, esaret zindanlarında, yahut memleket hapishanelerinde, memleket mahkemelerinde geçti. Çekmediğim cefa, görmediğim eza kalmadı. Divan-ı harplerde bir cani gibi muamele gördüm, bir serseri gibi memleket memleket sürgüne yollandım. Memleket zindanlarında aylarca ihtilâttan men edildim. Defalarca zehirlendim. Türlü türlü hakaretlere maruz kaldım. Zaman oldu ki, hayattan bin defa ziyade, ölümü tercih ettim. Eğer dinim intihardan beni men etmeseydi, belki bugün Said topraklar altında çürümüş gitmişti.Benim fıtratım, zillet ve hakarete tahammül etmez. İzzet ve şehamet-i İslâmiye beni bu halde bulunmaktan şiddetle men eder. Böyle bir vaziyete düşünce, karşımda kim olursa olsun, isterse en zalim bir cebbar, en hunhar bir düşman kumandanı olsa tezellül etmem. Zulmünü, hunharlığını onun suratına çarparım. Beni zindana atar, yahut idam sehpasına götürür; hiç ehemmiyeti yoktur. Nitekim öyle oldu. Bunların hepsini gördüm. Birkaç dakika daha o hunhar kumandanın kalbi, vicdanı zulümkârlığa dayanabilseydi, Said bugün asılmış ve mâsumlar zümresine iltihak etmiş olacaktı.
İşte benim bütün hayatım böyle zahmet ve meşakkatle, felâket ve musîbetle geçti. Cemiyetin imanı, saadet ve selâmeti yolunda nefsimi, dünyamı feda ettim; helâl olsun. Onlara bedduâ bile etmiyorum. Çünkü, bu sayede Risale-i Nur, hiç olmazsa birkaç yüz bin, yahut birkaç milyon kişinin –adedini de bilmiyorum ya, öyle diyorlar. Afyon Savcısı beş yüz bin demişti, belki daha ziyade– imanını kurtarmaya vesile oldu. Ölmekle, yalnız kendimi kurtaracaktım, fakat hayatta kalıp da zahmet ve meşakkatlere tahammül ile bu kadar imanın kurtulmasına hizmet ettim. Allah’a bin kere hamd olsun.
İslam ordularının mekkeye girdiği gibi iman hakikatlerinindec kalplerde inkişaf etmesi duasiyla. Allah bizlerin bu istikametten bu davaya duaci olmaktan mahrum etmesin. Üsdadimizın talehelerine dedigi gibi Kardeşim, siz hizmeti düşünmeyin. Hizmeti en muhalife dahi Cenâb-ı Hak yaptırır. Sizin düşüneceğiniz, uhuvvet, muhabbet, ittihat ve tesanüddür. Bu gün bize en fazla lâzım olan da budur...
784 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
" Risale-i Nur'u anlamıyorlar yahut anlamak istemiyorlar. Beni, skolastik bataklığı içinde saplanmış bir medrese hocası zannediyorlar. Ben, bütün müsbet ilimlerle, asr-ı hazır fen ve felsefesiyle meşgul oldum. Bu hususta en derin mes'eleleri hallettim. Hattâ bu hususta da bazı eserler te'lif eyledim. Fakat ben, öyle mantık oyunları bilmiyorum. "
Tarihçe-i Hayat - 628
Senin başına gelen zulümler ve musibetlerin altında kaderin adaleti var. İnsanlar, senin yapmadığın bir işle sana zulüm ediyorlar. Fakat, kader senin gizli hatalarına binaen, o musibet eliyle seni hem terbiye, hem hatana kefaret ediyor.
"Ey mülhidler! Ey zındıklar! Said, elli bin nefer kuvvetinde demişsiniz... Yanlışsınız... Kur'an'a ve imana hizmetim cihetiyle elli bin değil, elli milyon kuvvetindeyim! Titreyiniz! Haddiniz varsa ilişiniz!"
...

"Türk milleti, asırlardan beri İslâmiyet'e hizmet etmiş ve çok velîler yetiştirmiştir. Bunların torunlarına kılınç çekilmez..

...
Bediüzzaman Said Nursî
Sayfa 147 - Barla Hayatı / Risale-i Nur'un Zuhuru

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tarihçe-i Hayat
Baskı tarihi:
Aralık 2005
Sayfa sayısı:
680
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754670277
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sözler Neşriyat
Baskılar:
Tarihçe-i Hayat
Tarihçe-i Hayat
Tarihçe-i Hayat
Tarihçe-i Hayat
Tarihçe-i Hayat
Tarihçe-i Hayat
Tarihçe-i Hayat, 1958'de hazırlanarak üstad Bediüzzaman Said Nursi'nin nazarından geçmiş, "Şahsıma ait bahislerden ziyade hizmet-i Kur'aniyeye müteallik kısımlar neşredilmeli" diyen üstad'ın tashih ettiği şekilde neşredilmiştir. Eserin içinde münderiç "Ayetü'l Kübra" ve "Münacat" gibi risalelerin ilavesini ise Bediüzzaman Hazretleri bizzat tensib etmiş ve Risale-i Nur Külliyatından madud bu eser için "Yirmi mecmua kadar ehemmiyeti var" diyerek tavsiyede bulunmuştur.

Bu itibarla, Tarihçe-i Hayat'ta muhterem müellifin son iki senelik hayatı ve dar-ı bekaya irtihalleri bulunmamaktadır.
(Sunuş'tan)

Kitabı okuyanlar 952 okur

  • Gurbet
  • Meysagül
  • Said
  • BİLAL ÇİÇEK
  • Hikmet Demir
  • Orhan
  • Esra ÇAKIR
  • menur
  • mutlu insanlar fotoğrafhanesi
  • Zehra Ataş

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.8
14-17 Yaş
%5.5
18-24 Yaş
%25.7
25-34 Yaş
%33
35-44 Yaş
%21.1
45-54 Yaş
%9.2
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%2.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%42.2
Erkek
%57.8

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%66.9 (188)
9
%6 (17)
8
%3.2 (9)
7
%2.1 (6)
6
%0.7 (2)
5
%0.7 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%4.3 (12)