Tarihi Değiştiren Kadınlar (Popüler Tarih)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2688
Gösterim
Adı:
Tarihi Değiştiren Kadınlar
Alt başlık:
Popüler Tarih
Baskı tarihi:
Aralık 2008
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752637559
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Geçmişe baktığımızda, erkek egemen bir seyrüseferin hüküm sürdüğünü görürüz. Kılıç kuşanıp fetih yapan, çağ açıp çağ kapatan, yaptığı bir konuşma ya da aldığı kararla kitleleri coşturan, atomu parçalayarak insanoğluna sınırsız enerjinin kapılarını açan, bazen kabul etmek istemesek de, çoğunlukla erkekler olmuştur. Peki bu, tarihin beyaz perdesinde hep erkeklerin başrol oynadığı anlamına mı gelir? Ne yani, kadınlara düşen rol, her zaman 'en iyi yardımcı oyuncu' rolü oynamak mıdır? Tabii ki hayır. Yüzyılların üzerine oturduğu mayınlı tarih tarlasından sıyrılıp çıkan öyle kadınlar olmuştur ki, teşbihte hata olmaz, o çok 'bilindik' erkekler, bu kadınların azametlerinin gölgesinde bile terlemeden edememiştir!" 

Gazeteci yazar Ali Çimen "Tarihi Değiştirenler" dizisinin son kitabı Tarihi Değiştiren Kadınlar'a böyle başlıyor ve 30 ünlü kadını sayfalarında konuk ediyor. Bu 30 kadın arasında Mısır İmparatoriçesi Cleopatra, ünlü kadın casus Mata Hari, Nobelli Madam Curie, Osmanlı İmparatorluğu'nun bir dönemine damgasını vurmuş 'iktidar avcısı' Hürrem Sultan gibi isimler de var; insanlığın özgürlüğe giden yolda devrim niteliğinde adımlar atmasını sağlayan siyahi kadın eylemci Rosa Parks ve Tom Amca'nın Kulübesi isimli romanıyla Amerika'daki kölelik kurumuna kalemiyle savaş açan Harriet Beecher Stowe da.

Bir fabrika işçisiyken kendisini uzayda bulan Tereşkova ve okyanusları aşan havacılık sevdasıyla hayatını uçmaya adayan Amelia Earhart da yüksek tempolu hikâyeleriyle listede yerlerini alıyor. 

Kitabın önemli bir bölümü de iktidar peşinde koşan kadınlara ayrılmış: Pakistan'ın ve aynı zamanda İslam coğrafyasının ilk kadın Başbakanı Benazir Butto; düşman kardeşi Hindistan'da yine ailece ülke siyasetine damga vurmuş, ülkesinin ilk Başbakanı İndira Gandi; Fransa'ya 40 yıl boyunca hükmeden İtalyan Catherine de Medici; Rusya'yı çağının en güçlü ülkelerinden biri yapan Alman kökenli Katerina; İngiltere'den Kraliçe Elizabeth, Kraliçe Victoria ve onların bıraktığı yerden bayrağı devralarak İngiltere'yi bir küresel aktöre dönüştüren 'Demir Lady' Margaret Thatcher.

İktidarda olan kadınların yanı sıra iktidarda olan erkeklerin yanındaki ihtiraslı kadınlara da şahitlik ediyor tarih ve dolayısıyla kitap da. Komünist Çin'in en korkulan simalarından biri olan Jian Qinq ya da daha çok bilinen ismiyle Bayan Mao; oğlunu padişah yapmak için bir diğer oğlunu kurban eden Kösem Sultan ve Arjantin Devlet Başkanı Juan Peron'u efsaneye dönüştürme yolunda kendisi bir efsane olan Eva Peron. 

Kitap ayrıca, bol görsel malzemesi, Hürrem ile Kanuni arasında gelip giden aşk mektuplarından satırlar, Simone de Beauvoir ve Jean Paul Sartre'ın ölümsüz aşkı ve bu 30 kadının gündelik hayatlarına ilişkin daha birçok ayrıntılı ile adeta kahramanlarını ete kemiğe büründürüyor. 

I. Elizabeth İspanyol hanedanına karşı Osmanlı'nın himayesindeydi. Sultan III. Murad "Siz dahi südde-i sa'adetime ita'at ve inkıyada sabit-kadem olup, ol caniblerde vakıf ve muttali olduğunuz ahbarı arz ve ila'm etmekden hali olmıyasız" diyordu Kraliçe'ye. Buna karşılık o da III. Murad'ın annesi Nurbanu Sultan ve eşi Safiye Sultan'a hediyeler gönderiyordu.


Jeanne d'Arc Orleans'ta başına geçtiği Fransız ordusu ile İngilizleri hezimete uğrattığında henüz 17 yaşındaydı.


Kösem Sultan torunu IV. Mehmet'i tahta geçirmek için oğlu I. İbrahim'i gözünü kırpmadan katlettirdi. Ancak daha sonra IV. Mehmet için de sinsi planlar yaptığını sezen Turhan Sultan, kayınvalidesi için Başlala Uzun Süleyman Ağa'ya kısa ve net bir emir verdi: "Kösem'i canlı görmek istemiyorum!"


Osmanlı sultanlarına Rusya namıma kök söktüren, ülkesini kısa zamanda modernleştiren Büyük Katerina aslen Almandı.


Feminist düşünür Simone de Beauvoir hayatı boyunca bir adamı aşkla sevdi: Jean Paul Sartre


Çin Kültür Devrimi'nin silahlı gücü Kızıl Muhafızlar'ı kuran Mao değil, eşi Jiang Qing idi.


1981'de Altın Mabed'i ele geçiren Sihleri acımasızca bastıran İndira Gandhi bir şeyin farkında değildi: Yakın korumalarından ikisi Sihti ve onu ortadan kaldırmaya niyet etmişlerdi.


Arjantin'in efsane First Lady'si hayatını kaybettiğinde 33 Eva Peron'un naaşı ülkesine eşi Hugo'nun kendisinden sonra evlendiği Isabel Peron tarafından getirildi.

(Tanıtım Yazısından)
352 syf.
·41 günde·7/10
Kadın..

Maalesef bugünlerde, yaşadığımız ataerkil toplumun içinde sinip kalmış, şiddet görmüş, taciz edilmiş, kendisini aciz bir varlık hissedip intihar etmiş kadınlara rastlıyoruz. Ne acı.. Fakat tarihe damga vuran çok güçlü kadınlar da var feyz alınası. Bu kitapta sadece güçlü kadınlar değil, çıldırmış kadınlar, sadist kadınlar, çok zeki kadınlar, çok başarılı kadınlar , çok cesur kadınlar ve çok sinsi kadınlar yer alıyor :) adeta kadının elli tonu. Ara ara okuyup minik notlar aldım kendilerine dair, ilginizi çekerse buyrun :)



**Florence Nightingale; Soylu bir aileden gelmesine rağmen, soylu yaşamın olanaklarını reddedip hemşire olmaya karar vermiştir. İngiltere’nin Kırım’la yaptığı savaşta gönüllü olarak İstanbul’a gelip 36 hemşire ile birlikte ordusunda ki yaralıların tedavisinde görev almıştır. Geceleri herkes uyuduktan sonra elinde lambası ile yaralıları kontrol ettiği için cephede Lambalı kadın lakabı ile anılırmış. İlk eğitimli hemşire olan Linda Richards’ı yetiştirmiştir. İngiliz Kralından Britanya imparatorluğu ve insanlık yüksek hizmet madalyasını alan ilk kadındır. Nightingale’in Doğum günü her yıl hemşireler günü olarak kutlanır.



**Harriet B. Stowe ; Tom amcanın kulübesi kitabıyla , Amerika’da yaygın olan kölelik sistemini sert bir dille eleştirip, insanların köleliğe karşı savaşında büyük destekçisi olmuştur. Sadece Amerika’da değil tüm dünya da 3.5milyondan gazla satan kitap, kalemin kılıçtan keskin olduğunu bir kez daha farketmemizi sağlamıştır.

**Kraliçe Victoria; İngiltere’de kraliyet tahtında en uzun süre kalan kadındır kendisi, aynı zamanda düğününde ilk kez beyaz gelinlik giyen kadında kraliçe Victoria’dır :)) Victoria döneme adını vermiş ve döneminde büyük işlerin altından tarihe adını yazdıracak başarılarla kalkmıştır. Ülkesini tarım toplumundan, sanayi toplumuna geçirmiştir. Ülke sınırları en geniş halini aldı. Parlementer sistemi elden geçirerek orta sınıfa ait erkeklere oy kullanma hakkı tanındı ve nispeten ülke temsil sistemi daha adil bir sisteme geçiş yaptı. Kraliçe 64 yıl tahtta kalmıştır. Eşi öldükten sonra hep siyahlar gitmiş ve sarayından pek çıkmamıştır. Yine bu dönemde sanayileşme ile birlikte olur yazar oranında büyük artış olmuş ve ebedi eserler daha ucuza mal edilmeye başlanmıştır. Victoria dönemi aynı zamanda emperyalizm ve sömürgecilik konularının gündeme gelmeye başladığı bir dönemdir, sınırlarının büyüklüğünden dolayı İngiltere o dönemde “Üzerinde güneş batmayan ülke “ olarak anılır.

**Maria Curie ; Radyoaktivite’yi keşfeden ilk kadın ‘dır. Aynı zamanda Nobel fizik ödülünü alan ilk kadın olarak tarihe geçmiştir. Radyoloji biliminin kurucusudur. Eşiyle birlikte yaptığı çalışmalarda radyum ve uranyum’u keşfetmiştir. Hayatını da bu uğurda yıllarını verdiği radyasyon sebebiyle kaybetmiştir. O kadar çok radyasyon almıştır ki kullandığı not defterlerinin hala radyasyon yaydığı söylenir. Kanserli hücrelerin tedavisinde,soyadından ilham alınarak curieterapi (kemoterapi) tedavisi geliştirilmiştir.

**Helena Rubinstein ; Dünyanın en büyük kozmetik firmasını kurdu, Polonya’yadan amcasının yanına Avusturalya’ya kaçtığında ,Avustralya’da ki kadınların ciltlerinin güneş yüzünden kuru olduğunu farkedip annesinin verdiği 12 kutu kreme bir takım karışımlar ekleyerek kadın cildinin daha güzel göründüğü fikriyle yola çıkmış ve akabinde “Çirkin kadın yoktur tembel kadın vardır!” düsturuyla girişimcilik faaliyetlerine başlamıştır. Paris’te güzellik eğitimi alarak,büyük bir güzellik salonu açmış akabinde dünya pazarına girmiştir. 1.dünya savaşı sırasında yahudi olduğu için eşiyle birlikte Amerika’ya yerleşmiş ve Amerika pazarında da büyük şirketler kurarak servetini katlamıştır.

**Rose Luxemburg; Dünya komünist hareketinin en büyük isimlerinden birisidir. Yahudi asıllı bir Polonya’lıdır. Aldığı eğitimler sayesinde rusça’yı anadili gibi konuştuğu için Rusya’da ki sosyalist/Komünist hareketleri yakından takip etmiştir. Lenin ve Stalin’in ulusalcı yaklaşımlarından dolayı ters düşmüştür. Ömrünün çoğunu hapishanelerde geçiren bu devrimci kadın, 1919 yılında Almanya’da ağır işkenceler sonucu kurşuna dizilmiş, ve cesedi bir kanala atılmıştır. Troçki , Luxenburg’u bizlere “damarlarında Marksizm dolaşan” olarak hatırlatır.

**Mata Hari ; Dünya çapında ünlü bir casus ünvanına sahip ilk kadındır.Bu ünvan cesur ve zeki olmasından ziyade ,biraz şans biraz şehir efsanesi,biraz egzotik hayatı sebebiyle verilmiş ve zamanla efsaneleşmiştir. 1. Dünya savaşı sırasında Almanlara çalışırken , Fransızlardan da teklif alıp kabul edip, onu denedikleri bir görevde kendini ele verdirmiştir. Fransız hükümeti savaşın kaybının faturasını hemen hemen Mata Hari’ye kesip idam mangası önünde 41 yaşındayken hayatına son verilmiştir.

**Amelie Eathart; Kadınlar yükseklik rekorunu kıran ilk kadındır, ayrıca Atlantik okyanusunu yolcu olarak geçen ilk kadın olma özelliğini de taşır. Amerika’yı bir ucundan diğer ucuna kat eden ilk kadında Amelie’dir. Pilot lisansını 24 yaşında kazanmış olup , ilk uçuşundan sonra hayatta ki yerinin hep gökyüzü olduğu kanaatine varmıştır. 1937 yılında dünyanın etrafını turlama rekorunu da kırmak üzereyken uçağı Howland adası yakınlarında kaybolmuş olup, bir daha da ne uçağından ne kendisinden ne de yardımcısı uçak mühendisi Fred Noonan’dan haber alınamamıştır. Amerikan hükümeti aylarca arama ekipleriyle tüm okyanusu taramış fakat izine ulaşılamamıştır. 1938’de Amelie anısına Howland’a bir deniz feneri inşa edilmiştir.

Ilse Koch ; Tarih onu Buchenwald cadısı olarak yazıyor. Nazi Almanya’sında akıl almaz işkencelere imza atmış olan bu cani kadın, Aryan ırkının özelliklerini taşıdığı için Ordu’da yüksek rütbeli bir subayla evlendikten sonra hayatı komple değişiyor. En az kendisi kadar sadist eşi ile birlikte yaptığı sadist işkenceler tarihe damga vuracak nitelikte. Savaş sonrası Amerikan geçici hükümetinin kurduğu mahkemelerde yargılanırken en az 50.000 yahudinin ölümünden sorumlu tutulmuştur. Mahkeme ömür boyu hapsini istese de 61 yaşında kaldığı hücrede yatak çarşaflarıyla kendini asarak intihar etmiştir.

Simone De Beauvoir ; Hayatının aşkı Sartre ile birlikte , devlet toplum aile gibi kavramları reddedip kişinin kendi kaderini kendinin tayin ettiği fikrini savundular. Feminizm akımının öncüsüdür. 70’lerde ki kadın hareketlerinde ilham olmuştur. Mandarinler romanı ile Fransa’nın en önemli edebiyat ödülü Prix Goncourt’u almıştır. Sartre öldükten sonra küllerinin gömülü olduğu mezarlığa bakan bir eve taşınıp Hayatının sonuna dek orda yaşamış ve öldükten sonra da Sartre’ın yanına gömülmüştür.

**Rahibe Teresa ; İsmini duymayan kalmamıştır muhtemelen, peki neydi bu kadar bilinmesinin sebebi? Teresa ,koyu bir katolik olan annesinden aldığı dini eğitim neticesinde 10 yaşında Rahibe olmaya karar verir, Makedonya doğumludur. 18 yaşına geldiğinde katolik bir misyoner olarak Kalkütada görevlendirilir. Hindistan’da kıtlığın başgöstermesi ile birlikte Vatikan’dan aldığı fonlarla bir psikoposluk bölgesi kurmuş. Fakirlere , düşkünlere, cüzzamlılara, açlara ve evsizlere umut ışığı olmuştur. Daha sonrasında 123 ülkeye yayılan yardım kuruluşları tahmin edeceğiniz gibi Teresa’nın yılmadan çabalamaları sonucu olmuştur. 1979’da Nobel Barış ödülünü kazandığında ziyafet verilmesini reddedip 6 bin dolarlık fonun Kalkütalı yoksullara devredilmesini talep etmiştir. Milyonlarca dolarlık bir para trafiğini yönetse bile üstünden yıllar yılı çıkarmadığı elbisenin fiyatı 1$’dır.

**Rosa Parks ; Bir çok siyahinin hayatını bir günde değiştirmiş bir kadındır kendisi . 1955yılında Amerika’da insan hakları kabul edilmiş fakat ırkçılık devam ediyor. Otobüslerde koltuklara beyazların oturma üstünlüğü var ve bir gün bu küçük kadın yerinden kalk talimatını reddedip yerinden kalkmıyor ve evet polis tarafından tutuklanıyor. Fakat bu olay ülke çapında büyük yanlı buluyor ve otobüslere boykot kararı alınıyor. 382 günlük boykotun ardından hem hükümet hem otobüs firmaları geri adım atıyor ve artık Amerika da hiç bir şey eskisi gibi olmuyor. Parks’ın o güne dair söylediği şu söz aslında herşeyi özetliyor;

“İnsanlar sürekli o gün yorgun olduğum için yerimi vermediğimi söylüyorlar, ama bu doğru değil. Yorgun değildim, ya da genelde bir iş günü sonunda olduğumdan daha yorgun değildim. Yaşlı da değildim. Bazıları o zamanlar yaşlıymışım gibi bir hava yaratıyorlar, 42 yaşındaydım. Tek bir yorgunluğum vardı; pes etmekten yorulmuştum.”

**Eva Peron ; Arjantin tarihinde daha çok Evita olarak anılır, çok yoksul bir ailenin çoğuğu olarak dünyaya gelir. 15’li yaşlarda bir radyo programında görev almaya başlamasıyla birlikte bürün hayatı değişir. Katıldığı bir davette saha sonra o dönem Arjantin’in çalışma bakanı olan Juan Peron ile tanışır ve bir süre evlenirler. Hayatı boyunca sınıfsal ayrımcılıkla karşılaşan Eva , eşinin Başkan seçilmesinin ardından hayatını yardım kuruluşlarına, yoksul insanların eğitim ve sağlık sorunlarını çözmeye adadı. Öyle çok sevildi ki halk tarafından , rahim kanserinden öldüğünde ulusal yas ilan edildi. Ordu tarafından ,geldiği sınıfsal statü sebebiyle mezarıda rahat bırakılmayan Evita yaklaşık 16 yıl kimsenin bilmediği bir yerde gömülü kaldı. Eşinin 3.Kez Cumhurbaşkanı seçilmesi ile birlikte mezarı Arjantin’de Peron’ların naaşları ile birlikte sergilenmeye başlamıştır. Hayatını halkı için adayan bu kadın ,ülkesinde sınıf ayrımcılığını kaldırıp, kitlelerin yaşam kalitesini yükseltmeye çalışmıştır.

*Margarate Thatcher ; Nam-ı değer Demir leydi , Muhafazakar bir çevrede büyümüş ve siyaset hayatına bu şekilde yön vermiştir. Kürtaja, idam cezasının kaldırılmasına ve boşanmanın kolaylaştırılmasına karşıdır. Bosna savaşı sırasında sırpların yaptıklarını nazilerin yaptıklarına benzetip NATO’yu göreve çağıran ilk siyasilerden biri olmuştur. Seçim kaybetmemiş olmasına rağmen parti içinde oylarının azaldığı gerekçesiyle istifa etmiştir. Seksenli yıllarda küresel ısınmaya ilk dikkat çeken kişiler arasında yer alır.

*Benazir Butto; 11 yıl önce suikastle öldüğünü sanırım bir çoğumuz hatırlıyoruz, Butto köklü bir ailede doğmuş olup , eğitimini babası gibi önce Amerika’da sonra İngiltere’de görmüştür. İslam dünyasının ilk kadın başbakanıdır. Hayatı siyaset,darbe, sürgün, politik mücadele ve suikastlerle geçmiştir. Önce babasını, sonra kardeşini suikastle kaybeden Butto, 2007 yılında kendisine düzenlenen 2. Suikastle hayata veda etmiştir. Ülkesinde çok sevilen bir Başbakan olmasına rağmen, toprak sahiplerinin hoşuna gitmeyen reform hareketlerinde bulunduğu için hedef haline gelmiştir.


Buraya kadar okuduysan ödül şarkısını da hak ettin demektir :)

https://youtu.be/h-62wGtUW_Y

Keyifli okumalar olsun o_O
352 syf.
·16 günde·Beğendi·9/10
İyi kitaplar hangileridir?

*Bize bilmediklerimizi öğreten,
*Hayatımızda uygulayabileceğimiz bilgileri içeren,
*Okunup geçilecek değil, uzun süre aklımızda kalacak,
*Daracık beynimizde yeni kapılar yeni pencereler açan kitaplardır iyi olan kitaplar.

Bu kitaptan neler öğrendim?
*Kadın olmak herhangi bir ayrı cins olmak değildir,
*Kadın olmak da insan olmaktır, eğrileri doğruları ile,
*Kadınlar da tarihi değiştirir:
~ Kimi iyilikle, kimi katillikle, kimi mucizesiyle, kimi sıradanlığıyla, kimi kaderine razı gelmeyerek, kimi `ataerkil` topluma kafa tutarak, kimi hırsla, kimi salt saflıkla..

Bu kitap bana ne kattı peki?
*"Kadınım yapamam" tabusunun kuru gürültü olduğunu,
*Diğerlerinin düşüncelerini daha fazla önemsersen içindeki "seni" gömeceğini,
*Mücadeleyi,
*Zafere giden yolun çileli olduğunu,

Vee;
*Kadınlar bir melek ya da iblis değil, onlar da bir insan.
~Yüzlerce insanı katl eden Kanlı Kontes,
~"Kocasının köpeği " olduğunu itiraf eden Jiang Qing gibi,
~Tarihin unutmayacağı bir acımasız İlse Koch ve başkaları gibi katili.

*İnsanlara yardım etmekten geri durmayan, o kadar servetine rağmen üzerinde 1 dolarlık beyaz elbise ile dolaşan Rahibe Teraza,
~haksızlığı daha fazla kaldıramayan Rosa Parks,
~Eğitim Bakanlığından çok eğitim merkezi açan Oprah ve başkaları gibi kalbi hassasları var.
Tıpkı diğer insan - erkekler gibi :)

Öğretici ve sıkmayan tarih arayanlara önerimdir.
352 syf.
·10/10
Kadın
Nedir kadın; kadın insandır kadın anadır. Her ne kadar erkeklerden düşükmüş gibi gösterilse de kadın erkeklerden de üstündür. cana can verir. kadın yoksa o toplum yok olmaya mahkumdur. İnsanlığın geleceği için çoluk çocuğundan zaman çalan önemli kadınların biyografilerinin bulunduğu şahane kitap.
352 syf.
·38 günde·Puan vermedi
Kitap, adından da anlaşılacağı üzere tarihe damga vurmuş pek çok kadının kısa hayatlarını konu alıyor. Bazıları bana kadın erkek meselelerinde fazla feminist davrandığımı söylese de tam öyle değil, şartların aynı olması halinde, bir kadının veya bir erkeğin, bir diğerinin yapabileceği birçok şeyi yapabileceğini savunuyorum ben hep, yeter ki insan istesin :) kitap da bunu kanıtlar nitelikte aslında. Okuduktan sonra eksilerini saymayı daha doğru buluyorum ben kitapların zira safi övmek kolay iş ;) kitapta beni en rahatsız eden şey aşırı basit bir dil kullanılmış olmasıydı. Bu tabi her düzeye uygunluk açısından önemli de bir şey ancak ben sanırım sevmiyorum bu tarz kalemleri. Kafam karışırsa mutlu oluyorum galiba :) ama olsun, emeğe her daim saygımız var, ‘vauv bu da mı varmış ya’ , ‘aa bunu bu mu başlatmış’ falan dedirten yönleriyle aklımda kalmış olmasından sebep tavsiye edebilirim kitabı, şimdiden iyi okumalar :)
352 syf.
·8/10
Tarihe olumlu oldugu kadar olumsuz etkisi olan kadinlardan da bahseden yazar kisa biyografilerle bir secki olusturuyor. 16.yy. da 650 genc kizin kanini emen Kanli kontes Elizabeth Bathory ve nazi almanyasi doneminde insan derisinden ev esyasi yaptiran Ilse Koch en ürkütücü olanlariydi.
352 syf.
·19 günde·10/10
Ali Çimen'in okuduğum 3. kitabı... Gerçekten yeni şeyler öğrendiğim, akıcı bir üslupla ilerleyen Dünyayı Değiştirenler serisinin bütün kitaplarını okumayı düşünüyorum.
Çimen'in kitaplarını okurken yeni şeyler öğreniyorum. Hem de bunu hiç sıkılmadan yapıyorum... Bu da diğer kitaplarını okumam için beni tetikliyor...
Tarihi kişileri, olayları merak eden; güncel olaylarla bağlantı kururarak bilgi sahibi olmak isteyen; üstelik bunu sıkılmadan elde etmek isteyen herkesin gönül rahatlığıyla okuyabileceği muhteşem bir kitap...
Yazarın kalemine sağlık...
352 syf.
·6 günde·7/10
Iyi/kötü yönleriyle 30 önemli ismin kısaca anlatıldığı güzel bir derleme olmuş. Kronolojik olarak Cleopatradan başlıyor kitap ve günümüze kadar geliyor. Kimi iyi kimi kötü karakter.. Kimi melek kimi şeytan.. Her alandan sivrilmiş 30 farklı kadın. Aralarında tanımadıklarım da vardı ama güzel bir yolculuk oldu. Kitap fikir olarak da hoşuma gitti. Okumak benim için zevkliydi
352 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Dikkat spoiler içerir.
Araştırmacı yazardan oldukça güzel bir araştırma eseri daha. Tarihe yön veren kadınlarla ilgili olarak detaylı bilgileri okuyucu ile paylaşıyor yazar. Kadınların önce hayat hikayelerini ve yaptıklarını anlatırken sonrasında da kısa kısa notlarla kadın hakkında özet geçiyor. Kleopatra, Hz. Meryem, Mao'nun karısı, Florence Nightingale, Jeanne D'arc, Kösem ve Hürrem Sultan gibi çok popüler isimlerin yanında Benazir Butto, Rose Parks, Harriet Beecher Stowe, Margaret Thatcher, Rahibe Teresa gibi isimlere de yer veren yazar, doğru zannettiğimiz pek çok şeyin aslında öyle olmadığını da belgeleri ile beraber açıklıyor. Mutlaka okunması gereken kitaplardan biri.
Yazarlığı, İngiliz hikâyeci George Eliot’a yazdığı bir mektupta şu şekilde tanımlıyordu:

“Kitap, karanlığa uzatılan ve başka bir eli tutabileceği umulan bir el gibidir. "
‘Hollywood Sinema endüstrisi Kleopatra’yı baştan çıkarıcı güzelliğe sahip bir karakter olarak hafızalara kazımış olsa da bunu destekleyen bir delil yoktur. Üstelik iktidarı döneminde sikkelere basılan figürlerde de ortalama güzellikte bir kadın vardır. Bununla birlikte tarihçiler Kleopatra’nın oldukça zeki, cezbedici ve ikna kabiliyeti yüksek bir kadın olduğunda hemfikirdirler. ‘
Yine peygamberin ifadesiyle "Onun gönlünde hiç kimsede olmayan bir özellik vardı, insanın
gönlündeki hüznü çeker alırdı."
Hz. Muhammed bir gün hanımlarının yanında Hz. Hatice’den söz ederken gözyaşı dökmüştü. Bunu kıskanan eşi Hz. Ayşe’nin çıkışına ise şöyle seslenmişti:

“Ey Ayşe! Herkes beni inkâr ettiğinde Hatice bana inandı, çevremdekiler ‘Yalan söylüyorsun!’ dediklerinde ‘Doğru söylüyorsun’ dedi. İnsanlar maddi varlıklarını saklarken, o servetini önüme koydu. Dünyada bir başıma kaldığım günlerde, ‘Üzülme, zamanla zorlukların yerini kolaylıklar alacak’ dedi. Ben Hatice’yi bunun için unutmuyorum. "
Ali Çimen
İlk Müslüman Kadın Hz. Hatice
"Allah, Hatice’den daha hayırlısını vermedi, halk küfür içindeyken, beni yalanlarken, o doğruladı, iman etti.”

Hz. Muhammed
Ali Çimen
İlk Müslüman Kadın Hz. Hatice

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tarihi Değiştiren Kadınlar
Alt başlık:
Popüler Tarih
Baskı tarihi:
Aralık 2008
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752637559
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Geçmişe baktığımızda, erkek egemen bir seyrüseferin hüküm sürdüğünü görürüz. Kılıç kuşanıp fetih yapan, çağ açıp çağ kapatan, yaptığı bir konuşma ya da aldığı kararla kitleleri coşturan, atomu parçalayarak insanoğluna sınırsız enerjinin kapılarını açan, bazen kabul etmek istemesek de, çoğunlukla erkekler olmuştur. Peki bu, tarihin beyaz perdesinde hep erkeklerin başrol oynadığı anlamına mı gelir? Ne yani, kadınlara düşen rol, her zaman 'en iyi yardımcı oyuncu' rolü oynamak mıdır? Tabii ki hayır. Yüzyılların üzerine oturduğu mayınlı tarih tarlasından sıyrılıp çıkan öyle kadınlar olmuştur ki, teşbihte hata olmaz, o çok 'bilindik' erkekler, bu kadınların azametlerinin gölgesinde bile terlemeden edememiştir!" 

Gazeteci yazar Ali Çimen "Tarihi Değiştirenler" dizisinin son kitabı Tarihi Değiştiren Kadınlar'a böyle başlıyor ve 30 ünlü kadını sayfalarında konuk ediyor. Bu 30 kadın arasında Mısır İmparatoriçesi Cleopatra, ünlü kadın casus Mata Hari, Nobelli Madam Curie, Osmanlı İmparatorluğu'nun bir dönemine damgasını vurmuş 'iktidar avcısı' Hürrem Sultan gibi isimler de var; insanlığın özgürlüğe giden yolda devrim niteliğinde adımlar atmasını sağlayan siyahi kadın eylemci Rosa Parks ve Tom Amca'nın Kulübesi isimli romanıyla Amerika'daki kölelik kurumuna kalemiyle savaş açan Harriet Beecher Stowe da.

Bir fabrika işçisiyken kendisini uzayda bulan Tereşkova ve okyanusları aşan havacılık sevdasıyla hayatını uçmaya adayan Amelia Earhart da yüksek tempolu hikâyeleriyle listede yerlerini alıyor. 

Kitabın önemli bir bölümü de iktidar peşinde koşan kadınlara ayrılmış: Pakistan'ın ve aynı zamanda İslam coğrafyasının ilk kadın Başbakanı Benazir Butto; düşman kardeşi Hindistan'da yine ailece ülke siyasetine damga vurmuş, ülkesinin ilk Başbakanı İndira Gandi; Fransa'ya 40 yıl boyunca hükmeden İtalyan Catherine de Medici; Rusya'yı çağının en güçlü ülkelerinden biri yapan Alman kökenli Katerina; İngiltere'den Kraliçe Elizabeth, Kraliçe Victoria ve onların bıraktığı yerden bayrağı devralarak İngiltere'yi bir küresel aktöre dönüştüren 'Demir Lady' Margaret Thatcher.

İktidarda olan kadınların yanı sıra iktidarda olan erkeklerin yanındaki ihtiraslı kadınlara da şahitlik ediyor tarih ve dolayısıyla kitap da. Komünist Çin'in en korkulan simalarından biri olan Jian Qinq ya da daha çok bilinen ismiyle Bayan Mao; oğlunu padişah yapmak için bir diğer oğlunu kurban eden Kösem Sultan ve Arjantin Devlet Başkanı Juan Peron'u efsaneye dönüştürme yolunda kendisi bir efsane olan Eva Peron. 

Kitap ayrıca, bol görsel malzemesi, Hürrem ile Kanuni arasında gelip giden aşk mektuplarından satırlar, Simone de Beauvoir ve Jean Paul Sartre'ın ölümsüz aşkı ve bu 30 kadının gündelik hayatlarına ilişkin daha birçok ayrıntılı ile adeta kahramanlarını ete kemiğe büründürüyor. 

I. Elizabeth İspanyol hanedanına karşı Osmanlı'nın himayesindeydi. Sultan III. Murad "Siz dahi südde-i sa'adetime ita'at ve inkıyada sabit-kadem olup, ol caniblerde vakıf ve muttali olduğunuz ahbarı arz ve ila'm etmekden hali olmıyasız" diyordu Kraliçe'ye. Buna karşılık o da III. Murad'ın annesi Nurbanu Sultan ve eşi Safiye Sultan'a hediyeler gönderiyordu.


Jeanne d'Arc Orleans'ta başına geçtiği Fransız ordusu ile İngilizleri hezimete uğrattığında henüz 17 yaşındaydı.


Kösem Sultan torunu IV. Mehmet'i tahta geçirmek için oğlu I. İbrahim'i gözünü kırpmadan katlettirdi. Ancak daha sonra IV. Mehmet için de sinsi planlar yaptığını sezen Turhan Sultan, kayınvalidesi için Başlala Uzun Süleyman Ağa'ya kısa ve net bir emir verdi: "Kösem'i canlı görmek istemiyorum!"


Osmanlı sultanlarına Rusya namıma kök söktüren, ülkesini kısa zamanda modernleştiren Büyük Katerina aslen Almandı.


Feminist düşünür Simone de Beauvoir hayatı boyunca bir adamı aşkla sevdi: Jean Paul Sartre


Çin Kültür Devrimi'nin silahlı gücü Kızıl Muhafızlar'ı kuran Mao değil, eşi Jiang Qing idi.


1981'de Altın Mabed'i ele geçiren Sihleri acımasızca bastıran İndira Gandhi bir şeyin farkında değildi: Yakın korumalarından ikisi Sihti ve onu ortadan kaldırmaya niyet etmişlerdi.


Arjantin'in efsane First Lady'si hayatını kaybettiğinde 33 Eva Peron'un naaşı ülkesine eşi Hugo'nun kendisinden sonra evlendiği Isabel Peron tarafından getirildi.

(Tanıtım Yazısından)

Kitabı okuyanlar 228 okur

  • Selamet
  • Ss
  • Petalnim
  • Yasin yıldırım
  • asım us
  • murat koçhan
  • Gjs
  • Tuğba Kovancı
  • Şeyma Erol Canpolat
  • Sena

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.8
14-17 Yaş
%3.5
18-24 Yaş
%24.6
25-34 Yaş
%38.6
35-44 Yaş
%24.6
45-54 Yaş
%7
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%73.9
Erkek
%26.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.8 (19)
9
%13.6 (9)
8
%27.3 (18)
7
%18.2 (12)
6
%10.6 (7)
5
%1.5 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0