Tarihimizde Garip VakalarReşad Ekrem Koçu

·
Okunma
·
Beğeni
·
394
Gösterim
Adı:
Tarihimizde Garip Vakalar
Baskı tarihi:
2003
Sayfa sayısı:
148
ISBN:
9789752930681
Kitabın türü:
Yayınevi:
Doğan Kitap
"Eğrikapı çöplüğünde bulunan taş işlenince meydana 48 kıratlık nadide bir elmas çıkar... Kaşıkçı Elması'nın Eğrikapı çöplüğüne nasıl düştüğü tarihin bir sırrı olarak kalmıştır."

"Tanzimat'tan evvelki devirde, İstanbul'da padişahtan başka ancak üç kişi, eğer ata tercih ederlerse arabaya binmek hakkına sahiptiler. Bu üç kişi de ilmiye sınıfının en yüksek simaları olan şeyhülislam, Rumeli kazaskeri ve Anadolu kazaskeri efendilerdi."

"Tanzimat'a kadar memleketimizde tatbik edilmiş eski yasaklardan garip, garip olduğu kadar da hazin ve tuhaflarından biri de, çarşı hamamlarına giden gayrimüslimlerin nalın giymekten men edilmiş olmalarıdır."

"Eskiden rakıya aslan sütü derlerdi; herkes içki içemez, rakıyı yüreği sağlam insanlar içmelidir, derlerdi. Onun için eski büyük gedikli meyhanelerdeki rakı güğümlerinin üzerine pirinçten bir yürek şekli konulurdu."

"Sümbül çiçeğinin mor renklisinin katmerlisi, ilk defa olarak XVII. asırda büyük Türk alimi Katip Çelebi tarafından elde edilmişti."
(Arka Kapak)
Seminer hazırla, çalışma planla vs. derken öyle yoğun bir döneme girmiş bulundum ki kitabın kapağını açamadım uzun bir süre. Zaten ne kadar meşgul olacağımın bilincinde olduğum için de bir romana başlamayıp bu kitabı okumaya karar vermiştim.

Öncelikle belirtmemde fayda var, kitaptaki vakaların büyük bir kısmı 17. yüzyılda geçiyor. Eğer siz de benim gibi bu döneme hakimseniz vakaların çoğunluğunu zaten bildiğinizi görüyorsunuz. Hele de Reşad Ekrem'in Kösem Sultan kitabını okuduysanız vakalar iyice bilindik oluyor. Bilseydim yazardan önce bu kitabı okurdum, okuma sıramda bir yanlışlık yaptığımı düşünüyorum. Fakat kitap gerçekten güzel hazırlanmış. Özellikle dönemin toplumsal hayatına ışık tutan detaylar ilgimi çekti. Hamam kuralları, yemek fiyatları, meyhaneler, kadınların giyim kuşamı, yeniçeriler, şehzadelerin sünnet töreni gibi konularda böylesine ince bir kitaba göre oldukça detaylandırılmış bilgiler mevcut. Reşad Ekrem'in okuduğum her kitabında istisnasız karşıma çıkan Cezayir kesimli kılık kıyafet mevzusu bu kitapta da kendine yer bulmuş. Sanırım bir tek bu giyim kuşam örneğinin her kitapta uzunca anlatılmasından sıkıldım. :)

17. yüzyıl haricindeki vakalardan epey bir şey öğrendim. Kitabı da zevkle okudum. Zaten Reşad Ekrem'in sohbet edermişçesine olan o yazım tarzını çok seviyorum.

İlginizi çekiyor ise okumanızı tavsiye ediyor ve keyifli okumalar diliyorum.
İçlerinden bir iki 'Garip' vakaya çok sağlam güldüm. Reşad Ekrem Koçu Osmanlı tarihini daha sevilir ve anlaşılır kılıyor. Yazarın 'Osmanlı Padişahları' eseri ile bu deryaya adımımı atmıştım lisedeyken! Sonra devamı bir şekilde geldi. Doğan Kitap bu elleri öpülesi yazarımızın eserlerini tekrar basarak gönlümü fethetmiştir. Onlara da alkış...
Sümbül çiçeğinin mor renklisinin katmerlisi, ilk defa olarak XVII. asırda büyük Türk âlimi Kâtip Çelebi tarafından elde edilmişti.” Syf. 111
"Fatih Sultan Mehmed cülus ettiği zaman bir kuyrukluyıldız görünmüştü; papa o zaman yıldızı “Türk ve Müslüman dostu zındık yıldız” olarak aforoz etmişti. Bu kuyrukluyıldızın, sonra, Halley kuyrukluyıldızı olduğu öğrenildi."
1699 yılında İstanbulda Eğrikapı çöplüğünde dolaşan baldırı çıplak takımından bir adam yuvarlak taş bulur.Bir yaymacı kaşıkçıya giderek üç tahta kaşığa değişir. Kaşıkçı götürür, bu taşı bir kuyumcuya 10 akçaya satar. Kuyumcu taşı arkadaşlarından birine gösterir; kıymetli bir elmas olduğu anlaşılınca beriki sus payı ister. Aralarında kavga çıkar. Mesele Kuyumcubaşıya akseder. Kuyumcubaşı kavgacıların eline birer kese akçe vererek taşı alır. Fakat bu sefer de olayı sadrazam Köprülüzade Fazıl Ahmet Paşa duyar, taşı kendisi için satın almaya hazırlanırken, mesele Padişaha akseder. Dördüncü Mehmet bir Hattı Hümayun ile elması Sarayı Hümayuna getirtir ve Saray elmas tıraşına verilir. Eğrikapı çöplüğünde bulunan taş işlenince meydana 48 kratlık nadide bir elmas çıkar. Kuyumcubaşıya Kapıcıbaşılık rütbesiyle bir kese bahşiş ihsan olunur. Kaşıkçı Elması 86 karattır ve dünyada çok bilinen 22 elmas arasındadır. Topkapı Sarayı müzesinde sergilenmektedir.
Üçüncü Murad'ın hocası Abdülkerim Efendi gayet mutaassıp, asabi, her aklına geleni yapan, Padişah üzerindeki nüfuzuna dayanarak hiç kimseden korkmayan bir adamdı. Güzel konuşur, camilerde vaaz ettiği zaman dinleyicileri kendisine meftun ederdi. Bir gün, hoca efendi bir kitapta "Maymun fuhuşa alet olur" diye bir bend okumuş, asabiyetinden ateş kesilmişti; hemen arkasına binlerce insan toplayarak Azapkapısı çarşısına gitmiş, maymuncu dükkanlarını basmış, ne kadar maymun varsa yakalatıp biçare hayvanları oradaki ağaçlara astırarak idam ettirmişti. Halk da pek haklı olarak bu mutaassıp hocaya "Maymunkeş" lakabını takmıştı.
Reşad Ekrem Koçu
Sayfa 9 - Varlık Yayınları
Bugün dalkavukluk bir ruh ve tıynet meselesidir; iş, meslek olmaktan çıkmıştır. Tanzimat'tan evvelki devirde ise dalkavuklar, kahyaları, nizamnameleri ve narhları olan bir esnaf zümresiydi.
"Eski yelken ve kürek devri gemiciliğinde, her gemide birkaç tane talimli maymun bulunurdu. Bunlar, açık denizde gemilerin direklerinin ta tepesine tırmanarak korsan gözcülüğü yaparlardı; gayet keskin olan gözleriyle ufukta bir gemi gördükleri zaman bağırarak haber verirler, gemiciler de bir korsan cengine hazır bulunurlardı."
Vatandaşlara askerlik mükellefiyetinin kabulünden sonra, kurası tersaneye düşen efrattan bedel verecekler için, para bedeli yerine mandalı bedel kabul edilmişti; yani askerliğini bahriyede yapacak olan bedelliler, kendi yerlerine havuz dolaplarına bir manda gönderirlerdi. Sahibinin yerine hizmet müddetini dolduran mandaların boynuzları yaldızlanır, terhis kâğıtları da sırmalı kordonlarla boynuzlarının arasına asılır, sahibine merasimle teslim edilir, kasabasında, köyünde de, davul zurnalı bir merasimle karşılanırdı..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tarihimizde Garip Vakalar
Baskı tarihi:
2003
Sayfa sayısı:
148
ISBN:
9789752930681
Kitabın türü:
Yayınevi:
Doğan Kitap
"Eğrikapı çöplüğünde bulunan taş işlenince meydana 48 kıratlık nadide bir elmas çıkar... Kaşıkçı Elması'nın Eğrikapı çöplüğüne nasıl düştüğü tarihin bir sırrı olarak kalmıştır."

"Tanzimat'tan evvelki devirde, İstanbul'da padişahtan başka ancak üç kişi, eğer ata tercih ederlerse arabaya binmek hakkına sahiptiler. Bu üç kişi de ilmiye sınıfının en yüksek simaları olan şeyhülislam, Rumeli kazaskeri ve Anadolu kazaskeri efendilerdi."

"Tanzimat'a kadar memleketimizde tatbik edilmiş eski yasaklardan garip, garip olduğu kadar da hazin ve tuhaflarından biri de, çarşı hamamlarına giden gayrimüslimlerin nalın giymekten men edilmiş olmalarıdır."

"Eskiden rakıya aslan sütü derlerdi; herkes içki içemez, rakıyı yüreği sağlam insanlar içmelidir, derlerdi. Onun için eski büyük gedikli meyhanelerdeki rakı güğümlerinin üzerine pirinçten bir yürek şekli konulurdu."

"Sümbül çiçeğinin mor renklisinin katmerlisi, ilk defa olarak XVII. asırda büyük Türk alimi Katip Çelebi tarafından elde edilmişti."
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 28 okur

  • ALTAN YILMAZ
  • Melih Ertuğrul
  • Abdülkadir Çelik
  • Aslı
  • Mdkdkelekeneldpsksnsnd
  • Yonca Dalgın
  • Erkin Kuşçu
  • Bali Tugay
  • Mehmet Emin
  • Ömer Toy

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%33.3 (4)
8
%16.7 (2)
7
%41.7 (5)
6
%8.3 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0