Tarihin Işığında

8,0/10  (10 Oy) · 
27 okunma  · 
7 beğeni  · 
528 gösterim
- Biz hepimiz kendimize göre birer Enver Paşayız. Elimize fırsat geçse nice Enver Paşalıklar yaparız. Onun için birinci harbin komutanlarının aceleciliğini ve hayalciliğini hak vermesek de anlamak lazım.

- Dünyada hiçbir doğru dürüst devlet yoktur ki dini kontrol etmesin. Bunun demokratik gelişmemişlik düzeyiyle de ilgisi yoktur. Büyük dinlerin yapısı ve ananesi böyledir

- Fatih doğu ve batı dillerine hakimdi. Kanuni bir kuyumcu, IV. Murad ressam ve müzisyen, II. Abdülhamid usta bir marangozdu. Abdülaziz şark ve garp musikisinde eserler bestelemişti.

- "Türkiyeli" ismi tercüme edilemez, içeriği bakımından bu kelimeyi teklif edenlerin de amacını zaten karşılamaz. Başka bir kimlik kullanmak isteyenler bunu ifade edebilirler. Ama bunun için ülke yurttaşlığının ve kimliğin adını değiştirmelerine lüzum yoktur, hakları olduğunu da zannetmiyoruz.

Tarihçi İlber Ortaylı sıra dışı analizlerine ve güçlü yorumlarına devam ediyor. Kendisine has bakış açısıyla geçmişi "Tarihin Işığında" ustaca değerlendiriyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Sergen Özen 
 03 Nis 01:18 · Kitabı okudu · 7 günde · Puan vermedi

Tarihin Işığında İlber ortaylı’nın çeşitli dergi ve gazetelerindeki bazı makalelerinden ve ¼’i kadar röportajlarından oluşuyor. Tarihte olaylara objektif bakabilmek; çaprazlama okuyarak, tek bir kaynaktan beslenmeyip, birden fazla kaynağa bakmakla doğruya ulaşabileceğimiz tavsiyesini alıyoruz İlber Ortaylı’dan. Körü körüne bir insanı tanrılaştırmanın kötü olduğu gibi- zıddı olan acımasızca yermenin anlamsızlığına özellikle vurgu yapıyor.
Bu konuda müthiş bir kutuplaşma var. Veya tahammülsüzlük de diyebiliriz buna. Mesela karşıt görüşe sahip biriyle 2 dakika konuşamazsınız. Konuştuğunuzda hemen savunmaya geçecek ve kendini haklı çıkarmak için bütün gücünü sarf edecektir. Mesele tartışmak olmaz, münakaşa olur çünkü herkesin zapt etmek zorunda olduğu bir egosu vardır. Kimsenin kimseye tahammülü yok. 5-10 felsefe kitabı okuyup filozof olan, tarih bölümü bitirip “tarihçi” ünvanına sahip olan bilgeler var, o yüzden fikir alış-verişine pek açık değiliz çünkü çok biliyoruz. Kimsenin “Ben bilmem”i demeye lüksü yok.
“Bildiğini bilmek de, bilmediğini bilmek de bilgidir” diyor Konfüçyüs. Yani insanın kendi cehaletini fark etmesinin de bir bilgi olduğunu savunuyor. İlber Ortaylı’nın ise bu konuda fenomen olmuş sözlerine hiç geçmeyelim. Önemli olan insanların, ırk-ideoloji-siyasal tutum gözetmeksizin birbirini dinlemeleri. Aynı görüşü benimsemeleri değil -ki bunu bekleyemeyiz zaten.
Konulara geçelim:
“Bugün doğru bir Osmanlı’yı öğrendiğimiz söylenebilir mi? Okul kitaplarında öğretilen tarih bilgisi, gerçek tarihçiler tarafından hiç de tasvip edilen şeyler değil.” (Sf 25.)
Doğru Osmanlı’yı öğrenmediğimiz gibi doğru Cumhuriyeti de öğrenemiyoruz. İstanbul’un fethini anlatacaksın, yarım sayfaya sığdırıyorsun. İnkılap tarihi? Sayfalarca. Doğru mu, bana sorarsanız soru işareti(?) Eğitim sistemi deyip dem vurmanın klişeliği fazla sıkıcı geldi artık. Yılmaz Öztuna, Erhan Afyoncu, Ahmet Rasim gibi tarihçilerin, gerçek tarihçilerlin kitaplarını okuyarak tanışmamız gerek.

“Osmanlı mirasını reddetmenin temelinde tarih bilmezlik yatıyor.” (Sf 49) Bazılarına Osmanlı dediğinizde tüyleri ürperir, barbar, yobazlar akıllara gelir. İslam dininin asırlarca bayraktarlığını yapmış olduğu için kendi inancı, ideolojisine bunu yediremez. Çünkü onlar sakallıdır, on cariyesi vardır, insan katleder. Fetih değil de istila yapar. İşgal eder, yakar, yıkar, adaletli değildir. Arap özentisidir, Türklük ruhunu taşımaz.
Evet, bunları düşünenler azımsanamayacak kadar fazla. Nasıl bir mantıksa hep eleştiri, devamlı eleştiri, zaten çok biliyorduk eleştirmezsek olur mu? Laik, milliyetçi, solcu ol, böylesi dünyaya hükmetmiş cihan devletini, maneviyat aşığı milletini, ecdadını karalamaya hakkın yok. Hakkın olmadığı gibi bunun için delil bulamazsın, çünkü yok. Araştırdığında, yapılan fetihlerde, gidilen topraklara şunun gittiğini göreceksin: Adalet, barış, sevgi, imar, Özgür yaşayış, bolluk, dinde bağımsızlık vs daha fazlası. Ama çaprazlama, (her kaynağa bakarak) ama objektif, ama adil olursan…
Böyle konular konuşulunca geçmiş, geçmişte kalmıştır oluyor, bunları tekrar etmenin ne anlamı var? Veya bize ne kazandıracak? Öncelikle şunu herkes bilmelidir. Tarihini bilmek, geçmişi araştırmak, ülke sevgisini güçlendirir. Manevi duyguları artırır ve bununla beraber kültürel seviyemizi yükseltir. “Amaan” diyenlere kulakları tıkamak lazım, İlber Hocanın dediği gibi, zayıf, rahat kişiliklerin nutuğu bu. İnsanın yüzeysel olması-hele ki tarihte- çok kötü.
67 sayfa röportajlar olduğunu söylemiştim. Karışık, Roma' dan, Batıdaki kitle bozukluğuna, Osmanlı sadrazamlarından soykırımlara gibi konular üzerinde röportaj gerçekleştirilmiş.
Soykırım demişken, Ermeni soykırımına gelelim. İlber Ortaylı Soykırımdan bahsederken, “Ermenilere soykırım yapılmış mıdır” tarzında soru sorulmuştu. Bu soru üzerinde Türk-ermeni ilişklerine değinilerek ve farklı konulardan bahsedilerek geçiştirildi. Yapılmadı, tamamen bir uydurma denilmedi. açık ve net. 2 yıl önce çok konuşulup tartışıldı, hatta Türkiye’ye tazminat talebinde bile bulunuldu. Türkiye “Arşivleri açalım” diye talepte bulunca geri vites yapılmıştı. Bunun gibi çok örnek dayatmaları var. Tarafsız bakış açısı için, somut gerçekleri görmezden gelemeyiz.
İlber Ortaylı, dobra konuşan, herkesçe bilinen önemli bir tarihçi. Fırsat buldukça youtube videolarını izliyorum. Tabii çok yavaş konuştuğu için video hızını 1.25’e alıyorum :) Tarihin Işığında kitabından sonra, Tarihin İzinde, Tarihin Gölgesinde, Tarihin Dünüşü kitaplarını okuyacağım.
Tarih kaybettirmez, tarih insanın kendisini tanımasını sağlar.
Sevgiyle.

Nurgül TUNÇBİLEK 
30 Ara 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 10/10 puan

Çok defa farklı yazarlardan tarih yazısı okumuşluğum vardır. Ben tarihi biraz masallaştırarak anlatılması ve sevdirilmesi taraftarıyım.ders kitabı gibi tek düze anlatımlar pek dikkatimizi çekmez . yada sırf bir sınava muafiyet sağlasın diye ezberlemeye çalışıp o sınav sonrası unutmuşluğumuz çoktur. İlber Ortaylı'nın bu kitabında gerek röportajları gerekse makalelerinde kendi damgasını vurduğu ve bakış açısını yansıttığı tarihsel yorumlamaları yeralmaktadır. Tarihin bir zaman dilimini değil geniş bir yelpazede yorumları mevcut.Ben çok keyifle okuduğumu söylemeliyim!..

Murat ÇALIK 
21 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 8 günde · 4/10 puan

Prof. Dr. İlber Oltaylı Hoca'nın röportaj ve makalelerinden derlenmiş kitap aynı manav dükkanı gibi olmuş. Bir oradan bir buradan mantığı ile, parça parça ve üstünkörü yayınlanmış kaynak eserden uzak bir yapıda. Açıkçası Hoca'ya yakıştıramadığım bir kitap.

İlber Hocanın yayınlanmış makalelerinden oluşmuş kitap tam bir bilgi hazinesi. İlginç olan ise yıllar önce yazılan yazıların hala güncelliğini koruması ve hiçbir şeyin değişmemiş olması. Üzücü.

Burak CAN 
07 Oca 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Osmanlı'yı Yeniden Keşfetmek serisi gibi belli bir konuda olmayıp bir çok farklı konularda daha önce yazdığı yazıların ve röportajların derlemesi ile ortaya çıkan bir eser.Farklı konularda yine anlaşılır bir dilde güzel bir derleme eser.
Bazı konular şu şekilde:
*OSMANLI VE ROMA
*EVLERİYLE OSMANLI
*DİN VE DEVLET
*KURTULUŞ GÜNÜ
Kitap toplamda: 6 röportajdan ve 19 makaleden oluşuyor.

Kitaptan 17 Alıntı

Sergen Özen 
 12 Mar 16:29 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Sizce fetihle istilâ arasındaki fark nedir?

Müslümanlarınki fetihtir. Cehd ve cihad sonucu ortaya çıkar. İstilâ başka bir şeydir. Ama pratikte istediğin ülkeyi istilâ etmek gibi gözükmüştür. Bu yanlıştır.

Tarihin Işığında, İlber Ortaylı (Sayfa 55 - Profil Yayıncılık)Tarihin Işığında, İlber Ortaylı (Sayfa 55 - Profil Yayıncılık)
Sergen Özen 
10 Mar 22:44 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Tarih ve filoloji cahili olduğumuz için Batı medeniyeti bize göre oldukça üstün gözüküyor.

Tarihin Işığında, İlber Ortaylı (Sayfa 33 - Profil Yayıncılık)Tarihin Işığında, İlber Ortaylı (Sayfa 33 - Profil Yayıncılık)
Sergen Özen 
15 Mar 22:16 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Bir kişinin her şeye hükmetmesi yani despotluğu gayri kanuni değildir. Hatta bir meziyettir. İstibdadı kınayanlar 19 ve 20'nci yüzyılın Jön Türkleridir. Bunlar İslamın toplum teorisinden değil; Fransız ihtilâlinden esinlenmişlerdir.

Tarihin Işığında, İlber Ortaylı (Sayfa 193 - Profil Yayıncılık)Tarihin Işığında, İlber Ortaylı (Sayfa 193 - Profil Yayıncılık)
Nurgül TUNÇBİLEK 
30 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Dünyada hiçbir doğru dürüst devlet yoktur ki dini kontrol etmesin. Bunun demokratik gelişmemişlik düzeyiyle de ilgisi yoktur. Büyük dinlerin yapısı ve ananesi böyledir ...

Tarihin Işığında, İlber Ortaylı (Sayfa 143)Tarihin Işığında, İlber Ortaylı (Sayfa 143)
Nurgül TUNÇBİLEK 
30 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

.... İhtilal yapıp beyanname yayımlamakla DEMOKRAT olamazsınız !..

Tarihin Işığında, İlber Ortaylı (Sayfa 199)Tarihin Işığında, İlber Ortaylı (Sayfa 199)
Nurgül TUNÇBİLEK 
30 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

1980 lerin başında bir arap ülkesinde yaptığımız bir seminerde, 1960 larda Türkiye de bulunan bir Sudanlı diplomat salondaki Arap aydınlara; "Benim bundan 15 yıl evvel gördüğüm Türkiye'ni köylüleri dahi, bizim bürokratlarının ve okumuşlarımızdan çok daha ötede demokrasi ve vatandaşlık bilincine sahipti" demişti.

Tarihin Işığında, İlber Ortaylı (Sayfa 191)Tarihin Işığında, İlber Ortaylı (Sayfa 191)
Nurgül TUNÇBİLEK 
29 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Dünyada bugün müthiş bir Amerikanlaşma vardır. Bu bir avami kült ürdür ve bizim toplumumuzun da sorunudur. Kimse Hemingway ya da Steinback okumuyor, ama blucin giyip,Coca Cola içiyor. Dünya ,Dallas dizisindeki gibi yaşamaya çalışıyor. Bu tip bir yaşama biçimi insanlık değerlerini tahrip ediyor.

Tarihin Işığında, İlber Ortaylı (Sayfa 13)Tarihin Işığında, İlber Ortaylı (Sayfa 13)
Nurgül TUNÇBİLEK 
30 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Kanuni Sultan Süleyman sadece bir mareşal değildi, toplum hayatına müdahele etmeyi bilen usta bir kültür siyasetçisiydi !..

Tarihin Işığında, İlber Ortaylı (Sayfa 139)Tarihin Işığında, İlber Ortaylı (Sayfa 139)
Nurgül TUNÇBİLEK 
30 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Potsdam da Santucchi Sarayı yapılırken bir değirmeni yıktırmak isteyen Prusya Kralı Büyük. Frederick'e değirmen sahibi kadının;" Sen burayı yıktırırsın ama Berlin ' de de hakimler var" diye kafa tutmasıyla sembolleşmiştir.

Tarihin Işığında, İlber Ortaylı (Sayfa 200)Tarihin Işığında, İlber Ortaylı (Sayfa 200)
Nurgül TUNÇBİLEK 
29 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Enver Paşa 'nın ordu komutanlığı ile alakası olmadığı , en seçkin kıtalarımızı Sarıkamış cephesinde perişan etmesiyle anlaşıldı...

Tarihin Işığında, İlber Ortaylı (Sayfa 108)Tarihin Işığında, İlber Ortaylı (Sayfa 108)
2 /