Adı:
Tarihin İzinde
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759962050
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Profil Yayıncılık
Tarihi sevdiren adam sizi "Tarihin İzinde" dolaştırmaya devam ediyor...

"Bazı tarihçilerimiz vardır, diyorlar ki mesela, 'Osmanlılar Arapça kullanmış, Farsça kullanmış.' Hâlbuki Osmanlı'nın Arapça bileni, bugün bizim İngilizce bilenimiz kadardır."

"Bize Türkiye ismini 12. asırda İtalyanlar koymuştur. Ülkenin çoğunluk halkı Türk olduğu için bize Türkiye, "Türkü Mania" gibi isimler koymuşlar. Ama biz kendimize ısrarla Rum, Romen demeye devam ettik. Çünkü bu Roma imparatorluğu'nun bir devamıdır. İstanbul'u fetheden Fatih de kendisini Kaiser-i Rum (Doğu Roma İmparatoru) ilan etmiştir. Ama bununla beraber tabii ki o da Türktür."

"Sultan Abdülaziz'in öldürüldüğü kanısındayım. Çünkü Sultan Abdülaziz bir kere çok dindar. Dindar adamlar kolay intihar etmiyorlar. Abdülaziz yaşamayı seven biri..."

"Vahdeddin ve Atatürk karşı karşıya gelmişlerdir. Ama dost oldukları zaman da vardır. Kim ne derse desin son padişah hazineyi soyup gitmedi. Gittiği yerlerde de Türkiye devleti aleyhinde faaliyette bulunmadı, söz söylemedi."

"Din ile devletin ayrılması Yahudi ve Müslümanlıkta imkânsızdır. Çünkü her iki dinde de din insanların yirmi dört saatini ayarlar. Sadece devletle olan ilişkilerini değil özel hayatlarını, nasıl yiyip içeceklerini, nasıl temizleneceklerini, karı-koca arasındaki ilişkiyi ve tabii ki devletle olan ilişkiyi ayarlar."

Ülkemizin değil dünyanın en önemli tarihçilerinden İlber Ortaylı "Tarihin İzinde" dolaşıyor, kafa kurcalayan sorulara cevaplar veriyor ve ezberleri bozuyor.
208 syf.
Okuduğum ikinci İlber Ortaylı kitabı. Her iki kitapta da farkettiğim şu oldu; İlber Ortaylı'yı okurken yorulmuyorum. Anlamını bilmediğim kelimeler olsa bile yorulmuyorum. Akıcı bir dili var sıkmıyor, konuyu olması gerektiği gibi sunuyor. Tarih bilgisinin yanında, yaptığı yorumlamalar ve değerlendirmeler de anlattığı konulara daha geniş bakabilmeyi sağlıyor.

Kitap iki ana bölümden oluşuyor. İlki söyleşiler, bu bölüm soru ve cevap şekilinde ilerliyor. Bir çok konuya değinilmiş o yüzden. Konu sayısı fazla olduğu için konular derinlemesine ele alınamamış ama bu durum beni fazla rahatsız etmedi hatta konular üzerine detaylı okuma yapma isteği uyandırdı. Diğer bölüm de ise makaleler yer alıyor. Bu bölümde de sekiz tane makale var, konuları itibari ile birbirinden hayli farklılar. Ben kitabı yapı olarak beğendim. İlk bölümü okurken bölümün hangi ara bittiğini anlamadım. Şöyleki bazı sorular dersin en heyecanlı yerinde, parmak kaldırıp da hocaya sormaya çekindiğimiz sorular gibi.
İlber Ortaylı'nın Osmanlıyı Yeniden Keşfetmek ve Tarihin İzleri kitaplarında üzerinde durduğunu farkettigim iki önemli nokta; tarih öğreniminde dil öğrenmenin önemi ve tarihi yapıları, eserleri, dokuları korumak. Yazar bu konulara bir tarihçi olarak hayli hassas yaklaşıyor, tarih bilincinin oluşması için dil öğrenmek, geçmişle irtibat kurabilmek gerektiğini söylüyor.
...zamanlar ve mekânlar üzerine gidip gelmeden bir kültür milleti olunmaz.( sayfa 128)
Bence, tarih görmezden gelebileceğimiz, üzerinde düşünmeden geçebileceğimiz bir alan asla değil. Bilmeden, okumadan, etraftan duyduklarımızla yorum yapabileceğimiz bir alan hiç değil. O yüzden doğru okumak ve doğru öğrenmek gerekli diye düşünüyorum.

Son olarak, yazar sayfa 29'da çok önemli bir noktaya değiniyor onu da eklemek istedim.
"Tarih istesenizde istemeseniz de orada sizin hücrenizde duruyor. Tarih cehaletten dolayı "reddettim" deyince reddedilmez. Zannediyor ki adam, pasta keser gibi tarih yapabilir. Mümkün değil. Böyle bir keyfiyet olabilir mi? Bir kere cumhuriyeti kuranlar Osmanlı paşaları. Osmanlı Erkan-ı Harbiye'si, cumhuriyeti kuranlar bunlar. Demek ki bir reddi miras, sosyal düşünceye, sosyal realiteye uyamayan bir şey. Tarihi tanımama bugünün çok önemli bir sorunudur. Dolasıyla bilgisizlikten ileri gelen bir itme var. Bilgisizliği meşrulaştırma çabası."

Herkese iyi okumalar...
208 syf.
·10 günde·8/10
İlber Ortaylı okumayı sevdiğim, beni dipsiz kuyular içinde bırakmayıp daha anlaşılır ifade edişleriyle ara ara okumaya başvurduğum bir tarihçi.

İki bölümden oluşan bu kitabı da aynı akıcılık ve anlaşılırlığa sahipti. İlk bölümü söyleşiler oluşturuyordu. Çeşitli gazete,dergi gibi yerlerde yer almış bu söyleşiler her konuya sahipti diyebilirim; yeri geldi dil, tarih üzerine kimi an ise sosyal-kültürel olaylara uzanmaktaydı. Konuların işlenişi sohbet şeklinde olduğu için soruların ulaşabilirliği ile sınırlıydı, fazla derine inmeden yüzeysel geçilmişti, bu da kitaplarında ayrıntılı bahsettiği olayların özeti şekline benziyordu. Her ne kadar bu durum beni rahatsız etmese de bazen upuzun bir sorunun ardından gelen kısa bir evet-hayır şeklindeki cevaplar, keşke gerekçesiyle de taçlansaydı dedirtti.

İkinci bölüm ise makalelerden oluşmaktaydı, ilk bölüme göre daha doyurucu bilgilerin yer aldığı kısımdı. Bazı kelimeler bana yabancı gelse de konu bütünlüğü içinde anlaşılma da sıkıntı yaşanmaması okumayı bölmüyordu.

Altı çizilecek bir çok satır vardı, eleştirdiği kısımları okurken birçok yerde öz eleştiri yaparken buldum kendimi, bu da ayrı hoşuma gitti.

Hem bilmediğim konularda fikir sahibi olayım hem de bildiklerim üzerinden düşünceleri tazeleyeyim ama bunu yaparken de akademik dilden uzak olayım diyorsanız tercih edeceğiniz bir kitap diyebilirim. Hem diğer kitaplarını okumadıysanız öncesinde bir ön hazırlık olabilir.
208 syf.
·Puan vermedi
Şimdi kimse sana kaybolan yıllarını vermez. Verseler de bu kafayla yine aynı .oku yersin. Fakat İlber Ortaylı'nın bu kitabını okuyup neden tarih okuman gerektiğini anlayabilirsin. Umulur ki bundan sonraki yıllarını "kaybolmuş yıllar" değil, "iyi ki yaşamışım yılları" kategorisine koyarsın.
208 syf.
·Puan vermedi
Okuduğum ilk İlber Ortaylı kitabıydı.Uslüp olarak çok başarılı okurken sanki bizzat size anlatıyormuş gibi hissedeceksiniz.Tarih kitapları okuyup yabancı kelimeleri artık tanıyorsanız rahatlıkla anlayabilirsiniz ama bazıları internete ihtiyaç duyabilir..
208 syf.
·Puan vermedi·
İlber ortaylı ...Mutlaka çoğu kişi için modeldir.Tarafsız ,objektif ve samimi tarzıyla noksanız.Kitap beni düşündürüyor.Hem onca zamandır kandırılmışız ,gerçek zannettiğimiz yalanlara bel bağlamışız
208 syf.
·13 günde·10/10
Prof. İlber ORTAYLI sohbet etmek isterseniz, bu kitabı okumalısınız gerçekten sohbet havası veriyor. Sıkılmadan okudum. İlber hocanın ilk kitabıydı ama son kitabı olmayacak.
208 syf.
Tarihi severim ama genelde kurgu şeklinde okuyordum. İlber Ortaylı’nın ilk okuduğum kitabı olması yönüyle kurgudan seviye atladım. Bu tarz kitapların sıkıcı olduğunu düşünürdüm ama öyle değilmiş. Bence akıcı bir şekilde ilerledi. Bilmediğim kelimelerde vardı ama göze fazla çarpmıyor.

Kitabımız söyleşiler ve makaleler olmak üzere ikiye ayrılıyor. Belli başlı bir konu üzerinde ilerlemiyor. Amerika’dan, Avrupa’dan, Ortadoğu’dan, Osmanlıdan, Müzeler, Sivil Toplum Kuruluşları, Ermeni meselesinden, Milliyetçilerimizin aslında nasıl milliyetçi olduklarından, Lisan bilmenin, Tarih bilme bilincinden, İslam, Yahudilik ve Hristiyanlık arasındaki ilişkilerden, vs. birçok konudan bahsediyor. İlk başta söyleşiler yer aldığı için soru-cevap şeklinde ilerliyor. Sonra makalelere geçiyoruz. Bilmediğim tarihten bir şeyler daha öğrendim.
208 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10
Karşılıklı soru-cevap şeklinde geçen güzel bir İlber Ortaylı kitabı. İlber bey yine tarihin derinliklerindeki cevapsız sorulara yanıt veriyor. Tarih severlerin zevkle okuyacağını düşündüğüm bir kitap.
208 syf.
·6 günde·8/10
Hocanın diğer eserlerinden farklı. Röportajların yazıya dönüştürülmesi. Genel olarak hocanın diğer kitaplarının tadını alamayabilirsiniz. Ancak önemli bilgiler edinebilirsiniz. Ayrıca hocanın şahsi yorumları da oldukça güzel.
208 syf.
·8 günde·8/10
Röportajlarda sorulan sorulardan ve İlber Hoca'nın naçizane cevaplarından oluşan güzel bir kitap. İlber Ortaylı'yı sevenlere tavsiye ederim.
208 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Bu kitap Ilber Hocanın deyimiyle
Bazı dergilerdeki uzun röportajlarımı ve kıyıda köşede kalmış makalelerimi kendim de arayıp bulamıyordum. Bu kitapta bunlardan birisini eksen olarak kullandım.

Kitap soru cevap seklinde Cem Küçük'ün editörlüğünde basılmış ve güncel tarihi konular hakkında bilgi veren bir eserdir. Bu geniş konularda Ilber Hoca bilgisini aktarıyor. Sadece tarihle kalmamış edebiyat, müzik, sanat hakkında yorumlar yapmış diğer yandan din devlet konularına değinmiştir.
Din ile devletin ayrılması Yahudi ve Müslümanlıkta imkânsızdır. Çünkü her iki dinde de din insanların yirmi dört saatini ayarlar. Sadece devletle olan ilişkilerini değil özel hayatlarını, nasıl yiyip içeceklerini, nasıl temizleneceklerini, karı-koca arasındaki ilişkiyi ve tabii ki devletle olan ilişkiyi ayarlar. Olduğu gibi sonra Sultan Mehmet Vahidüttin ve Atatürk iliskisinede değinilmiş
Vahdeddin ve Atatürk karşı karşıya gelmişlerdir. Ama dost oldukları zaman da vardır. Kim ne derse desin son padişah hazineyi soyup gitmedi. Gittiği yerlerde de Türkiye devleti aleyhinde faaliyette bulunmadı, söz söylemedi.
Geniş kültürel bir eserdir. Okumanızı tavsiye ederim
208 syf.
Hoca'nın diğer kitaplarını da okumuş birisi olarak bir nevi hafıza tazelemiş olduk. Çünkü çoğu daha önce de okuduğumuz ama gerçekten önemli konuların bir tekrarı olmuş kitapta. Tarihseverlere tavsiye edilir, neticede bir İlber Ortaylı kitabı...
Ben sıkılırım cahil insanlardan açıkçası. Sıradan insanlardan çok sıkılırım . İyi insanlar olsa da sıkılırım..
• Osmanlı tarihinde çok tartışılan konulardan biri de Abdülaziz'in ölümü... İntihar etti diyenler var, öldürüldü diyenler var. Sizin kanaatiniz nedir?

Ben öldürüldüğü kanısındayım. Çünkü Sultan Abdülaziz bir kere çok dindar. Dindar adamlar kolay kolay intihar etmiyorlar. Abdülaziz yaşamayı seven biri... İddialar ikna edici değil.
Tarih bilinci şu: Bir kere doğru dürüst tarih okuyacaksın. Büyük devletler, büyük milletler gibi tarih okuyacaksın. Dünya tarihine eğileceksin. Muhtelif diller öğreneceksin, öğreteceksin.
İlber Ortaylı
Sayfa 127 - Profil
Bugün bütün İslâm dünyasında, bütün Ortadoğu'da millet şuuru Türklerde var. Çünkü bu şuur savaşlarda, muharebelerde kazanıldı.
İlber Ortaylı
Sayfa 124 - Profil

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tarihin İzinde
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759962050
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Profil Yayıncılık
Tarihi sevdiren adam sizi "Tarihin İzinde" dolaştırmaya devam ediyor...

"Bazı tarihçilerimiz vardır, diyorlar ki mesela, 'Osmanlılar Arapça kullanmış, Farsça kullanmış.' Hâlbuki Osmanlı'nın Arapça bileni, bugün bizim İngilizce bilenimiz kadardır."

"Bize Türkiye ismini 12. asırda İtalyanlar koymuştur. Ülkenin çoğunluk halkı Türk olduğu için bize Türkiye, "Türkü Mania" gibi isimler koymuşlar. Ama biz kendimize ısrarla Rum, Romen demeye devam ettik. Çünkü bu Roma imparatorluğu'nun bir devamıdır. İstanbul'u fetheden Fatih de kendisini Kaiser-i Rum (Doğu Roma İmparatoru) ilan etmiştir. Ama bununla beraber tabii ki o da Türktür."

"Sultan Abdülaziz'in öldürüldüğü kanısındayım. Çünkü Sultan Abdülaziz bir kere çok dindar. Dindar adamlar kolay intihar etmiyorlar. Abdülaziz yaşamayı seven biri..."

"Vahdeddin ve Atatürk karşı karşıya gelmişlerdir. Ama dost oldukları zaman da vardır. Kim ne derse desin son padişah hazineyi soyup gitmedi. Gittiği yerlerde de Türkiye devleti aleyhinde faaliyette bulunmadı, söz söylemedi."

"Din ile devletin ayrılması Yahudi ve Müslümanlıkta imkânsızdır. Çünkü her iki dinde de din insanların yirmi dört saatini ayarlar. Sadece devletle olan ilişkilerini değil özel hayatlarını, nasıl yiyip içeceklerini, nasıl temizleneceklerini, karı-koca arasındaki ilişkiyi ve tabii ki devletle olan ilişkiyi ayarlar."

Ülkemizin değil dünyanın en önemli tarihçilerinden İlber Ortaylı "Tarihin İzinde" dolaşıyor, kafa kurcalayan sorulara cevaplar veriyor ve ezberleri bozuyor.

Kitabı okuyanlar 176 okur

  • Zeynep Kadıncı
  • Mustafa Furkan Küçük
  • Özlem Bozarslan
  • Emel Seymen
  • Tehzibu Gazzal
  • Yahya AKDAĞ
  • Zeynep Buse Eydemir
  • Lili
  • esmanur bolat
  • Hatice ッ

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.1
14-17 Yaş
%1.6
18-24 Yaş
%18.8
25-34 Yaş
%28.1
35-44 Yaş
%35.9
45-54 Yaş
%9.4
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%3.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%44
Erkek
%56

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13.7 (7)
9
%13.7 (7)
8
%39.2 (20)
7
%15.7 (8)
6
%13.7 (7)
5
%2 (1)
4
%0
3
%2 (1)
2
%0
1
%0