Tarihin Saklanan Yüzü

·
Okunma
·
Beğeni
·
464
Gösterim
Adı:
Tarihin Saklanan Yüzü
Baskı tarihi:
1999
Sayfa sayısı:
269
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751012104
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkilap Kitabevi
Biz Türk Cumhuriyetçileri, Osmanlı tarihinin boşluklarını, karanlıklarını, bilinmezlerini ve şimdiye dek kalıplaştırılmış abartmalı yakıştırmalarla şişirme yorumlarını, soylu bir akıcılığın, objektif bir bilimselliğin ve sağlıklı bir "doğruyu arama merakının" beyinsel ve evrensel terazisi içine oturtamadık. Osmanlı hanedanının kulları, zaten bunu yapamazlardı. Kullar, efendilerinin tarihini ya onlara yaranmak, ya kendi kulluklarının önemini cilalayıp parlatmak için, efendilerinin olağanüstü kişiler olduklarını göstermek duygusuyla yazarlar. Cumhuriyet dönemi ise silah gücünden çok, insanın fizik gücüne dayalı bir savunma düzenine bağımlı kaldığından, Osmanlı tarihini hamaset körüklerini çalıştıran bir propaganda aracı olarak kullanmayı yeğledi ve tarihin tekrar tekrar değerlendirilip tekrar tekrar yorumlanma gereğini resmi bir görüşün çerçevesi içinde dondurdu...

Böylece doğruları daha çok arama özgürlüğünün yerini kafadan atma bir böbürlenmecilik aldı ve bu böbürlenmecilik de kuşaktan kuşağa büsbütün dogmalaştı.

Geçmişimizdeki insan ilişkileri üstüne sanat alanında değişik çeşitlemeler yapma ve bunları insanlığın evrensel serüvenlerine armağan edebilme olanakları kısırlaşıp bücürleşti.

İdam Edilen 44 Vezir-i Azamın Dramı adlı kitapçıkta aynı ailenin kendi çevresindeki üst düzey kullara ne kadar acımasız ve ölümcül davrandığının profilini çizmeye çalıştık...

Öldürülmüş Şehzadeler ve Devrilmiş Padişahlar'da ise Osmanlı hanedanının kendi ailesi içindeki bitip tükenmeyen kanlı ve anarşik iktidar kavgalarının bir profilini çizmeye çalıştık.

Her iki kitap da Osmanlı ailesinin şimdiye dek su yüzüne çıkarılmak istenmemiş siyasal cinayetlerinin insanı dehşete düşüren kanlı bir antolojisidir.

Dondurulmuş ve çarpıtılmış bir tarih dogmatizmiyle insan aklının ortaklaşa yarattığı evrensel ve görkemsel sanat ve bilim kubbelerinden hiçbirine merdiven kurulamaz.
269 syf.
·Puan vermedi
Kim, kimi öldürmüş; kimin eli kimin cebinde... Çetin Altan, Osmanlı Hanedanı'nın - Osmanlı Halkı'nın değil- karanlık yüzünü bu kitapla gözler önüne sermiş.
Bana göre bu kitap kaynak bir kitap değil. Çünkü Çetin Altan kitabın her sayfasında Osmanlıdan nefret ettiğini bir şekilde biz okuyuculara hissettiriyor.
Nasıl ecdadımız melaike değilse aynı şeklide şeytan da değildi.
Game Of Thrones izleyicileri bu kitabı özellikle okusun. Entrika nasıl olur, taht oyunları nasılmış, Çetin Altan bize nefret dolu üslubuyla gösteriyor.
269 syf.
·Beğendi·10/10
Böyle önemli bir konuyu neden biz ünlü akademisyen tarihçilerimizden değil de niçin bir gazeteci, köşe yazarı Çetin Altan’dan öğreniyoruz?
Ne yazık ki bazı kesimlere göre padişahlar “Allah’ın gölgesi - Ulu - Mübarek - Evliya zatlar ve onlar hiç hata yapmazlar”
“İyilik Padişahlardan, başbakan, cumhurbaşkanlarından ama onların kötülükleri görmezden gelinmeli, yok sayılmalı” mantığı ile bunları tarihçilerimiz yazmadığı için iş Çetin Altan’ın başına düşmüş o da tarihimizin bu karanlık, karanlık olduğu kadar da acı ve ayıp yüzünü içiniz daralıp kahrolarak fakat bir solukta okunacak şekilde yazmış.
Yoksa 44 vezir, padişahlar, şehzadelerin idam edilmeleri, hamile olma ihtimaline karşı yüzlerce cariyenin taş bağlı çuvallara konulup Sarayburnu’ndan denize atılmaları, önemsiz olaylar ve yazılmamalı mıydı?
Evet. Belki tarihimiz şanlı ama biz o şanlı tarihin içinde "şanlı" olmayan, utanılası işler de yaptık yapmaya da devam ediyoruz. Zira hukuk, adalet, yasama yürütme bir kişinin elinde toplanınca, denetim ortadan kalkıyor ve zulüm kaçınılmaz oluyor. Lakin bu meselelerin üzerini örtüp gizleyerek değil, tam aksine üzerini açıp, konuşup tartışarak çözebiliriz.
Geçmişimizle yüzleşmek için bu eşsiz eseri okumalı okutmalıyız.
269 syf.
Atladığımız, gözden kaçırdığımız ve/ya gözden kaçırmamız istenen bir noktaya değinilmiş. Bilinç yalnızca iyiyi/ güzeli/ zaferleri özümsemek değil, aynı zamanda kötüyü/ çirkini/ yenilgileri de özümseyebilmektir. Her ne kadar tekrarlara düşülmüş ve kimi iddialar için kaynakça ortaya konulmamış olsa da gözardı edilemeyecek argümanları da barındıran, tarihten her yönüyle ibret almak ve tarih bilinci oluşturabilmek adına güzel bir kitap.
269 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
bak işte bu kitabı okumadan olmaz.. osmanlı ile ilgili bilinmeyen gerçekleri anlatan bu kitabın alt başlığı yanlış hatırlamıyorsam "idam edilen 44 vezir-i azamın dramı" idi. aklımda kalan ufak bir spolier verim izninizle: bir padişahın tahta çıkması ile boğulan 19 şehzade mesela. kitapta yanlış hatırlamıyorsam osmanlı tarihi boyunca ortalamaya vurulunca her 8 senede bir doğal olmayan yollarla ölen 44 sadrazamın öldürüşü, padişahlar ve öldürülen şehzadeler ile ilgili bilgi var. tarihi tv dizilerinden öğrenmek istemeyenlere şiddetle tavsiye edilir..
“Fatih Sultan Mehmet’ten sultan II. Mustafa’ya kadar idam edilmiş vezir-i azmaların sayısı Daltaban Mustafa Paşa’nın boğdurulmasıyla otuz iki olmuştu…
Bundan sonraki dönemlerde de daha on iki vezir-i azam idam edilecekti.”
Çetin Altan
Sayfa 105 - İnkilap Kitabevi
Osmanlı İmparatorluğunun objektif bir analizini yapmak hem zor, hem kolaydır.
Zordur, çünkü monarşik devlet modellerinden hiçbirine uymamaktadır. Tahtın sahibi olan sülalenin aile yapısı yoktur. Padişahlardan çoğunun ne kayınpederleri, ne de annelerinin babalan bellidir. Hünkarlar nikah töreni ve düğünle evlenmezler. Kendilerinden hangi harem kadın gebe kalıp erkek çocuk doğurursa o valide sultan olur.
“II. Selim ölünce en büyük oğlu III. Murat Manisa’dan geldi ve tahta çıktı ve ilk iş olarak şehzade kardeşleri Süleyman, Mustafa, Cihangir, Abdullah ve Osman’ı o gece boğdurdu.
Ve On birinci Osmanlı padişahı II. Selimin cenazesi ile boğdurulan beş şehzadenin cenazesi aynı gün Ayasofya yanındaki türbeye gömüldü.”
“II. Süleyman kendisini tahta çıkarmak için gelenleri canını almaya gelen infaz heyeti sanarak Kızlarağası’na: ‘İdamımız emrolundu ise söyle iki rekât namaz kılayım ondan sonra emri yerine getir.
Kırk yıldır hapis çekerim her gün ölmektense, bir gün evvel ölmek yeğdir, bir can için ne bu çektiğimiz korku’ diye ağlamaya başladı.”
Çetin Altan
Sayfa 236 - İnkilap Kitabevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tarihin Saklanan Yüzü
Baskı tarihi:
1999
Sayfa sayısı:
269
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751012104
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkilap Kitabevi
Biz Türk Cumhuriyetçileri, Osmanlı tarihinin boşluklarını, karanlıklarını, bilinmezlerini ve şimdiye dek kalıplaştırılmış abartmalı yakıştırmalarla şişirme yorumlarını, soylu bir akıcılığın, objektif bir bilimselliğin ve sağlıklı bir "doğruyu arama merakının" beyinsel ve evrensel terazisi içine oturtamadık. Osmanlı hanedanının kulları, zaten bunu yapamazlardı. Kullar, efendilerinin tarihini ya onlara yaranmak, ya kendi kulluklarının önemini cilalayıp parlatmak için, efendilerinin olağanüstü kişiler olduklarını göstermek duygusuyla yazarlar. Cumhuriyet dönemi ise silah gücünden çok, insanın fizik gücüne dayalı bir savunma düzenine bağımlı kaldığından, Osmanlı tarihini hamaset körüklerini çalıştıran bir propaganda aracı olarak kullanmayı yeğledi ve tarihin tekrar tekrar değerlendirilip tekrar tekrar yorumlanma gereğini resmi bir görüşün çerçevesi içinde dondurdu...

Böylece doğruları daha çok arama özgürlüğünün yerini kafadan atma bir böbürlenmecilik aldı ve bu böbürlenmecilik de kuşaktan kuşağa büsbütün dogmalaştı.

Geçmişimizdeki insan ilişkileri üstüne sanat alanında değişik çeşitlemeler yapma ve bunları insanlığın evrensel serüvenlerine armağan edebilme olanakları kısırlaşıp bücürleşti.

İdam Edilen 44 Vezir-i Azamın Dramı adlı kitapçıkta aynı ailenin kendi çevresindeki üst düzey kullara ne kadar acımasız ve ölümcül davrandığının profilini çizmeye çalıştık...

Öldürülmüş Şehzadeler ve Devrilmiş Padişahlar'da ise Osmanlı hanedanının kendi ailesi içindeki bitip tükenmeyen kanlı ve anarşik iktidar kavgalarının bir profilini çizmeye çalıştık.

Her iki kitap da Osmanlı ailesinin şimdiye dek su yüzüne çıkarılmak istenmemiş siyasal cinayetlerinin insanı dehşete düşüren kanlı bir antolojisidir.

Dondurulmuş ve çarpıtılmış bir tarih dogmatizmiyle insan aklının ortaklaşa yarattığı evrensel ve görkemsel sanat ve bilim kubbelerinden hiçbirine merdiven kurulamaz.

Kitabı okuyanlar 24 okur

  • Gökcem Tonyalı
  • Hayri
  • Teslim Kocakurt
  • SAİT CAN BARIN
  • Éomer
  • Can Karakuş
  • Tülay Çevlik
  • Burcu Doganay
  • İbrahim Okumuş
  • Anksiyete

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30 (3)
9
%10 (1)
8
%20 (2)
7
%30 (3)
6
%10 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0