Tarikat - Siyaset - Ticaret

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.568
Gösterim
Adı:
Tarikat - Siyaset - Ticaret
Baskı tarihi:
1988
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754780130
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tekin Yayınevi
Baskılar:
Tarikat-Siyaset-Ticaret
Tarikat - Siyaset - Ticaret
Tarikat-Siyaset-Ticaret
“Araştırıcı, yürekli, yiğit yazar Uğur Mumcu'yu, Ankara Hukuk Fakültesi'ndeki asistanlık döneminden beri bilirim. Önce yazılarını, birkaç yıl sonra da kişisel olarak kendisini tanıdım ve sevdim. Son yıllarda onun hiçbir tehdide kulak asmadan ve her türlü tehlikeyi göze alarak deştiği konulardan her biri, ülkemizin ve bütün dünyanın çıkarcılık kenetleriyle kenetlenmiş karanlık yüzlerini ortaya çıkaracak kapıları aralamaktadır. Kahramanlık yalnızca savaş cephelerinde olmaz. Kalemden başka silahı olmayan yazarlık ve gazetecilik alanında da olur. Bu, yadsınamaz Alman filozofu Hegel'in şu sözünü unutmamalı: ‘Bir uşağa göre hiç kimse kahraman değildir; bu görüş dünyada kahraman bulunmadığını değil, onu söyleyenin uşak olduğunu gösterir.' -Hıfzı Veldet Velidedeoğlu (Arka kapaktan)
148 syf.
·5 günde
Bu ülkede bir senin adını bir de senin adını yaşatanları yaşatmadılar Atatürk.
     Uğur Abi de bu insanlardan biriydi. Yakışıklı olmak için ne saça ne gözlüğe ihtiyacı olan bir adam. Bir YAZAR ki kalemi senden benden güzel.
        Uğurlar olsun... Doğruları yazmaktan bir an korkmayan yiğit insan.

Uğur Mumcu'nun yazıları bugün günceldir. Bunlar, yarınki kuşaklar hesabına kuşkusuz ibret alınması gereken bir tarih dersi yerine geçecektir. Nadir Nadi

Uğur Mumcu'dan söz ederken her zaman «Yiğit genç, dostum ve değerli meslekdaşım» derim.Hıfa Veldet VEÜDEDEOĞLU

Uğur Mumcu, zehir gibi kalemiyle, yetkin bir köşe yazarı, bir araştırmacı, dürüst bir gazetecidir.İlhan SELÇUK

Ellerin dert görmesin Uğur Mumcu! «Sakıncalı Piyadexyi yazdığın için, eline sağlık, ağzına sağlık, canına sağlık...Kendi yazdıklarıma gülemem ama, senin yazılarını gülerek okudum. Acı acı gülmek deyimi var ya, işte öyle acı acı güldüm.Aziz NESİN * *



Ah Atam !
Bu ülkede yapılan yolsuzluklar iki şeye vurulur.
Ya senin 6 okundan biri : Milliyetçilik.
Ya da güzel dinimiz: İslamiyet.

İkisini de bir güzel çamurla yıkarız!

Yok canım bizimki mefkure meselesi siyasetle ne ilgimiz olur diyerek  "Ocak"  adı altında yapılan yolsuzluk ve rüşvet, gasp,adam yaralama ve öldürme ve ülkü denen nazlı gelin.

ALLAHA KURANA BAYRAĞA ASLA DİL UZATTIRMAYIZ AMA BİR GÜZEL KULLANIRIZ.

İkinci olarak da "DİN"

DOLAR
DİN
DEVLET
DÜNYAYI SEN YÖNET


https://youtu.be/3YX0TQGhXv8 tıpkı şu videodaki gibi.

«sistem» budur. Bu sistem gereği, dışsatım şirketlerine yurtdışından gönderilen dövizin bir bölümü, işte böyle, uyuşturucu madde kaçakçılarının hesaplarından gelmektedir.ENKA, uyuşturucu madde kaçakçısı Sabit Tırnovalı'yı hiç tanımamış olabilir. Ancak «sistem» böyle işliyor.

Böyle işlediği için de ANAP, Türk parasının kıymetini koruma hakkındaki 28 sayılı karara ilişkin tebliğin 5. maddesini, 28 Aralık 1983 günü değiştirip, «Türkiye'ye her türlü yoldan ve cinsten döviz ithali serbesttir. Hiçbir kayda tabi tutulmaz ve menşei araştırılmaz» hükmünü getiriyor.Her şey o kadar açık ki..(1   Ocak  1988)

Bu ülkede değer görmek istiyorsan yapman gereken altın kural :

1- Gidip güzel bir abdest alacaksın. Sonra gidip gül suyunu,hacı yağını sürüneceksin.

2- Ceketinin köşesine Bayrak rozeti takacaksın.

3- Cuma'ya gideceksin. Namazda en ön safta duracaksın.

4- Ya bir "Tarikata" ya bir "Ocağa " kaydını yaptıracaksın.

5- Milleti bir güzel soyacaksın AMA BAYRAK, DİN VE VATAN ADI ALTINDA!!!!

6- Atatürk'e ya hakaret edeceksin. Ya da oklarına sığınarak sapık işler yapacaksın. OKLARINI ALET EDECEKSİN.


ŞU ŞEKİL BİR PROFİLİN OLACAK YANİ :

BEN VATANINI BAYRAĞINI ÇOK SEVEN BİR ÜLKÜCÜYÜM.
TURAN DENEN KUTSAL HAYALLE YAŞIYORUM.
ÜLKÜ DENEN NAZLI GELİNE İNANIYORUM.
TÜRKLÜK BENİM KIRMIZI ÇİZGIMDİR.
AMA SUUDİ ARAPLARA ARSA PARSELLER
AMERİKAN DOLARINI GÖRÜNCE TÜRK PARASINDAKİ ATATÜRK'ÜN ADINI UNUTURUM. :)))))

Birtakım şeyhlerin, dedelerin, seyitlerin,çelebilerin, babaların, emirlerin arkasından sürüklenen; kaderlerini, hayatlarını falcılara, büyücülere, üfürükçülere, muskacıların ellerine bırakan insanlardan meydana gelmiş bir topluluğa millet gözüyle bakılabilir mi?

Mustafa Kemal Atatürk

HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.

Tam 17 Aralık 1927'de Mustafa Kemal Atatürk Mecliste şunu diyor: "Efendiler, biz tekke ve zaviyeleri din düşmanı olduğumuz için değil; bilakis, bu tip yapılar din ve devlet düşmanı olduğu, Selçuklu ve Osmanlı'yı bu yüzden batırdığı için yasakladık. Çok değil, yüz yıla kalmadan, eğer bu sözlerime dikkat etmezseniz göreceksiniz ki bazı kişiler bazı cemaatlerle bir araya gelerek bizlerin din düşmanı olduğunu öne sürecek, sizlerin oyunu alarak başa geçecek ama sıra devleti bölüşmeye geldiğinde birbirine düşeceklerdir. Ayrıca, unutmayın ki o gün geldiğinde her bir taraf diğerini dinsizlikle suçlamaktan geri kalmayacaktır."

Yani doksan yıl önce Atatürk bugünü görmüştü Sayın Bakanlarım. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Yıldız.



12 Eylül sonrasında buna benzer bir başka «bilmece» ortaya çıktı:Tarikatlar..Nakşibendiler.. Süleymancılar.. Rufailer.. Cerrahiler.. Kadiriler.. Melâmiler.. Nurcular..Bu tarikatların bazıları, sağcı siyasal partiler içinde «güçleri oranında. temsil» ediliyorlar.
Bu tarikatlar neyin nesidirler? Kimin fesidirler.


Şu videoları yeterli görüyorum.
https://youtu.be/bspg9F6Glo0
https://youtu.be/JzKApxmPY_0
https://youtu.be/3ObE4bQvEIA
https://youtu.be/BH4-ki9mQPs
Bunun yanında dönemin yolsuzluklarına ve o dönemdeki siyasi isimlere değinmiş Uğur Abim.

ANAP, yasanın 22. maddesinde yaptığı bir değişiklikle döviz, altın ve gümrük kaçakçılarına pasaport verilmesini sağlamıştı.Aralarında bir «ANAP kurucusu banka genel müdürü»-nün de bulunduğu «altın kaçakçılığı sanıklarının yurtdışına çıkışları bu yasa değişikliği ile sağlanmıştı.Bugünkü yasa tasarısı bu liberallikte daha da ileri adımlar atarak yüz kızartıcı bütün suçları pasaport yasaklarının dışına çıkarıyor. Ya siyasal nitelikli suçlar? Onlar kalıyor.Tasarı, fuhuş tacirlerine liberaldir, hırsızlara liberaldir, yiyicilere liberaldir, rüşvetçilere liberaldir, sahtecilere41liberaldir, dolandırıcılara, inancı kötüye kullananlara, hileli müflislere liberaldir.Daha başka kimlere liberaldir tasarı? Kaçakçılara liberaldir. Silâh ve mermi kaçakçılarına liberaldir. Silâh kaçakçılarına, uyuşturucu madde kaçakçılarına, döviz kaçakçılarına, altın kaçakçılarına, gümrük kaçakçılarına liberaldir tasarı.Başka kimlere liberaldir tasarı? Adam kaçıranlara, alıkoyanlara liberaldir., işgalcilere liberaldir, yurda dinamit ve bomba sokanlara Ceza Yasa-sı'nın 313. maddesi gereğince «cürüm işlemek için teşekkül meydana getirmek» suçundan mahkûm olan ülkücü eylemcilere liberaldir. Bu eylemcilere yataklık edenlere liberaldir, uçak kaçıranlara liberaldir.Bütün bu suçlara, bu suç sanıklarına karşı liberal olan tasarı, kimlere karşı liberal değildir?Siyasal suçlara liberal değildir; 141, 142 ve 163'lük suçlara liberal değildir, sosyalist parti kurucularına, yöneticilerine liberal değildir.Söz gelişi, tasarı, silâh kaçakçılığından hükümlü Abu-zer Uğurlu'ya liberaldir. TİP'in ilk Genel Başkanı M. Ali Aybar'a değildir!Avukat Halit Çelenk'e liberal değildir. Avukat Turgut Kazan'a liberal değildir. Yalçın Küçük'e, İsmail Beşikçi'ye liberal değildir. Doğu Perinçek'e, Prof. Sadun Aren'e, sanatçı Ahmet Kaya'ya liberal değildir. Prof. Hüseyin Hate-mi'ye liberal değildir.Tasarı Marksistlere liberal değildir, sosyalistlere liberal değildir, İslamcılara  liberal değildi.
........
..
..... Bu düzenin Faruk Taşar'lı, bol dövizli, avantalı ve rüşvetli bölümünün adı «nepotizm» olarak bilinir. «Nepotizm» Türkçede «hısım-akraba kayırmacılığı» anlamına gelir.
...

GAP adlı uçak için 18 milyon dolar (24.7 milyar) ödenmişti. «TC-ANA» adlı uçak için herhalde birkaç milyar lira daha ödendi.Ne çıkar efendim! Başbakanımıza az bile...
...

Bunca dış borç yükü altında inim inim inleyen bir ülkede bir Başbakan dünyanın eh lüks iki uçağını satın alıyor.Kimseden ne ses çıkıyor, ne de bir nefes.
...

Kitapta geçen diğer başlıca konular  :

-12 Eylül
-Rabıta
-Cia
-Tip
-Gap Projesi
-Tarikatlar

...



«Polis devleti» miyiz? Yoksa bir «hukuk devleti» mi? Devleti, kimlikleri bizlerce bilinmeyen «gizli yargıçlar» mı yönetiyor, yoksa halkın oyu ile seçilenler mi?


 Ne yapalım «körebe» oynuyoruz. Demek oyunun kuralı böyle.



Ülkede demokrasi olmazsa insanlar, siyasal düşünceleri ve felsefî inançlarından ötürü binbir türlü baskı altında tutulurlarsa, basını susturmak için yasa üzerine yasa getirilirse, bu ülkede güvenlik öğütlerinin başına ister «muvazzaf korgeneral», ister «emekli korgeneral» getirin, sonuç değişmez.


Şu örnek yeterli olur sanırım

 Borçlular, bir gün kapılarının Kemal Araş gibi katiller tarafından çalınacağından korkmaktadırlar.İstanbul'da ve Ankara'daki «senet cinayetleri» para piyasasında kaba  kuvvetin kol gezdiğini gösteriyor.Serbest piyasa ekonomisi ne güzel de tıkır tıkır işliyor, değil mi?

Bunca ŞEREFSİZLİKLERE rağmen elimizde SAĞLAM NE VAR ?

 -> HUKUK VE DEMOKRASİ (!)
 -> ATATÜRK İLKE VE İNKILAPLARI (!)
 -> CADDE VE SOKAK İSİMLERİNDE MUSTAFA KEMALLER, , ATATÜRKLER, MİDHAT PAŞALAR, ZİYA GÖKALPLER,KAZIM KARABEKİRLER (!)
-> YAYIN - BASIN HÜRRİYETİ (!)
-> MİLLİ SERVETLERİN KORUNUMU (!)
->DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ (!)
-> MİLLİ BAYRAMLARIN KUTLANMASI (!)
-> EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ (!)
-> İŞÇİ HAKLARI (!)
-> YAŞAMA HÜRRIYETI (!)
-> SAĞ - SOL KARDEŞLİĞİ (!)
-> ATATÜRK 'E SAYGI VE SEVGİ (!)
->LAİK EĞİTİM SISTEMİ (!)
-> HER BAKIMDAN TAM BAĞIMSIZLIK (!)

DAHA NE OLSUN CANIM , BU KADARLA HAMDOLSUN !!!!!!!!!!!

İncelememin son sözlerini Ülkemizin Kurtarıcısı Başkumandanımız Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk 'ün Gençliğe Hitabe'si ile bitirmek istiyorum.  Bu öğütlerden nasibimizi alırsak bu kitapta da ne demek istendiğini gayet iyi anlarız.


Ey Türk gençliği! Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

   Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dâhilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin. Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. 𝐂𝐞𝐛𝐫𝐞𝐧 𝐯𝐞 𝐡𝐢𝐥𝐞 𝐢𝐥𝐞 𝐚𝐳𝐢𝐳 𝐯𝐚𝐭𝐚𝐧ı𝐧 𝐛ü𝐭ü𝐧 𝐤𝐚𝐥𝐞𝐥𝐞𝐫𝐢 𝐳𝐚𝐩𝐭 𝐞𝐝𝐢𝐥𝐦𝐢ş, 𝐛ü𝐭ü𝐧 𝐭𝐞𝐫𝐬𝐚𝐧𝐞𝐥𝐞𝐫𝐢𝐧𝐞 𝐠𝐢𝐫𝐢𝐥𝐦𝐢ş, 𝐛ü𝐭ü𝐧 𝐨𝐫𝐝𝐮𝐥𝐚𝐫ı 𝐝𝐚ğı𝐭ı𝐥𝐦ış 𝐯𝐞 𝐦𝐞𝐦𝐥𝐞𝐤𝐞𝐭𝐢𝐧 𝐡𝐞𝐫 𝐤öş𝐞𝐬𝐢 𝐛𝐢𝐥𝐟𝐢𝐢𝐥 𝐢ş𝐠𝐚𝐥 𝐞𝐝𝐢𝐥𝐦𝐢ş 𝐨𝐥𝐚𝐛𝐢𝐥𝐢𝐫. 𝐁ü𝐭ü𝐧 𝐛𝐮 ş𝐞𝐫𝐚𝐢𝐭𝐭𝐞𝐧 𝐝𝐚𝐡𝐚 𝐞𝐥𝐢𝐦 𝐯𝐞 𝐝𝐚𝐡𝐚 𝐯𝐚𝐡𝐢𝐦 𝐨𝐥𝐦𝐚𝐤 ü𝐳𝐞𝐫𝐞, 𝐦𝐞𝐦𝐥𝐞𝐤𝐞𝐭𝐢𝐧 𝐝â𝐡𝐢𝐥𝐢𝐧𝐝𝐞 𝐢𝐤𝐭𝐢𝐝𝐚𝐫𝐚 𝐬𝐚𝐡𝐢𝐩 𝐨𝐥𝐚𝐧𝐥𝐚𝐫, 𝐠𝐚𝐟𝐥𝐞𝐭 𝐯𝐞 𝐝𝐚𝐥𝐚𝐥𝐞𝐭 𝐯𝐞 𝐡𝐚𝐭𝐭𝐚 𝐡ı𝐲𝐚𝐧𝐞𝐭 𝐢ç𝐢𝐧𝐝𝐞 𝐛𝐮𝐥𝐮𝐧𝐚𝐛𝐢𝐥𝐢𝐫𝐥𝐞𝐫. 𝐇𝐚𝐭𝐭𝐚 𝐛𝐮 𝐢𝐤𝐭𝐢𝐝𝐚𝐫 𝐬𝐚𝐡𝐢𝐩𝐥𝐞𝐫𝐢, ş𝐚𝐡𝐬𝐢 𝐦𝐞𝐧𝐟𝐚𝐚𝐭𝐥𝐞𝐫𝐢𝐧𝐢 𝐦ü𝐬𝐭𝐞𝐯𝐥𝐢𝐥𝐞𝐫𝐢𝐧 𝐬𝐢𝐲𝐚𝐬𝐢 𝐞𝐦𝐞𝐥𝐥𝐞𝐫𝐢𝐲𝐥𝐞 𝐭𝐞𝐯𝐡𝐢𝐭 𝐞𝐝𝐞𝐛𝐢𝐥𝐢𝐫𝐥𝐞𝐫. 𝐌𝐢𝐥𝐥𝐞𝐭, 𝐟𝐚𝐤𝐫𝐮𝐳𝐚𝐫𝐮𝐫𝐞𝐭 𝐢ç𝐢𝐧𝐝𝐞 𝐡𝐚𝐫𝐚𝐩 𝐯𝐞 𝐛𝐢𝐭𝐚𝐩 𝐝üş𝐦üş 𝐨𝐥𝐚𝐛𝐢𝐥𝐢𝐫.
  
Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.

                                                                       Mustafa Kemal Atatürk
148 syf.
Tarikat Siyaset Ticaret; 24 Ocak 1993 tarihinde bir suikast sonucu faili meçhul cinayete kurban giden Uğur Mumcu'nun 86, 87, 88 yıllarında yazdığı yazılarından derleme bir kitap. Yazıların derlemesini bizzat kendisi yapmış, yani kitap sağlığında yayınlanmıştır.

Yazılarında o dönemin siyasi olaylarını ve siyaset adamlarını değerlendiriyor. Bol bol Kenan Evren'li, Turgut Özal'lı, ANAP'lı yazılar okutuyor bize. Güç, para, menfaat, irtica, din-siyaset oyunlarının kanıtları bu kitapta karşımıza dikiliyor. Din ve ideolojilerdeki sahteliği eleştiriyor kendi tarzında. Yıllarca ilmek ilmek işlenmiş sömürülerin o dönemde nasıl güçlenip ayaklandığını adım adım takip edebiliyoruz böylelikle.

Bu yazıların kaleme alındığı yıllarda çocuktum ben. Yaşananları, bazı olayların başlangıç ve sonuçlarını o dönemde idrak etmem mümkün değildi. Fakat bilinçlenmeye başladığım dönemlerde babamdan çok dinlediğim, aklıma yerleştirdiğim bir çok olayı bu kitapta ayrıntıları ile okudum. Uğur Mumcu'nun dili yalın, ifadeleri net, mizahi zekası tadında. Bakış açısı tabi ki karanlık severlerin hoşlanmayacağı minvalde. Dönemin siyasi gündemini öğrenmek ya da hatırlamak isteyenler için de son derece anlaşılır ve akıcı bir kaynak.

" Düşünenlerin öldürülmemesi, öldürülenlerin hiç unutulmaması dileğiyle..." ( Sunuş alıntı )
176 syf.
·9 günde·Beğendi·Puan vermedi
1987 -1988 yılları arası yazarın köşe yazılarından veya başka yayın organlarından alınan yazılarının yer aldığı bu eserle yazara yolculuğum başlamış oldu. Dönemin siyasi, dini, ekonomik, sosyal yapısı hakkında çok net ve ayna görevi gören bilgi niteliğinde bir eser. Sayın Mumcu sol görüşlü bir yazar olmasına rağmen dönemin solcu kesimlerine yönelik olumsuz düşüncelerine yer vermesi yazarın ne kadar objektif birisi olduğunu çok net bir şekilde örneklendirmekte. 1987'lerde yazılan bu kitaptaki konuların birçoğunun günümüzde hâlen var olması ise bir arpa boyu yol gidemediğimizi çok net bir şekilde yüzümüze vurmakta. Keyifli okumalar dilerim.
84 syf.
·1 günde·9/10 puan
Uğur Mumcu ;Tarikat-Siyaset-Ticaret kitabında, Cumhuriyet döneminden yakın tarihimize kadar olan siyasi, toplumsal bazı olayları objektif bir bakış açısıyla ele almaya çalışmıştır. İronik yaklaşımlar, belgelere ve tanıklara dayanan bu kitabında toplamda otuza aşkın başlık bulunmaktadır. Yazar hakkında Uğur Mumcu dediklerinde, aha sol görüşlü, kessin yalandır felan derler. Öyle değil işte, bakın bu gazeteci adam nesnel yaklaşıyor. Çünkü tanık gösteriyor, belge gösteriyor.



Uğur Mumcu..

Azin Nesin'in“ kendi yazdıklarıma gülemem ama, senin yazılarını gülerek okudum. Acı acı gülmek deyimi var ya, işte öyle acı acı güldüm.” dediği kişidir.
Hıfa Veldet'lerin, İlhan Selçuklar'ın yere göğe sığdıramadığı kalem. Bir gazeteciden fazla bir kalem. Yaşadığı suikast onun ne kadar gerçekci bir gazeteci olduğunu ortaya koyuyor. Ruhun şad olsun, nur içinde uyu büyük adam.
148 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Uğur Mumcu ölümsüzdür. Ülkedeki çıkar gruplarının tespiti için bizlere korkmadan bilgi aktardı her köşe yazısında.
Uğur Mumcu'ya borcumuzu onu unutmamak ve unutturmamak la ödeyeceğiz.
176 syf.
·Puan vermedi
Uğur Mumcu olaylara şartlanılmış sol düşünce ile baktığından bu eserini hiç bir realiteye uygun görmüyorum (!) Kendi doğruları İslami düşünceleri siper ederek kendi fikirlerini korumaya almak niyetinde zira kitabda Necip Fazıl dan daha nice kimselere kadar hepsini para düşkünü gibi gösterip İslâmî değerlerde bir art aramak kendilerince zarurî bir keyfiyet oluyor velhasıl seyyiat hasenattan fazla
176 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Görüşü, düşüncesi ne olursa olsun bence herkes Uğur Mumcu'yu okumalı, yazdıklarına kulak vermeli. Bu kitabı yıllar önce okumuştum ve çok safmışım demiştim yazılanları okuduktan sonra.
176 syf.
·3 günde·5/10 puan
Kitabı okumaya başladım ve ilk aklıma gelen şey, uğurmumcu ölmedi mi yoksa diye düşündüm. Çünkü o dönemde yaşananlar bu kadar mı benzer şuanki döneme. Bşr fark var, Uğur Mumcu irdeleme şuan ki mevcut yazarlar direk yargılama yapıyor. Ben beğendim. Ama Kütüphanemde yer verecek kadar değil. 🧐
148 syf.
Ülkemizin bence bugün bile özetini yapmak istesek bu üç kelimeyi kullanabiliriz! Okunması gereken ve hala günümüze çevirip yorumlayabileceğimiz güzel bir araştırma, yapıt sunmuş Uğur Mumcu. Eleştiri getirebileceğim hiç bir şey bulamadım açıkçası. Tebrik edilir sadece. Ve tabi Acı acı gülmek deyimiyle de bitiririm!
"Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan fetva isteyen ANAP Genel Başkan yardımcısının bu sözlerine de hiç şaşırmıyoruz. Güvendikleri dağlar var. Bu dağlara güveniyorlar. Bu ticari ve siyasal ilişkilere güveniyorlar.
Bunlara güvendikleri içindir ki, Sayın Cumhurbaşkanı’nın öğretmenler gününde yaptığı konuşmanın içine dinsel amaçlı ekler yapıp, bu konuşmayı 500 bin tane basarak, bütün okullara ve bütün öğretmenlere gönderiyorlar.
Bunun içindir ki, Milli Tarih adını verdikleri tarih kitaplarının kapaklarına cumhurbaşkanlığı forsunu andıran çizgiler koyarak, Çankaya’nın kendilerinden yana olduğu izlenimi vermeye çalışıyorlar.
Üniversitelerde İnkılâp Tarihi dersleri, bunun içindir ki bu alanda yetişmiş öğretim üyelerine verdirilmiyor. Yine bunun içindir ki, zorunlu din derslerinde siyasal amaçlı propagandalar yapılıyor. Bunun içindir ki, Tevhidi Tedrisat Kanunu çiğnenerek İmam Hatip lisesi mezunları din adamı olacaklarına, devlet bürokrasisine yerleştiriliyor.
Devlet, bundan sonra istediği kadar laik eğitim vermeye çalışsın! Nasıl olsa Suudi sermayeli ve dinsel amaçlı birader vakıfları bu çevrelere siyasal ve mali destek sağlıyor. Ve nasıl olsa laik devlet yavaş yavaş bu İslâmcı kadroların eline geçiyor.
Türban aslında yalnızca genç kızlarımızın başlarını örtmüyor; bu çokuluslu İslâmcı düzenin apaçık görülmesini engellemek için belki de kimilerinin gözlerini örtmeye yarıyor!"
“İşçiler bilinçlensin" diyoruz; bir bakıyoruz ki, işverenler bilinçleniyor. Kendi aralarında dernekler, sendikalar, vakıflar kurmalar, siyasal partilerle ense-tokat ilişkilere girmeler, bürokrat satın almalar, şunlar bunlar.Maşallah, işverenlerimizde sınıf bilinci herkesten daha ileri.
Müslümanın, kimsesizi ve yoksuluna karşı Atatürkçülük taslayıp, gericinin, yobazın iş ve sermaye çevreleri ile içli-dışlı olanların karşısında sus-pus olanlar...
Atatürkçülüğün ilk koşulu devrimci olmaktır, çağdaş olmaktır, demokrat olmaktır. Öyle ödün siyaseti ile Atatürkçülük olmaz, öyle pazarlıkçı ve uzlaşmacı yaklaşımlar ile laiklik ilkesi savunulmaz.. Yasakçılık ile ise hiç savunulmaz.
"Kafalarında seçim sandığı taşıyan siyasetçiler unutulacak; aydınlara, sanatçılara en acımasız cezaları verenler unutulacak; devlet adına yol kesen eşkıya unutulacak; beyinlere dikenli teller dolayanlar unutulacak; devlet başkanları unutulacak; kırmızı plakalı arabalara tırmanmış başbakanlar unutulacak; bakanlar unutulacak... Resimleri ile Dinolar, Arbaşlar; romanları, öyküleri ve yazıları ile Yaşar Kemaller, Aziz Nesinler, Rıfat Ilgazlar, Sabahattin Aliler; şiirleri ile Nazım Hikmetler, Ceyhun Atuflar, Hasan Hüseyinler, Ahmet Arifler hep yaşayacaklar!"
"Bir üçgen bu... Ticaret, siyaset ve tarikat üçgeni...
Bunlar dindarın sahtesidir. Yoksul Müslüman yurttaşların kanlarını emenlerdir. İnanç sömürücüleridir.
Atatürk’ün laiklik ilkesinin ne kadar yararlı, ne kadar gerekli olduğunu, bu din sahtecileri ortaya çıkınca daha iyi anlıyoruz.
Kim savaşacak bunlarla? Laiklik ilkesi, sahte Atatürkçülerle sahte Müslümanların aralarında paylaşacakları bir koz değildir."
"Her şeyin sahtesi var. Paranın sahtesi var. Tablonun sahtesi var. Altının, gümüşün, elmasın sahteleri var. Var oğlu var!
Peki dinin ve ideolojilerin de sahteleri yok mu?
Olmaz olur mu hiç? Var. Dinin sahtesi, siyasete karışmış olanıdır. Din duygularının ve dince kutsal kavramların siyaset adına kullanılması ile din, din olmaktan çıkar, siyasetin aracı olur."
Her şeyin sahtesi var. Paranın, altının, gümüşün... Peki dinin ve ideolojilerin sahtesi yok mu? Var. Dinin sahtesi, siyasete karışmış olanıdır. Din duyguların ve dince kutsal kavramların siyaset adına kullanılmasıyla din, din olmaktan çıkar siyasetin aracı olur. Siyaset ticarete, ticaret siyasete, din her ikisine araç edildi mi, artık bu sömürünün sonu gelmez.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tarikat - Siyaset - Ticaret
Baskı tarihi:
1988
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754780130
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tekin Yayınevi
Baskılar:
Tarikat-Siyaset-Ticaret
Tarikat - Siyaset - Ticaret
Tarikat-Siyaset-Ticaret
“Araştırıcı, yürekli, yiğit yazar Uğur Mumcu'yu, Ankara Hukuk Fakültesi'ndeki asistanlık döneminden beri bilirim. Önce yazılarını, birkaç yıl sonra da kişisel olarak kendisini tanıdım ve sevdim. Son yıllarda onun hiçbir tehdide kulak asmadan ve her türlü tehlikeyi göze alarak deştiği konulardan her biri, ülkemizin ve bütün dünyanın çıkarcılık kenetleriyle kenetlenmiş karanlık yüzlerini ortaya çıkaracak kapıları aralamaktadır. Kahramanlık yalnızca savaş cephelerinde olmaz. Kalemden başka silahı olmayan yazarlık ve gazetecilik alanında da olur. Bu, yadsınamaz Alman filozofu Hegel'in şu sözünü unutmamalı: ‘Bir uşağa göre hiç kimse kahraman değildir; bu görüş dünyada kahraman bulunmadığını değil, onu söyleyenin uşak olduğunu gösterir.' -Hıfzı Veldet Velidedeoğlu (Arka kapaktan)

Kitabı okuyanlar 276 okur

  • Elif ayan
  • Kıvanç
  • Emin
  • RIDVANUSLU
  • Nevi Şahsına Münhasır
  • Mustafa Türe
  • ●Bilgehan ●
  • Ali Gür
  • Adil Abdullah ERGÜN
  • melike kaplan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%6.1 (5)
9
%4.9 (4)
8
%6.1 (5)
7
%0
6
%0
5
%1.2 (1)
4
%1.2 (1)
3
%1.2 (1)
2
%0
1
%0