Tarlabaşı - Renklere Son Veda İstanbulum 52

0,0/10  (0 Oy) · 
0 okunma  · 
1 beğeni  · 
309 gösterim
Tarlabaşı'na bugünlere yolunuzu düşürmenizi özellikle öneririm. Çünkü renklere veda zamanı çoktan gelmiştir. Eğer biraz cesaret gösterip sokaklarına adım atıp, hırpani görünümüne karşilık, hangi sırlara gebe olduğunu kendiniz keşfedin. Korkmayın bir şey olmaz. Keşfettikleriniz sizi hem şaşirtacak hem de heyecanlandıracaktır mutlaka... Mesela bugün sayıları çok azalmış olan Keldaniler'in ve Melkitler'in bu semtte birer kiliseleri olduğunu öğrenmiş olursunuz böylece.
Mezopotamya insanının yaşayan inançlarından kalanlarına rastlarsınız Tarlabaşı'nda.

Katolik Mezhebine ait Keldani ve Melkit (St. Panteleimon) kiliseleri azalan cemaatlerine ve zamanla hırpalanmış görüntülerine karşılık ayakta kalma mücadelesi vermeye devam ediyor. Tarlabaşı'nın diğer mezheplere ait iki kilisesiyse; Rum Ortodoks "Ayios Konstantinos - Ayia Eleni Kilisesi" ve Protestan Ermeni "Aynalı Çesme" kiliseleri. Cemaati fazla kalabalık olmamakla beraber semtin kabul edilen önemli noktalarından biri.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2011
  • Sayfa Sayısı:
    112
  • ISBN:
    9786054307494
  • Yayınevi:
    Heyamola Yayınları
  • Kitabın Türü:
Azra kumru 
14 Ağu 23:25 · Kitabı okumadı · Beğendi · Puan vermedi

İnsanlara kötü ve tehlikeli olarak lanse edilen Beyoğlu'nun üvey evladı, İstanbul'un güzide semti Tarlabaşı'nın farklı boyutunu ve yaşanına anlatıyor.
Güzel bir kitap olduğunu düşünüyorum fazlaca etkilendim. Belki de Tarlabaşı'n da büyümemden kaynaklıdır.
-
dünyanin en güzel gözlerine sahip kürt çocuklari,çingeneler,ayyaslar,travestiler, seks işçisi kadınlar, hırsızlar..
Topuklu terliği ile kubar basan yaşlı teyzeler.
Kapı önlerinde zıvana sarıp arkadaşlarına ikram eden yaşlı adamlar.
Polis baskısı, modern gettolaşma, ötekileştirme. bir nevi geleneksel orta oyunu. her tipe, her millete rastlamak mümkün burada. Ve kentsel dönüşümden geri kalanlar..
Oyunun sonun da kim kazanacak gerçekten merak ediyorum fakirin ekmeğine göz koyan devlet mi, yoksa yıkık dökük evleri için dayanmaya çalışan fakir halk mı ?
99'dan beri burdaYIM, (burdayDIM) anılarımı bırakmak zorunda kaldım, kaldık
10 yıldır kentsel dönüşüm diyorlar, devlet azınlığız "(özellikle fakir) diye bizi potansiyel suçlu olarak görüyor. Gidin diyorlar, herkes benim kadar şanslı değil, nereye gitsinler
Gidecek yerleri mi var ?